Gıda Hattı

Edip Cansever kimdir? Edip Cansever hayatı

28 Mayıs 2022, 11:13
Paylaş
Edip Cansever kimdir? Edip Cansever hayatı
Edip Cansever kimdir? Bir döneme eserleri ile damga vuran Edip Cansever hayatı ve eserlerinde işlediği konular ile merak ediliyor. İşte Edip Cansever biyografisi...

Edip Cansever kimdir? Türk şair ve şiir kitapları sahibi olan Edip Cansever hayatı ve kariyerine dair tüm merak edilenler...

Edip Cansever biyografi

tam adı; Ömer Edip Cansever

doğum; 8 Ağustos 1928, İstanbul

ölüm; 28 Mayıs 1986, İstanbul

mesleği; Türk şairdir.

Tam adı Ömer Edip Cansever olsa da, Ömer adını ilk şiirleri ve ilk şiir kitabı dışında hiç kullanmadı.

Edip Cansever hayatı

8 Ağustos 1928'de İstanbul'un Fatih ilçesinin Soğanağa semtinde doğdu. Annesi ve babası, Çankırı’nın Atkaracalar köyünde doğmuşlar. Ailenin üç kız ve bir erkek, toplam 4 çocuğunun üçüncüsü olarak doğdu.

İlkokulu İstanbul'da 56'ıncı İlkokul'da tamamladı. İkinci Dünya Savaşı'nda havacı çavuş olarak İstanbul'a tayin edilen babası, askerlik vazifesini tamamladıktan sonra İstanbul'da kalmış, Kapalıçarşı'da ticaret ile iştigal ediyormuş.

Ortaokul ve liseyi 1946 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladı. Yüksek Ticaret Mektebi’ne kaydoldu. Aynı dönemde babasının Kapalıçarşı’daki dükkânında çalışmaya başladı. 12 Nisan 1947’de, aile dostları tarafından tanıştırıldığı Mefharet Hanım’la evlendi. Çiftin bu evlilikten, Nuran ve Ömer adını verdikleri iki çocukları oldu.

1950 yılında yedek subay olarak askerlik hizmetini tamamladı. Askerlik dönüşünde Kapalıçarşı'da babadan kalma dükkânda turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1954’te meydana gelen Kapalıçarşı yangınında dükkânının yan­ması üzerine Jak Salhoşvili ile ortak olup, asma katlı bir başka dükkâna geçti. Ortağı alım satım işlerini yönetirken, Cansever tüm zamanını asma katta okuyup şiir yazmaya ayırdı. Edip Cansever, Kapalıçarşı'da otuz yılını geçirdi ve bu zaman zarfında dokuz şiir kitabı neşredildi.

1964’te üyesi olduğu Türkiye İşçi Partisi’nden güncel politikadan anlamadığı gerekçesiyle ayrıldı. 1975 yılında Kapalıçarşı’daki antikacı dükkânını sattı ve ticârî hayatını sonlandırdı. Bundan sonraki dönemde kış aylarını İstanbul’da, yaz aylarını da Akdeniz sahillerinde geçirdi. Akdeniz’in doğasının hem ruhuna hem de sanatına yansıttığı olumlu etkiler sebebiyle 1986 yılında Bodrum’a yerleşti. Ancak Bodrum'a geldikten sadece yirmi gün sonra bir beyin kanaması geçirdi ve İstanbul’a getirildi. Acilen alındığı ameliyattan sağ çıkamayarak, 28 Mayıs 1986’da İstanbul’da öldü. 30 Mayıs 1986’da Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi.

Edebî hayatı

Henüz ortaokul yıllarında Fatih’teki Millet Kütüphanesi’nde eski sanat dergilerini okuyup notlar alarak başlayan şiir yazma isteği, İstanbul Er­kek Lisesi’nde okuduğu yıllarda artarak devam etti. Okulun Babıâli’ye oldukça yakın oluşu sebebiyle akşamüstleri Mar­mara, ABC ve Yokuş kitabevlerine uğrayarak yeni şiir anlayışını tutkuyla izledi. Millî Eğitim Bakanlığı yayınlarından çıkan kitaplar aracılığıyla Yunan ve Lâtin klâsiklerini, dünya edebiyatınının klasiklerini okudu. İlerleyen yaşlarında Marksizm ve sol düşünce ile tanıştı.

İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini İkindi Üstü başlıklı kitapta topladı. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı.

1951'de Nokta dergisini çıkardı. Bu dergi, genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı Dirlik Düzenlik bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü. 1957'de yayınlanan Yerçekimli Karanfil ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup bu dönemin ürünleridir. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini göz ardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu.

Edip Cansever’in sağlığında yayımlanan son kitabı, Oteller Kenti oldu. 1985-1986 yılları arasında yazdığı fakat yayımlanmayan şiirleri, bazı düzyazıları, hakkında yazılanlar ve bazı konuşmalar, ölümünden sonra Gül Dönüyor Avucumda (1988) başlığıyla neşredildi. 1990’da yayımlanmış tüm şiir kitapları, Yerçekimli Karanfil/Toplu Şiirleri I ve Şairin Seyir Defteri/Top­lu Şiirleri II başlığıyla yeniden yayımlandı. 2005’te bütün şiirleri, Sonrası Kalır I-II başlığıyla Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Cansever’in çeşitli dergilerde yayımlanan, ancak şiir kitaplarına almadığı şiirleri, Mehmet Can Doğan tarafından derlendi ve 2009’da Öncesi de Kalır başlığıyla neşredildi.

Eserleri

Şiir Kitapları ve Eserleri

Düzyazı

  • Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)
  • Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar. Hazırlayan: Devrim Dirlikyapan. Yapı Kredi Yayınları, 2009.

Ödüller

  • 1958 Yeditepe Şiir Armağanı: "Yerçekimli Karanfil"
  • 1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü: "Ben Ruhi Bey Nasılım"
  • 1981 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü: "Yeniden

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.