Gıda Hattı

FAO Genel Direktörü’nden yeni Küresel Gıda Güvenliği Senaryoları!

14 Mart 2022, 12:09
Paylaş
FAO Genel Direktörü’nden yeni Küresel Gıda Güvenliği Senaryoları!

Rusya-Ukrayna çatışması, Dünyada özellikle gıda arzına etkileri konusunda derin endişe yaratıyor. Çatışma temelinde yeni Küresel Gıda Güvenliği Senaryolarını yazan FAO Genel Direktörü QU Dongyu, tahıl ve yağlı tohum tedarik ve lojistiğindeki aksamaların, özellikle buğday arzının yüzde 30'u veya daha fazlası için Rusya ve Ukrayna'ya bağımlı 50 ülke için yaratacağı gıda güvenliği riskine dikkat çekti, yeni ve daha çeşitli tedarikçi aramaları da dahil beş politika önerisinde bulundu.

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörü QU Dongyu, “Rusya-Ukrayna Çatışması Temelinde Yeni Küresel Gıda Güvenliği Senaryoları” başlıklı makalesiyle, küresel gıda güvenliği risklerini ele aldı, önerilerde bulundu.

Küresel gıda güvenliğine pandemiden sonra çatışma tehdidi!

Son iki yılda COVID-19 pandemisi, küresel gıda güvenliği bakımından dikkate alınması gereken birçok zorluğu ortaya çıkarmışken, Rusya ve Ukrayna'da yaşananların, başka bir önemli zorluğu da beraberinde getirdiğinin altını çizen QU Dongyu, şunları kaydetti:

“Rusya ve Ukrayna, küresel gıda üretimi ve tedarikinde önemli bir rol oynuyorlar. Rusya dünyanın en büyük buğday ihracatçısıyken Ukrayna ise beşinci büyük ihracatçısıdır.

Birlikte, dünya arpa arzının %19'unu, buğdayın %14'ünü ve mısırın %4'ünü sağlayarak küresel tahıl ihracatının üçte birinden fazlasını oluşturuyorlar. Aynı zamanda kolza tohumu tedarikçisi konumundalar ve dünya ayçiçek yağı ihracat pazarının %52'sini oluşturmaktadırlar. Rusya'nın lider üretici olduğu küresel gübre arzı da oldukça yoğunlaşmıştır.

Rusya-Ukrayna kaynaklı aksamalar 50 ülkeyi ilgilendiriyor

Tahıl ve yağlı tohum üretiminde tedarik zinciri ve lojistikte Ukrayna ve Rusya kaynaklı aksamalar ve Rusya'nın ihracatına getirilen kısıtlamalar gıda güvenliği açısından önemli etkilere yol açacaktır. Bu, özellikle buğday arzının %30'u veya daha fazlası için Rusya ve Ukrayna'ya bağımlı 50 ülke için geçerlidir. Birçoğu en az gelişmiş ülkeler veya Kuzey Afrika, Asya ve Yakın Doğu'daki düşük gelirli, gıda açığı olan ülkelerdir. Birçok Avrupa ve Orta Asya ülkesi, gübre arzının %50'sinden fazlası için Rusya pazarına bağlılar ve oradaki kıtlık gelecek yıla kadar uzayabilir.

2020'nin ikinci yarısından bu yana artış gösteren gıda fiyatları, yüksek talep, girdi ve ulaşım maliyetleri ve limanlara ulaşımdaki kesintileri nedeniyle Şubat 2022'de tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Örneğin, küresel buğday ve arpa fiyatları 2021 boyunca %31 arttı. Kolza yağı ve ayçiçek yağı fiyatları %60'dan fazla arttı. Yüksek talep ve değişken doğal gaz fiyatları da gübre maliyetlerini artırdı. Örneğin, önemli bir azotlu gübre olan üre fiyatı son 12 ayda üç kattan fazla artmıştır.

Çatışmanın yoğunluğu ve süresi belirsizliğini koruyor. Bu iki büyük temel emtia ihracatçısının tarımsal faaliyetlerindeki muhtemel aksamalar, uluslararası gıda ve girdi fiyatlarının yüksek ve değişken olduğu bir zamanda, küresel olarak gıda güvensizliğini ciddi şekilde artırabilir. Çatışma, Ukrayna'da tarımsal üretimi ve satın alma gücünü de kısıtlayarak yerel olarak gıda güvensizliğinin artmasına neden olabilir.

Gözlemlenen Temel Risk Faktörleri

Tahıl bitkileri Haziran ayında hasat için hazır olacak. Ukrayna'daki çiftçilerin onları hasat edip pazara sunup sunamayacağı belli değil. Kitlesel nüfus yer değiştirmesi, tarımsal işçi ve işçi sayısını azaltmıştır. Tarım alanlarına erişmek zor olabilecektir. Hayvancılık ve kümes hayvanlarının yetiştirilmesi ve meyve ve sebze üretimi de kısıtlanabilecektir.

Karadeniz'deki Ukrayna limanları hizmet dışı. İç ulaşım altyapısı sağlam kalsa bile, operasyonel bir demiryolu sisteminin olmaması nedeniyle tahılın demiryolu ile nakliyesi imkansız olabilecektir. Gemiler, büyük miktarda buğday ve mısır sevkiyatının geçtiği kritik bir ticaret kavşağı olan Türk Boğazlarından hala geçiş yapabiliyor. Karadeniz bölgesi için artan sigorta primleri, halihazırda yüksek olan nakliye maliyetlerini daha da kötüleştirerek gıda ithalatının maliyetlerini daha da kötüleştirecektir. Ayrıca, kadrolarıyla beraber, depolama ve işleme tesislerinin sağlam ve hizmet verebilir olarak kalıp kalmayacağı da hala belirsizdir.

