Gıda Hattı

“Dolusavar makinesi” bir aldatmaca mı? Mikdat Kadıoğlu açıkladı

3 Haziran 2022, 14:12
Paylaş
“Dolusavar makinesi” bir aldatmaca mı? Mikdat Kadıoğlu açıkladı

Sözde “dolusavar makinesi” konusunda, “kuraklığa neden oluyor" diye çok şikayet aldığını belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Bu yalan makinesi ne doluyu önleyebilir ne de yağışı. Bu anlamsız para tuzağı ile halkı tedirgin etmemek gerek. Rasyonel olmayan ve bilim dışı uygulamalara başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devletin tüm kurumlarının artık bir dur demesi, ülkemiz için çok hayırlı ve bize en yakışan olacaktır” dedi.

Son günlerde “filanca yere dolu savar makinesi konulduğu için köyümüze son yıllarda artık yağmur yağmıyor” şeklinde çok sayıda şikâyet geldiğini, kaymakamlık ve muhtarlıklardan da yoğun görüş talepleri aldığını bildiren İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Dolu savar makinesi doluyu önler ve yağışı azaltabilir mi?” sorusunu yanıtladı.

“Kral çıplak’ demenin zamanı geldi”

Her nedense 1980 yılından beri ABD ve Türkiye’de bu konuda eğitimler almış, ders verip araştırmalar yapmış biri olarak kimsenin kendisine sistemi kurmadan önce hiçbir şey sormadığına vurgu yapan Kadıoğlu, “Artık halk ile şirketler arasında giderek büyüyen bu toplumsal problem için ‘kral çıplak’ demenin zamanı geldi. Umarım ülkemizde bu konuda aklıselim ve bilim hâkim olur, bundan sonra boşuna masraf yapılmaz ve bu şekilde huzursuzluk yaratılmaz” dedi. Kadıoğlu, şu açıklamaları yaptı:

Antik bir hayal: Yağmur yağdırma ve dolu önleme gibi hava olaylarına müdahale etme işi aslında insanların hayalini hep süslemiş̧ antik bir problemdir. Örneğin, Orta Asya’daki Türk boylarında yağmur yağdırma, bu konuda özel bir güce sahip olduğuna inanılan ve “yağmurcu” denilen Şamanların “Yada Taşı” denilen özel taşlar ile yaptığı bir işti. Günümüzün “Yağmur bombacıları”na göre herhangi bir anda dünya atmosferi 10 trilyon ton su içermekte ve bunu yer yüzeyine indirmenin tek yolu bulutları tohumlamaktır. Benzer bir şekilde, meteoroloji bilimi ile yakından ve uzaktan ilgisi olmayan bazı firmalar da, olduğu yerde ses ve/veya gaz çıkaran sözde “Dolu Önleme Topu ya da Dolu Savar Makinesi” ile aslında bir noktada çok nadir görülen dolu yağışını önlediğini iddia eder durur. Rusya, Bulgaristan, Gürcistan gibi ülkelerde bu konuda bilimsel yayın yerine gazete haberleri vardır.

“Hiçbir gelişmiş ülkede kullanılmayan yöntemler”

Sonuç olarak hiçbir gelişmiş̧ ülke kuraklığa ve doluya çare olarak bu yöntemler şu an kullanılmamaktadır. Sadece meteorolojik okuryazarlığın çok düşük olduğu gelişmemiş ülkelerde bu yöntemlerin bir çeşit ”umut tacirliği” olarak kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.

Asırlardır yağmur yağdırdığını ve/ya havayı kontrol edebildiğini iddia eden kişiler ortaya çıkmış̧. Bunlar ellerindeki teknoloji ile sel, don ve buzlanmayı önlemek ile birlikte havaalanlarındaki şiddetli hava şartlarını da ortadan kaldırabileceklerini, yağışı arttırabileceklerini ve hatta yağışı istenilen bölgeye yönlendirebileceklerini iddia ederler. Bu kişiler bu işin gerçek uzmanı olan şahıslar ile hiçbir zaman temas kurmaz, daha çok konunun uzmanı olmayan yönetici, yazar, firma sahipleri ve bürokratları etkilemeye çalışır. Bunda başarılı olanlar da bulut tohumlama, dolu önleme vb. işlemleri, başarıları veya başarısızlıkları, zararları veya yararları yoğun bir şekilde tartışılan bir ortamda, milletin sırtından yüksek meblağlar kazanana kadar devam ettirirler.

Bulut tohumlamadaki 3 problem!

Bulut Tohumlama: Yağışı artırmak ya da azaltmak için yapılacak olan bilimsel amaçlı bir “Bulut tohumlama deneyi” için öncelikle uygun atmosferik ve topografik şartların mevcut olması gerekir. Yağmur yağdırmak için yapılan bulut tohumlama işlemlerinde birinci problem tohumlanacak bulutun bulunmasıdır (tohumlama bulut oluşturmaz!).

Bulut tohumlama işlemindeki ikinci problem, yoğuşma çekirdeği olarak hizmet edecek olan kimyasal maddelerin bulut içindeki en uygun yere zamanında ulaştırılmasıdır. Havadan tohumlamada uçaklar ile çekirdekler, bulutun tepesinden, bulutun içine girilerek veya tabanından bulutun içine bırakılabilir. Uçak ile tohumlamalar, çoğu kez başarısızdır. Yerden tohumlamada, Rusların yaygın olarak kullandığı havan topları ve roketler ile beraber Kızılderililerin etrafında yağmur dansı ettikleri renkli dumanlar çıkartan ateşe bezer bir işlevi olan yer jeneratörleri kullanılır.

