Gıda Hattı

Fikri Türkel

14 Nisan 2008, 00:00
Paylaş
Fikri Türkel

Organik mi dediniz!..

Herkesin ağzında “organik”… Aldı başını gidiyor… Ancak, eğer bu süreç iyi yönetilmezse yeni bir tüketici efsanesi kalacak hatıralarda.

Cazip bir konu ve trendin yükselişi sürüyor. Ne yazık ki; tanımlar, gerçekler ve algılar örtüşmüyor. İletişimde esas, “mesajın sağlıklı olarak hedefe ulaşmasıdır”. Olgunun taraflarından hiçbirinin böyle bir derdi yok. En azından kamuoyuna aksedecek bir iletişim çalışması yok

Sözlük ve ansiklopedi kültürü, medeniyetin ve kültürün gelişmesiyle doğru orantılıdır. Biri diğerini geliştirir. Kelime dağarcığımız kadar varlığımızı ortaya koyabiliriz. Ne acıdır ki, organik ürünlerle ilgili kelimeler herkese ayrı şey anlatıyor.

Organik, ekolojik, doğal, saf, arılı gibi ifadeler satışta, tanıtımda kullanılıyor. Bir de ilgili olan kelime ve kavramlar var: Fonksiyonel, GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar), çevreci veya çevre dostu, yeşil ürünler veya yeşil ekonomi, EUREPGAP (Euro Retailer Produce Working Group-Good Agriculture Practices) yani iyi tarım uygulamaları, sera ürünü, probiyotik, prebiyotik, pestisit, kalıntı, katkılı, ilaçlı, toksin, toksik, hormonlu, light gibi…

Buyurun çıkın bakalım işin içinden! Hepsi konumuzla ilgili ama her biri ayrı bir kavram. Kahvaltıya oturduk eşim tabağı işaret ederek “Bak tarla domatesi” dedi. “Yani daha mı makbul?” diye sordum. “Tabii ki…” İzah etmeye çalıştım. Tercih için illa tarla, sera olması gerekmediğini ve bu domatesin de sera olabileceğini söyledim. İnandıramadım. Makbul domates muhabbeti neredeyse her kahvaltıda yaşanmaya devam ediyor…

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.