Rusya’ya yaptırımlar, üretim maliyetlerini daha da artıracak

Karadeniz'deki Rus limanları şimdilik açık ve kısa vadede tarımsal üretimde büyük bir aksama beklenmiyor. Bununla birlikte, Rusya'ya yönelik finansal yaptırımlar, önemli bir değer kaybına neden olmuştur ve devam etmesi halinde, üretkenliği ve büyümeyi zayıflatabilir ve sonuçta tarımsal üretim maliyetlerini daha da artırabilecek önemli bir değer kaybına neden olabilir.

Küresel kömür ihracatının %18'ini, petrolün %11'ini ve gazın %10'unu oluşturan Rusya, küresel enerji piyasasında önemli bir oyuncu. Tarım, yakıt, gaz, elektrik kullanımının yanı sıra gübreler, böcek ilaçları ve yağlayıcılar yoluyla enerjiye ihtiyaç duyar. Kesif yem ham maddeleri ve yem maddeleri üretimi de enerji gerektirir. Mevcut çatışma, enerji fiyatlarının yükselmesine ve tarım sektörü üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmasına neden olmuştur.

Buğday açığını kapatacak alternatifler sınırlı!

Buğday, dünya nüfusunun %35'inden fazlası için temel bir gıda kaynağıdır ve bu mevcut çatışma hem Rusya hem de Ukrayna'dan buğday ihracatında ani ve keskin bir düşüşe neden olabilir. Diğer ihracatçıların bu boşluğu doldurup dolduramayacağı hala belli değil. Kanada'da buğday stokları zaten azalıyor ve hükümet iç arzı sağlamaya çalışacağından ABD, Arjantin ve diğer ülkelerden yapılan ihracatın sınırlı olması muhtemel.

Buğday ithalatına bağımlı ülkelerin, küresel arzlar üzerinde daha fazla baskı yaratarak seviyelerini yükseltmesi muhtemeldir. Mısır, Türkiye, Bangladeş ve İran, buğdaylarının %60'ından fazlasını Rusya ve Ukrayna'dan satın alan dünyanın önde gelen buğday ithalatçılarıdır ve hepsinin gözle görülür ithalatı vardır. Lübnan, Tunus, Yemen, Libya ve Pakistan da buğday tedariki için büyük ölçüde bu iki ülkeye bağımlıdır. Küresel mısır ticareti, Ukrayna'dan gelen ihracat kaybının diğer ihracatçılar tarafından doldurulmayacağı beklentileri ve yüksek fiyatlar nedeniyle küçülecek gibi görünüyor.

Ayçiçek yağı ve diğer alternatif yağlar için ihracat beklentileri de belirsizliğini koruyor. Hindistan, Avrupa Birliği, Çin, İran ve Türkiye de dahil olmak üzere büyük ayçiçek yağı ithalatçılarının, hurma, soya ve kolza tohumu yağları üzerinde yayılma etkisi yaratabilecek,  başka tedarikçiler veya diğer bitkisel yağlar bulmak zorunda kalacaklardır.

Politika Önerileri

  1. Küresel gıda ve gübre ticaretini açık tutun. Yerli ve küresel talepleri karşılamak için gerekli üretim ve pazarlama faaliyetlerini korumak için her türlü çaba gösterilmelidir. Tedarik zincirleri çalışmaya devam etmeli, bu da halen hizmet veren bitkisel, hayvansal ve gıda işleme altyapılarını ve tüm lojistik sistemleri korumak anlamına geliyor.
  2. Yeni ve daha çeşitli gıda tedarikçileri bulun. Rusya ve Ukrayna'dan gıda ithalatına bağımlı ülkeler şoku emmek için alternatif tedarikçiler aramalıdır. Ayrıca mevcut gıda stoklarına güvenmeli ve insanların sağlıklı diyetlere erişimini sağlamak için yerli üretimlerini çeşitlendirmelidirler.
  3. Ülke içinde yerlerinden edilmiş kişiler de dahil olmak üzere hassas grupları destekle Hükümetler hassas insanları korumak için sosyal güvenlik ağlarını genişletmelidir. Ukrayna'da, ihtiyacı olan insanlara ulaşmak için uluslararası kuruluşlar devreye girmelidir. Dünya genelinde çatışma nedeniyle çok daha fazla insan yoksulluk ve açlığa itilecek ve onlara zamanında ve iyi hedeflenmiş sosyal koruma programları sunmalıyız.
  4. Anlık politika tepkilerinden kaçının. Gıda arz güvenliği için her türlü tedbiri yürürlüğe koymadan önce, hükümetler, uluslararası piyasalar üzerindeki olası etkilerini göz önünde bulundurmak zorundadır. İthalat tarifelerindeki düşüşler veya ihracat kısıtlamalarının kullanılması, her bir ülkenin gıda güvenliği sorunlarının kısa vadede çözülmesine yardımcı olabilir, ancak küresel pazarlardaki fiyatları artıracaktır.
  5. Piyasa şeffaflığını ve diyaloğu güçlendirin. Küresel piyasa koşulları hakkında daha fazla şeffaflık ve bilgi, tarımsal emtia piyasaları değişken olduğunda hükümetlerin ve yatırımcıların bilinçli kararlar almasına yardımcı olabilir. G-20'nin Tarımsal Piyasa Bilgi Sistemi (AMIS) gibi girişimler, objektif ve zamanında piyasa değerlendirmeleri sağlayarak bu şeffaflığı artırmaktadır.

Haber Etiketleri

FAO

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.