AramaArama
Gıda Hattı

Dünya Gıda Güvenliği Günü: “Gıdaya erişim kadar, gıda güvenliği de önemli”

7 Haziran 2020, 18:23
Paylaş
Dünya Gıda Güvenliği Günü: “Gıdaya erişim kadar, gıda güvenliği de önemli”

BM’nin güvenli gıda tüketiminin herkesin hakkı olduğunun altını çizmek üzere ilan ettiği 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü, bu yıl ikinci kez kutlanıyor. Yapılan açıklamalarda, salgın günlerinde gıdaya erişim kadar, gıda güvenliğinin de önemli olduğuna vurgu yapıldı.

BM Genel Kurulu tarafından Aralık 2018’de alınan kararla, 2019 yılından itibaren her yıl 7 Haziran’ın Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştı.

“Gıda güvenliği, herkesin sorumluluğudur”

Dünya Gıda Güvenliği Günü, bu yıl “Gıda güvenliği herkesin sorumluluğudur” temasıyla kutlanıyor. Söz konusu tema ile, sağlığı tehdit eden gıdalardaki bulaşının çiftlikten sofraya kadar tüm süreçlerde oluşabileceğinden, gıda güvenliğinin sağlanması konusunda gıdayı üreten, işleyen, taşıyan, depolayan, satan ve tüketen herkesin ortak sorumluluğu olduğu vurgusu yapılıyor.

“Gıda Mühendisi, halkın sağlık güvencesidir”

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası’nın açıklamasında, şunlar kaydedildi:

“Gıda güvencesi, bütün insanların her zaman aktif ve sağlıklı bir yaşam için gerekli olan besin ihtiyaçlarını ve gıda önceliklerini karşılayabilmek amacıyla yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmeleri durumudur.

Gıda güvencesinin dört boyutu bulunmaktadır ve gıda güvencesinin sağlanması için bu dört boyutun aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar, gıdanın bulunabilirliği, gıdaya ulaşılabilirlik, gıdanın kalitesi ve güvenliğidir. Gıda güvencesi kavramı, sıklıkla gıda güvenliği kavramı ile karıştırılmaktadır. Gıda güvencesi aynı zamanda bir "hak" olup; herkesin yeterli, güvenli ve sağlıklı gıdaya kolayca ve sürdürülebilir bir şekilde ulaşma hakkı olarak tanımlanabilir.

“Gıda Hakkı, her insanın en temel hakkıdır”

Gıda Hakkı; dini, dili, rengi, cinsiyeti ve milliyeti ne olursa olsun her insanın en temel hakkıdır. Bu birincil hakkın, sağlık hakkı ile birlikte işler hale gelebilmesi için gıdaya erişmenin yanında var olan gıdanın da, insan sağlığına tehdit oluşturmayacak şekilde korunması gerekmektedir.

Kamu sağlığının korunabilmesi adına gıda güvenliğinin sağlanması zorunluluktur. Gıda güvenliği erişilen gıdanın fiziksel, kimyasal ve biyolojik her türlü zararlanmalardan uzak, sağlıklı ve vücuda yarayışlı olma halini ifade etmektedir.

Gıda kaynaklı hastalıklardan ölümler

Dünya üzerinde kimi kaynaklara göre 400.000, kimi kaynaklara göre ise 600.000 kişi her yıl gıda kaynaklı hastalıklardan yaşamını yitirmektedir. Bu da, gıda güvenliğinin yaşamımızın ne kadar değerli bir parçasını oluşturduğunu daha iyi anlamamıza neden olacaktır.

İnsanlık olarak erişmekte zorlandığımız gıda ile ulaşılan gıdanın insan sağlığına yararlı olma halini tarif eden gıda güvenliğinin sağlanmasında anahtar Endüstri 4.0 olacaktır. Endüstri 4.0 bütün bu üretim süreçlerinin yanı sıra insan sağlığına yönelik, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede ve gıdanın güvenliğini sağlayacak hijyen uygulamalarında da görülmektedir.

“COVID-19 gıda sistemlerini olumsuz etkileyecek”

Covid 19 salgınının, gıda güvenliği ile beslenme dahil olmak üzere daha pek çok derin sosyal ve ekonomik sonuçlara neden olacağı unutulmamalıdır. Bu salgınla dünyadaki gıda sistemleri olumsuz yönde etkilenecektir. Umarız gelinen bu noktada, dışa bağımlı olmayan sürdürülebilir tarım ve gıda üretiminin, ülkelerin gıda egemenliğinin önemi bir kez daha anlaşılmıştır.

“Gıda ile ilgili spekülatif açıklamalar yapan medyatik figürler”

Başta ana akım medya olmak üzere görsel ve işitsel medyanın yanı sıra sosyal medya aracılığıyla gıda ile ilgili spekülatif, doğrudan uzak, yanıltıcı haberlerle, isminin başında bir sürü akademik unvan olduğu halde insanları yanlış bilgilendirip yönlendiren medyatik figürlerin neye hizmet ettiğini anlayabilmek pek mümkün olmamaktadır. İnsanları gıda bilimine uygun üretimden, hijyen ve sanitasyondan uzak ürünlerin tüketilmesine davet etmek, bu ülke insanının sağlığını tehlikeye atmaktan başka bir şey değildir.

Gıda ile ilgili başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili diğer kurum ve kuruluşlar ile meslek örgütleri, üniversiteler, sektör temsilcileri, üretici birlik ve sivil toplum kuruluşlarıyla gıda güvenliğinin sağlanması için bir araya gelinmelidir.”

