Gıda Etiket ve Ambalajı

Gıda maddesi etiketinde nelerin bulunması zorunludur?

Gıda etiketlerinde aşağıdaki hususların yazılması mecburidir.

• Gıda maddesinin adı,

• Bileşen listesi (çoktan aza),

• Alerjen bileşenler veya işlem yardımcıları,

• 22’nci maddede verilen özel bileşenler,

• Gıdanın net miktarı,

• Tavsiye edilen tüketim tarihi ya da son tüketim tarihi,

• Özel muhafaza ve/veya kullanım koşulları,

• Üretici veya ambalajlayıcı firmanın adı, ticari unvanı ve adresi,

• Menşe ülke,

• Gerekiyorsa kullanım talimatı,

• Hacmen %1.2 den fazla alkol içeren içeceklerde alkol miktarı,

• Gıda parti işareti veya numarası,

• Ağırlıklar, ölçüler,

Etiketteki hangi bilgiler daha önemlidir?

Gıda maddesi etiketinde çok sayıda bilgi yer almaktadır. Üretici firma, içerdikleri, parti numarası, net miktarı, son tüketim tarihi vb… Bunların tümü önemlidir ama üretim izni, raf ömrü ve içeriği hakkındaki bilgiler daha da önemlidir. Çünkü gıdanın yasallığı, güvenliği, gerçekliği ile yakından ilişkilidir.

Bu bilgilerin yer almadığı gıda maddesi, ambalajlı da olsa satın alınmamalı veya iade edilmelidir.

Besin öğesi nedir?

Enerji sağlayan, büyüme, gelişme ve hayatın sürdürülebilmesi için ihtiyaç duyulan eksikliği tipik biyokimyasal veya fizyolojik değişikliklere neden olan ve gıda bileşeni olarak tüketilen maddelere besin öğesi denir.

Modifiye Atmosfer Paketleme (MAP) ve gelişimi hakkında kısa tarihçe verebilir misiniz?

Modifiye Atmosfer Paketleme (MAP) yeni bir gıda paketleme yöntemi olsa da, Kontrollü Atmosferde Saklama (İng.: Controlled Atmosphere Storage, Ks.: CAS) 1930’lardan beri kullanılmaktadır. O tarihlerde meyve taşıyan gemilerin taşıma odalarında ürünün raf ömrünü uzatmak için yüksek CO2 seviyeleri uygulanıyordu.

1970’lerde, domuz ve balık ürünleri Birleşik Krallık’ta perakende paketlerde satılırken MA ambalajlar kullanılmaktaydı. O tarihten beri gelişim istikrarlı olmuş ve artan tüketici talebi nedeniyle MAP’a yönelik ilgi artmıştır.

“Aktif paketlemede”, ambalajdaki belirli maddeler saklama süresince gaz bileşimini değiştirmektedir. Ambalajdaki oksijen çekiciler, ambalaj içerisindeki oksijen seviyesini azaltmaya yardım etmektedir. Bu sayede aerobik mikroorganizmaların büyümesi yavaşlamakta ve yağların bozulması gecikmektedir. Kahve ve baharat gibi ürünlerin paketlemesinde kullanılan bir diğer yöntem, ürünün plastik veya alüminyum bir torbaya konarak havanın çoğunun uzaklaştırıldığı vakum paketlemedir. Gıdanın etrafındaki ambalaj iç atmosferin korunmasını ve gıdanın bu sayede taze ve güvenli kalmasını sağlamaktadır.

Beslenme beyanı nedir?

Gıda maddesinin herhangi bir enerji değerini sağladığı, sağlamadığı, düşük veya yüksek oranda sağladığını, özel bir beslenme özelliğine sahip olduğunu ifade eden, ima eden, öneren veya besin öğelerini içerdiği, içermediği, düşük yada yüksek oranda içerdiğine dair herhangi bir tanıtım ve reklam mesajının etikette belirtilmesine beslenme beyanı denir.

Sağlık Beyanı nedir?

Herhangi bir gıda grubunun, gıdanın veya gıda bileşeninin beslenme, büyüme, vücudun normal işlevi ile ilgili fizyolojik etkisinin veya vücut fonksiyonlarını geliştirme veya sağlığı korumaya yardımcı etkisinin sağlığı korumaya yardımcı etkisini belirten ifade, ima veya önerinin etikette belirtilmesine sağlık beyanı denir.

