Gıda Hattı

EKER: ORGANİK ÜRÜNE TALEP ARTACAK

19 Şubat 2007, 14:22
Paylaş

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, dünyada refah düzeyi, kişi başına düşen gelir arttıkça ve gelir dağılımındaki adaletsizlik düzeldikçe organik ürüne olan talebin de artacağını bildirdi. Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu Derneği (URAK) ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan, “Sürdürülebilir Rekabet Avantajı Elde Etmede Organik Tarım Sektörü: Sektörel Stratejiler ve Uygulamalar” adlı kitabın tanıtımı, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısı ile yapıldı.

Tanıtımda konuşan Mehdi Eker, insanlar için yediklerinin çok önemli olduğunu belirterek, “Yaşı benim gibi müsait olanların mutlaka hayatlarında meyvelerin çok güzel koktuğu, sebzelerin kendine has lezzetlerinin olduğu, manavlardan, bakkaldan sızan sebze, meyve ve gıda kokularının bulunduğu hatıraları vardır. Artık günümüzde bunları çok sıklıkla yaşayamadığımız için bunlar hatıra oldu” dedi.

Kimyasal gübre ve ilaç kullanılarak miktar itibarıyla üretimi artırma gayreti içinde olunduğunu ifade eden Eker, bir süre sonra olumsuzlukların ortaya çıktığını, insanların, belli duygularını tatmin ettikten, hedefleri aştıktan, yeteri kadar para kazandıktan ve bazı sağlık problemleriyle karşılaştıktan sonra domatesin kokusunu, portakalın tadını özlediğini söyledi. Eker, “Bunun için insanlar daha yüksek bir bedel ödemeye hazır hale geldiler. Her yıl kullandığımız yüz milyonlarca ton ilaç, kimyasal gübre sadece yediklerimizin lezzetini bozmakla kalmadı, aynı zamanda geriye dönülemeyecek bir şekilde topraklarımızı ve sularımızı kirletti. Bu arayışın bir parçası olarak bazı çabalar ortaya çıktı. Adına da organik tarım dendi” şeklinde konuştu.

Dünyada bugün 100'den fazla ülkede 32 milyon hektar alanda organik tarım yapıldığını, 623 bin işletmenin bu işi gerçekleştirdiğini anlatan Eker, organik tarımdan en büyük payı 12 milyon hektarla Avustralya'nın aldığını, Latin Amerika'nın 5 milyon hektarla hatırı sayılır bir paya sahip olduğunu, AB'nin de 5,5 milyon hektar civarında payı bulunduğunu kaydetti. 2007'de organik tarım ürünleri pazarının 35-36 milyar dolar civarında olduğunu, bunun büyük bir hızla arttığını ve 4-5 yıl içinde 70-80 milyar dolara çıkmasının beklendiğini hatırlatan Eker, şunları söyledi:

Türkiye’de organik tarım

“Özellikle belirli bir gelir düzeyine ulaşan insanlar için gıdanın organik olması daha rahat anlaşılabiliyor. Çünkü gelir düzeyi düşük gruplar için sorun sadece karın doyurmadır. Dünyada refah düzeyi, fert başına düşen gelir arttıkça ve gelir dağılımındaki adaletsizlik düzeldikçe organik ürüne olan talep de bu miktarda artacaktır, artıyor.

Türkiye, organik tarım yapılan arazi miktarı bakımından dünyada 119 ülke içinde 34'üncü sırada. Son yıllarda bu alanda çok ciddi gelişmeler kaydedilmektedir. Türkiye’de 1969 yılında başlayan organik tarım faaliyetleri, bin 900 üretici tarafından 6 bin 700 hektar alanda yapılmakta ve toplam 10 bin ton ürün üretilmekteydi. Geçen yıl bu rakamlar üretici sayısında yaklaşık 8 kat arttı, 15 bin 300'e çıktı. Üretim alanında 33 kat arttı, 225 bin hektara çıktı. Üretimde 44 kat arttı, 450 bin tona ulaştı. Bugün organik tarım ürün yelpazesi 220 çeşide ulaştı. Bu da yine bir gelişme ama tabi ki özlediğimiz düzey değil. Bunun çok daha iyi bir noktada olmasını istiyoruz.”

Organik tarıma daha çok destek vermeyi arzu ettiklerini, ancak bu desteğin gelirle ilgili olduğunu kaydeden Eker, “Bu destekler, tarım dışında çalışan nüfusun, yani tüketicilerin ödediği paradır. Bizde 70 kişi 30 kişiyi destekliyor. Avrupa'da 95-96 kişi 4 kişiyi destekliyor. Ama biz de bunu imkanlar ölçüsünde ileriye götüreceğiz” dedi.

AB ve ABD'ye kıyasla Türkiye'nin kimyasal ilaç ve gübre kullanımı konusunda avantajlı durumda olduğunu, Türkiye'deki miktarın Avrupa'ya göre oldukça düşük seviyede bulunduğunu ve bunun bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Eker, şu anda Türkiye'de 5 milyon ton civarında kimyasal gübre kullanıldığını söyledi.

URAK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç da, Türkiye'nin daha rekabetçi olabilmesi yolunda sektörel ve bölgesel rekabet stratejilerin oluşturulması için çaba sarf eden URAK ekibinin, organik tarım konusunu da bu çerçevede ele aldığını bildirdi. Koç, dünyada hızla artan önemi ve Türkiye'nin doğal kaynaklarının sağladığı avantajlar sebebiyle organik tarım konusunun, Türkiye için dikkate değer bir konu olduğunun saptandığını belirterek, hazırlanan kitabın, alanında sektöre girmeyi düşünen girişimcilere yararlı olacağı gibi, organik tarım ile ilgili akademisyenlere ve bu konuda politika üretme ihtiyacı duyan kamu yöneticilerine de önemli bir destek sağlayacağını kaydetti.

29 üniversite ve 9 farklı kurumdan 89 akademisyen ve uzmanın katkılarıyla 2 yılı aşkın sürede hazırlanan “Sürdürülebilir Rekabet Avantajı Elde Etmede Organik Tarım Sektörü: Sektörel Stratejiler ve Uygulamalar” adlı kitabın, karar vericiler için stratejik bilgiler içerdiği bildirildi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.