Gıda Hattı

Egeli ihracatçılar, 2022’nin “İhracatta Altın Yıl” olması için taleplerini sıraladılar

14 Ocak 2022, 18:10
Paylaş
Egeli ihracatçılar, 2022’nin “İhracatta Altın Yıl” olması için taleplerini sıraladılar

2021 yılı değerlendirme toplantısında “İhracat Türk ekonomisinin tek tutunduğu dal. 2021’in ardından 2022 yılının da ‘Altın Yıl’ olması için biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapmaya hazırız.” mesajı veren EİB Birlik başkanları, taleplerini dile getirdiler.

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) , 2021 yılında ihracatını yüzde 26 artırarak 16 milyar 325 milyon dolarlık ihracata imza attı. 12 ihracatçı birliğinin 11 tanesi 2020 yılına göre ihracatını artırırken, bir tane Birlik ise performansının gerisinde kaldı.

EİB’ten ihracatta kararlılık vurgusu!

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Türkiye’nin 225 milyar dolar ihracat yaparak, Orta Vadeli Ekonomik Programdaki 2023 hedefini geride bıraktığı 2021 yılında; Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 29’luk artışla 28 milyar 158 milyon dolara çıktı. Ege Bölgesi’nde bu ihracata 10 binin üzerinde firmamız katkı sağladı. EİB’den ihracat yapan firma sayımız 2021 yılında 6 bin 644’e çıktı. Ege İhracatçı Birlikleri’ne 2021 yılında bin 489 yeni üye kazandık.” diye konuştu.

211 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını anlatan Eskinazi, Almanya, ABD ve İngiltere en çok ihracat yapılan ilk üç ülke olduğundan bahsederek, 2021 yılını ihracatta altın yıl olarak özetledi:

EİB, sürdürülebilir ihracat için çalışıyor

“İhracatımızın, sürdürülebilir kaynaklardan sağlanması için arka planda büyük bir efor harcıyoruz. Kurumsal sürdürülebilirlikten, sektörel saha çalışmalarına, insan kaynağının sürdürülebilirliğinden, firmaların Sürdürülebilirlik Ur-Ge projeleriyle desteklenmesine kadar birçok süreci yönetiyoruz.

Firmalarımızın ‘Sürdürülebilirlik’ ile ilgili projeleri öne almaları artık bir zorunluluk. Finans sektörü kaynaklarını sürdürülebilir projeler gerçekleştiren firmalara kullandırma kararı almış durumda. Şirketlerimiz sürdürülebilirlik temalı çalışmadıkları takdirde finansmana erişimde de tıkanıklıklar yaşayacaklar.”

McKinsey raporu: Avrupalı şirketler, Türkiye’yi tercih ediyor

2022 yılında hammadde fiyatlarında düşüş beklentisi olduğunu ancak, navlun fiyatlarında pandemi öncesine dönüş olmayacağına değinen Eskinazi, hammadde fiyatlarının yanı sıra navlun fiyatlarında da artışlar yaşandığını ve tedarik tarafında önemli sorunlara neden olduğunu açıkladı.

“Ancak ülkemiz bu durumdan avantajlı bir konum elde etti. Uzak coğrafyalardan yapılan ticaret olumsuz etkilenirken, tedarikte yaşanan sıkıntılar ve gecikmeler yakın coğrafyadan tedarike yönelimi artırdı. Özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nin yakın coğrafyadan alımı tercih etmesi sayesinde 2021 yılında siparişlerimizde önemli artışlar yaşandı. McKinsey’nin Aralık 2021 raporunda; Avrupalı şirketler arasında, yakından tedarike olan ilginin, Türkiye'ye doğru güçlü bir kayma ile kendini göstermekte olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin konjonktürü, ekonomik koşullar buna müsaade ederse, bu eğilim 2022’de de devam edecek.”

“İhracat Türk ekonomisinin tek tutunduğu dal”

Jak Eskinazi, “Pandeminin seyri de ihracatımız açısından başka bir bilinmez olarak karşımızda duruyor. Türk ihracatçısının finansmana erişimindeki engeller ortadan kaldırılmalıdır. Merkez Bankası’nın Reeskont Kredilerindeki tıkanıklığı gidermesi gerekiyor. İhracat Türk ekonomisinin tek tutunduğu dal. 2021 yılındaki başarıyı 2022 yılının da sürdürmek, 2022 yılının da “Altın Yıl” olması için biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bunun için döviz-faiz-enflasyon üçlüsünün bize köstek olmaması gerekiyor. Türk ekonomisinin önündeki en büyük problemin yüksek enflasyon olduğunu vurgulamamız gerekiyor. Enflasyonu düşüremediğimiz takdirde, döviz ve faizde de istikrar sağlayamayız.” dedi.

İstikrarlı kur, yabancı sermaye, yüksek teknolojili yatırım

Eskinazi, “Enflasyonu düşürmenin, döviz ve faizde istikrara kavuşmanın yolu yabancı sermaye gelişini artırmaktan geçiyor. Ülkemize yabancı sermayenin gelişini hızlandıracak zemini hazırlamakta Hükümetimizin görevi. Hükümetin uygulamaya koyduğu ekonomik modelin başarılı olması hepimizin ortak dileği. Yaklaşık üç aydır Türkiye’nin gündeminde yer alan döviz kurlarındaki aşırı dalgalanma, bugün kontrol altına alınmış gibi gözükse de, dolar kuru 18 TL seviyesine geldiği zaman piyasada oluşan fiyatlar yerinde duruyor. Milim gerileme olmadı. İhracatçılarımızın fiyat tutturabilmesi için fiyatların güncel kura göre aşağı çekilmesi gerekiyor. Türk ihracatçıları olarak önümüzdeki süreçte yüksek teknolojili yatırımlara odaklanmak istiyoruz. Bunun için ekosistemin uygun olması gerekiyor.” diye konuştu.