Beslenme referans değeri nedir?

Sağlıklı yetişkinler için günlük olarak alınması tavsiye edilen besin öğeleri miktarına denir.

Bileşen nedir?

Katkı maddeleri de dahil olmak üzere gıdanın üretim ve hazırlanmasında kullanılan ve farklı bir form da olsa dahi son üründe bulunan maddeler.

Probiyotik bakteri nedir?

Besinlerle alınan ve belirli miktarda alındığında bağırsak florasını dengeleyip konakçının sağlığını olumlu yönde etkileyen canlı mikroorganizmalara denir.

Doğru beslenmek, sağlıklı olmanın ana koşuludur. Bu da düzenli ve dengeli beslenme ile sağlanır. Vücudumuzda çeşitli hastalıklara yol açan bazı bakteriler (mikroplar) vardır. Bunun yanında vücudu bu Zaralı bakterilere karşı koruyan, enfeksiyonların önlenmesine yardımcı olan, bağışıklığınızı güçlendiren “dost bakteriler” vardır. Bunlara probiyotik adı verilir. Bunlar bağırsaklarda mikrobik dengeyi düzene sokan küçük ve canlı oluşumlardır. Probiyotik bakteriler sindirimin normal işleyişine yardım ederler. Geçirdiğiniz bazı hastalıklar bu faydalı bakterileri azaltırlar. Anne sütü ile beslenen bebeklerin bağırsaklarında bu bakterilerden bolca bulunur.

Bağırsaklara yararlı canlı bakterileri içeren besinler ise probiyotik besinlerdir. Bir başka deyişle probiyotikler doğal korunmaya yardımcı olurlar. Vücudumuzun savunma gücünü arttıran hücrelerin büyük bir kısmı sindirim sisteminde yaşamaktadır. Onun için probiyotik gücü artırmak, bağışıklık gücünü artırmak anlamını da ifade edebilir. Bu faydalı bakterilerden yararlanmak için probiyotik ihtiva eden gıdalardan yaralanmak gerekir.

Probiyotiklerin insan sağlığı ve hastalıklarının tedavisindeki önemini vurgulayan çok sayıda tıbbi çalışma son yıllarda yapılmıştır. Bağırsaklardaki iltihabi uyarılara karşı verilen cevabın bozukluğu sonucunda oluşan hastalıklara karşı da probiyotiklerden fayda sağlandığı saptanmıştır

Prebiyotik nedir?

Bağırsaklarda bir tür veya sınırlı sayıda birkaç tür mikroorganizmanın çoğalma ve/veya aktivitesini seçici olarak teşvik eden, konakçının sağlığını olumlu yönde etkileyebilen ve sindirilemeyen besin bileşenlerine denir.

Kalın bağırsak bakterilerinin (mikroplarının) sayısını, hareketlerini düzene sokan ve probiyotiklerin etkisini artıran sindirilmemiş karbonhidratlardır. Bunlar bir bakıma liflerdir ve suda çözünürler. Sindirim esasında emilmeden kalan bağırsağa gelmeleri önemli özelliklerindendir. Sindirime pozitif etki göstermeleri sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir, hastalıklara karşı direnç artar. Sindirim sisteminin florası stres, iklim, ruhsal değişiklikler, çeşitli antibiyotikler ve diyet değişkenliklerinden etkilenir. İşte prebiyotikler burada da görev başındadır. Bağırsak reseptörlerine (yakalayıcı hücre) bağlanarak zararlı mikroplara fırsat vermezler. Onların gaita ile atılmalarını sağlarlar.

Probiyotiklerin başlıca besinsel kaynakları fermente yoğurtlar, probiyotik olarak kullanılan çeşitli bakteriler ihtiva eden mayalardır.

Mide ve sindirim sistemi hastalılarında son yıllarda önemli görülen “helicobacter pylori” bakterisini sebep olduğu enfeksiyonlara, ülser ve gasrtrite karşı kullanılan antibiyotiklerin etkileri, prebiyotik ve probiyotiklerle kombine edilmelerinden daha faydalısonuçlar alındığı da rapor edilmiştir. Pre ve probiyotiklerin kombinasyonlarının sindirim sistemi çeperinin (zarının) savunma özelliğini de güçlendirdiği rapor edilmiştir. Probiyotikler birçok vitaminin sentezine de (vücut yarayışına) etkili olmaktadırlar.

