Gıda Hattı

Gıda Sektörü 2007' den umutlu ama seçimler tedirgin ediyor.

11 Şubat 2007, 10:38
Paylaş
Gıda Sektörü 2007' den umutlu ama seçimler tedirgin ediyor.

salep

Türk gıda sektörünün hem uluslar arası hem de ulusal aktörleri, ilk ayını geride bıraktığımız 2007’den umutlu. Ekonomide yaşanan gelişmelere paralel olarak belli bir büyümeyi yakalayan sektörde büyümenin süreceği beklentisi hakim. 2007 için endişe yaratan tek unsur ise seçimler…

Gıdahattı, yeni yılın ilk sayısında sayfalarını gıda sanayinin önde gelen kuruluşlarından isimlere açtı. İşte sektöre ilişkin 2006 değerlendirmeleri ve 2007 yılından beklentiler.

semsik

Şemsi KOPUZ

(Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı)

KDV indirimi hayata geçmeli

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı Gelinen noktada, yaklaşık 40 bin gıda işletmesinde 85 milyar dolar tutarında üretim yapıldığını, 400 bin kişiye istihdam sağlandığını görüyoruz. Türkiye’nin tarım ve tarıma dayalı gıda sanayi ihracatı 9.5 milyar ABD Doları, ithalat ise 6,5 milyar ABD Doları’dır. Görüldüğü gibi dış ticaret dengesinde durum lehimizedir. Bu sevindirici olmakla birlikte ihracat rakamının 2010 yılında en azından 20 milyar dolar olması gerekmektedir. Sahip olduğumuz coğrafya, bize bu avantajı sağlamaktadır.

2006’da bizi en çok sevindiren gelişmelerden biri 4 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz 2’nci Genel Kurulu’muzda sayın başbakanımızın ‘Gıdada KDV İndirimi’ sözü vermesi oldu. Konuya ilişkin çalışmalarımızı son şeklini vererek, Maliye Bakanlığı’na sunduk. 2007’de sayın başbakanın söz verdiği bu gelişmenin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Bir diğer gelişme de Mayıs ayında yaşandı. TGDF’nin de üyesi olduğu Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu, sağlık beyanı yapılacak gıda gruplarını 4’ten 9’a çıkardı. Böylece kolestrol, yağ, doymuş yağ, sodyum, şeker, alkol, kalsiyum, prebiyotik bakteri, prebiyotik, omega3 yağ asidi, soya proteini ve bitkisel sterol/stanol ihtiva eden gıda bileşenleri sağlık beyanları kullanma imkanına kavuştu.

CIAA Yönetim Kurulu’ndayız TGDF olarak Avrupa Gıda ve İçecek Sanayi Konfederasyonu’na (CIAA) üye olduk. Hemen ardından Türkiye, CIAA Yönetim Kurulu’na seçildi. AB dışından ülkelerin gözlemci olabildiği gözönünde tutulduğunda, Türkiye’nin yönetim kuruluna girmesinin önemi daha iyi ortaya çıkacaktır. Bu, TGDF çatısı altındaki firmaların AB ile entegrasyonda bir sorunu olmadığının en temel kanıtıdır.

