Gıda Hattı

Gıda güvenliği için iş birliği protokolüne imza attılar!

26 Ekim 2019, 13:23
Paylaş
Gıda güvenliği için iş birliği protokolüne imza attılar!

TÜBİTAK ve Tarım Kredi Kooperatifleri, tarım, hayvancılık ve gıda sektöründe ihtiyaç duyulan teknoloji tabanlı yerli ve milli çözümlerin üretilmesi için iş birliği yapacak. Gıda güvenliğinin küresel bir sorun olduğuna dikkat çeken TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, iş birliğinin Türkiye'nin gıda güvenliği ihtiyacından kaynaklandığını söyledi.

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu  (TÜBİTAK) arasında tarım, hayvancılık ve gıda sektöründe ihtiyaç duyulan milli çözümlerin üretilmesi ve tarım kooperatifçiliğinin bilişim altyapısının geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı.

“Dijital dönüşüm hareketi başlattık”

Protokol imza töreninde konuşan Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, gelişen teknolojilerin tarımda kullanımının artırılması ve ülke topraklarından en fazla verimin sağlanması için var güçleriyle emek verdiklerini, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu her alanda destek sunduklarını söyledi.

Dijital dönüşüm hareketi başlattıklarını ifade eden Poyraz, “Tarım Kredi Kooperatifleri 1,5 asırlık tecrübeye ve 850 bin ortağı ile büyük bir potansiyele sahip bir yapı. Bu potansiyeli belirlediğimiz dijital dönüşüm vizyonu ile geleceğe daha güçlü bir şekilde taşımak istiyoruz. Bu amaçla TÜBİTAK ile güç birliği yaparak projelerimizi daha sağlam temellere oturtmak istiyoruz. Protokol ile ülkemizin tarım, hayvancılık ve gıda sektöründe ihtiyacı olan milli çözümlerin üretilmesi amacıyla işbirliğine gidiyoruz. Tarımsal ürünlerin arz-talep zincirinin yönetilmesi ve tarım kooperatifçiliğinin bilişim altyapısının geliştirilmesi amacı ile Ar-Ge faaliyetleri yürüteceğiz. Ulusal stratejik hedef ve politikalar kapsamında belirlenen önceliklerle uyumlu Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ve yürütülmesine yönelik iş birliği yapacağız” ifadelerini kullandı.

"Tarımsal üretimin her alanında varız"

Tarımda gelişen teknolojilerin kullanımının artırılması ile topraktan maksimum verimin sağlanmasını hedeflediklerini belirten Poyraz, “Kurum olarak tarımsal üretimin her alanındayız. Üretim öncesi toprak analizinden, ilaçlamaya; hasat sonrası depolamadan, ürünleri tüketiciyle buluşturmaya kadar, tarladan sofraya üretimin her safhasında bilgi ve tecrübemizi sahaya yansıtıyoruz. Bizim sorumluluğumuz toprağını çok seven, ülkesi için alın teri döken ortaklarımızın bu emeklerini zayi etmemek. Kaynakların yerinde ve verimli kullanılması, gelişen teknolojik imkânlardan ortaklarımızın da yararlanması amacıyla pek çok proje geliştirdik. Geliştirmeye de devam ediyoruz” dedi.

“Değişimi görmezden gelemeyiz”

İklim, toprak, su kaynakları ve tarımla uğraşan insan gücünün değişim gösterdiğine dikkat çeken Poyraz, şöyle devam etti:

“Eski dönemlere nazaran pek çok şeyin değiştiğini görmezden gelemeyiz. Yeni gelişmelere ayak uydurmak, bu değişimlerden olumsuz etkilenmemek için atılacak en doğru adım teknolojik gelişimleri yakından takip etmek ve hatta geliştiricisi olmaktır. TÜBİTAK ile imzaladığımız protokol bunun güzel bir örneğidir.

Gıda ve tarım teknolojilerinde pazar büyüklüğü 500 milyar dolar

Gıda ve Tarım Teknolojilerinde günümüzde 500 milyar dolar olan pazar payının 2023 yılında 730 milyar dolar olması beklenmekte. Akıllı Tarım Teknolojilerinin bugünkü pazar payı yaklaşık 10 milyar dolar civarındayken 2023 yılında bu rakamın 20 milyar dolara ulaşması beklenmekte.

Görülüyor ki yakın gelecekte tarım teknolojileri alanı dünyanın daha çok ilgisini çekmeye devam edecektir. 2050 yılına kadar 9,5 milyarı geçecek insan nüfusu için şu an üretilenden yaklaşık iki kat fazla üretim yapma mecburiyetimiz var.