Günlük lif ihtiyacımız 25-30 dr. kadardır. Bunu için sebze, meyve, kepekli ürünler ve kuru baklagiller yenmelidir. Bunlarda doğal olarak bulunan liflerde bağırsaktaki yararlı bakterilere uyarak prebiyotik etki sağlamaktadır.

Probiyotik maya ile yapılan yoğurt ve özel sütlü içecekler içindeki faydalı bakteriler bağırsağa canlı olarak ulaşırlar. Bağırsak duvarına yapışarak, zararlı bakterilerin tutunmalarına engel olurlar. Böylece; probiyotik ve prebiyotik içeren gıdalar sindirimi kolaylaştırır ve bağışıklık sistemini güçlendirirler. Biyolojik değeri yüksek süt ve süt ürünleri tüketilip, probiyotik ve prebiyotik içeren besinlerden istifade edilmesi bağışıklık sistemini güçlendirir. Güçlü bir bağışıklık sisteminiz varsa sağlıklı yaşıyorsunuz demektir.

Prebiyotik nedir?

Bağırsaklarda bir tür veya sınırlı sayıda birkaç tür mikroorganizmanın çoğalma ve/veya aktivitesini seçici olarak teşvik eden, konakçının sağlığını olumlu yönde etkileyebilen ve sindirilemeyen besin bileşenlerine denir.

Kalın bağırsak bakterilerinin (mikroplarının) sayısını, hareketlerini düzene sokan ve probiyotiklerin etkisini artıran sindirilmemiş karbonhidratlardır. Bunlar bir bakıma liflerdir ve suda çözünürler. Sindirim esasında emilmeden kalan bağırsağa gelmeleri önemli özelliklerindendir. Sindirime pozitif etki göstermeleri sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir, hastalıklara karşı direnç artar. Sindirim sisteminin florası stres, iklim, ruhsal değişiklikler, çeşitli antibiyotikler ve diyet değişkenliklerinden etkilenir. İşte prebiyotikler burada da görev başındadır. Bağırsak reseptörlerine (yakalayıcı hücre) bağlanarak zararlı mikroplara fırsat vermezler. Onların gaita ile atılmalarını sağlarlar.

Probiyotiklerin başlıca besinsel kaynakları fermente yoğurtlar, probiyotik olarak kullanılan çeşitli bakteriler ihtiva eden mayalardır.

Mide ve sindirim sistemi hastalılarında son yıllarda önemli görülen “helicobacter pylori” bakterisini sebep olduğu enfeksiyonlara, ülser ve gasrtrite karşı kullanılan antibiyotiklerin etkileri, prebiyotik ve probiyotiklerle kombine edilmelerinden daha faydalısonuçlar alındığı da rapor edilmiştir. Pre ve probiyotiklerin kombinasyonlarının sindirim sistemi çeperinin (zarının) savunma özelliğini de güçlendirdiği rapor edilmiştir. Probiyotikler birçok vitaminin sentezine de (vücut yarayışına) etkili olmaktadırlar.

Günlük lif ihtiyacımız 25-30 dr. kadardır. Bunu için sebze, meyve, kepekli ürünler ve kuru baklagiller yenmelidir. Bunlarda doğal olarak bulunan liflerde bağırsaktaki yararlı bakterilere uyarak prebiyotik etki sağlamaktadır.

Probiyotik maya ile yapılan yoğurt ve özel sütlü içecekler içindeki faydalı bakteriler bağırsağa canlı olarak ulaşırlar. Bağırsak duvarına yapışarak, zararlı bakterilerin tutunmalarına engel olurlar. Böylece; probiyotik ve prebiyotik içeren gıdalar sindirimi kolaylaştırır ve bağışıklık sistemini güçlendirirler. Biyolojik değeri yüksek süt ve süt ürünleri tüketilip, probiyotik ve prebiyotik içeren besinlerden istifade edilmesi bağışıklık sistemini güçlendirir. Güçlü bir bağışıklık sisteminiz varsa sağlıklı yaşıyorsunuz demektir.

Brüt ağırlık nedir?

Gıda maddesinin ambalajıyla birlikte toplam ağırlığına denir.