2007 beklentilerimiz 2007 yılında ekonominin yüzde 5-5,5; gıda sektörünün ise yüzde 7-8 civarında büyüyeceğini, ihracatın yüzde 20, ithalatın ise yüzde 10 seviyesinde artacağını beklemekteyiz. 2007’nin seçim yılı olmasının olumsuz etkileri elbette olacaktır. Ancak, Türk ekonomisi, seçim gibi siyasi gelişmelerden daha az etkilenmektedir. Seçimlerin gıda sektörüne etkisi ise daha da sınırlı olacaktır. Çünkü insanoğlu yaşadığı sürece gıda ihtiyacı azalmayacak, aksine gelir seviyesi yükseldikçe işlenmiş gıdalara talebi daha da artacaktır. 2007’de gıda sektöründe artacak yatırımların, meyve - sebze işleme ile şeker mamullerinde yoğunlaşması öngörülmektedir. Bugünkü küreselleşme olgusu karşısında, firmaların rekabet güçlerini artırmak, finansman ve teknik alt yapılarını güçlendirmek için birleşme ya da satın almalar şeklinde büyümelerinin 2007 yılında da artarak devam edeceği tahmin edilmektedir. İnsanlar bilinçlendikçe gıda tercihleri optimum beslenme dediğimiz tarafa doğru kaymaktadır. Beslenme alışkanlıkları değişmekte, yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmektedir. İşte bu nedenle organik ve fonksiyonel gıdaları üretenler, giderek daha ön plana çıkacaklar ve rekabet şanslarını arttıracaklardır.

karaca
İzzet KARACA

(Unilever - Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı)

Dünya Büyüme Şampiyonuyuz.

Hem enflasyonun düşmesi hem tüketicinin global olarak değişmesi ve bu eğilimin yansımasıyla Türkiye, son birkaç yıldır çok önemli bir değişimden geçti. Değişimden yararlananlar tabii ki pazar payını arttırarak, kendini güçlendirenler oldu. Unilever son iki yıldır yüzde 20 ve üstünde büyüyor. Geçen yıl YTL bazında yüzde 20, Euro bazında ise yüzde 27 büyüyerek, Unilever’de dünya büyüme şampiyonluğunu yakaladık. Brezilya, Meksika, Rusya ve Çin'i geçerek dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olduk.

Bu büyümede ana unsur ekonomik istikrardı. ‘Sürümden kazanma’ stratejimizin de etkisiyle yakaladığımız büyümede, inovasyonlarımız, kuvvetli satış teşkilatımız, mükemmel verimliliğe ulaşan fabrikalarımız, dünyanın en iyi raporlaması ödülünü almış finans takımımız, insan kaynaklarına verdiğimiz önem pay sahibi. Tüm organizasyon olarak yukarı doğru hareket ediyoruz.

2005 ciromuz 1 milyar dolardı. Geçen yıl hedeflediğimiz 1 milyar Euro ciroya da oldukça yaklaştık. 2007'de ise yüzde 10-15 seviyesinde bir ciro büyümesi öngörüyoruz. Yılın ilk yarısında 1 milyar Euro’ya ulaşacağımızı düşünüyorum. Böylece, global sıralamada 12'nci sıradan ilk 10'a girmiş olacağız. Büyümeyi gerçekleştirebilmek için kapasite artırımı yaparak 2006'daki 50 milyon YTL'lik bir yatırımımızı 2007'de 2 ile çarparak, 100 milyona çıkartıyoruz.

Tüm kategorilerimizde büyüdük. 2006’da evde dondurma yeme alışkanlığını artırdık ve Türk damak tadını çok iyi yakalamamızın da etkisiyle bu alanda çok daha hızlı büyüdük. Tüketici eğilimlerinin artması ve mükemmel yeniliklerle, Domestos ve Cif’in yer aldığı hijyen mamüller de yüksek büyümeyi yakaladık. Kendisini daha iyi hissetmeyi destekleyen yeni bitkisel çaylarımız ile ilave cirolar elde ettik. Kozmetik ve deterjanda da güzel artışlar yaşadık.

2007’de de bu trendlerin devam edeceğini düşünüyoruz. Avrupa'da Unilever'in çok güçlü olduğu fonksiyonel gıdalarda yeni bir kategori yaratarak mükemmel başladık. 54 yıllık tarihimizde ilk kez Türkiye’de tüm dünya için bir kategori geliştirerek, dünya lansmanını yine Türkiye’de gerçekleştirdik. 5-12 yaş arası çocukların zihinsel gelişimine katkıda bulunacak Aklın Gıda’sı Amaze’i 4 yıl boyunca dünyadaki ve Türkiye’deki Ar-ge merkezlerimizde 40 milyon Euro’luk bir bütçe ile tamamladık. Amaze’le 10 milyon YTL’lik ciro ve Türk Fonksiyonel gıda pazarının yüzde 20’sini hedefliyoruz.

