Prof. Dr. Nevzat Artık: “Sütü sadece çocuklar değil, herkes içmeli”

21 Mayıs Dünya Süt Günü nedeniyle düzenlenen etkinlikte konuşan Prof. Dr. Nevzat Artık, “Sadece 'çocuklar süt içsin' deniyor. Sütü sadece çocuklar değil, herkes içmeli" dedi.

Prof. Dr. Nevzat Artık: “Sütü sadece çocuklar değil, herkes içmeli”
Prof. Dr. Nevzat Artık: “Sütü sadece çocuklar değil, herkes içmeli”
+3
Haber albümü için resme tıklayın

21 Mayıs Dünya Süt Günü nedeniyle düzenlenen etkinlikte konuşan Prof. Dr. Nevzat Artık, “Sadece 'çocuklar süt içsin' deniyor. Sütü sadece çocuklar değil, herkes içmeli" dedi.

İstinye Üniversitesi ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), 21 Mayıs Dünya Süt Günü'nde 'Süt İçiyorum Kampanyası Tanıtım Toplantısı' düzenledi.

İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi ve Gıda ve Beslenme Derneği Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu’nun moderatörlüğünde yapılan toplantıya, Onkolog Doç. Dr. Yavuz Dizdar, TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) Türkiye Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık ve Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Genel Sekreteri Burhan Sakkaoğlu katıldı.

“Süt üretimimiz son 5 yılda yüzde 14 arttı”

Dünyadaki toplam süt üretiminin 826 milyon ton olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Artık, "2017 yılında Türkiye'deki toplam süt üretimi 20 milyon 700 bin ton. Süt üretimimiz son 5 yılda yüzde 14, son 10 yılda yaklaşık yüzde 70 arttı. Türkiye, dünyanın en büyük sekizinci, Avrupa'nın en büyük üçüncü üreticisi konumunda. Sanayiye aktarılan çiğ süt miktarı 9.1 milyon ton. Sektörde kayıt dışı pazarlanan çiğ süt oranı ise yüzde 56. Türkiye'nin süt ürünlerindeki dış ticareti ise (dondurma ve yenilebilir buzlar hariç) ihracatta önceki yıla göre yüzde 5 artarak 302.5 milyon dolar, ithalatta ise yine geçen yıla göre yüzde 2,3 artarak 88.7 milyon dolar oldu" diye konuştu.

“Sütü herkes içmeli”

Sütü sadece çocukların değil, herkesin içmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Artık, "Kıtalara göre kişi başı içme sütü tüketimi ise ortalama olarak Asya'da 33.18, Avrupa'da 59.4, Amerika'da 57.32 ve Türkiye'de 36 kilogram. Türkiye'de kişi başı süt ve süt mamulleri tüketimi 231 kilogram. Ancak içme sütü tüketimimiz oldukça düşük. Kişi başı peynir tüketimi 15.2 kilogram, yoğurt tüketimi 30 kilogram, ayran tüketimi 15.6 kilogram ve tereyağı tüketimi 1.52 kilogram. Türkiye'de 36 kilogram içme sütü tüketiyoruz. Sütü sadece çocuklar değil, herkes içmeli" ifadelerini kullandı.

Yavuz Dizdar: “Ambalaj güvencedir ama içeriğin bozulmaması lazım”

İçeriğin bozulmaması kaydıyla ambalajın gerekli olduğunu söyleyen İstinye Üniversitesi misafir Öğretim Üyesi Onkolog Doç. Dr. Yavuz Dizdar ise “Biyolojik sistemin yürümesi lazım. Yürüme işleminin yoğurttaki karşılığı ekşime, ekşimenin meydana gelmesi gerekiyor. Gelmiyorsa bu sistemde bir arıza vardır. Süt işkembe tarafından yapılıyor. Süt bir gıda maddesi değildir. Süt doğmuş olan canlının eksiğini tamamlayan bir biyolojik madde. Biyolojik madde olduğu için 6 saat içerisinde yoğurda dönüştürebiliyorsunuz. Ambalaj bir şeyin güvencesidir. Ama içeriğin bozulmaması gerekiyor" dedi.

“2030’dan sonra suyumuz yok”

Toplantıda konuşan TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik de, “Gelecekte para Çin ve Güney Kore'de olacak. Beslenme konusunda Türkiye kadar ciddi alt yapıları olduğunu düşünmüyorum. Öğrenciler İngilizce kadar Çince de öğrensin. 2050'de ekonomide birinci Çin olacak. 2050'de ekilebilir alanlar çok daralacak. İklim değişikliğini hayatımızda daha fazla görür olduk. Bu da hastalık riskini getiriyor. Önce toprakta hastalığı görüyoruz. 2030'dan sonra suyumuz yok. Bu susuzluktan toprakta tuzlanma, yani çölleşme göreceğiz. Gıdayı üretemiyorsak beslenmenin hangi boyutunu konuşacağız? İnsanlık gıda ve kıtlık nedeniyle yapılmış ciddi hastalıklara tanık olmuş" ifadelerini kullandı.

TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik

“Endüstri olarak açık sütü tavsiye etmiyoruz”

Endüstri olarak açık sütü tavsiye etmediklerini dile getiren Menlik, "Bir tüketicinin bunun kaynağını her zaman bilebilmesi mümkün değil. Süt hızlı bozulduğu için de tabii ki riski beraberinde getiriyor. Kapalı satılması ve tüketicinin kapalı olanı almayı tercih etmesi, kendi sağlıklarını korumaları açısından önemli. Ben bir tüketici olarak açık süt kullanmıyorum. Açık hiçbir gıda kullanmıyorum" diye konuştu.

DHA

22 May 2018 - 06:56 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.