Gıda Hattı

Fikri Türkel

3 Nisan 2007, 12:40
Paylaş
Fikri Türkel

İçecek sektöründekilerin vebali büyük

Son bir yıl içinde tüketim alışkanlıkları değişmemişse, hiç iç açıcı bir durumumuz yok. Kısaca söylemek gerekirse bakkalın ilk 10 tüketim maddesi arasında meyve suyu, süt, ayran yok.

İki ay evvel, Finlandiya’da bir restoranda akşam yemeği yiyoruz. Türk grubunun dışında restoranda beş altı masa daha var. Saat 22.30’a gelince ışıklar yanıp söndü. “Ne oldu?” sorusunu sormadan yabancı olduğumuzu bilen garson hatırlatmada bulundu. “Bu dakikadan itibaren alkollü içki servisi yapamıyoruz”. Sadece orada değil, ülke genelinde uygulanan bir yasak bu.

Sosyal devlet anlayışını en yaygın yaşatan bölgenin İskandinav ülkeleri olduğunu biliriz. Rehberimiz İsveç’teki durumun daha katı olduğunu hatırlattı. İçki satışlarının bizdeki tekel bayileri gibi belli noktalarda ve sınırlı olarak yapıldığını söyledi.

Burada alkolün etkileri üzerine bir analiz yapmayacağım. Olaya toplumsal sorumluluk üzerinden yaklaşıyorum. Olayın vahametini “kurumsal sosyal sorumluluk” kavramı taşıyamadığı için başlıkta“vebal” kelimesini kullandım. Günde 5-7 litre sıvı tüketmesi gereken bir insanın üzücü durumu, içecek sektöründeki rakamlara bakınca daha iyi anlaşılıyor.

Son bir yıl içinde tüketim alışkanlıkları değişmemişse, hiç iç açıcı bir durumumuz yok. Kısaca söylemek gerekirse bakkalın ilk 10 tüketim maddesi arasında meyve suyu, süt, ayran yok. Olay süper marketler safhasına gelince meyve suyu kenarından listeye giriyor ama listenin başı rahatlamamıza yetmiyor. Ürkütücü bir tüketim yapısını sergiliyor.

Kazancın Yarısı Sigaradan
sigara  
Ortak Market
Bakkal
Sigara
50.2
51.4
Gazlı İçecekler
5.4
6.1
Bisküvi & Kek
4.8
4.8
Bira
4.7
6.4
Yoğurt
3.6
2.1
Alkollü İçecekler
3.4
6.1
Çay
2.1
2.0
Çikolata Kaplama
2.1
2.2
Meyve Suyu
1.9
1.7
İşlenmiş Et
1.8
-

Yukarıda ki listeye baktığımızda, piyasadaki rekabetin niye bu ürünlerde toplandığını da anlamış oluruz. Meyve suyu tüketimi bir yıl içinde yüzde 8.1 artmış olmasına rağmen ilk 10’a giremediği görülüyor. Son iki yılda Türk milleti yeni bir alışkanlık kazandı. Hazır kahve geçen yıla göre yüzde 33.6 artışla günlük içeceklerimiz arasına girdi.

Siyasiler, bilgeler, liderler sürdürülebilir beslenme, sürdürülebilir kalkınma desin dursun. Rakamlar ortada. Bu beslenme düzeniyle geleceğin neslini yetiştirmek mümkün olacak diyorsanız, bunun sırrını bana da söyleyin. Yoksa gelin olayın üzerine hep beraber düşünelim. Geleneksel içeceğimiz nedir? Ayran mı, kahve mi yoksa çay mı? Listedeki sırasına dikkat çekerim. Ayran ve kahve ilk 10’a girme şansını yakalayamamış, çay 7’nci sırada. Sağlıklı bir neslin ilk sıradaki gıdası süt de listede görünmüyor.

Ne yazık ki, insanların ifadeleriyle tercihleri arasında çelişki var. Visa’nın yapmış olduğu araştırma dikkat çekici. Visa’nın bülteninden yorumsuz aktarıyorum:

“En çok sevdiğimiz içecek çayı (%33), kola (%30.1) ve kahve (%29.3) takip ediyor. Erkekler kadınlara göre daha çaycı, ancak kahve söz konusu olduğunda her ikisinin de aynı oranlarda (%28) canının çektiği söylenebilir.