Modifiye atmosfer paketlemenin (MAP) dezavantajları var mı ve bu yöntem nasıl çalışıyor? AB’deki düzenlemeler nedir?

Modifiye atmosfer paketleme (MAP) havayı tek bir gaz veya bir gaz karışımı ile değiştirerek gıda ile temas halinde bulunan havayı değiştirmeye dayanmaktadır. Bu uygulama daha sonra 3 derecede az saklama sıcaklığı ile birleştirmektedir. MAP uygulamasının amacı oksijeni ortamdan tamamen veya büyük oranda uzaklaştırmak, gıdanın nem içeriğini korumasını sağlamak ve aerobik mikrobiyal büyümeyi önlemektir.

Bu ambalaj yöntemi bozulma yapan ve zorunlu aerobik bakterilerin büyümesini engellemekte başarılıyken Clostridium spp., Campylobacter spp. ve Listeria monocytogenes gibi gıda kaynaklı hastalıklarla ilgili birçok bakteri aynı derecede etkilenmemektedir. Neyse ki bu bakterileri kontrol etmek için gıdanın nem seviyeleri ve pH değeri, ve bunun yanında muhafaza süresi ve sıcaklıklarını izlemek gibi diğer önlemler vardır.

Ambalaj malzemesi tercihi gıdanın tavsiye edilen saklama sıcaklıklarına, ambalajı bağıl nemine ve (varsa) ışığın bileşenler üzerindeki etkilerine göre yapılmaktadır. Vakum paketleme ve MAP yağ içeriği yüksek gıdalarda kullanılmakta, oksijene maruz kalmayı azaltarak yağların acılaşmasını önlemeye yardımcı olmaktadır.

Aralık 2004’ten beri yeni bir AB gıdayla temas eden maddelerle ilgili çerçeve yönetmeliği yürürlüktedir. Taze etlere yönelik modifiye atmosfer paketleme gazları bileşeni olarak karbon monoksit gazının (CO) kullanımına yönelik Gıda Konusunda Bilimsel Komite’nin Görüşü bulunmaktadır.

Komite saklama ve nakliye sırasında sıcaklığın 4°C’ı geçmediği durumlarda; %0,3-0,5 CO gazının, CO2 ve N2 gazlarıyla birlikte bir gaz karışımında taze etlere yönelik modifiye atmosfer paketleme gazı olarak kullanımıyla ilişkili bir sağlık endişesi olmadığına karar vermiştir. Ancak Komite ürünlerin uygun olmayan koşullarda saklanması halinde CO’nun mevcudiyetinin bozulmanın görsel kanıtlarını maskeleyeceğin ifade etmektedir.

Net miktar nedir?

Ambalaj içindeki gıda maddesinin ambalaj malzemesi hariç miktarına denir.

Parti nedir?

Aynı koşullarda ve zamanda üretilen, ambalajı, ambalaj büyüklüğü, sınıfı, tipi, çeşidi ve boyu aynı olan ürün örnekleri veya ambalajları topluluğuna parti denir.

Raf ömrü nedir?

Gıda maddelerinin üretim tarihinden itibaren uygun koşullarda kalite özelliklerini muhafaza edebildiği süreyi raf ömrü denir.

Son tüketim tarihi nedir?

Gıda maddesinin uygun şartlarda depolandığı süre içinde kendine has özelliklerini koruyabildiği süreyi belirten tarihe son kullanma tarihi denir.

• -x’e kadar tüketilmelidir/ best before ..

• Mikrobiyel ve çabuk bozulma olasılığı varsa:

o -x’ten önce tüketilmelidir/use by..

• KISALTMA: SKT/ STT/ RÖ

Gıda maddelerinin üzerinde yazan tarih bilgileri neyi ifade etmektedir? Yasal dayanağı nedir?

Ürünlerin üzerinde yer alan tarih bilgileri gıda maddelerinin son kullanma tarihini ifade etmektedir. Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Tebliğine göre bütün gıdaların etiketlerinin üzerinde son kullanma tarihlerinin yazılması mecburidir.

Gıda maddelerinin ambalajlarının çevreye zarar vermeyecek şekilde tekrar değerlendirmesi ve geri kazanımı nasıl sağlanıyor?

