AramaArama
Gıda Hattı
banner
AramaArama

Gıda perakendecilerinin 2018 öngörüsü: 200 milyar dolar ciro

Gıda perakendecilerinin 2018 öngörüsü: 200 milyar dolar ciro
9 Ekim 2015, 14:29

Türkiye’de 300 milyar dolarlık perakende sektöründe gıda perakendesinin 180 milyar dolarlık paya sahip olduğunu belirten Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Nihat Özdemir, 2018 yılında modern gıda perakendeciliği cirosunun 50-65 milyar dolar, toplam gıda perakendeciliği cirosunun ise 200 milyar doları bulacağını söyledi.

Toplam 40 milyar dolarlık perakende satış hacmini ve 245 bin kişilik istihdam gücünü temsil eden Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), “Tüketici odaklı perakendeci ve tedarikçi verimliliği” temasıyla GPD - Ortak Gelişim Kongresi’nin ikincisini gerçekleştirdi.

Türkiye genelinden yaklaşık 750 perakendeci ve tedarikçinin katıldığı kongrenin en çok ilgi çeken etkinliklerinden birisi “Tanışma Maratonu” oldu. Maraton, Türkiye'nin her noktasından 40 üretici ve tedarikçinin modern gıda perakendeciliğine yön veren 20 firmanın üst düzey yöneticisiyle birebir tanışmasına olanak sağlarken, yeni işbirliklerinin oluşması için de zemin yarattı. Sektör temsilcileri 45 dakikalık Tanışma Maratonu’nun pek çok ticari anlaşmanın da önünü açabileceğini ifade etti. GPD Başkanı Özdemir, özellikle Anadolu’daki tedarikçiler için mühim bir fırsat olduğunu, kendileri için de yeni bir deneyim olan bu buluşmanın doğrudan iletişim için çok iyi bir zemin hazırladığını düşündüğünü kaydetti.

Piyasanın zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Özdemir, “Sektör olarak Türkiye’nin 3 katı civarında büyüyoruz. Ancak tüketicinin ekonomiye güveni bizi de yakından ilgilendiriyor” diye konuştu. Günde 15 milyon tüketiciye ulaştıklarını kaydeden Özdemir, 2020’de nüfusun 81 milyona ulaşması durumunda günlük erişimin 20 milyon kişiye yükseleceğinin altını çizdi.

Verimliliği düşen firmalar var

Sektörün 2014’te %9 büyüdüğünü, bu yıl da benzer bir rakam beklediklerini ifade eden Özdemir, büyümenin önemli kısmının yeni mağaza açılışlarından kaynaklandığını söyledi.  “Özellikle artan rekabet ve yükselen dolar kurunun etkisiyle son dönemde metrekare verimliliğinde düşüş olan firmalar olduğunu görüyoruz” diyen Özdemir, “Herkes verimli büyümüyor. Bazı firmaların metrekare verimliliği düşüyor; düştükçe yeni mağaza açıyor. Bazıları iyi durumda ve verimlilik odaklı" şeklinde konuştu.

Önlerindeki en büyük engellerin kayıt dışı ekonomi ve haksız rekabet olduğunu vurgulayan Özdemir, bu yıl sektörde 1.5-2 milyar dolarlık satın alma ve birleşme olduğunu kaydetti.

Kongrede, “İnovasyon Verimlilik ve Farklılaşmanın Anahtarı” konulu panelde konuşan Migros Genel Müdürü Özgür Tort, “İnovasyon, gelecek hedefi içinde hayata geçmeli, sonucu müşteri ve tüm paydaşlara pozitif etki etmelidir. İnovasyonu kopyalamak zor ve pahalı bir iştir, sürdürülemez. Gidilen yol tesadüf değildir. Doğru yatırım, doğru format, çoklu kanal ve uygun teknolojiyi kullanmanız, birbirine bağlanan sistem alt yapıları geliştirmeniz gerekir” dedi.

Kongre kapsamında düzenlenen “Analitik Perakende: Gelir Yönetiminde Verimlilik-Promosyon kampanya performansını ölçmek ve geliştirmek mümkün mü?” panelinin konuşmacıları, konuya ilişkin görüşlerini ve kendi şirketleri içinde yürütülen çalışmalarını aktardı.