Ve yine küresel ısınma, köyden kente göç gibi sebeplerle her yıl ciddi miktarda ekilebilir tarım arazisi kaybetmekteyiz. Bu sebeple verimli tarım üretimi yapmak, hassas tarım yapmak bir lüks değil mecburiyet haline geldi. Bugün kendi kendine yetebiliyor olmamız, gelecekte karşılaşacağımız bu problemlere önlem almak için engel değil. Özellikle G7 ülkelerine baktığımızda tarım alanının ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğu daha net anlaşılmakta.”

“TÜBİTAK BİLGEM ile proje çalışmalarına başlıyoruz”

Teknolojiden daha fazla yararlanılarak ortakların kooperatif ile olan iletişim ve işlemlerinin daha etkin hale getirileceğini belirten Poyraz, “Veri Odaklı Akıllı Tarım Uygulamaları, büyük veri ve yapay zeka da içeren mobil uygulamaları da geliştirme çalışmalarımız sürüyor. TÜBİTAK ile güç birliği yaparak projelerimizi daha sağlam temellere oturtmak istiyoruz. Bu çerçevede somut bir adım atıyor ve TÜBİTAK BİLGEM Yazılım Teknolojileri Enstitüsü ile dijital dönüşüm ve tarım kooperatifçiliğinin bilişim altyapısının geliştirilmesine yönelik proje çalışmalarına başlıyoruz” dedi.

“Gıda güvenliği küresel bir sorun”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da imza töreninde yaptığı konuşmada, iş birliğinin Türkiye'nin gıda güvenliği ihtiyacından kaynaklandığını söyledi.

Gıda güvenliğinin küresel ölçekte üzerinde çalışılan en önemli konuların başında geldiğini belirten Mandal, “Dünyada kaliteli ve güvenilir gıda yarışı noktasında değişik değerlendirmeler var. Ülkemiz bu değerlendirmeler sonucunda 48'inci sırada yer alıyor. İlk 10 ülkeye baktığımızda gıda güvenliğinin gelişmişliğin de önemli bir göstergesi olduğunu görüyoruz. Bu anlamda, gıda alanındaki iş birliğimiz ve bunun eyleme dönüşmesi kritik ve zorunlu” diye konuştu.

Mandal, iş birliğinin bilim, teknoloji, Ar-Ge ve yenilik temelinde yürütülmesi gerektiğine işaret ederek, paydaşların birlikte çalışmalarının önemini vurguladı.

İki Temel İş Birliği Modeli

TÜBİTAK ile Tarım Kredi Kooperatifleri arasındaki iş birliği protokolü ile iki temel iş birliği modeli üzerinde anlaşmaya varıldı.

İlk iş birliği modelinde taraflarca oluşturulacak ortak çağrılar ile Ar-Ge ve yenilik projelerinin desteklenmesi öngörülürken, bu modelde TÜBİTAK’ın hali hazırda yürütmekte olduğu destek programları kapsamında mutabık kalınacak başlıklarda, taraflarca eş finansman sağlanması yolu ile çağrılara çıkılması planlanıyor. İkinci iş birliği modelinde ise üzerinde anlaşmaya varılacak Ar-Ge konularında TÜBİTAK Merkez ve Enstitüleri aracılığı ile Ar-Ge projeleri geliştirilmesi hedefleniyor.

850 bin çiftçiye doğrudan ulaşabilen, pasif üyeleri ile birlikte 1,2 milyona yakın üyeye sahip olan Tarım Kredi’nin çiftçilerin gübre, ilaç, taşımacılık ve bilişim gibi çeşitli ihtiyaçlarına yönelik tespitleri, TÜBİTAK destek programları aracılığıyla açılacak proje çağrılara yansıtılacak ve TÜBİTAK Araştırma Merkez ve Enstitülerinin projelerini yönlendirecek. Çiftçilerin ihtiyaçlarının doğru bir şekilde belirlenmesi sayesinde iş birliği kapsamında geliştirilecek yeni teknolojiler ticarileştirilerek, doğrudan çiftçilerin hizmetine sunulacak ve katma değer üretilecek.

Protokol kapsamında, ilk etapta ülkemiz ve yakın coğrafyadaki tarımsal ihtiyaçların belirlenmesine yönelik bilişim teknolojileri üzerinde çalışmalar yapılması, tarımsal üretimin uydu verileri ile desteklenmesi ve tarım alanında hammadde ihtiyacının planlanması ve tahmin edilmesine yönelik teknolojik çözümler geliştirilecek.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.