Gıda maddelerinin ambalajlanmasında kağıt, cam, plastik veya metal esaslı materyaller kullanılmaktadır. Bu ambalaj malzemelerinin hepsi tekrar değerlendirilmekte ve geri kazanılmaktadır. Zaten Çevre ve Orman Bakanlığınca 14.03.1991 yayınlanan Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve 24.08.2011 tarihinde Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği adını alan yönetmelik gereğince geri toplama ve geri kazanım mecburidir. Bütün bu ambalaj atıkları lisanslı geri dönüşüm kuruluşlarınca toplanmaktadır.

Bir etiketin üzerindeki e-işaretinin anlamı nedir?

Gıda etiketinin üzerindeki e-işareti, ürünün hacminin yada ağırlığının ortalama değerini gösterir. Gıda sanayisindeki ambalaj makineleri tamamen doğru miktarda dolum veya paket yapmayabilir; devamlı bir hata payı vardır. Ayrıca, birçok ürün homojen olmayıp; bazı katı madde, meyve parçası v.b bileşenler içerir ki bu da bize aynı hacimdeki ürünün farklı ağırlıklara sahip olduğunu gösterir. Üreticinin emin olması gereken en önemli şeylerden birisi ise; örneğin 1 litre süt şişesinin en azından gerçekten 1 litre süt içermesidir. Bu durumda dolum makinesinin ayarı 1020 ml’ ye getirilmeli ya da makinenin 2%’ lik bir ihtiyat payı olmalıdır. Fakat bu, üreticiye ekstra bir maliyet getirir. Eğer bütün şişelerin ortalaması 1000 ml yapılırsa; bu, üretici için daha iyi olacaktır. Etiketin üzerindeki e-işareti, bir ürünün yasal olarak kabul edilmiş ortalama ve ihtiyat payını gösterir. e- işaretinin, E-işareti yada Katkı maddeleri ile herhangi bir bağlantısı yoktur!

Ambalajlamanın amacı nedir?

Gıdanın ambalajlanmasında asıl etken; gıdayı kontrol altında tutmak, bazı kirlenme ve tehlikelere karşı gıdayı korumak, taşınmasını kolaylaştırmak ve ürün hakkında bilgi vermek ve tüketiciyi bilgilendirmektir. Ambalajın üzerinde, gıda içeriğinin tanımlaması ve açıklaması bulunur. Ayrıca ambalaj paket bilgilerinden ürünün karşılaştırılabilmesi hususunda görsel bir kanıt sağlar ve gıdanın sadece yenilebilir kısmını içerdiği için evdeki atığı en aza indirir. Dış ambalajlama ise (örneğin karton kutularla); paketleri, perakende satış mağazasındaki raflara dizilmeleri öncesinde taşıma kolaylığı sağlaması yönünden önemlidir.

Niçin birçok farklı türde ambalaj malzemesi bulunmaktadır?

Birçok gıda ürünü, çeşitli alternatif yollarla paketlenebilir. Üreticiler; ürünün tipine ve ne kadar ihtiyaç duyulduğuna, ne derecede ve nasıl korunması gerektiğine, dağıtım yöntemlerine, raf ömrüne bağlı olarak ve bunun yanında çevresel etkileri de göz önünde bulundurarak o ürün için en uygun ambalaj tipini (kağıt, plastik, cam ve metal esaslı olabilir) seçerler.

Ambalaj malzemesi, içerisinde bulundurduğu gıdayı herhangi bir şekilde etkiler mi?

Ambalaj malzemesi, gıdanın kendisini korumanın yanı sıra dağıtım ve depolama esnasında meydana gelebilecek hasar ve kirlenmelere karşı gıdayı korumak zorundadır. Bunun yanı sıra gıdanın, ambalaj malzemesi ile doğrudan temas etmesi, gıdaya zarar vermemeli ve gıdada paketleme malzemesine zarar vermemelidir. Dolayısıyla; bütün bunlar göz önünde tutularak, belirli bir gıda maddesi için, ambalaj malzemesinin dikkatlice seçilmesi gerektiği bilinmelidir. Gıda temas eden ambalaj materyallerine izin verilmeden önce kapsamlı testler yapılmaktadır. Bu testler hem toksikolojik ve hem de geçirgenlik yönünde yapılmakta ve sıkı kontroller yapılmaktadır.

Ambalaj şişme veya bombaj yaptığı zaman içerisindeki gıda maddesini kullanabilir miyim?

