Gıda Hattı

GIDADA KDV İNDİRİMİ BEKLEYİŞİ SÜRÜYOR

12 Mart 2007, 13:20
Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan gıdada KDV indirimi çalışmalarında bekleyiş sürüyor. “IMF’nin KDV indirimine karşı çıktığı” haberlerinin yanısıra, çalışmalarda kapsamın dar tutulacağı şeklindeki açıklamalar da, gıda sektöründe endişeye yol açıyor.

Gıdada KDV indirimi paketinde balık ve deniz ürünlerinin kapsam dışı bırakılmasına tepki gösteren Deniz Ürünleri Sanayicileri Derneği (DESAD) Başkanı Niyazi Önen, elmas ve yakut gibi ürünlerde bile yüzde 0 vergi uygulandığına dikkat çekti. Önen, “Oysa temel bir besin olan balık hala lüks tüketim sayılıyor. Deniz ürünlerinin yüzde 18 KDV’ye tabi tutulması anlaşılır bir durum değil” dedi. Dardanel, Pınar Gıda, Pakyürek, Sagun, Alarko, Kerevitaş, Amati Bosforo, Bağcı ve Kocaman Balıkçılık'ın üye olduğu DESAD'ın indirim taleplerini Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a ilettiklerini belirten Önen, “İşlenmiş ve dondurulmuş deniz ürünlerine uygulanan yüzde 18'lik KDV oranı acilen yüzde 8'e çekilmeli. Taze balıktan alınan KDV'nin de yüzde 8'den yüzde 1'e indirilmesi gerek” şeklinde konuştu. KDV indirim paketine deniz ürünlerinin de dahil edilmesinin sektördeki kayıtdışılığı önleyip, ciddi bir vergi artışına yolaçacağını, balık tüketiminin de artmasını sağlayacağını vurgulayan Önen, Türkiye'nin deniz ülkesi olmasına karşın dünyanın en az deniz ürünü tüketen ülkeleri arasında olduğuna işaret etti. Önen, “Deniz ürünleri insan sağlığı ve dengeli beslenme için çok önemli. Ancak Türk toplumunun gelir düzeyi, vergilerin yükünü kaldırmakta zorlanıyor. İç tüketimin artması için vergi indirimine gidilmeli” dedi.

Hükümet IMF tepkisinden endişeli

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz da gıda alanında milli gelire uygun bir vergilendirme sisteminin yaşama geçmesi gerektiğini belirterek, “Sağlıklı beslenme anayasal bir haktır. Bu nedenle KDV indirimi sadece sanayinin kayda alınması olarak değil, sosyal bir sorumluluk projesi olarak görülmeli. Deniz ürünleri de lüks olmaktan elbette çıkmalı” şeklinde konuştu. Federasyon olarak hükümete KDV'nin yüzde 8 ve yüzde 1 olarak belirlenmesi önerisi götürdüklerini, ancak IMF ile ilişkilerin gerilmesinden endişelenen hükümetin indirim paketine tüm gıda ürünlerini almayabileceğine dikkat çeken Kopuz, “Hükümet konuyla ilgili çalışmaları tamamladı. Tekstil sektöründe uygulanan indirim nedeniyle Türkiye, IMF'den yoğun eleştiriler almıştı. Aynı eleştirilerle karşılaşmak istemiyorlar. Şimdi durumu IMF ile istişare edecekler. Biz 'Dar kapsamlı bir indirim paketi olmasın' dedik ama sonuçta kararı siyasi irade verecek” dedi.

Türkiye'de halkın beslenmek için abartılı miktarlarda vergi ödemek zorunda bırakıldığını vurgulayan Kopuz, “Türk halkı Avrupalılardan çok daha düşük gelire sahip olduğu halde daha yüksek oranda KDV’ye maruz kalıyor. Türkiye’nin 5 bin dolarlık kişi başı gelirinden gıdaya ödediği vergi miktarı, 36.400 dolarlık geliri olan Lüksemburg’dan tam 4 kat fazla. Lüksemburg, gıda maddelerinden en fazla yüzde 3 KDV alırken, Türkiye’de üst limit olarak hala yüzde 18 KDV uygulanıyor” şeklinde konuştu.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.