Gıda Hattı

Grönland’daki bazı insanlar şekeri herkesten farklı metabolize ediyor!

26 Aralık 2021, 18:00
Paylaş
Grönland’daki bazı insanlar şekeri herkesten farklı metabolize ediyor!

Binlerce yıldır şeker tüketmeden yaşayan Grönland halkının önemli bir kısmı, belirli karbonidratları hızlı bir şekilde işleme ihtiyacı olmadığından sakkaroz işleyen önemli bir enzimi kaybetti. Peki bunun anlamı ne?

Grönland nasıl bir yer?

Danimarka topraklarında yer alan Grönland, otonom bir bölge. Aynı zamanda dünyanın en büyük adası. Arktik ve Atlantik okyanusları arasında, Kanada Arktik Takımadaları’nın doğusunda yer alıyor.

2020 yılı itibariyle 56 bin civarı nüfus bulunduğu tahmin edilen adada, sıcaklık yazın bile donma noktasının altındadır. Bu sıra dışı iklim koşulları, bölge halkının beslenmesinde de etkili olmuş.

Sakkaroz işleyen enzimin işlevini yitirmesinin günümüzdeki insanlara etkisini belirlemek isteyen Kopenhag Üniversitesi’nden araştırmacılar, binlerce Grönlandlı insanın sağlığıyla ilgili verileri analiz etti.

Bozuk gen, hangi enzimi üretiyor? Bu enzim ne işe yarıyor?

Sonuçları Gastroenterology dergisinde yayınlanan araştırmanın odağındaki gen, sakkaroz-izomaltaz adlı bir enzimi üretiyor. Grönland tarihindeki bir dönemde bu gen mutasyon geçirerek işlevsiz hale gelmiş. Bölgede yaşayan halkın üçte birinden biraz fazlası, bu bozuk varyantlardan en az birini taşıyor.

Bu genin normal olduğu kişilerde, enzimin işlev gören versiyonları ince bağırsak duvarında duruyor ve sakkaroz (sofra şekeri) ve izomaltoz (karamelize glikozun bir bileşeni) gibi besinsel karbonhidratları sindiriyor.

Çocuklarla yapılan eski araştırmaların sonuçları, şekeri işleyen bu enzimin sağlık açısından yararlı olduğunu gösteriyor. Bu enzim olmaksızın, şekerli gıdaların biraz tüketilmesi bile ishale, bağırsak rahatsızlığına ve kusmaya neden olabiliyor. Aynı durumun yetişkinlerde de geçerli olup olmadığı konusu ise net değildi.

Bozuk gen, yetişkinlerin sağlığını olumlu etkiliyor!

6.000 Grönlandlı gönüllünün katıldığı araştırmada, kan tahlili, beslenme ve diyabet geçmişi ile genler analiz edildi. Tüm katılımcılar 18 yaşın üzerindeydi.

Çocukların şeker tüketimi nedeniyle, gelişimlerini etkileyecek düzeyde ciddi reaksiyonlar geçirdiği durumları, yetişkinler daha hafif geçirdi.

Elde edilen sonuçlar, bozuk gene sahip olmanın vücut kütle endeksinin ve yağ yüzdesinin düşük olması ve sağlıklı bir yağ profili ile ilişkili olduğunu gösterdi. Gönüllüler arasındaki bir grupta, şaşırtıcı miktarda asetat adlı bir kimyasal olduğu belirlendi. Bu kısa zincirli yağ asidinin dolaşımda olması iştahın düşmesiyle ilişkilendirildi.

Sonuçta, önemli işleve sahip bir enzimin kaybının, yüksek enerjili gıdalardan kaçınmanın zor olduğu günümüz dünyasında belirli faydalar sağladığı değerlendirildi. Araştırmacılar, bağırsakta basit karbonhidratların fazla bulunmasının, şekeri asetata dönüştüren mikroflorayı desteklediğini, potansiyel bir irritant (rahatsızlığa neden olan) maddeyi sağlıklı bir diyet için araca dönüştürdüğünü düşünüyor.

Sakkaroz emilimine dirençli olacak şekilde genetiği değiştirilen farelerle yapılan araştırmalar da, bu farelere enerji içeriği yüksek diyetler verildiğinde vücutlarında daha az yağ depoladıklarını göstermişti.

Araştırmadan elde edilen bilgilerin kilo ve yağlanma kontrolü çalışmalarında faydalı olup olmayacağı henüz bilinmiyor. Şeker sindirimini yönetme konusunda desteğe ihtiyaç duyan bireylerin bağırsaklarındaki sakkaroz-izomaltozun engellenmesinin sonuçlarının daha fazla araştırılmasına ihtiyaç bulunuyor.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.