Gıda Hattı

17 Mart 2017, 13:11
Paylaş

Gıda sektörü ile fuarların birlikte strateji geliştirmesi gerektiğine inanıyorum. Antalya'da Şubat ortasında yapılan FoodProduct Fuarına katılmadan önce, benzeri fuarlarla ilgili izlenimlerimi hatırladım.

Fikri Türkel

Anuga'dan SIAL'e, Europain'den Ibatech'e küresel fuarlar ile Çanakkale'den Mersin'e onlarca yerel fuar aklıma geldi. Çoğu ihtisas niteliği olmasına rağmen gıda odaklı olduğu için benzeri özelliklerini maddeler halinde sıraladım.

Mesela, Europain dünyanın en popüler ekmekçilik fuarlarından biri olarak kabul ediliyor. Aslında son yıllarda ilginin Ortadoğu'ya kaymasıyla, fuara katılım geçmiş yıllardaki kadar olmamasına karşılık, ekmek ve ekipmanları konusunda dünyadaki son teknolojileri görme şansı buluyorsunuz.

firincilar-milli-takimi-gidahattiEkmekçilik fuarı, "Artisan" olarak tanımlanan el ürünü pastacıların ve çikolatacıların katılımcıları ile birlikte organize ediliyor. Avrupa'da geleneksel mahalle fırınları ile pastacılar aynı mekanda aynı ustalarla yürüyebiliyor. Bu fuara dinamizm katıyor.

Fuar katılımlarını bu anlamda zenginleştirmek gerekiyor.

Çikolatacılar da yer aldığı için Europain'e Türkiye'den fındık ihracatçıları katılıyor. Tedarik sektörü her fuar için süreçlerin yönetimi bakımından önemlidir.

Küresel değişimler her fuarda dikkat çekiyor. Pirince dayalı beslenme şekli olarak bildiğimiz Güney Kore, Çin, Vietnam, Tayland gibi ülkeler, buğdaya dayalı fırıncılık fuarına ilgi gösterebiliyorlar. Biz onları sadece pirinçle besleniyor sanırdık. Artık, ekmek çeşidinde ve kalitesinde Türkiye'den ileri oldukları gibi Avrupa ülkeleriyle yarışacak bilgi ve tecrübeye sahip durumdalar.

Aynı şekilde başta Fas olmak üzere, Afrika'da da fırıncılık konusunda büyük gelişmeler yaşanıyor. Tahıllar, insanlığın beslenme zincirindeki önemini artırmaya devam ediyor.

Sadece ekmek değil, bütün gıda alışkanlıkları küresel olarak benzemeye başladı ve yeni pazarların Afrika ve Asya'ya doğru nasıl kaydığını bu örnekten görebilirsiniz.

Aynı şekilde, fuar alanında yapılan Ekmekçilik Şampiyonası ile birlikte eş zamanlı olarak Pastacılık Şampiyonası da gerçekleştiriliyor.

Anuga'ya ilgi azalıyor

Gıda fuarcılığında geleneksel bir marka olan Anuga'da da benzeri bir ilgi kaybı var. Biraz sonra kongre turizmi rakamlarını paylaşınca da göreceksiniz ki, Avrupa'daki fuar ve kongreler kan kaybetmeye devam ediyor.

Frankfurt'taki HeimTex fuarı, birkaç yıl öncesine kadar ev tekstilinde dünyanın en büyüğü olarak kabul ediliyordu. Ancak İstanbul'daki Ev Tekstil fuarı (EVTEKS) bu unvanını aldı. Yakın dönemde de ev tekstiline yön verir hale gelecektir.

Gıda sektöründe de bu başarı sağlanabilir.

Anuga'da başkalarının ne yaptığından ziyade, bizim nasıl temsil edildiğimiz daha çok ilgimi çekmişti. Maalesef geleneksel ürün olan zeytinyağı, fındık, kuru yemiş gibi işlenmemiş ürün tanıtım tuzaklarından kurtulamadık. Katma değerli ürünlere yönelmemiz gerekiyor.

Bir de mesleki birliklerin, belediyelerin rekabetten uzak tanıtımlarının da piyasa etkisi olduğuna inanmıyorum.

