Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Hal Yasa Taslağı uyarısı!

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Hal Yasa Taslağı ile sorunların daha da artacağı uyarısında bulundu.

Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Hal Yasa Taslağı uyarısı!
Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Hal Yasa Taslağı uyarısı!
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Hal Yasa Taslağı ile sorunların daha da artacağı uyarısında bulundu.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şubesi, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Sebze ve Meyveler İle Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Taslağını değerlendirdi.

“Tarımdaki sorunlar geçiştirilemez noktaya geldi”

Son günlerde gıda fiyatlarındaki artış ve tanzim satışlarla iyiden iyiye kendisini hissettiren kriz koşullarının tarımdaki sorunların artık geçiştirilemez ve saklanamaz bir sınıra dayandığını ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Tezgâhta kendisini yüksek fiyatlarla gösteren krizin kökeninde tarımsal üretimde ve tarımsal pazarlamada yaşanan yapısal sorunlar yatmaktadır. Tarımsal üretimde hakim olan aile işletmelerinin görmezden gelinerek ve marjinalleştirilmeye çalışılarak, tarımda sermayeyi ve şirketleri hakim kılmaya yönelik uygulamaya sokulan etkinlikten uzak tarım politikaları ülkeyi üretemez duruma getirmiştir.

Son 15 yılda 3,2 milyon hektarlık arazi ekilemez duruma gelmiş ve tarım dışına çıkmıştır. Hayvancılığa yönelik yanlış politikalar sadece hayvansal üretimi değil, halk sağlığını da tehdit eder noktaya ulaşmıştır. 1980 sonrasının neo-liberal politikalarının odağında yer alan özelleştirmeler sonucunda çiftçiler, tohumdan ilaca, mazottan gübreye tüm girdilerde şirketlere bağımlı hale getirilmiştir. Ürünlerin pazarlanması aşamasında ise bir elin beş parmağını geçmeyecek büyük perakende şirketleri piyasayı belirler noktaya gelmiştir. Tüm bunlar kendiliğinden olan veya bilinçsizce hayata geçirilen gelişmeler değildir. Hepsi bilinçli olarak ve yapılan uyarılara kulak asmayarak Türkiye’nin getirildiği noktayı ifade etmektedir. Şimdi bunlara bir yenisi daha eklenmek istenmektedir.

“Hal Yasa taslağı sorunları daha da büyütecek”

Kamuoyuna yeni hal yasası olarak yansıyan “Tarım Ürünlerinin Ticaretinin Düzenlenmesi” başlığını taşıyan tasarı mevcut sorunları giderecek, üretici ve tüketicileri koruyacak bir yasa olarak lanse edilmektedir. Önümüzdeki aylarda, bugün meyve-sebzede yaşanan fiyat artışlarına ve tanzim satışlara da referans verilerek, yeni hal yasasının bu sorunları çözmek için çıkarılacağı argümanı üzerinden kamuoyu oluşturulacağı yönünde izlenimler bulunmaktadır. Bizler TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak mesleki ve toplumsal sorumluluğumuz gereği bundan önce olduğu gibi bugün de karar vericileri ve kamuoyunu uyarma sorumluluğumuzu yerine getiriyor ve bu yasanın sorunları çözmekten uzak olduğunu, hatta sorunları daha da büyüteceğini ifade ediyoruz.

Geçtiğimiz yılın son aylarında kamuoyuna yansıyan yasa taslağı gelen tepkiler nedeniyle, üzerinde bir süre daha çalışılmak gerekçesiyle geri çekilmiştir. Buna karşın geri çekilen taslakta uygulamaya geçirilmesi öngörülen değişiklikler göz önünde bulundurulduğunda, niyetin ortada olduğu ve yeni oluşturulacak taslağın da büyük farklılıklar taşımayacağı, kamucu ve toplumcu içerikten yoksun, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerini korumaktan uzak olacağı yorumu yapılabilir.”

