Gıda Hattı

Gıda devi, bisküvilik buğday ihraç edecek!

27 Ağustos 2020, 20:06
Paylaş
Gıda devi, bisküvilik buğday ihraç edecek!

Tarım ve Orman Bakanlığı ile geliştirdikleri “Ali Ağa” isimli bisküvilik buğdayda ekim aşamasına geldiklerini belirten Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, “Sözleşmeli tarım ile önemli miktarda bisküvilik buğday elde edeceğiz ve bunu ihraç etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Bir yayın grubunun Tarım ve Orman Bakanlığı’nın himayesinde yeni 10 yılda Türkiye tarımının yol haritasına katkı sağlamak amacıyla düzenlediği ‘Tarım Ormanın Geleceği’ webinar serisinin ikincisi gerçekleştirildi.

“Tarımsal ürünlerin karbon ayak izini takip ediyoruz”

“Sürdürülebilir Kalkınma, Kırsal Kalkınma ve Girişimcilik” başlıklarının incelendiği webinarın açılışında konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, değer zincirinde yer alan tüm işletmeler için makul oranda karlılığı göz önünde bulunduran ekonomik modelin kalıcı bir model olduğunu anlattı. Ali Ülker, “Yıldız Holding, 60 milyar TL’lik ciro büyüklüğüne verimlilik, iyi bir tedarik zinciri ve güçlü lojistik ağı ile ulaştı. Bizim için önemli olan dünya ile rekabet edebilme gücümüz. Bu nedenle kullanılan girdilerde yüksek kalite, uygun fiyat ve sürdürülebilirlik kavramı altında, doğa ve çevre ile dost, karbon ayak izi kontrollü üretim süreçlerine çok önem veriyoruz. Son yıllarda tarım ürünlerinde de karbon emisyon ve ayak izini takip ediyoruz” dedi.

“Tarım ve hayvancılık, pandemide gücünü gösterdi”

Covid-19 sürecinde tarımda Türkiye’nin kendi kendine yettiğini hatırlatan Ali Ülker, ekim ve dikim faaliyetleri ve hayvancılığın özellikle pandemi döneminde gücünü gösterdiğini ifade etti.

Tarım ekonomisinin cari fazlasının olmasının sevindirici olduğunu belirten Ülker, “Gıdada yeterli olmanın yanı sıra gıda israfının engellenmesi de son derece önemli. Bakanlığın ‘Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık’ programı ile elde etmeyi hedeflediği ve başardığı tasarruflarla Türkiye’nin misliyle fazlasını, tekrar besleme imkanına sahibiz. Yıldız Holding’in hedeflerinden biri de israfsız şirket ile sürdürülebilirlik politikalarını yaymak, üretimde ve tüketimde kontrolü artırmaktır” dedi.

Ali Ağa Buğdayı

“Bisküvilik buğday ihraç etmeyi hedefliyoruz”

Otomasyona önem verdiklerini ve Ar-Ge ile dünyayla rekabet eden ürünler geliştirmek için çalıştıklarını ifade eden Ali Ülker, “Türkiye buğday da ihraç edebilir, ama onun yerine un ihraç etmeli. Un yerine makarna, makarna yerine bisküvi yapabilmeli. Bizim için ürettiğimiz bisküvileri İngiltere’ye satabilmek iftihar vesilesidir. Üzerine çikolata koyduğumuzda tonunu 2 bin 500 dolardan 5 bin dolara çıkarabiliyoruz. Afrika’dan direkt kakao tanelerini ithal edip işleyerek, çikolata üretip, Türk tarımından şeker ve süt tozu alarak insanımızın emeği ile çikolata yapıyoruz. Bir kısmı Türkiye’de tüketilse de Godiva markamızla Silivri’deki fabrikadan Japonya’ya ve ABD’ye satıyoruz. Bu arada Tarım Bakanlığı bünyesindeki Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü ile 7-8 senelik çalışma ile “Ali Ağa” isimli bisküvilik buğday tohumunu geliştirdik ve artık ekim aşamasına geldik. Sözleşmeli tarım ile önemli miktarda bisküvilik buğday elde edeceğiz ve bunu ihraç etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Sözleşmeli tarım ve alım garantisi ile 500 bin aileye imkan sağladıklarını belirten Ülker, çiftçilere ayrıca avans verip, finansman sağlayarak maliyetlerin düşmesine yardımcı olduklarını belirtti. Ülker, Şok Marketler’in de sözleşmeli tarım yaptığını ve tarladan rafa ulaşana kadar yüzde 10-20 kayıp verilmesinin önüne geçilmesi için çalışmalarının sürdüğünü vurguladı.

taylan-kiymaz-gidahattiCovid-19 etki analizi yapılıyor

Webinar kapsamında gerçekleştirilen “Tarımsal Ekosisteminin Sürekliliğini Sağlamak İçin Türkiye’nin Yol Haritası” panelinin açılış konuşmasını yapan Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu, Avrupa ve Orta Asya Merkezi, Ülke Program Müdürü Doç. Dr. Taylan Kıymaz, kırsal kalkınmanın kaynakların sürdürülebilirliği üzerine oturtulduğunu söyledi. Kırsal istihdamın artırılması için yoksullukla mücadele ve göçün önlenmesinin de temel unsurlar olduğunu belirten Taylan Kıymaz, “Köy yatırımlarının desteklenmesi programları, kırsal altyapı destekleri programı, kırsal kalkınma yatırımları destekleme ile AB destekli kırsal kalkınma destek programı ile kırsal kalkınma altyapısına 2.5 milyar TL’lik kaynak aktarılıyor” dedi.