“Türkiye fiyat rekabetine kayıyor”

Unilever Türkiye CEO’su Mehmet Altınok, küresel ekonomik gelişmelere değinerek, bundan sonraki süreçte ekonomilerin daha zor büyümesi nedeniyle dünyanın sektöre yardım etmeyeceğini vurguladı. Perakendenin, şirketlerin farklılaşması ve markalaşmasının önemini kavraması ile sorunların çözülebileceğini savunan Altınok, “Perakendenin kendini marka olarak görmesi çok önemli, format işin ikinci adımı. Verimlikte ve gelirde birinci alınacak önlem budur. Türkiye tamamen fiyat rekabetine kayan bir ülke” değerlendirmesinde bulundu.

Altınok, promosyonların şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğinin altını çizerek, promosyon kültürünün alışverişçi tipine özel yapılması halinde başarı sağlayacağını aksi takdirde başarısızlığın kaçınılmaz hale geleceğini sözlerine ekledi.

Coca-Cola İçecek Türkiye Genel Müdürü Lisani Atasayan da, tüketiciye yansıyan promosyonların kendileri için çok önemli olduğunu dile getirdi. Atasayan, “Türkiye’de gazlı içecek sektöründe hane halkı penetrasyonu çok düşük. Türkiye’deki hanelerin yüzde 65’ine yılda 4 ya da 5 defa bizim ürünlerimiz giriyor. Yurt dışında bu çok yüksek seviyede. Aynı şekilde kişi başı tüketim de yine çok düşük seviyede. Promosyonlarla haneye girmeye çalışıyoruz” dedi.

“Promosyona karşıyız”

BİM İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Komitesi Başkanı Galip Aykaç ise verimliliği sağlarken insan kaynağı, tedarikçiler, finansman ve altyapı kaynaklarının doğru kullanılması gerektiğini söyledi. Ülke olarak sektör bazında insan kaynağı konusunda oldukça zor durumda olunduğunu dile getiren Aykaç, şunları kaydetti:

“Henüz daha perakendeyi meslek olarak kabul etmeyen insanlarla birlikte çalışmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda bir takım mesafeler alındı ama yeterli değil. Biz de kendi formatımızın gereği olarak kendi insan kaynağımızı kendimiz eğiterek iyi hale getirmeye çalışıyoruz.

İlginç bir şey açıklayayım; Eylül ayı sonu itibarıyla sadece BİM’de çalışan 31 bin çalışanımız var ama İnsan Kaynakları departmanımız yok. Tedarikçi kısmına gelince, onunla bir zincirin halkasıyız dolayısıyla onlarla da verimli çalışmak zorundayız. Burada da bir kısım sorunlarımız var hala... Altyapı konusunda ve finansman verimliliğine de dikkat etmek gerekiyor.”

Bilgi kaynağını doğru kullanarak verimliliğe katkı sağladıklarını aktaran Aykaç, “Şirket olarak becermeye çalıştığımız bir şey var; modelimiz ‘Becerebildiğin işi yap, beceremediğinden uzak dur’u uygulamaya çalışıyoruz. Bunu görebilmek adına da kısa testler yapıp bunu görüyoruz, sonra da karar verip yürüyoruz” dedi.

Promosyon konusuna da değinen Aykaç, promosyonun planlı yapılması durumunda tüketiciye yansıdığını, fakat şirketlerin birbiri ile yarışması halinde ortaya enteresan manzaraların çıktığını söyledi. Aykaç, BİM olarak promosyon yapmadıklarını, bunun yerine kaynakları verimli kullanarak maliyeti düşürmek yoluyla oluşan fiyatları tüketiciye sunduklarını, haftalık ya da aylık promosyonlar yerine tüketicinin 12 ay boyunca kendilerinde uygun ürün bulabildiğini dile getirdi.

Konunun sadece fiyat olmadığının ve markanın asıl gücünün altında yatan şeylerden birinin de kalite olduğunun altını çizen Aykaç, “Ürün iyi değilse ne kadar ucuz olsa da alıcı bulamıyor. Konuyu fiyat bazlı tüketicinin önüne koyduğumuzda hep beraber kaybediyoruz. Geldiğimiz noktada tüketicinin lehine olan her şeyi ona vermeye çalışıyoruz, promosyona karşıyız” diye konuştu.

Yorumlar

Bir cevap yazın

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.