Gıda Hattı

Dünya Nüfus Raporu: Görünmeyen ama aslında var olan bir kriz!

30 Mart 2022, 19:31
Paylaş
Dünya Nüfus Raporu: Görünmeyen ama aslında var olan bir kriz!

BM Nüfus Fonu (UNFPA) Dünya Nüfus Raporu, bu yıl “Görünmeyi Görmek” sloganıyla, görünmeyen bir krize “İstenmeyen gebelikler”e odaklanıyor. Rapor, krizin kapsamını, sağlık ve insan hakları boyutunu, ayrıca kişiler, toplumlar, ülkeler ve küresel kalkınma üzerindeki etkilerini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

BM Nüfus Fonu (UNFPA) 2022 Yılı Dünya Nüfus Raporu’nu yayımladı.

“Görünmeyeni Görmek”

UNFPA’nın her yıl yayınladığı Dünya Nüfus Raporu, bu yıl “Görünmeyeni Görmek” başlığıyla, “Görünmeyen bir kriz: İstenmeyen gebelikler”e odaklanıyor ve “İhmal edilen, istenmeyen gebelikler krizinde yeni adımlar atma zamanı” diyor.

Krizin kapsamını; sağlık ve insan hakları boyutunu, ayrıca kişiler, toplumlar, ülkeler ve küresel kalkınma üzerindeki etkilerini çarpıcı verilerle ortaya koyan Rapora göre, tüm dünyada her yıl gerçekleşen gebeliklerin yarısı istenmiyor.

Dünyada tahminen 121 milyon istenmeyen gebelik gerçekleşiyor

Raporun öne çıkan bulgularına göre, her yıl, tahminen 121 milyon gebelik, gebeliği veya anneliği seçmemiş, o dönemde, o partnerinden, o şartlar altında çocuk sahibi olmayı planlamamış kadınların vücudunda gerçekleşiyor.

Bu kriz, aslında yaygın olduğu için ve de dışlanmaya sebep olabileceği için çok da fark edilmeyen bir kriz. Ama neredeyse herkes, çevresinde istenmeyen gebelik yaşayan birini tanıyor.

Ve fakat, istenmeyen ve planlanmayan gebelikler bireylere, toplumlara ve dünyaya ciddi bedeller ödetiyor.

Rapor, en güncel kanıtları bir araya getirerek, istenmeyen gebeliğin; kişisel bir sorun, bir sağlık sorunu, bir insan hakları sorunu, bir insani yardım sorunu ve bir kalkınma sorunu olduğunu ortaya koyuyor.

Dünya Nüfus Raporu’ndan bazı bulgular

Dünya genelinde gebe kalmak istemeyen yaklaşık 257 milyon kadın, güvenli ve modern gebelik önleyici yöntem kullanmıyor.

47 ülkede üreme çağında olan kadınların yaklaşık yüzde 40'ı gebe kalmamak için herhangi bir gebelik önleyici yöntem kullanmıyor.

Aile içi şiddete maruz kalan kadınlarda ise gebelik önleyici yöntem kullanımı yüzde 53 daha düşük.

Tüm kadınların yaklaşık dörtte biri ise cinsel ilişkiye hayır diyemiyor.

Büyük maliyetler

İstenmeyen gebeliklerin yüzde 60’ından fazlası kürtajla sonuçlanıyor. Bunların büyük bir kısmı saklanıyor, gizli kalıyor ve bildirilmiyor.

Mevcut tahminler, tüm kürtajların yüzde 45’inin güvenli olmadığına işaret ediyor. Güvenli olmayan kürtaj, dünya çapında anne ölümlerinin önde gelen ve her yıl milyonlarca kadının hastaneye yatmasına neden oluyor. (Anne ölümlerinin yüzde 5 ila 13’ünün nedeni)

Gelişmekte olan ülkelerde güvenli olmayan kürtajlar, yalnızca tedavi maliyetleri nedeniyle yılda yaklaşık 553 milyon dolara mal oluyor.

İstenmeyen gebeliklerin temel nedenleri

Cinsel sağlık ve üreme sağlığı bilgi ve hizmetlerine erişimdeki kısıtlar.

Kadınların koşullarına ve tercihlerine uygun aile planlaması seçeneklerinin bulunmaması.

Kendi doğurganlıklarını ve bedenlerini kontrol eden kadınları çevreleyen zararlı sosyal normlar ve olumsuz damgalama.

Cinsel şiddet ve doğurmaya zorlama.

Sağlık hizmetlerindeki yargılayıcı tutumlar veya dışlama.

Yoksulluk ve durağan ekonomik kalkınma.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği.

Ne yapılmalı?

Karar vericilere toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadınları ve kız çocuklarının güçlendirilmesi ve gençlerin cinsel sağlık ve ergen sağlığı konularında eğitilmesi için gerekli adımları atılması çağrısında bulunulan raporda, sağlık sistemlerinin geliştirilerek gebelik önleyici yöntemlerin erişilebilirliğini, kabul edilebilirliğini, kalitesini ve çeşitliliğini artırıp, kaliteli ve herkes için erişilebilir cinsel sağlık ve üreme sağlığı haklarına ve hizmetlerine öncelik verilmesi gerektiği kaydedildi.

“Rapor bir uyandırma çağrısıdır”

Dünya Nüfus Raporu’na ilişkin olarak UNFPA Yönetici Direktörü Dr. Natalia Kanem, “Bu rapor bir uyandırma çağrısıdır. Şaşırtıcı düzeydeki istenmeyen gebelik sayısı, kadınların ve kız çocuklarının temel insan haklarının korunmasında küresel bir başarısızlığı göstermektedir. Toplumlar, bu en temel kararı verme iradesini doğrudan kadınlara ve kız çocuklarına vererek anneliğin kaçınılmaz bir durum değil, bir seçim olmasını sağlayabilir” dedi.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.