Bakteriler, gıdalar içerisinde çoğalırken bazen gaz üretirler ve bu da pakette şişme gözlenmesine neden olur. Bu durum, ambalaj şiştiğinde ne olduğuna dair en uygun açıklamadır. Asla, ambalaj içerisindeki gıdada ne tip bir bakteri ürediğini bilemezsiniz; en güvenli yol böyle bir ambalajdaki gıdayı ısıtılmış olsalar bile atmaktır. Çoğalma esnasında, bakteriler bireyde şiddetli hastalıklara neden olabilen ısıya dayanıklı toksinler üretebilir.

Konserve kutularında Azot dioksit gazının kullanılmasının sebebi nedir?

Azotdioksit (N2O, E942) gazı, gıda maddeleri ile reaksiyona girmeyen bir gaz olup aynı zamanda gıda maddelerinin bozulmasını önleyici bir kimyasal olarak da kullanılabilir. Bu gaz, karbondioksit (CO2) yerine, konserve kutularında sıkıştırıcı gaz olarak kullanılır. Çünkü karbondioksit suda çözünebilir ve bunun sonucunda karbonik asit oluşumuna neden olabilir. Bu şekilde ürünün asitliği artar, üstelik tadı ve kalitesi de değişir. Azotdioksit ise suda çözünmez ve ürünün tadına ve kalitesine herhangi bir etkide bulunmaz.

Geri dönüşüm nedir?

enerji

Tüm dünyada kullanılan geri dönüşüm sembolü

Geri dönüşüm terim olarak, kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır.

Tüketilen maddelerin yeniden geri dönüşüm halkası içine katılabilmesi ile öncelikle hammadde ihtiyacı azalır. Böylece insan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması ve doğaya verilen zarar engellenmiş olur. Bununla birlikte yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar hammadde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu mümkün kılar. Örneğin, yeniden kazanılabilir alüminyumun kullanılması alüminyumun sıfırdan imal edilmesine oranla %35’e varan enerji tasarrufu sağlamaktadır.

Atık malzemelerin hammadde olarak kullanılması çevre kirliliğinin engellenmesi açısından da önemlidir. Kullanılmış kağıdın tekrar kağıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltabilmektedir. Örneğin bir ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir.

Geri dönüşebilen maddeler

• Cam

• Kağıt

• Alüminyum

• Plastik

• Piller

• Motor yağı

• Akümülatörler

• Beton

• Organik atıklar

• Elektronik atıklar

Vejetaryen olarak zayıflayabilir miyim?

 

Birçok beslenme şeklinde olduğu gibi et yeseniz de tüm hayvansal ürünleri beslenmenizden çıkarsanız da; kalori alımınızın yüksek, düşük veya dengeli olacağını belirleyen unsur belirli gıda tercihleridir. Vejetaryen peynir ve margarinler, kuru yemişler, tohumlar ve un ve vejetaryen yağlardan yapılan hamur işleri gibi birçok vejetaryen gıdası yağ bakımından zengindir. Ekmek, pirinç, makarna, diğer tahıllar, meyveler ve sebzeler gibi nişastalı karbonhidratlarla dengelemeden bu ürünleri fazla tüketirseniz zayıflamak yerine şişmanlayabilirsiniz. Basitçe söylemek gerekirse vejetaryen olmak zayıflamak için hızlı bir yol değildir. Her zaman besinsel bilgi için etiketleri okuyun (porsiyon/100 gram başına düşen enerji ve yağı görmek için).

Geri dönüşüm sembolleri ve kodları nelerdir?

Bazı maddelere ait geri dönüşüm sembol ve kodları aşağıda verilmiştir. Bu semboller uluslararası olarak kullanılır.

kod

 

Geri dönüştürme metotları nelerdir?

 

Geri dönüştürme metodları her malzeme için farklılık göstermektedir:

• Alüminyum: Atık alüminyum küçük parçacıklar halinde doğranır. Daha sonra bu parçalar büyük ocaklarda eritilerek, dökme alüminyum üretilir. Bu sayede atık alüminyum, saf alüminyum ile neredeyse aynı hale gelir ve üretimde kullanılabilir.

• Beton: Beton parçalar, yıkım alanlarından toplanarak kırma makinalarının bulunduğu yerlere getirilir. Kırma işleminden sonra ufak parçalar, yeni işlerde çakıl olarak kullanılır. Parçalanmış beton, eğer içeriğinde katkı maddeleri yoksa yeni beton için kuru harç olarak da kullanılabilir.

