Gıda Hattı

Dünya Bankası: Türkiye Gelirlerini Artırdı

4 Eylül 2007, 17:35
Paylaş

Dünya Bankası “Mali Politika ve Ekonomik Büyüme–Doğu Avrupa ve Orta Asya'dan Dersler” başlıklı 356 sayfalık bir rapor yayınladı, raporda, “Türkiye'nin istekli bir şekilde gerçekleştirdiği mali konsolidasyonun temel harcamalarda kesinti yapmaktan çok “gelir artırıcı önlemlere” dayandığı ifade edilirken, son dönemde kamu harcamalarında önceliklerin yeniden belirlenmesi konusunda adımlar atıldığı kaydedildi” denildi.

Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya'da (A-OA) birbirine benzer ekonomilere sahip olan ülkelerin son yıllardaki performanslarını değerlendirmeye aldı.

İnceleme grubunda yer alan Türkiye'nin, “istekli bir şekilde gerçekleştirdiği mali konsolidasyonun temel harcamalarda kesinti yapmaktan çok 'gelir artırıcı önlemlere' dayandığı ifade edildi.

Raporda, “Enerjide gizli maliyetleri düşürmesine karşın sanayi elektrik fiyatları ortalama OECD ülkelerinden yüksek bulunuyor. Bu rekabete ve yüksek hızla büyümeye karşı potansiyel bir engel oluşturuyor, Türkiye eğitime ayırdığı kaynak oranında uluslar arası eğitim sıralamasında üst sıralarda yer alamıyor, su fiyatları işletme bakım maliyetlerini karşılıyor ancak sektörün verimi henüz büyük iç ve dış sermayeyi çekecek denli yüksek değildir” gibi saptamalarda bulunuldu.

Dünya Bankası “Mali Politika ve Ekonomik Büyüme–Doğu Avrupa ve Orta Asya'dan Dersler” başlıklı 356 sayfalık bir rapor yayınladı. Rapor Arnavutluk, Ermenistan, Hırvatistan, Gürcistan, Kırgızistan, Polonya, Romanya, Slovak Cumhuriyeti, Türkiye ve Ukrayna gibi Avrupa ve Orta Asya (A-OA) ülkelerinin çeşitli sosyal ve ekonomik sektörlerinde geçen yıllarda meydana gelen değişiklikleri kapsadı. Raporun birçok yerinde Türkiye'ye ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

“Türkiye Harcamayı Kısmadı, Geliri Artırdı”

Raporda, A-OA ülkelerinde enflasyonda düşüşü hedefleyen istikrar önlemleri sürecinin her zaman yumuşak geçmediği, mali açığın sadece 90'ların sonunda Türkiye dahil bazı alt bölgelerde sürdürülebilir hale geldiği belirtildi, “Türkiye'nin öyküsü diğerlerinden farklıdır, bu ülke uzun bir süreden bu yana piyasa ekonomisine sahiptir ve A-OA bölgesindeki diğer ülkeler gibi sosyalizmden dönüşüm yaşamamıştır” denildi. Mali konsolidasyonun belirgin biçimde Bağımsız Devletler Topluluğu ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinin önemli bir bölümünde ve Türkiye'de gerçekleştirildiği kaydedilen rapora şöyle devam edildi:

“Türkiye'de 2001 krizinden sonra, 2002'den bu yana GSYİH'nın yüzde 6'sından fazla kamu faiz dışı fazlası oranıyla birlikte kararlı bir mali konsolidasyona gidilmişti. Yine de toplam bütçe açığı, kamunun ödediği faiz dolayısıyla büyük kalmıştır.”

Türkiye'nin istekli bir şekilde gerçekleştirdiği mali konsolidasyonun temel harcamalarda kesinti yapmaktan çok “gelir artırıcı önlemlere” dayandığı ifade edilirken, son dönemde kamu harcamalarında önceliklerin yeniden belirlenmesi konusunda adımlar atıldığı kaydedildi.Mali dengesizlik sonucu olarak kamu borcu/GSYİH oranlarının birçok A-OA ülkesinde 1994-2001 arasında arttığı belirtilen raporda, o dönemden bugüne mali dengelerdeki iyileşmenin kamu borç rasyolarını daha sürdürülebilir düzeylere getirdiği hatırlatıldı, “A-OA ülkelerinin dördü hariç tümünde 2005'te brüt kamu borcu GSYİH'nın yüzde 50'sinin altındaydı.

Avrupa'daki orta gelirli ülkeler arasında kamu borç rasyosu en yüksek ülke Türkiye idi… Bosna Hersek, Türkiye ve Ukrayna gibi ülkelerde resmi GSYİH rakamları geniş anlamıyla değerlendirilir, çünkü bu ülkeler kayıt dışı sektörü tamamen kayda almamışlardır” denildi.

Ekonominin Şöhreti

Raporda, incelenen Avrupa-Orta Asya ülkelerinde mali dengesizliklerin yüksek büyümeyle karıştığı belirtilirken, “Büyük mali dengesizliklerin krizleri ve büyümede keskin düşüşleri tetiklemesiyle kötü şöhreti bulunan Türkiye ise bunun dışında kaldı” denildi.

“Su”Da Yerli Yabancı Sermayenin Geleceği Ortam Yok

Raporda Avrupa ve Orta Asya bölgesinde benzer özellikler gösteren ülkelerin su sektörleri incelenirken suda temel kurumsal sorunun, özellikle atık suyun işlenmesindeki yüksek AB standartlarını karşılamak olduğu belirtildi. Bunun önemli altyapı gerektirdiği kaydedilirken şu değerlendirme yapıldı:

“Romanya ve AB adayı Hırvatistan ve Türkiye'de su fiyatları işletme bakım maliyetlerini karşılamaktadır ancak sektörün verimi henüz büyük iç ve dış sermayeyi çekecek denli yüksek değildir. Sanayi ve ev kullanımına yönelik ortalama tarifeler 2004 itibarıyla incelenen ülkeler arasında en yüksek Hırvatistan'da, sonra Türkiye'de görülüyor. Metropol bölgelerde suyun metrekübünün ortalama 70 sent olduğu Türkiye'de nüfusu 100 binden az kentlerde fiyat daha düşüktür ve maliyetini tamamen karşılayamamaktadır.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.