Gıda Hattı

Dünya Süt Günü: Sağlıklı yaşam için “güvenli süt” tüketin!

31 Mayıs 2022, 13:31
Paylaş
Dünya Süt Günü: Sağlıklı yaşam için “güvenli süt” tüketin!

1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla güçlü bağışıklık için süt tüketiminin önemine dikkat çeken uzmanlar, tüketicilerin hijyen ve gıda güvenliği açısından içeriği tam olarak bilinmeyen açık sütler yerine ambalajlı süt tercih etmelerini öneriyor.           

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından alınan karar doğrultusunda 2001 yılından bu yana 1 Haziran, tüm dünyada Dünya Süt Günü olarak kutlanıyor. Dünya Süt Günü’nün 2022 yılı teması “Süt sektöründe sürdürülebilirliğin yanı sıra çevresel, beslenme ve sosyoekonomik güçlendirme” belirlendi.

Uzmanlar, bu önemli günde bağışıklık sistemini güçlendirmede önemli bir rol oynayan sütün faydalarına dikkat çekerken, güvenli süt tüketiminin ne kadar önemli olduğu hakkında farkındalık yaratmak için de bir fırsat sunuyor.

Türkiye’de süt içme oranları Avrupa’nın gerisinde!

Yapılan araştırmalar, Türkiye’de süt içme oranlarının Avrupa ülkelerine göre oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Yıllık ortalama süt tüketiminin 276 litre olduğu Türkiye’de, bu oranın sadece 40 litresinin içme sütünden, geri kalanının ise süt ürünlerinden oluştuğu belirtiliyor. AB ülkelerine bakıldığı zaman bu miktarın yıllık 342,5 litre, ABD’de ise 292 litre olduğu ortaya konuluyor.

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği'nin (ASÜD) verilerine göre, Türkiye’de toplam süt üretimi son 20 yılda neredeyse iki katına çıkmış durumda. Ancak bu miktarın sadece yüzde 45’i süt endüstrisine giderek, güvenilir ve sağlıklı ürünlere dönüşüyor.

Süt içmek bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Çocuk, yetişkin gözetmeksizin süt içmenin yaşamın her evresinde önemli olduğunu vurgulayan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, sütün içeriğinde 40’tan fazla besin öğesinin bulunduğunu ve bu besin öğelerinin bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. İnanç’ın açıklamalarına göre günde iki bardak süt içmek, çocuk ve yetişkinlerin günlük mineral ihtiyacının tamamının karşılanmasını sağlıyor.

Süt tüketmeniz için 11 neden

  1. Bağışıklık sistemini güçlendirir: Sütün içerisinde bulunan 40’tan fazla besin öğesi, savunma sistemini oluşturan hücrelerin iyi çalışmasını sağlayarak mevsim geçişlerinde sıkça yaşanan solunum yolu enfeksiyonları, grip ve soğuk algınlığı gibi birçok rahatsızlığa karşı koruyuculuk sağlıyor.
  2. Süt son derece önemli bir protein kaynağı: 1 litre sütün içerisinde 32 gram protein bulunuyor ve bu proteinler, hücre ve dokuların oluşmasında, saç ve tırnakların gelişmesinde rol oynayarak büyüme ve gelişmeye önemli ölçüde katkı sağlıyor. Sütte yer alan proteinler, aynı zamanda kasların da sağlıklı gelişmesine ve çalışmasına yardımcı oluyor.
  3. Vücutta kaybedilen suyu yerine koyuyor: Süt rehidrasyonu, yani vücutta kaybedilen suyun yeniden yerine konmasını sağlayan çok miktarda su molekülünden meydana gelir.
  4. Kemik gelişimini sağlar, osteoporozu engeller: Kemiklerin güçlenmesini sağlayan süt, kemik sağlığının korunması için gerekli olan kalsiyum deposudur. Bu sebeple günde 2 bardak süt tüketmek, osteoporoz gibi kemik hastalıklarının engellenmesine yardımcı olur.
  5. Süt tüketmek, kalp hastalıklarının önüne geçer: Süt ve süt ürünleri, protein dışında ayrıca kan basıncının ve yağlarının düşürülmesinde yardımcı olan kalsiyum ve fosfor gibi birçok besin öğesine sahiptir. Günlük düzenli süt tüketimi, koroner kalp hastalıklarına karşı koruyuculuk sağlarken hipertansiyonun da dengelenmesinde önemli rol oynar.
  6. Gebelikte mineral kaybını önler: Günde 2 bardak süt tüketmek, gebelik boyunca anne vücudunda azalan minerallerin karşılanmasını sağlar.
  7. Dişleri korur: Yüksek miktarda kalsiyum ve fosfor içeren süt, asitli ve şekerli yiyeceklerin yol açtığı zararlı mikroorganizmalarla savaşarak dişlerde oluşabilecek çürüklerin önüne geçer.
  8. Cildin güzelleşmesini sağlar: Birçok vitamin ve mineral içeren süt, akne ve cilt inflamasyonunun önüne geçerek cildin güzelleşmesini sağlar.
  9. Tokluk hissini artırarak kilo alımını önler: Glisemik indeksi yüksek besinlerden olan süt, günde 2 bardak tüketildiğinde tokluk hissi yaratarak fazla kilo alımının önüne geçer.
  10. Enerji kaynağıdır: Yeterli ve dengeli beslenebilmek için ihtiyaç duyduğumuz besin grupları içinde yalnızca süt, enerji oluşumunda etkili olan karbonhidrat, protein ve yağı bir arada içerir.
  11. Okuldaki başarıyı artırır: Sütün içerisinde bulunan B12 vitamini, sinir sistemi ve sinirler arası iletimini olumlu yönde etkileyerek çocukların algı ve öğrenme kapasitelerini artırır. Ayrıca çinko ve tirozin de bilişsel gelişim, dikkat, aktivite, davranış ve motor gelişimini olumlu yönde etkiler.