Madde madde taslak eleştirisi

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi açıklamasında, kamuoyuna yansıyan hal yasa taslağındaki düzenlemelere ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:

1) Tüccarların korunup, hal komisyonculuğunun kaldırılması: Mevcut komisyonculuk faaliyetlerine son vererek yerine şirketleri koymak çözüm olamaz. Üretici örgütleri odaklı bir sistemin kurulması temel hedef olmalıdır, ancak geçiş döneminde altyapısı hazırlanmak koşuluyla komisyonculuk faaliyetlerinin kendi sınırlarına çekildiği yeni bir düzenleme yapılabilir.

2) Hal sayısının 175’ten 30’a indirilmesi: Tüm ülkeye yayılmış durumdaki 175 hali kapatıp, sadece 30 hal üzerinden Türkiye’nin meyve-sebze ve diğer tarım ürünleri pazarını düzenlemek yeni bir takım olumsuzlukları da beraberinde getirebilecektir. Tarım ürünlerinin birçoğu çabuk bozulabilir ürünlerdir, bunların bir kısmı da soğuk zincirin korunarak tüketim noktasına en hızlı şekilde ulaştırılması gereken süt ve et gibi hassas ürünlerden oluşmaktadır. Meyve-sebzede ürünlerin pazara ulaşıncaya kadar yaklaşık %25’inin ziyan olduğu sıklıkla dile getirilmektedir. Tüm bunlar ortadayken hal sayının 30’a indirilmesi ile gıda kayıpları daha da artacak, gıda güvenliği ile ilgili sorunlar gündeme gelebilecek, daha önce kendisine çok daha yakın olan hale ürününü götürebilen üreticiler için ürünlerini hale ulaştırmak sorun haline gelecek ve yine aracılara mahkûm olunacaktır. Ayrıca gıdanın üretildiği noktadan tüketicinin sofrasına gelinceye kadar katettiği mesafe anlamına gelen gıda kilometresi hiç gereği yokken artacak, bu da tüketicinin ödediği fiyatlara olumsuz yansıyarak, fiyatların artmasına neden olacaktır.

Et ve süt ürünlerin hallere girmesi

3) Meyve sebze dışında diğer tarım ürünlerinin de hal kapsamına alınması: Özellikle et ve süt gibi soğuk zinciri gerektiren ve soğuk zincirin ihmal edilmesi durumunda doğrudan gıda güvenliği ile ilgili sorunlar yaratacak ürünlerin hiçbir hazırlık yapılmadan hal kanunun kapsamına alınması halk sağlığı açısından da riskler taşımaktadır. Hal sayısının 30’a düşürülmesi ve bu ürünlerin hallere girişinin zorunlu tutulması işin organizasyonuyla ilgili sorunları da gündeme getirecektir. Bunun yerine mevcut hallerin fiziki şartlarının iyileştirilmesine ve gerekli hijyen koşullarının sağlanmasına öncelik verilmelidir.

4) Hallerin işletmesinin şirketlere veya TOBB’a devredilmesi: Tamamen kamusal bir hak olan gıdaya erişim hakkının en önemli halkalarından birisi olan hallerin yönetiminin ve işletilmesinin, temel önceliği karlılık olan şirketlere veya onların temsilcilerine devredilmesi düşünülemez. Toplum adına böylesi önemli bir konunun sorumluluğunun kamu adına yerel yönetimler ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nda olması, ancak bu kurumların görev, yetki ve sorumlulukların da açık bir şekilde kanunda belirtilmesi gerekmektedir.

5) Hal hakem heyetinden Ziraat Mühendislerinin çıkarılması: Hal Hakem Heyetleri, 5957 sayılı kanunda değişiklik yapılmasını öngören kanun taslağında da aynen korunmakta ancak heyet içinde yer alan ilgili mühendis odasının heyetten çıkarılması değişikliği getirilmektedir. Toprak hazırlığından gübrelemesine, tohumundan ilacına, mamul maddenin işlenmesinden pazarlanmasına kadar yetkili olan ziraat mühendislerinin meslek odasının hakem heyetinden çıkarılması kabul edilemez.