Yine sağlık markalarında, doğal gıdalarda büyümenin daha yüksek olmasını bekliyoruz. Bir diğer hızlı büyüme de kozmetik alanında gelecek. Tüketicilerimizin kendilerini daha iyi hissetmelerine yönelik yeni ürünlerimizle saç, deodorantlar, kremler, diş sağlığı kategorilerinde çok hızlı büyüyeceğiz.

Yurdagül

Metin YURDAĞÜL

(Ülker İstişare Konseyi Üyesi)

Dinamizimiz Ülke Sınırlarını Aşacak

2007 yılında iç dinamizmimizin ülkemiz sınırları dışına taşındığına tanık olacaksınız. Yurtdışı yatırımlarımız artarak devam edecek

Türkiye’de kişi başına gelir ve tüketimin artmasıyla birlikte birçok sektörde de büyüme hızının arttığını görüyoruz. Batı ve merkez Avrupa ile Kuzey Amerika’da gıda dahil bir çok sektörde doyma noktasına gelindiği için uluslararası firmaların da dikkatleri gelişmekte olan pazarlara odaklandı. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Avrupa ve Orta Doğu bölgeleri, günümüzde birçok sektörün global olarak büyümesine en çok katkı sağlayan bölge konumundadır. Bu sebeple, bir taraftan talep artarken, diğer taraftan yeni yatırımlar ve uluslararası firmaların bu bölgelerde yatırım ve şirket satın almalarına yönelmeleri, şirketlerin karlılığını dengeliyor.

Türkiye ekonomisi kriz ertesinde yakaladığı yüksek büyüme eğilimini 2006 yılının ilk yarısında da sürdürdü. 2007 yılının ekonomik anlamda, büyük ölçüde 2006 yılının son dönemindeki dinamikler altında şekilleneceğini düşünüyoruz. Sektörümüz açısından Türkiye’de genel tarım stratejisinin oluşturulması konusunun 2007 yılında gündemde olması gereken önemli konulardan biri olduğunu düşünüyoruz.

2006 yılını 7.5 milyar dolar ciro ile kapattık. 2007 yılında ise yaklaşık yüzde 10 büyüme hedefliyoruz. 2007 yılı hedeflerimiz arasında yenilikçi yaklaşımımızı sürdürmek, bölgede lider gıda kuruluşu konumumuzu sağlamlaştırmak bulunuyor. Her zaman olduğu gibi tüketicilerimizin Ülker ürünlerine değdiği noktada gülümsemesi için çalışmalarımız sürecek. Ülker Grubu’nun ana işi olan gıda sektörü ve çevresinde dönen yatırımları devam edecektir. Mevcut iş alanlarındaki sürdürülebilir büyüme imkanlarının araştırılması, farklı ve yenilikçi anlayışının nasıl devam ettirilebileceğinin araştırılması, kaynakların hedefler doğrultusunda nasıl planlanacağı, yeni iş fikirlerinin grup hedeflerine hizmet edip etmeyeceği ve bu alanlara girmek için yatırım ihtiyacının belirlenmesi gibi konular sürekli çalışılmaktadır. Bu kapsamda, 2006’da yeniden yapılandırılan Strateji ve Planlama Bölümü çalışmalarını sürdürmektedir.

