The Economist’ten Türkiye ekonomisi için çarpıcı değerlendirme!

Haftalık ekonomi dergisi Economist, Türkiye ekonomisindeki büyümeye ilişkin çarpıcı bir analize yer verdi. 2017'nin üçüncü çeyreğindeki yüksek büyüme oranının altı çizilen yazıda, “Ekonomi 2017'de tam kapasite çalışıyordu. Şimdi, yakıtı bitmeye başlıyor. 2018’de yavaşlama kaçınılmaz” ifadeleri kullanıldı. Yazıdaki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için "Otoriter ve büyüme takıntılı" nitelemesi de dikkat çekti.

The Economist’ten Türkiye ekonomisi için çarpıcı değerlendirme!
The Economist’ten Türkiye ekonomisi için çarpıcı değerlendirme!
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Haftalık ekonomi dergisi Economist, Türkiye ekonomisindeki büyümeye ilişkin çarpıcı bir analize yer verdi. 2017'nin üçüncü çeyreğindeki yüksek büyüme oranının altı çizilen yazıda, “Ekonomi 2017'de tam kapasite çalışıyordu. Şimdi, yakıtı bitmeye başlıyor. 2018’de yavaşlama kaçınılmaz” ifadeleri kullanıldı. Yazıdaki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için "Otoriter ve büyüme takıntılı" nitelemesi de dikkat çekti.

The Economist dergisi, 4 Ocak 2018 tarihli sayısında, Türk ekonomisinde büyümenin sürdürülebilirliğine ilişkin bir analize yer verdi.

“Büyüme ne kadar sürer?”

“Var gücüyle çalışan Türkiye ekonomisi dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri. Ama bu ne kadar sürer?” başlıklı yazıda, ağırlıkla Kuzey Irak’a yönelik faaliyet gösteren lojistik şirketi Taha Kargo’nun son yıllarda yaşadıklarından yola çıkılarak, Türkiye ekonomisindeki büyüme sorgulandı.

Terör örgütü IŞİD’le savaş ve referandum sonrası Kuzey Irak’a yönelik ambargo ve askeri müdahaleden olumsuz etkilenen Taha Kargo’nun işlerini, Kredi Garanti Fonu’ndan (KGF) aldığı destekle yeniden yoluna koyduğu belirtilerek, KGF gibi uygulamalarla krediye erişimde sağlanan kolaylıkların, 2017’de ekonominin büyümesindeki payına dikkat çekildi. Yapılan analizde şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye ekonomisi sürpriz bir şekilde iyiye gidiyor”

“Türkiye'nin ekonomisi sürpriz bir şekilde iyiye gidiyor. 2017'nin üçüncü çeyreğinde milli gelir yıllık yüzde 11 büyüyerek tüm büyük ülkelerden daha iyi performans sergiledi.

Bu kısmen, Türkiye'nin 2016'nın aynı döneminde çok kötü bir performans sergilemesiyle ilgili. Darbe girişiminden sonra yüzde 0,8 küçülen ekonomi, büyümesini daha çok ülke çapındaki kolay kredi dalgasına borçlu.

Bu krediler şirketlere; turizmdeki sert düşüş, OHAL'in yükü ve 60 bin kişinin özgürlüğüne neden olan hükümet baskısının etkileriyle baş etmede yardımcı oluyor. Yakın zamanda genişletilen KGF ile hükümet, Taha'nınkinin de aralarında bulunduğu küçük ve ora büyüklükteki işletmelere 221 milyar TL verdi. Vergi muafiyeti ise tüketimde artışa yardımcı oldu ve bu alanda yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11,7'lik büyüme yaşandı.”

“Yüksek enflasyon hayaleti”

Bununla birlikte Türk ekonomisinin genel görünümün tamamen umut verici olmadığı vurgulanan yazıda, bunun için şu gerekçeler ileri sürüldü:

“2016 sonunda 33.7 milyar dolar olan (milli gelirin yüzde 4,7'si) cari açık, şu anda 41.9 milyar dolara çıkmış durumda. Yabancı yatırım, on yıl öncesine kıyasla kabaca yarıya yarıya düştü. 1970'lerden 2000'lerin başına kadar Türkiye üzerinde dolanan yüksek enflasyon hayaleti, kredi artışının etkisiyle geri döndü.

Siyasi karışıklık yılları, terör saldırıları, ortaklarla kavgalar ve son olarak Amerika'nın, İran'a yönelik ambargoları deldiğinden şüphelenilen Türk bankalarına yönelik ceza vereceğine dair korkular da ülkenin kuruna zarar verdi.”

“Otoriter ve büyüme takıntılı Cumhurbaşkanı”

Merkez Bankası’nın faizleri artırmamasının yanlış olduğu vurgulanan yazıda, bu durum “Erdoğan korkusu”na bağlandı. Economist, “Türkiye'nin otoriter ve büyüme takıntılı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan ödü kopan Merkez Bankası, duruma yardımcı olmak için fazla bir şey yapmadı. Enflasyonu kontrol altına almak için sonuç alıcı şekilde faiz oranlarını artırmak yerine faizlere ilişkin sistemde kozmetik ayarlamalar yapmayı tercih etti” diye yazdı.

“Ekonominin yakıtı bitmeye başlıyor”

Türkiye ekonomisindeki büyümenin sürdürülebilirliğinin sorgulandığı analizde, 2018'de büyümede yavaşlamanın kaçınılmaz olduğu vurgusu dikkat çekti:

“Bu yıl yavaşlama kaçınılmaz görünüyor. Uzmanlar, Türk bankalarının, Kredi Garanti Fonu üzerinden başka bir büyük kredi enjeksiyonu için fon tabanına sahip olmadığını belirtiyor. Şirketlerin diğer tüm gelişmekte olan piyasalardan daha hızlı bir oranla dışarıdan borçlanması Çin'i koruyor. Küresel çapta sıkılaştırma onların bunu yapmayı sürdürmesini zorlaştıracak. Ankara'daki yetkililer, 2017'nin tamamı için yüzde 7 büyüme oranı öngörüyor ancak bu yıl için daha mütevazi seviyelere dönmeyi bekliyorlar.

Türk bakanlar on yıldır ekonomik reform sözü veriyor ancak her seferinde bunu gerçekleştirmede başarısız oluyor. Ekonomi 2017'de tam kapasite çalışıyordu. Şimdi, yakıtı bitmeye başlıyor.”

12 Oca 2018 - 07:49 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.