Erzurumlular yüzde 38.6 ile kolalı içecekleri en çok sevenler olurken, İzmirliler ikinci sırada gelmekte.”

Rahatlatan, iyi hissettiren şeyler

“Hangisi sizi rahatlatır, iyi hissetmenizi sağlar?” sorusuna verilen yanıtlarda da çikolata ve dondurmanın açık farkla önde olduğu görülüyor. Çikolata yüzde 43.2, dondurma yüzde 39.3. Bunları çay (% 30.4), kahve (% 26.0), cips (% 22.2) ve meyve (% 20.4) izliyor.

Çay içerken kendini en çok Erzurumlular iyi hissediyor (% 43.9). Bunu yüzde 37.6 ile Ankaralılar takip ediyor. Kahvede ise sıralama değişiyor. Adanalılar yüzde 35.5 ile ön sırada gelirken, Samsun yüzde 32.4 ile ikinci sırada yer alıyor.

En sevdiğimiz yiyecekler kalorili olanlar

cikolata En Sevdiğimiz Yiyecekler %
Dondurma 49.7
Çikolata 48.2
Cips 36.5
Dolma 36.2
Çörek-Hamur İşleri 35.5
Fırında Tavuk 35
Mantı 33.5
Patates Kızartması 32.4
Çay 31.8
Meyve 31
Baklava 29.8

“En sevdiğiniz yiyecekler nedir?” sorusuna verilen yanıtlara bakıldığında ise dondurma yüzde 49.7 ile ilk sırada gelmekte. İşin ilginç yanı araştırma insanlarımızın mazeretini de kapsıyor. İşte yoruma gerek kalmadan tercih nedeni: Genellikle “teslim oluyoruz”.

“Canınız bir şey istediğinde ne yaparsınız?” sorusuna verilen yanıtlarda da, “Canımın çektiği şey elimin altındaysa hemen teslim olurum (% 49.5)” ilk sırada geliyor. “Hemen teslim olup, canımın istediğini yerim (% 42.7)” ile bunu izliyor. En alt sıralarda ise şu yanıtlar var: “Canımın ne kadar çok o yiyeceği çektiğini, yakınımda kim varsa ona sızlanarak söylerim: yüzde 13.1. İsteği bastırmak için bir sigara içerim: yüzde 13.2”

Araştırma, “teslim olduktan sonra yaşanan duygular”da olumlu ile olumsuzlar arasında bir eşitlik olduğunu ortaya koyuyor: Çok daha iyi hissederim: yüzde 53.1. Olumsuzlar: yüzde 46.9

Sağlık bir haktır. Demokrasilerde kanuni yasaklar dışında özgürlükleri sınırlayan sadece haklardır. Her şirketin ticaret ve kar etme özgürlüğünün daraltılabileceği durumlar, insan hakları ihlalleridir.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk şirketlerin vicdanı gibi çalışmaya başladı. Bir taraftan sporu destekleyeceksin, diğer taraftan sağlıksız bir nesil sonucu verecek bir beslenme anlayışını topluma dayatacaksın. Bu ne tezat bir yapı!

Listenin üst sıralarındakilerinin vebali, alt sıradakilerin sosyal sorumlulukta daha duyarlı olmasını gerektiriyor. Neslin; daha fazla meyve suyu, daha fazla süt, daha fazla sürdürülebilir beslenme alışkanlığı kazandıracak ürünlere ihtiyacı var.

Konuyla ilgili olarak pek çok şey söylenebilir. Mevcut sponsorluk, reklam ve sosyal sorumluluk kampanyalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yazılı basını sadece alkollü ürünler kullanıyor. Genelde meyve suyu, süt, ayran ve diğer sağlıklı beslenme içeceklerinin de bu mecrayı kullanması halinde büyük dönüşümler yaşayabileceğini düşünüyorum. Mesajların daha geniş kitlelere ulaşması, marka ve ürünlere büyük itibar da kazandıracaktır.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.