2007 yılında iç dinamizmimizin ülkemiz sınırları dışına taşındığına tanık olacaksınız. Yurtdışı yatırımlarımız devam edecek ve mevcut yatırımlarımıza Mısır da katılacak. Ayrıca Pakistan’da da kek fabrikasının inşaatına başlayacağız.

timuray

Serpil TİMURAY

(Danone Turkiye-CEO)

Türkiyenin Geleceğine İnanıyoruz

Groupe Danone, Türkiye’yi ’yatırımda öncelikli pazarlar’ arasında görerek, küresel yatırım bütçesinin önemli bir payını istikrarla Türkiye’ye aktarmaktadır. Türkiye’nin geleceğine ve potansiyeline inancının açık göstergesi olan bu önceliklendirme, uluslararası yatırımcılar için teşvik edici bir örnektir.

Danone Türkiye’nin 250 milyon Euro’yu aşan yatırım portföyünde, 52.5 milyon Euro’luk payı alan Lüleburgaz fabrikamızda 4 misli kapasite ve 3 misli istihdama ulaştık. Bu, Danacol, Activia İçecek, Activia Kefir’in lansmanını mümkün kılmıştır. Stratejimiz, geleneksel yoğurt tüketim alışkanlığımızı endüstriyel/kaliteli/hijyenik ürünlere dönüştürmek ve dünyada başarısı tescillenmiş ürünleri yerli üreterek, yeni süt tüketim alışkanlıkları inşa etmektir. 2007 yılında hedefimiz, taze sütlü ürünler pazarını pazarın lideri olarak büyütmeye devam etmektir.

2006 yılında gıda sektöründe yavaşlama yaşandıysa da, 2007 yılında pazar büyümesinin devam edeceğini düşünüyoruz. Fonksiyonel sütlü ürünlerde yüzde 30 büyüme bekliyoruz. Sütlü ürünler tüketiminde de, kayıtiçi sektöre yönelişin devam edeceğini tahmin ediyoruz. Temel sütlü ürün kategorilerinde büyümenin yüzde 10 dolaylarında olacağını öngörüyoruz. 2007’de “Türkiye’nin Gülümseyen Geleceği” temalı sosyal sorumluluk programımıza da devam edeceğiz.

rinta

Rint AKYÜZ

(Amylum Nisasta - CEO)

İnşallah Endişelerimiz Boşadır

2007'de asgari yüzde 10’luk bir pazar büyümesi ve buna paralel sektör büyümesi tahmin ediyorum. Fonksiyonel gıdalar daha ön plana çıkarken, gıda güvenliği bilinci daha da artacak. Yeni yatırımların boyutunu tahmin etmek pek mümkün değil. Sektöre yabancı yatırımcının girmesi hem faydalı, hem de gerekli. Faydalı, çünkü getireceği sermaye birikimine ve teknolojiye bazı sektörlerin çok ihtiyacı var. Gerekli, çünkü getireceği disiplin gıda güvenliği açısından çok katkı sağlayacaktır. Ancak, yabancı yatırımcı için şartlar çok olumsuz. Kayıtdışı üretim ve yarattığı haksız rekabet, kurumsal yatırımcılar için büyük bir caydırıcı unsur. Devletin tarımsal ürün fiyatlarına müdahalesiyle, serbest rekabet sisteminin çalışmaması da ikinci bir unsurdur. Yerli veya yabancı kurumsal sermayenin yatırımlarını arttırabilmesi için bu yapısal problemlerin halli gerekir.

Sektörde birleşmelerin olması ve yapıların güçlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak 2007’de bunun olacağını söylemek zor. 2007'nin seçim yılı olması dolayısıyla popülist politika beklentileri piyasayı tedirgin ediyor. Gıda sektörü tarımsal girdiye bağlı olduğu ve tarımsal ürünlerin de popülist politikalardaki önemli yeri nedeniyle tedirginlik daha fazla. İnşallah endişelerimiz boşa çıkar.

blake

Duncon BLAKE

(Merko - Yönetim Kurulu Başkanı)

Seçim Ortamı Endişe Yaratıyor

2007 yılında hammaddenin işlenmesi ile ilgili olan sektörlerin (salça, mısır, pirinç vs) mevcut dengesizlikler ile uğraşmaya devam etmesi ve seçim ortamının çiftçiler üzerinde beklenti yaratarak dengesizlikleri daha da artıracağı endişesini taşıyorum. Ek destek olmasa bile mısır üreticisinin bu tahminle ekim politikasını değiştirmesi, seçim zamanına doğru tarlada ve fabrikalarda geçici işçi sorunu yaşanması gibi gelişmelerin yaşanma ihtimalini yüksek görüyorum.