Her ne kadar ürün çeşidine göre etki farklılaşma da Fransa'daki gıda ve teknolojileri üzerine olan SIAL Fuarı, gıdacılar için Anuga'dan daha etkin bir fuar niteliği taşıyor. SIAL'in fuar etkinlik içeriği ile 2018 yılı programlarının şimdiden hazır olduğunu hatırlatmak istiyorum. Fruit Logistica, AgriTechnica Fuarları böyledir.

Serginin yanı sıra konferans, panel, sempozyum, yarışmalar ile tanıtım etkinlikleri gibi içerikler sergiden daha önemlidir. Türkiye'de bunun ihmal edildiğini görüyorum.

Antalya'daki fuar öncesinde ona en yakın zamanda Berlin Green Week Gıda Endüstrisi, Tarım ve Bahçecilik Fuarı gerçekleşti. Profesyonellerin yanı sıra nihai tüketiciye de bakan yönü olan bir etkinlik olduğu için dinamik bir yapısı var.

100 bin metrekarelik alan, dünyanın en büyük lokantasına dönüşüyor adeta. Orman ürünlerinden kuzulara, traktörden drone'lara kadar geniş bir yelpazede ürün ve teknoloji buluşuyor. “Üretim ve tüketim sürecindeki her şey” de diyebiliriz.

Bence daha önemlisi AB bakanları ve ilgili ülkelerin tarım bakanlarının açılış veya toplantılara katılmış olmaları daha anlamlı görünüyor. Avrupa'da tarım ve gıda, hala en stratejik ürünlerin başında geliyor.

Toplantılarda ele alınan konular da işin önemini ve içerik zenginliğini göstermeye yeter: "Tarım ve Su, Dünyayı Beslemede Anahtar” ,“Suya Erişimi Geliştirme”, “Antibiyotik Direnciyle Mücadele”, “Tarımda Bilgi Teknolojileri” konu başlıklarından sadece birkaçı...

Yapılan forumlardaki sonuç bildirgeleri fuarın web sayfasının basın bölümünde İngilizce, Almanca ve Fransızca olarak yayınlanıyor.

Almanya’da tarım ve tarıma dayalı sanayide 600 bin aile işletmesi olduğu söyleniyor. Amerika'da bu rakamın 500 bin olduğu tahmin ediliyor. Her ülke için tarım ve gıda vazgeçilmez ve stratejik önemi artıyor. Hele satın alma ve birleşmelerin arttığı bir süreçte bu alana daha hassas yaklaşılması gerekiyor.

anfas-food-product-2017-acilis-gidahattiDubai'den daha iyisini yapmak!

"Dubai'den daha iyisini yaparız" iddiasıyla bu yıl daha yoğun çalışmalar yürüten ANFAŞ da FoodProduct ile bölgede kendinden söz ettirmeyi ve fuar / kongre turizminde bir destinasyon vizyonu ile kendini konumlandırmış.

ANFAŞ FoodProduct Fuarı, bu yıl Türkiye ve 4 farklı ülkeden, Azerbaycan, Polonya, Romanya ve Dubai'den 1000’in üzerinde markaya ev sahipliği yaptı. Kosova, Tunus, Filistin, Azerbaycan, Suudi Arabistan,  Kazakistan, İran, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Katar, Sırbistan, Makedonya, Arnavutluk, Polonya, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen alım heyetlerinin yanı sıra dünyanın pek çok yerinde faaliyet gösteren Türk market zincirleri sahipleri ve gıda toptancıları da alım heyeti olarak FoodProduct-2017 Fuarı’nda katılımcı firma ve markalarla buluştu.

FoodProduct'da ilk defa yapılanlar da vardı. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) ile görüşüldü ve sinerji sağlanmaya çalışıldı. Bu bağlamda Antalya bölgesindeki üreticilerle birlikte süt ve süt işleme konusu ele alındı. Bu tür konu başlıkları artırılmalı ve daha yoğun katılım sağlanacak şekilde devam ettirilmelidir. Her konuda uluslararası sempozyum ve zirvelerin yapıldığı Türkiye'de bir Gıda Zirvesi'nin bu bağlamda yapılabilme ihtimali doğduğunu düşünüyorum.