Güvenli süt ile ilgili ipuçları

Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. U. Tansel Şireli, gündelik hayatta güvenli süt tüketmekle ilgili olarak şu uyarılarda bulundu:

“Dünya Sağlık Örgütü’nün gıdalar için sunduğu önerilere mutlaka uyulması gerekiyor. Açıkta satılan peynir, süt, yoğurt, çiğ et, sebze ve meyveler ile diğer gıdalar için bulaşmayı önleyici temel hijyen tedbirleri uygulanmalıdır. Açıkta satılan, sağım ve saklama koşulları belli olmayan sokak sütlerinden muhakkak uzak durulmalıdır. Sütler için özellikle ısıl işlem uygulanmış pastörize veya UHT sütler tercih edilmesi gerekiyor”.

Sağlıklı yaşam için güvenli süt!

Açıkta satılan sütün ve bu sütten yapılan ürünlerin insan sağlığı açısından taşıdığı riskler ve ambalajlı süt tüketimi konusunda öneriler ise şöyle sıralanıyor:

  • Doğrudan sütçü güğümünden bir bidona veya plastik torbaya dökülerek açıkta satılan sütün içerisinde zararlı bakteri ve katkı maddelerinin yer alma olasılığı bulunuyor.
  • Hijyenik olmayan ortamlarda sağım yapılarak elde edilen çiğ süt; yetersiz hijyen koşullarında hızla soğutulmadığı takdirde bozulabilir. Özellikle akşam sütleri, bozulmaya daha müsaittir. Bu sütlerin tüketiciye ulaşana kadar bozulmaması amacıyla, içerisine yasal olmayan ve insan sağlığını tehdit edecek kimyasallar eklenebilir.
  • Açıkta satılan sütü evde kaynatmak, her zaman onu güvenilir hale getirmez. Kaynatma işleminde sadece bazı mikroorganizmaların canlı formları etkisiz hale gelebilir, ancak bu işlem bazı spor ve toksinlerin etkisiz hale gelmesi için yeterli olmayabilir. Süt kaynatmak, aynı zamanda sütün bozulmasını engellemek için katılan kimyasalların ısı ile parçalanarak zararlı bileşiklerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Ayrıca birkaç dakika boyunca kaynamış sütün besleyici içeriğinde de kayıplar yaşanır.
  • Ultra yüksek sıcaklıkta işleme (UHT), 135-140 santigrat derece aralığında, süte 4 saniye boyunca ısı işlemi uygulaması yapılan bir teknolojidir. Bu süreçte hastalık oluşturan canlı bakteriler yok edilirken süt, besin değerlerinde bir kayıp yaşanmadan hızlıca tekrar soğutulur.
  • Pastörizasyon adı verilen işlem, hastalığa neden olan mikropları öldürmek için sütün yeterince uzun bir süre yüksek bir sıcaklığa kadar ısıtılmasıdır. Pastörize süt, bu işlemden geçmiş süt anlamına gelmektedir.
  • Paketi açıldıktan sonra buzdolabında saklanması gereken sütün üç gün içinde tüketilmesi önerilmektedir.
  • UHT ve pastörize işlemleri görmüş ambalajlı sütler, içme sütü olarak işlem görmeden önce platform testleri adı verilen bazı güvenlik testlerinden geçer. Bu sebeple, bu sütler kontrolü ve denetimi yapılmış sütlerdir.

