Gıda Hattı

Dünya Ekmeğe Zamma Hazırlanıyor

28 Ağustos 2007, 18:38
Paylaş

Son 10 yılın zirvesinde seyreden buğday fiyatları Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ekmek ve diğer ünlü mamüllere zam dalgası yarattı. Küresel ısınmanın neden olduğu kuraklık, gelişmekte olan ülkelerde artan tüketim ve artan biyoyakıt üretimi nedeniyle stoklarda görülen düşüş, Avrupa borsalarında işlem gören buğdayın ton başına fiyatının bu yıl içinde 130 euro civarından 237 euroya kadar fırlamasına neden oldu. Chicago'daki emtia borsasında işlem gören aralık vadeli buğdayın buşel başına fiyatı aynı dönemde 7.54 dolar artış kaydetti. Chicago Emtia Borsası'nda (CBOT) işlem gören eylül vadeli buğdayın buşel başına fiyatı ise dün 7.28 dolara çıktı. Eylül vadeli mısırın buşel fiyatı ise 3,33 dolardan işlem gördü. Kasım vadeli soya fasülyesinin buşel fiyatı ise 8,56 dolar oldu.

Buğdaydaki fiyat artışını ekmek fiyatlarına en çabuk yansıtanlar ise şu an için Avrupa ülkeleri. Financial Times gazetesinin bildirdiğine göre geçen ay İtalya'nın Makarna Üreticileri Birliği ülke içindeki makarna fiyatlarını yüzde 20 oranında artıracağını açıklamış, İngiliz fırıncı Premier Foods ise kısa süre önce fiyatlarına zam yapacağı haberini vermişti. Son olarak dün de Fransız fırıncıların ekmeğe zam yapmaya hazırlandıkları ortaya çıktı. Fransız fırıncıların önümüzdeki haftalarda ekmek fiyatını 5 cent (yaklaşık yüzde 5 oranında) artırdıklarını açıklaması bekleniyor. Avrupa çapında unlu ürünlerdeki fiyat artışlarının geniş çaplı bir panik dalgası yaratmasa da gıda fiyatlarında yaşanacak enflasyonun sinyali olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Türkiye acilen ithalat programı yapmalı

Dış piyasalardaki buğday fiyatlarının iç piyasalara da yansıyacağını söyleyen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Ekonomi Bölümü'nden Profesör Erol Çakmak, ilk yapılması gerekenin Türkiye'nin ithal ihtiyacının ne kadar olacağını belirlemek olduğunu savunuyor. Referans'a konuşan Çakmak'a göre tahıl üretiminin ne kadar olduğu aşağı yukarı belli olduğu için Türkiye'nin hemen bir ithalat programı çıkarması gerekiyor. "Türkiye son dakikaya kalmamalı. Program yapılmaz ve ani bir alım yapılmaya kalkışılırsa bu kadar sıkışık bir piyasada, çok yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalınabilir" diyen Çakmak, hem talep hem arz yönünden gelen verilerin yeni hasat döneminde de fiyatların yüksek kalmaya devam edeceğine dair sinyaller verdiğine dikkat çekti. "Buğday fiyatları en az 6 ay daha yüksek kalmaya devam eder" diyen Çakmak, buğday fiyatlarındaki artışla birlikte merkez bankalarının enflasyon kaygısının daha fazla artacağı tartışmalarına "Çok fazla etkisi olmaz" yanıtını verdi.

İsrail ve Japonya zam yapmaya hazır

Buğday fiyatlarındaki artış şu sıralar birçok ülkenin ekonomi gündeminin baş sıralarında yer alıyor. İsrail'de Yediot Ahronot gazetesinin haberine göre kabine geçen hafta ekmek fiyatlarının artırılmasına yönelik öneriyi onayladı, bunun karşılığında ise aylık ücretlere birkaç şekellik ek yapmayı kabul etti. Japonya'da ise Nikkei News geçtiği haberde Japon fırıncıların ekim ayında buğdaydaki yüzde 10'luk fiyat artışını ekmek fiyatlarına yansıtacağını duyurdu.