Menlik vizyonu çizdi

Medya Forumu'nda konuşan TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik'in söyledikleri, bu fuar ve benzeri etkinlikler için vizyon niteliği taşıyor.  Global gelişmelerin daha zor bir sürece girdiğini ve gıda sektörünü etkilediğini dile getiren Menlik, zor bir coğrafyada olmamıza karşılık 1 milyar insanın yaşadığı bölgede biyoçeşitlilik avantajına sahip olduğumuza dikkat çekti.

anfas-medya-forumu-ilknur menlik-gidahattiKüresel gelişmeler sebebiyle gıda sektöründe geçen yıl 1.2 milyar dolar ihracat kaybı yaşandığını da hatırlatan Menlik’e göre, zor ele geçirilen bu alanda, pazar çok kolay kaybedilebiliyor. İşte fuarlar bu açıdan önemli bir araç ve destek niteliği taşıyor.

Gıda sektörünün Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarında en dinamik sektörlerin başında geldiğini vurgulayan İlknur Menlik, gıdanın tarım bacağında ciddi sorunların olduğunu, üretim ile tüketim sürecinde ölçek sorunu yaşandığını ve bu bakımdan sıkıntılarımız olduğunu belirterek, “Global şirket çıkarmamız ve global marka sahibi olmamız en önemli noktalardan biridir” dedi.

Fuardaki sergilenen ürünler de bu özelliğimizin yanı sıra dinamik yapımızı da gösteriyor. Yine de Türkiye'nin en büyük gıda oyuncularını burada görmek isterdik. Küresel olarak var olan onlarca şirketimiz maalesef fuarda yoktu.

Fuar ve kongre turizmi

Küresel olarak fuar ve kongre turizmi rakamlarını da inceleyince görülüyor ki bu alanda da dünyada eksen kayması yaşanıyor. Sağlıklı bir konumlandırma ile Türkiye, bulunduğu noktadan ileriye sıçrayabilir.

Avrupa kıtasının kongre turizm pastasının yüzde 57'sine sahip olduğu dikkat çekiyor. ABD'nin payı ise yüzde 17'ler düzeyinde kalıyor. Mesela 2010 yılında Avrupa'daki bir kongreye ortalama 759 kişi katılırken, bu rakam 2014 yılında 622'ye düşmüş.

Bunda insanların aynı şehirlere gitmek cazip gelmediği veya küçük toplantıların artmasının etkisi olduğu gibi bilişimin gelişmesiyle uzaktan eğitimlerin de etkisi var. Yine de Asya ve Afrika'da benzeri fuar ve kongrelerin olması da bu eksenin değişmesinde rol oynuyor.

Kongrelerde en çok rağbet gören 4 segment ise sağlık, bilim, sanayi ve teknolojidir. Yüzde 29,1'i tıp, yüzde 14,4'ü teknoloji... Gıdanın özelliği itibariyle yerel nitelikleri ağır bastığı için yerel fuarlar çok ama küresel etkiler artıyor ve her bir gıda ürününde fuar olmasa bile uluslararası kongre ve çalıştaylar ile konuya odaklanılmalıdır.

dubai-gulfood-2017-fuari-gidahattiDünyada her yıl yaklaşık 75 milyon kişi, 9 bine yakın kongreye katılmak amacıyla seyahat ediyor.

Dünya turizm gelirlerinin yüzde 30'unun fuar ve kongre turizminden geldiği ve parasal olarak 250 milyar dolarlık bir pastanın paylaşılmasının söz konusu olduğunu hatırlatmak istiyorum. Maalesef Türkiye buradan ancak 2.5 milyar dolarlık bir pay alabiliyor.

Tanıtım kadar bu pastadan pay kapmak da önemini koruyor.

TÜİK verilerine göre ise Türkiye’ye iş amaçlı, fuar, kongre, konferans ve seminer amaçlı yapılan ziyaretler 2015-2016 yıllarında azaldı. 2014’te Türkiye’ye sadece iş amaçlı ziyaret yapan kişi sayısı 2 milyon 315 bin 235 kişi iken, bu rakam 2015’te 2 milyon 212 bin 327’ye düştü. Bir yılda toplantı amaçlı ziyarette 102 bin 898 azalma olduğu görülüyor. Fakat yapılan iyileştirme çalışmaları sonrasında Türkiye’nin 2017’de kaybettiği kanı yeniden kazanması bekleniyor.

Türkiye'nin en güçlü sektörü olan gıda sanayinin küresel açılımının önemli araçlarından birinin fuar olduğu vazgeçilmez bir gerçektir. FoodProduct bağlamında bütün gıda fuarları için sektörün daha aktif olması bir zorunluluktur.

Yazarın Diğer Yazıları

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.