Son ve üçüncü̈ problem olarak iyi bir sonuç̧ almak için, bulut yeterince soğuk da olmalıdır. Yani önce yağışı artırılacak havada bir “soğuk bulut” bulunmalıdır. Yaz aylarında ki güzel hava kümülüslerinin tohumlanması ise, kırkikindi yağışlarının da azalmasına yol açabilir. (ABD’nin Missouri ve Arkansas eyaletlerinde yapılan “Whitetop Cloud Seeding Experiment” deneyi böyle sonuçlanmıştır.)

Sonuçlarını hesap etmek zor!

Ayrıca bulut tohumlama işleminin sonuçlarını değerlendirmek zordur. Her zaman “Eğer bulut tohumlanmasaydı, ne kadar yağacaktı?” sorusu akıllara gelir. Bazen de aşırı yağışlar sonucu oluşan seller ya da yağış azlığı ile oluşan kuraklıktan hep bu hava modifikasyonu işlemleri sorumlu tutulur. Toplumsal huzursuzluk ve getirdiği yasal yük nedeniyle ABD’nin 48 eyaletinde bu tür uygulamalar yasaklanmıştır. 3 eyalet dışındaki eyaletlerde bu tür çalışmalar sadece bilimsel deneyler şeklinde yapılabilmektedir.

“Doludan korunmak için ağ kullanın”

Bununla beraber “aşırı tohumlama” ile bulutların dağıtılması sonucunda yağış̧ ve soğuk sisi önlemek şu an bilimsel anlamda mümkündür. Bu nedenle, TÜBA Sözlüğünde bulut tohumlamayı “Yağış̧ oluşturulması dolu önleme, bulut ya da sis yok etmek amacıyla bulutların fiziksel ve kimyasal özellikleri değiştirilmesi ve bulutlara gümüş̧ iyodür gibi uygun madde parçacıklarının püskürtülmesi” seklinde tanımlamaktadır. Özetle ilçenizdeki sözde “dolu savar makineleri”nin bulutları bölgenize ulaşmadan önce aşırı tohumlaması yani yağışı engellemesi ya da azaltması gibi bir yeteneği bulunmamaktadır. Doludan korunmak için “ağ” kullanılması tavsiye edilir.

Dolu önleme makinesi yalanı!

Dolu Önleme: Ülkemizde bazı otomobil firmaları “park halindeki araçlarımızı işte bu dolu önleme makinesi ile koruyoruz!” seklinde imaj yaratmak için bu bir tür “yalan makinesini” kullanıyor. Bazen de ülkemizde bu yalan makinelerinin “ya tutarsa” mantığı ile üzüm, kiraz, vb. bağlarda kullanıldığı görülmektedir. Bu sözde afilli dolu önleme makinesini yapanların verdiği garantiler arasında sadece cihaz, yedek parça ve servis var. Yani resmen dolu önleme garantisi veremiyorlar.

Bazılarının iddia ettiklerine göre cihazın etki alanı 800 dönümdür. Yani 800 dönüme dolu yağmadığı sürece problem yok. Ama aynı alana tekrar tekrar dolu yağması da meteorolojide çok sık rastlanan bir şey değil. Bu durumda “biz doluyu engelliyoruz işte” diye reklam yapıyorlar ve yağmayan doluyu sanki onlar yağdırmamış̧ gibi hayal makinesini satmaya devam ediyorlar. Eğer bir dolu yağışı da olursa “doluyu tamamen parçalayamıyor; ama küçülttük” diyorlar! Bir de doluyu önleme garantisi vermemesi başarısız olduğu anlamına gelmezmiş̧(!) gibi iddiaları var.

Kimisi bu sistemin doluyu ses dalgasıyla parçaladığını söylüyor, kimisi de ses dalgasına ne olduğunu söylemediği bir de “gaz” ilave etmiş̧. Hatta güya çift gazlı olan gelişmiş̧ modeli de var. Yerde bir obüs topu patlaması ya da vuvuzella gibi ses çıkartıyorlarmış̧. Yani yıldırım ve şimşeğin hem de bulutun tam içinde 30.000°C’lik bir sıcaklıkla ısıttığı havanın oluşturduğu şok dalgasının yanında, uzak bir yerde bu cihazın oluşturduğu ses dalgası sinek vızıltısı gibi kalır. Yani “eğer ses ile dolu yağışı önlenebilseydi bunu zaten gök gürültüsü yapardı” diye düşünemiyorlar!

“Bilim dışı uygulamalara dur denilmeli”

Benzer bir şekilde toplumda değişik seviyelerde iş takibi yapan insanlar vardır. İnsanlara onların işini halledeceğini söylerler ama aslında hiçbir şey yapmazlar. İşi normal yoldan halledilen kişi de bunu yardım istediği kişinin yaptığını sanır. Sonuç olarak ses ve/veya gazla dolu önleme makinesinin iddia edilen çalışma sisteminin herhangi bir bilimsel bir temeli olmamasına rağmen yanlış bir şekilde yağmayan doluyu onun önlendiği sanılmaktadır.

Özetle genellikle özel şirketlere ait olan bahçe ve parklarda kurulu olan sözde “dolu savar makineleri”, ne doluyu yağmura çevirerek dolu riskini azaltabilir ne de yağmur bulutlarını dağıtıp yağmur yağmasını engelleyebilir. Bu iş sanırım tamamen cahilane ama “duygusal” bir olaydır; halkı tedirgin etmenin hiçbir anlamı ve faydası yoktur.

Bu rasyonel olmayan ve bilim dışı uygulamalara başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devletin tüm kurumlarının artık bir dur demesi ülkemiz için çok hayırlı ve bize en yakışan olacaktır.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.