Özellikle mısırın biyoyakıtlarda artan bir biçimde kullanılmaya başlamasından bu yana emtia fiyatında görülen çıkışın buğdaya bir anda yansımasına Kanadalı buğday üreticileri sebep oldu. Dünyanın en büyük 2'nci buğday ihracatçısı olan Kanada'nın geçen hafta, üretiminin geçen yılki seviyelerinin yüzde 20 altında kalacağı açıklaması ekmek fiyatlarına zammı gündeme getirdi. Ancak şimdi asıl tehlike buğdaydaki fiyat artışının, yem olarak kullanıldığı hayvancılık sektörünü de etkileyip et ve süt ürünlerinin fiyatlarını da yukarı çekecek olması. Bu durumda gıda fiyatlarının genelinde artış yaşanır ve enflasyon baskısının artmasını istemeyen merkez bankaları tarımsal enflasyon sorunu ile karşı karşıya kalabilir. Piyasa uzmanlarına göre küresel buğday stokları son 26 yılın en düşük düzeyine inmek üzere.

Gelişen piyasalar için enflasyon tehdidi

Buğday fiyatlarındaki artış tüketici harcamalarının önemli bir kısmını gıda maddelerinin oluşturduğu Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler içinse çok daha büyük bir enflasyon tehdidi olabilir. Temmuz ayında Gıda ve Tarım Örgütü ile birlikte tarım sektörüne ilişkin projeksiyonları içeren bir rapor yayımlayan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), özellikle gelişen ülkeleri bekleyen gıda fiyatlarındaki artışa bağlı enflasyon tehlikesinin beklediğine dikkat çekmişti. Raporda "Piyasalarda gıda ürünlerine olan talepteki artışla fiyatlar üzerinde baskı oluşmaya başladığı hissediliyor" ifadesi yer almıştı. Et tüketiminin en fazla olduğu Arjantin'de enflasyondaki çıkışın engellenmesi için et ihracatı geçici bir süreliğine askıya alındı. Meksika'da ise mısır unu fiyatlarında görülen artış enflasyonda artış beklentilerini yükseltti.

Uluslararası Tahıl Konseyi'nin araştırmalarına göre önümüzdeki sene küresel tahıl üretimi 1 milyon 660 bin tonu bulacak. Üretim geçen seneye göre 90 milyon ton artmış olacak. Ancak üretimdeki bu artışa rağmen arz yine talebin gerisinde kalacak. Küresel piyasalarda son bir kaç yıldır biyodizel yakıtların hammaddesi mısıra olan talepteki artışla birlikte yüksek fiyat dalgası yaşamaya başlayan tarımsal emtianın genelinde rekor fiyat artışları yaşanıyor. 2000 yılı ile karşılaştırıldığında şu anda Amerika kıtasında ethanol üretmek için 3 kat daha fazla mısır kullanılıyor. Mısıra olan talep yüzünden arpa ve soya fasülyesi üretimini bırakan çiftçiler ise bu tahılların da pahalanmasına neden oluyor.

Merkez bankaları için yeni bir engel daha

Son yaşanan kredi sıkışıklığı krizi başladığından bu yana faiz indirimi yapması yönünde baskı altında bulunan merkez bankaları ise tarımsal enflasyondaki artış yüzünden daha da zor duruma düşebilir. Economist dergisinde yer alan habere göre, şu anda birçok ülkede merkez bankalarının para politikalarını şekillendiren enflasyon rakamı arz şoklarına karşı kırılgan olan gıda ve enerji fiyatları çıkarılarak ölçülüyor. Ancak bazı ülkelerdeki tüketici fiyat endeksleri üzerinde gıda ürünlerinin etkisi göz ardı edilemeyecek kadar büyük. ABD gibi gelişmiş bir ülkede gıda fiyatları tüketici fiyat endeksinin sadece yüzde 14'ünü etkilerken, Çin'de bu oran yüzde 33, Hindistan'da ise yüzde 46 civarında. Bu ülkelerde gıda fiyatında yaşanacak artışlar, enflasyonu da doğrudan artıracağından merkez bankaları yeniden faiz artırımı telaşına girebilir. Bunun kısa vadede gerçekleşmesi ise, zaten son bir aydır küresel likidite sıkıntısı yaşayan piyasaları daha da zor duruma sokabilir.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.