Süt alırken etikete dikkat!

  • Süt satın alırken etikete dikkat etmek önemlidir. Güvenli sütün etiketinin üzerinde "Pastörize veya UHT" kelimelerine yer verilir. Bir ürünün etiketinde "Pastörize veya UHT" kelimesi görünmüyorsa o süt sağlığınız için güvenli olmayabilir.
  • Pastörize olduklarını doğrulayamadığınız sürece, köy pazarlarından veya sokak satıcılarından süt veya süt ürünleri almayın.

TVHB: “Güvenilir süt ve süt ürünlerinin tüketimi önemli”

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu da mesajında, sağlıklı bir toplum için bireylerin iyi beslenmesinde sütün çok değerli bir ürün olduğunun altını çizdi. Eroğlu, şunları kaydetti:

“Bu bağlamda brusella ve tüberküloz olmak üzere insan sağlığını tehdit eden pek çok biyolojik ve kimyasal tehlikelerden ari hilesiz süt ve süt ürünlerinin üretilmesi son derece önemlidir. Bu ise ancak veteriner hekim kontrolünde sağlıklı, yüksek verimli ve refah içerisinde yetiştirilen süt hayvanlarından asgari hijyen koşullarında elde edilen sütün soğuk zincir altında taşınması ve hijyenik olarak işlenmesi ve çiftlikten sofraya kadar olan bu süreçte gıda güvenliğinin sağlanmasıyla mümkündür.

Son derece stratejik bir konu olan süt üretimi; çiftlikte birincil üretimden sütün işlenmesine, birliklerden resmi otoriteye, perakende satış noktalarından tüketiciye kadar paydaşların ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluk çerçevesinde de sorunların çözümünün sadece çiğ süt bazında ele alınması adil ve sürdürülebilir değildir. Süt fiyatlarının baskılanmasında çiğ süte yönelik düzenlemeler emeğinin karşılığına alamayan çiftçilerin üretimi bırakmasına ve ineklerini kesime sevk etmesine bu durum ise orta vadede ülkedeki hayvan varlığının azalmasına uzun vadede ise ülkedeki ıslah çalışmalarının akamete uğramasına neden olmaktadır.

Bu bağlamda sorunların milli bir mesele olarak görülmesi, kişi ve makamlardan bağımsız olarak ele alınması gerekmektedir. Planlanacak uzun vadeli politikaların istikrarlı bir şekilde hayata geçirilmesi ile ıslah çalışmaları, destekleme ve sübvansiyonlar çiftçi ve sanayiciye kazandıracak tüketicinin ise satın alma gücünü arttıracak şekilde uygulanmalıdır. Çiğ süt fiyatlarının baskılanması suretiyle son üründeki fiyatların kontrol politikasından vazgeçilerek üreticinin emeğinin karşılığını alacağı ancak fiyatların tüketiciye makul seviyede yansıması için arada oluşan farkın sübvansiyonu en makul çözüm olarak karşımızda durmaktadır.”

"USK, koyun ve keçi sütü için de referans fiyat açıklamalı"

Dünya Süt Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik de, sayısız faydalarına rağmen ülkemizde içme sütü tüketim alışkanlığının yaygın olmadığını vurguladı. Çelik, “Halkımızın süt tüketimi ne yazık ki su, çay ve gazlı içeceklerden sonra gelmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki içme sütü tüketim rakamları ülkemizle karşılaştırıldığında içme sütü tüketimimizin gelişmiş ülkelerle kıyaslanamayacak derecede düşük olduğu görülmektedir” dedi.

Her insanın günlük belirli miktarda süt veya süt ürünlerini mutlaka tüketmesi gerektiğini belirten Çelik, “Süt üreticilerinin günümüz şartlarında desteklenmesine devam edilerek tüketicilerin de uygun fiyatlardan süt ve süt ürünlerine ulaşımı sağlanmalıdır. Süt denilince toplumda inek sütü anlaşılmaktadır. Ulusal Süt Konseyi bile referans fiyat açıklarken sadece inek sütünü baz almakta koyun ve keçi sütünü yok saymaktadır. Dolayısıyla koyun keçi süt alım fiyatlarını sanayici ve mandıracılar belirlemekte, çok sayıda yetiştiricimiz bu nedenle mağdur olmaktadır. USK tarafından koyun ve keçi sütü için de referans fiyatlar açıklanmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Üretimi teşvik edici politikalar, fiyat istikrarı ve öngörülebilirlik”

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) açıklamasında da, TÜİK rakamlarına göre 2020 yılında 23 milyon 503 bin 790 ton çiğ süt üretilirken, 2021 yılında üretimin %1,29 azalarak 23 milyon 200 bin 306 ton olarak gerçekleştiğine dikkat çekildi.