Sürdürülebilir program ve destekler kapsamında üreticilerin iklim değişikliğine karşı direnç oluşturabilmesini sağlamak ve projelerde bu algının yer alması için çalışıldığını anlatan Kıymaz, Covid-19 etki analizi ile e-ticarete kırsal kesimin katılabilmesi için çalışma yaptıklarına dikkat çekti.

Yatırım fonlarının gözü tarıma çevrildi!

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Cengiz Sayın moderatörlüğünde yapılan “Tarımsal Ekosisteminin Sürekliliğini Sağlamak İçin Türkiye’nin Yol Haritası” panelinde konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka, her ne kadar tarımın uluslararası yatırım pastasından aldığı pay az olsa da pandemi dönemiyle birlikte öneminin arttığına dikkat çekti. Karayaka, “Tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar, aksayan hasat, tüketicilerin satın alma alışkanlıklarındaki değişiklik önemli faktör oldu. Tarımsal üretimde otomasyon, hasat takip sistemleri önem kazandı. Bu alana artık büyük yatırım fonları yatırım yapıyor. Üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve otomasyon konusunda ciddi bilinç oluştu. Su konusunda çalışmalar arttı. Sulama teknolojileri yatırım fonlarının hedefinde” diye konuştu.

Üreticiler ile teknoloji girişimcilerinin biraraya getirilmesi gerektiğini kaydeden Karakaya, son yıllarda dijitalleşmenin tarımda kullanılmasıyla tarım ve gıdada start-up girişimcilerinin öne çıktığını belirtti. Karakaya, fonların da bu konuda bir iştahı söz konusu olduğunu belirterek ofis olarak da girişim ekosistemine yatırımcı bulmak için dünyanın her yerinde görüşme yaptıklarını vurguladı.

Atalık Tohum Sosyal Girişimci Nardane Kuşçu ise, “Tarım kadın eliyle toplanıyor. Tarımda görünmeyen kadın emeğini görünür kılmak artık şart. Kadın çiftçiliğinin desteklenmesi lazım” diye konuştu.

“Pandeminin yarattığı belirsizlik, gıda yetersizliği riskini artırıyor”

Tarım İşletmeleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Ayşin Işıkgece ise pandeminin herkesi şaşırttığını belirterek, “Tarımda kendi kendine yeterlilik sıkıntılı anlarda daha ön plana çıkıyor, bu durumun öneminin bilincindeyiz ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugünlerde hayatımızı ona göre şekillendirdiğimiz Covid-19 süreci aslında yeni bir tarım ve gıda sistemi kurmak için büyük bir fırsat. İçinde bulunduğumuz süreçte dünyayı bir bütün olarak düşünmemiz gerekiyor. Pandeminin yarattığı belirsizlik, gıda yetersizliği riskini artırıyor ve bu riske karşı her zaman hazırlıklı olmamız gerektiğini gösteriyor. Tarım Bakanlığı özel sektörle el ele çalışmalar yaptı. Kendi kendine yeterlilik nedeniyle elimizdeki varlıkları nasıl değerlendirebiliriz konuları tartışıldı” dedi.

“Önce üreticiye sertifikalı tohum bilinci verilmeli”

Pandemi sonrasında sürdürülebilir kalkınma için yerli tohum kullanılması, verimliliğin artırılması, israfın azaltılması ve dijitalleşmenin çok daha önemli bir hale geldiğini söyleyen Işıkgece, “Buğday üretimimizin 1.4 milyon tonunun yüzde 38’i sertifikalı. Üçte ikisini daha kullansak yüzde 25 daha fazla verim demek oluyor. Bu, işin abecesi… İlk etapta bu bilincimizi ülkemizde çiftçimize yayarak yüzde 25’lik verim kaybını cebimize koymamız gerekiyor. Dijitalleşme de önemli. Tarımın en önemli problemini dikkate alıp Dijital Tarım Pazarı’nı (DİTAP) tasarladık. Bu portalda arz ve talep buluşuyor” dedi.

Yerli tohumculuğu geliştirmek için yaptıkları çalışmaların sonucunda satışlara da başladıklarını kaydeden Işıkgece, yılsonunda özel bir katalog çıkaracaklarını ve üreticilerin bu katalogdan seçerek tohum alabileceğini dile getirdi.

İHA

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.