“Gıda Güvenliği, tek bir adrese yüklenecek bir sorumluluk değildir”

Tarım ve Gıda Etiği Derneği’nin (TARGET) açıklamasında da, salgın günlerinde gıdaya erişim kadar, gıda güvenliği konusunun da gündemde önemli bir yer kapsadığının altı çizildi. Açıklamada, şöyle denildi:

“İnsan sağlığını riske atmayan gıdalar anlamına gelen “gıda güvenliği” insan yaşamının daima odağında yer alan bir konudur. Tükettiğimiz gıdaların yaşamımızı riske atmaması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır! Bu kadar önemli olan gıda güvenliğini kim sağlamalı? Dünya Sağlık Örgütü bu soruya çok net bir cevap veriyor; “Gıda güvenliği herkesin sorumluluğudur”. Gıda güvenliği, tek bir adrese yüklenecek bir sorumluluk değildir. Gıda güvenliğinin sağlanması herkesin sorumluluğundadır.”

 

“Gıda, stratejik bir güç”

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi ve İzmir Veteriner Hekimler Odası da ortak bir basın açıklaması yaptı.

Dünya Gıda Güvenliği Günü aracılığı ile gıdanın stratejik bir güç olduğunun altının bir kez daha çizildiği vurgulanan açıklamada, “Koronavirüs dünyadaki mevcut gıda sektörünün kırılganlıklarını ortaya koyması bakımından hepimizi konu üzerinde tekrar düşünmeye sevk etmiştir. Salgın süreci yerelden başlayarak gıda sistemlerine önem vermemiz ve direnç kazandırmamız gerektiğini göstermiştir. Bizler gıda sektörünün önemli paydaşları olarak 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü'nde; gıda güvenliği, gıda güvencesi ve gıda egemenliği kavramlarına dikkat çekmek istiyoruz” denildi.

“Toplumun güvenli gıdaya ulaşması şart”

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu ise yayımladığı mesajda, “Toplumun sağlıklı ve üretken olabilmesi için yeterli miktarda ve güvenli gıdaya ulaşması şarttır. Bu nedenle gıda, ülkeler için son derece stratejik bir konudur” dedi.

Gıdaların sağlıklı ve temiz hammaddeler ile hijyenik koşullar altında üretilmediklerinde ve uygun koşullarda muhafaza edilmediklerinde insan sağlığı açısından risk oluşturabildiğine dikkat çeken Eroğlu, dünyada her yıl yaklaşık 600 milyon hastalık vakasının, bakteri, virüs, parazit, toksin ve kimyasallar gibi maddelerle bulaşan güvenli olmayan gıda tüketimine bağlı olarak şekillendiğini vurguladı. Eroğlu, şunları kaydetti:

Her yıl 2 milyondan fazla insan gıda-su kaynaklı hastalıklardan hayatını kaybediyor

“Bu hastalık vakalarının önemli bir bölümü (yaklaşık %40) beş yaşın altındaki çocuklarda meydana gelerek, hayatlarını kaybedenlerin sayısı yüz binlerle ifade edilmektedir. Her 10 kişiden birisinin tehlikeyle bulaşık gıda tüketmek zorunda kalması dolayısı ile tıbbi tedaviye ihtiyaç duyar hale geldiği görülmekte olup, toplamda her yıl iki milyondan fazla insan gıda veya su kaynaklı bir hastalıktan hayatını kaybetmektedir.

Sağlık sorunları ve hayat kayıplarının yanı sıra, gıda kaynaklı hastalıklar ülkelerin sağlık harcamalarını arttırmakta, iş gücü kaybına neden olmakta ayrıca turizm ve ticareti olumsuz etkileyerek ekonomiye zarar vermektedir. Hastalıklardan korunmanın birinci yolu, güvenilir gıdalar ile dengeli beslenmekten geçmektedir.

Gıda değer zincirinde yer alan tüm kişi ve kuruluşların güvenli gıda temini konusunda sorumluluğu bulunmaktadır.”

Yükselmiş Hijyen ve Gıda Güvenliği Bilinci

İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Gıda Güvenliği Platformu Kurucusu Prof. Dr. Özer Ergün de, açıklamasında şunları kaydetti:

“Bugün hepimizi korkulu bekleyişler ile evlere tıkan Korona salgınında daha öncelerinde sanki hiçbir hastalık etkeni yokmuş gibi Korona ile birlikte 7'den 77'ye hijyen kurallarını öğrenmeye ve harfiyen uygulamaya başladık. Bu durum toplumumuz için çok memnuniyet verici bir gelişme. Çünkü gıda güvenliğinde hijyen en önemli kriterdir. Hijyenin olmadığı yerde gıda güvenliğinden bahsedemeyiz.

Ancak Korona bugün var ama bir süre sonra de kaybolacak. İşte o zaman yine eskisi gibi mi davranacağız, yoksa hijyen kurallarına uymak kalıcı bir yaşam tarzı olarak günlük hayatımızda yer mi edecek?  Bazılarımız eski alışkanlıklarını dönse de toplumumuzun önemli bir kesiminde yükselmiş hijyen bilinci kalıcı hale gelecektir diye ümit ediyorum.”

Sadece Korona mı tehlikeli?

Korona salgınından önce sadece gıdalar ile insanlara bulaşan ve mevsime bağlı olmadan sürekli hastalık yapabilen tüberküloz, bruselloz, şap, salmonellosis, şarbon, kuş gribi, deli dana, koli basili, toksinler, parazitler gibi birçok hastalık etkeni olduğunu belirten Ergün, “Öyle ki, sadece gıda zehirlenmelerinden geçtiğimiz yıl dünyada 420 bin insan hayatını kaybetti. Bu bilgileri göz ardı etmeden Yükselmiş Hijyen Bilincimizi bir hayat tarzı olarak sürekli hale getirmemiz gerekmektedir. Son söz: Hijyen + Gıda güvenliği + Sağlıklı beslenme= Bedene Saygı” ifadelerini kullandı.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.