“Bu düşüşün gerçekte daha fazla olduğunu tahmin etmekteyiz. Dişi hayvan kesimlerindeki artış üretim miktarında da önemli bir düşüşe sebep olmuş ve olacaktır” denilen açıklamada, şöyle denildi:

“Pandemi süreci çiğ süt üretimini ve süt tüketimini etkilemezken, girdi fiyatlarının ithalata bağlı olması dolayısı ile kur artışı karşısında maliyetlerin yükselmesi çiftçileri olumsuz olarak etkilemeye devam etmektedir. Son dönemde özellikle yem fiyatlarına gelen yüksek fiyat artışları çiftçimizi hayvan kesimine ve hatta bazı küçük çiftçilerimizi üretimden vazgeçmeye yönlendirmiştir. Ancak biz ülkemizin tarımdan asla vazgeçmeyen, tüm olumsuzluklara rağmen üretmeye devam eden çiftçiler olmaya kararlıyız.

Çiğ süt/yem paritesi

USK’nın aldığı karar ile; 2021 yılı soğutulmuş çiğ süt fiyatına göre, çiğ süt yem paritesi hiçbir zaman 1,3 seviyesine ulaşmamıştır. Hatta 2022 yılı ocak ayında 1.006, şubat ayında 0.993, mart ayında 0.820, nisan ayında 0.943 olmuştur. Mayıs ayının 15’inden geçerli olmak üzere 7,50 TL/l olarak açıklanan fiyat bile pariteyi ancak 1.19 seviyesine getirebilmiştir. Buradan görüyoruz ki; dünyanın kabul ettiği sürdürülebilir parite değeri olan 1.5’e ulaşmak gibi bir çalışma yapılmamakta, sanki hedef 1.0’mış gibi bu değerin altına düşüldüğünde fiyat çalışması yapılmaktadır. Tüm bu dönemlerde, artan girdi maliyetleri nedeniyle parite her zaman olması gerekenin altında kalmış bu durum ise üreticilerin dişi hayvanlarını elden çıkarmasına neden olmuştur. Ancak bundan sonraki süreçte yeni bir yapılanma ve SÜRDÜRÜLEBİLİR PLANLAMA ile ülkemiz hayvancılığın yeniden hatırı sayılır seviyelere getirebileceğimize inanıyoruz.

Tarım ve hayvancılığın sorunlarını çözmek için kısa vadeli geçici çözümlerin ülkemize verdiği zararlar açıkça görülmektedir.  Bu nedenle orta ve uzun vadeli kararlı tarım politikalarının geliştirilmesi önem arz etmektedir. İlgili kurumlarımızda yapılan kan tazeleme ile ülkemiz tarım politikalarında yeni bir döneme girileceği inancıyla üretmeye devam diyoruz.

ESK ve TMO’nun gerektiği hallerde piyasaya doğru zaman ve doğru şekilde müdahale ederek üreticiyi destekleyecek yaptırımlar uygulaması biz üreticileri desteklemesi açısından en önemli argümandır.

“Hem üretici hem tüketici kazanmalı”

Çiftçilerimizin ürünlerini farklılaştırarak, markalaşmaya yoğunlaşmaları ve bu ürünlerin özel imtiyazlar ile çiftçiden sofraya, yerel marketlere gıda hijyeni ve kalite güvencesi ile sunulması halinde hem üreticinin hem de tüketicinin kazanması teşvik edilecektir.

Çiftçilerin ürettikleri ürünleri katma değerli hale getirebilmesi ve markalaşmalarının sağlanması, ürünlerimizde coğrafi işaretlemenin önemi hakkında çiftçilerin bilinçlendirilmesi için ülke çapında bir tarımsal eğitim seferberliğine ihtiyaç bulunmaktadır.

Tarım ve Hayvancılıkta yaşanan sorunların kaynaklarının tek taraflı olmadığı bilinmekle beraber sorunların çözümünün de tek taraflı olamayacağı açıktır.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.