• Kağıt: Kağıt öncelikle kağıt çamuru hazırlamak için, su içerisinde liflerine ayrılır. Eğer gerekirse içindeki lif olmayan yabancı maddeler için temizleme işlemine tutulur. Mürekkep ayırıcı olarak, sodyum hidroksit veya sodyum karbonat kullanılır. Daha sonra hazır olan kağıt lifleri, geri dönüşmüş kağıt üretiminde kullanılır.

• Plastik: Plastik atıklar öncelikle cinslerine göre ayrılarak geri dönüşüm işlemine tabi tutulur. Cinslerine göre ayrılan geri dönüşebilir plastik atıklar, kırma makinalarında kırılıp küçük parçalara ayrılır. İşletmeler bu parçaları direkt olarak belli oranlarda, orijinal hammadde ile karıştırarak üretim işleminde kullanabildiği gibi; tekrar eritip katkı maddeleri katarak ikinci sınıf hammadde olarak da kullanabilir. Cam: Cam atıklar (şişe, kavanoz vb.) toplama kutularında toplanır ve bu atıklar renklerine göre ayrılarak geri dönüşüm tesislerine verilir. Burada atık ve katkı maddelerinden ayrılır. Burada cam kırılır ve hammadde karışımına karıştırılarak eritme ocaklarına dökülür. Bu şekilde tekrar cam olarak kullanıma geçer. Kırılan cam, beton katkısı ve camasfalt olarak da kullanılmaktadır. Camasfalta %30 civarında geri dönüşmüş cam katılmaktadır. Cam bu şekilde sonsuz bir döngü içinde geri dönüştürülebilir, yapısında bozulma olmaz

Tüketicileri bilgilendirmede tek yol etiketleme midir?

 

Etiketleme yapmak tüketicilerin bilgilendirilmesi açısından çok büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte basit ama kapsamlı bilgilerin sunulması tüketici güveni yaratmaya yardımcı olur. Bu nedenle etiketlemeye ek olarak, objektif ve doğru bilgiler gıda zincirinde yer alan bilim adamları ve konuda uzman kişiler tarafından sağlanmalıdır. Medya kanallarının da tüketicileri bilgilendirmede önemli rolleri bulunmaktadır.

Taze ve donmuş küçük taneli meyveler arasında besinsel farklılıklar var mı?

 

Farklı türdeki küçük taneli meyveler lif; C vitamini, A vitamini ve folik asit gibi vitaminler; potasyum ve kalsiyum gibi mineraller; ve polifenoller, fenolik asitler ve flavonoidler (örneğin antosiyaninler) gibi fitokimyasallar bakımından zengindir. Bu fitokimyasallar güçlü antioksidanlardır, anti enflamatuar ve anti karsinojenik özelliklere sahiptir.

Toplandıktan hemen sonra yenen taze küçük taneli meyveler temel besin ögelerini almak açısından en iyi tercihtir. Ne yazık ki günümüzdeki yaşam tarzı herkesin bu meyveleri taze bulmasına veya yetiştirmesine olanak tanımamaktadır. Küçük taneli meyveler hasat edildikten hemen sonra bazı besinlerini kaybetmeye başladığından, donmuş küçük taneli meyveler uzun bir süre boyunca uzun bir mesafede nakledilenlerden daha besleyicidir. Hasattan hemen sonra dondurulan küçük taneli meyveler birçok besin bileşeni ve fitokimyasalı korumaktadır.

Dondurmak gıdayı saklamanın en nazik yöntemlerindendir. Çok düşük sıcaklıklar mikroorganizmaların gelişimini engellemekte ve enzimlere bağlı ve kimyasal faaliyetleri yavaşlatmaktadır (eksi 10 santigrat derece). Donmuş meyvelerde özellikle en hassas bileşenlerden olan C vitamini, taze toplanmış meyvelerdeki gibi kalmakta ve neredeyse aylarca bu şekilde devam etmektedir. Örneğin meyveyi 3 gün dondurmadan saklarsanız C vitamini içeriğinin %50’sini kaybedilecektir. Taze ve donmuş taneli meyvelerin besin değerleri neredeyse aynıdır.

2016 Gıdahatti. Her Hakkı Saklıdır.