Üretici örgütleri

6) Üretici örgütlerinin şirketleşmeye teşvik edilmesi: Taslak Yasada genel olarak kuvvetli üretici birliklerden bahsedilmekte ancak net bir tanımlama verilmemektedir. Üretici birliklerinin şirket kurmasından bahisle bu şirketlerin de üretici birliği kabul edilmesine dair bir açıklama anlaşılır değildir. Tarımda kooperatifleşmeyi savunurken söz konusu kooperatiflerin şirket kurmasını önermek, arka planda tali bir takım hesapların olup olmadığı şüphesini doğurmaktadır.

7) Zincir marketlere tanınan ayrıcalıklar: Halen yürürlükte olan 5957 sayılı kanun gereği perakendecilerin sadece Organik Tarım Kanunu ve İyi Tarım Uygulamaları kapsamında üreticiden doğrudan ürün temin edebilmelerine izin verilmektedir. Böylelikle halk sağlığını da ilgilendirdiği için aslında devletin görevi olan, tüketicilere güvenilir ürün sağlayabilme sorumluluğu zincir marketlere bırakılmaktadır. Ayrıca zincir marketlerin bu kapsam dışında tedarik yoluna gidip gitmedikleri de sürecin kontrolü kamuoyuna açık bir şekilde gerçekleştirilmediği için bir soru işaretidir. Bu yolla zincir marketlere hal dışında doğrudan üreticiden ürün temin edebilme imkânı tanınması, söz konusu marketlere piyasayı önemli ölçüde belirleme gücü vermektedir. Dolayısıyla arza ve talebe bağlı olarak hallerde oluşması beklenen fiyatın belirleyicisi marketler olmaktadır.

8) Gıda güvenliği açısından sıkıntıların devam etmesi: Gıda güvenliği konusu özellikle tüketimi yoğun olan yaş meyve sebze konusunda kritik önemdedir. Kalıntı analizlerine dayanan araştırma sonuçları endişe vericidir. Üretim aşamasında başlaması gereken kontrollerin belki de son noktası olması gereken hallerin bu konuda almaları gereken önlemler isteğe bırakılmamalı ve zorunlu kılınmalıdır. Yasada değişiklik öngören taslak aynı önceki yasa gibi laboratuvar analizini zorunlu tutmamanın yanında, teşvik mekanizmasını da ortadan kaldırmaktadır. Gıda güvenliğine yönelik önlemler ürünler nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar devam etmelidir. Bunun için yerel yönetimlerin pazar yerlerinde gıda güvenliğinden sorumlu ziraat mühendisleri istihdamı zorunlu hale getirilmelidir.

“Tarımın sorunları çözülmeden haller üzerinden çözüm olmaz”

2012 yılında yürürlükte olan 5957 sayılı yasanın çıkartıldığı dönemde, tarımın yapısal sorunları çözülmeden haller üzerinden sorunlara çözüm bulmanın mümkün olmadığının ifade edildiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bugün de benzer bir sürecin eşiğinde duruyoruz. Tek fark, bugün tarımın yapısal sorunlarının aradan geçen süre içerisinde daha da ağırlaşmış olmasıdır. Böyle bir ortamda hal yasasında yapılması planlanan değişiklikler incelendiğinde, öne sürülen gerekçelerin aslında bir makyaj olduğu, yasanın meyve-sebze ve yeni dahil edilecek ürünler açısından üretici ve tüketicilerin sorunlarını çözmek için değil, hal işletmeciliğinin ve bu işletmecilik faaliyetlerinden doğacak karın belli gruplara devri için hazırlandığı izlenimi edinilmektedir. Bu yönleriyle yasa taslağı, taslağın amaç maddesinde yer alan gıda güvenliği, kalite, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatleri, serbest rekabet şartları gibi hedeflerin hiçbirisi ile uyum göstermemektedir. Geri çekilen yasa taslağı göstermiştir ki, gerçekten bu amaçlara ulaşılması hedefleniyorsa, yasa öncesi ilgili tüm tarafların katılacağı, kamuoyuna açık, şeffaf ve ciddi bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyulmaktadır. Odamız da TMMOB’a bağlı konu ile ilgili diğer odalarla birlikte bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya hazırdır.”

06 Mar 2019 - 19:30 - Tarım

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.