2006 yılında rekoltesi çok düşük olduğu için, 2007 salça üretim hacminde yüzde 35’lik bir artış bekliyorum. Sektördeki gelişmeye paralel olarak firmam için de domates ve donmuş ürünlerde yüzde 40’lık bir büyüme bekliyorum. Ancak yatırım yaparsak bu oranı yüzde 60’a da çekebiliriz. Henüz netlik kazanmamakla birlikte 500 bin ABD Doları yatırım yapmayı planladığımız 2007 yılı için ciro hedefimiz, 40 milyon ABD Doları.

Makro ekonomik dengelere baktığımız zaman ise, mevcut dengelerle devam edilebilir bir durumda olmadığımızı düşünüyorum. Devamlı artan bir dış ticaret açığı, FDI (Yabancı Doğrudan Yatırım) ve başka memleketlerden gelen para ile dış ödeme dengesi bir yere kadar tutturuldu. Ancak ne kadar devam eder, bilmiyorum. Sabit tutulan kur dengesizliği ve tehlikeleri arttıracak. Yavaş bir kur ayarlaması, ileride kriz ihtimalini gündemden çıkartır.

sayinatac

Mustafa Sayınataç

(Cargill- Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi)

2007 Enteresan Bir Yıl Olacak

Cargill olarak, 2006’da gerçekleşenin biraz daha üzerinde bir iş hacmi hedefliyoruz. Orta ve uzun vadede talepte kalıcı olmayacak küçük oynamalar olabilir fakat sonuçta başarılı bir yıl bekliyoruz. Seçim yılı olması ve yatırımcıların ileriye dönük olumlu beklentileri 2007’yi enteresan bir yıl olarak karşımıza çıkarıyor. İlk akla gelen, bekle-gör yaklaşımı olmasına rağmen, olumlu beklentilerin gerçekleşmesi durumunda yatırımları 2008’e bırakmanın belli fırsatların kaçması ihtimali göz ardı edilmeyecektir. 2007’de konsolidasyon birleşmeleri, ilave iyileştirme ve kapasite artışları yapılmasını bekliyoruz. Büyük yatırımlar daha sonraya kalacaktır.

Türkiye’nin geleceğine inanan bir kişi olarak Cargill gibi bir gıda devinin, uygun yatırım ortamı ve fırsatlar olduğunda, yatırımlarını mutlaka artıracağını düşünüyorum. 2007’de Cargill Avrupa bünyesinde bulunan texturising (kıvam verici) ürünler ile gıda sektörüne hizmet vereceğiz. Bu yıl ciro hedefimizi 200 milyon ABD Doları olarak belirledik. Dünyada her geçen gün beslenmenin önemi ve yaşam kalitesine etkisi çok daha önemsenir hale geliyor. Sağlık ve fonksiyoneliteye yönelik ürünlerin yanısıra, hazır gıdaların da giderek ön plana çıkacağını düşünüyoruz. Bu paralelde Türkiye’de gıda sektörünün 2007 yılında genel büyüme oranının 2 veya 3 puan üzerinde büyüyeceğini öngörüyoruz.

Seçimlerden sürpriz sonuç beklemiyoruz. Hedeflerin küçük sapmalarla tutacağını düşünüyoruz. Asıl kritik olacağına inandığımız yıl, 2008. Seçimden sonra kurulacak hükümetin AB sürecinden ve hedeflerden sapmaması durumunda, Türkiye’nin sıkıntılı yıllara bir daha dönmeyeceğine inanıyoruz.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.