“Devlet destekleri güncellenmeli”

EİB olarak, 2022 yılında odaklanacakları bir diğer gündemlerinin ise Yenilenebilir Enerji Ekipmanları İhracatçıları Birliği kurulması olacağını anlatan Eskinazi, sözlerine şöyle devam etti:

“İhracatçılarımıza Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan sağlanan destek için 2021 yılında ayrılan 4,126 milyar TL’den Kasım sonu itibariyle sadece %40’ı kullanıldı. 2020 yılının aynı dönemine göre Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF)’ten firmalarımıza aktarılan destek %37 oranında azaldı. Pandemi sebebiyle fiziksel fuarların yapılamaması, kısıtlamalar sebebiyle pazara giriş faaliyetlerinin yapılamaması bu desteğin kullanımının azalmasındaki ana faktör. Burada yapılması gereken, destekleri günümüz şartlarına uyarlayıp firmalarımızın bu desteklerden azami oranda faydalanmasını sağlamak.”

Donanım ve yazılım desteği talebi

Eskinazi, “Örneğin, 2008/2 sayılı Tebliğ kapsamında Tasarım ve Ürün Geliştirme Projesi desteklenen firmalarımız için; kısıtlamalar sebebiyle gerçekleştirilemeyen yurtdışı seyahatlere ilişkin ayrılan toplam destek tutarının üçte birine düşürülmesini, bunun yerine, firmalarımızın sanal showroom ve sanal kumaş kütüphanesi kurmalarına yönelik donanım ve yazılım desteği verilmesini talep ettik. Bununla ilgili Bakanlıktan olumlu dönüş bekliyoruz.” dedi.

“Sektörlerimiz maliyet hesabı yapamıyor”

EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, 2021 yılı itibariyle toplam kuru meyve ihracatının yüzde 12,6 oranında artış kaydederek yaklaşık 1,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.

Celep, “2022 yılında ihracatımızı 250 milyar dolara taşıyacaksak finansmana da aynı ölçüde ulaşmak zorundayız. Süreç öngörülemediği için sektörlerimiz maliyet hesabı yapamıyor. Birinci önceliğimiz üreticiden nihai tüketiciye kadar olan bütün taraflarca güven tesis etmek. AB Yeşil Mutabakatı, dünya için bir risk olarak algılansa da bu Türkiye için büyük bir şans. AB fonları, Dünya Bankası’nın vermiş olduğu ciddi destekler var. Sağlıklı gıdaya talepteki artış, 2022 yılında da devam edecek. Pazarlama ve değer yaratma zinciri aşamasında kurumsal kimlik algısını öne çıkarmamız gerek.” diye konuştu.

“Dövizdeki yükseliş maliyetlerimizi artırıyor”

2021 yılı toplamına bakıldığında iştigal alanında yer alan çelik sektörünün Türkiye’ye en fazla ihracat geliri sağlayan 3’üncü, aynı zamanda ihracatını en yüksek oranda artıran sektör olduğunu anlatan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan şöyle devam etti:

“Birliğimiz 2021 yılında gerçekleştirdiği 2 Milyar 241 Milyon dolarlık ihracatla, EİB çatısı altında yer alan 12 birlik arasında en fazla ihracat yapan birlik konumunu korudu. İhracat, Türkiye’de bir yaşam biçimi haline geldi. Demir çelik sanayisinin yüzde 80’den fazlasını hammadde ve enerji girdileri oluşturmakta. Türkiye yer altı kaynakları, hammadde ve enerji açısından zengin bir ülke değil, bu da maalesef bizi yurtdışına bağımlı kılıyor. O yüzden dövizdeki yükseliş maliyetlerimizi ciddi anlamda artırıyor. Kurlardaki ani dalgalanmalar ve maliyetlerin arttığı bir ortamda öngörülebilirlik de azalmakta. Bu bağlamda sektörümüzü zor bir yıl bekliyor gibi görünse de hali hazırda yeni yatırımlarda gerçekleşmektedir.”

“Ülkemiz tarım ürünleri çeşitliliği bakımından benzersiz bir ülke”

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak da, “Birliğimizin, 2021 yılında 2020’ye göre; yüzde 14’lük bir artış ile toplam 1 milyar 182 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini görüyoruz. Ülkemiz tarım ürünleri çeşitliliği bakımından benzersiz bir ülke konumuna sahiptir. Bir başka büyük şansımız da ülkemizde üretilen birçok ürünün işlenmek suretiyle değerlendirilmesine müsait, son derece modern tesislere sahip olmamızdır. Özellikle Pandemi sonrasında katma değer yaratmaya yönelik yatırımlar hız kazandı. 2022 yılında Birliğimizin, toplam ihracatını artırarak rekorlarına yenisini eklemesini hedefliyoruz. Hedeflerimizi sürdürülebilirlik ilkemize göre belirliyor ve sürdürülebilir bir ihracat için çalışıyoruz.” dedi.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.