Gıda Hattı

Doğru beslenin, gripten ve soğuk algınlığından korunun!

16 Ekim 2015, 10:03
Paylaş
Doğru beslenin, gripten ve soğuk algınlığından korunun!

Havaların soğumaya başladığı şu günlerde grip başta olmak üzere soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı artıyor. Bu hastalıklardan korunmak için kişisel bakım ve hijyenin yeterli olmadığına dikkat çeken İstanbul Bilim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu; “Yeterli ve dengeli beslenmeye de özen göstermek gerekiyor” dedi.

İstanbul Bilim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, mevsim geçişlerine bağlı grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar konusunda uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Elmacıoğlu, bu hastalıklardan korunmada aşı ve kişisel hijyenin önemli olduğunu, bunun yanında vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için yeterli ve dengeli beslenmenin de gerekli olduğunu vurguladı.

Aşı için uzman hekime danışın

Grip aşısının, hastalığa yakalanma riski yüksek olan, bununla birlikte hastalığın ağır ve ölümcül seyredebileceği risk grupları için önerildiğini hatırlatan Prof. Dr. Elmacıoğlu, mutlaka bir uzman hekime danışılması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Lahana tipi giyinin

Bu dönemde hava sıcaklıklarında gün içerisinde meydana gelebilecek ani yükseliş ve düşüşlere de dikkat çeken Elmacıoğlu, ‘Lahana tipi giyinme’ olarak tanımladığı; ince ama kat kat giyinme şeklini önerdi. Bu tip giyinme şeklinin, vücudun, gün içerisinde ya da ortam değişikliklerinden kaynaklanan ısı farklılıklarına adaptasyonu açısından önemli olduğunu vurguladı.

Beslenmeye dikkat

Prof. Dr. Elmacıoğlu, grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarda yaşam tarzı ve beslenmenin önemine de dikkat çekti. Mevsimsel geçişlerde yeterli ve dengeli beslenmenin hastalıklara yakalanma riskini düşüreceğini, hastalık döneminde ise vücudun direncini arttıracağını ifade eden Prof. Dr. Elmacıoğlu, bu dönemde doğru beslenme şekline ilişkin şu önerilerde bulundu:

Önce sağlıklı yaşam alışkanlıkları

Sağlık sorunları ortaya çıkmadan evvel önlem alın. Bunun ilk şartı, yaşınıza göre düzenli aralıklarla sağlık kontrollerinizi yaptırmak, sağlığınızdan haberdar olmaktır.

Stresten uzak durun. Uyku düzeninizi bozmayın, kaliteli bir uyku vücudu güçlü tutar.

Düzenli olarak fiziksel aktivite ve egzersiz yapın. Fiziksel aktivitenin, sağlıklı yaşamın anahtarı olduğunu unutmayın.

Alkol ve sigaradan mümkün olduğunca uzak durmaya gayret edin.

Grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmada ve mücadelede en önemli faktörlerden biri de beslenmedir; yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.

Bol sıvı tüketin

Sıvı tüketimi önemlidir; sadece hastalık zamanında değil, normal zamanlarda da sıvı tüketimine dikkat edin. Günde en az 1,5-2 litre su için. Suyun yanı sıra vücudun günlük sıvı ihtiyacını desteklemek için ayran, meyve suyu, süt ve çorba da tüketebilirsiniz.

Bol sıvı alımı, hastalık döneminde vücut ısısını dengede tutmanın en önemli yoludur.

Öte yandan sebze yönünden zengin çorbalar da vücudunuzun hastalıklara karşı direncini arttıracaktır. Hastalığın ağır seyrettiği günlerde çorba ve su ile birlikte bol bol bitki çayı ve meyve suları için.

Gribe karşı koruyucu bir önlem olarak limonatayı da tercih edebilirsiniz. Günün her saatinde tüketebileceğiniz ucuz maliyetli bir içecek olan limonata, bol C vitamini içeriğiyle soğuk algınlığına karşı vücut direncini arttırmaktadır. Fazla ekşi tüketemeyen bireyler, bir miktar şekerle ve taze nane yaprakları gibi farklı lezzetlerle tatlandırabilirler.

C vitamini alın

Hastalık dönemlerinde günlük diyetinizde C vitamini yönünden zengin gıda ve içecekleri bulundurun. Mevsime uygun olarak, brokoli, karnabahar, ıspanak, karalahana, limon, portakal, mandalina, greyfurt gibi sebze ve meyvelere sofranızda yer ayırın.

Sebze ve meyveler, hücrelerin yenilenmesini ve doku onarımını sağladıkları gibi, hastalıklara karşı direnç oluşumunda da etkindirler. Özellikle havuç, bu mevsimin en önemli sebzesidir. İster taze olarak yensin, isterse sıkılmış olarak meyve suyu şeklinde içilsin isterse de bir tavuk suyu çorbaya doğranmış şekliyle olsun havuç, muhakkak kadın, erkek veya çocuk herkesin diyetinde yer almalıdır.

Bağışıklığı güçlendirmek için süt ve yumurta

Bağışıklık hücreleri,  mikroplarla mücadele ederken A vitaminine ihtiyaç duyarlar. A vitamini süt, tereyağı, peynir ve yumurta ve karaciğerde bolca bulunur. Bunun yanında tahıllar ve türevleri, kuru baklagiller, etler, yağı alınmış sütler (yarım yağlı veya yağsız ), yağsız süttozu, yeşil ve sarı renkli sebze ve meyvelerin dışında kalan sebzeler ve meyveler de A vitamini aktivitesi gösteren ögeler çok az veya hiç yoktur.

Yine bir süt ürünü olan kefir, ayran, yoğurt gibi içecekler de vücudu koruyucu etki gösterirler.

Süt ürünlerinden peynir aynı zamanda zengin bir çinko kaynağıdır. Çinko, vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren önemli minerallerin başında gelmektedir. Hayvansal kaynaklarda çinko emilimi daha üst düzeyde olduğu için et de beslenmenizde yer almalıdır. Et ve peynirin yanında kurubaklagiller, kabuklu deniz ürünleri ve sert kabuklu kuruyemişler de iyi birer çinko kaynağıdırlar.

Bal, şifa kaynağı

Grip ve soğuk algınlığına karşı bal tüketimi, boğaz ve bronşlarda iyileşmeyi hızlandırır, doğal ilaç etkisi gösterir.

Balın, bitki çaylarının antioksidan etkisini artırdığı bildirilmektedir. Papatya, zencefil, melisa, ekinezya, ıhlamur ve adaçayı gibi bitkilerin çaylarına eklenecek bir miktar bal, grip ve soğuk algınlığı şikayetlerinizin giderilmesinde etkili olacaktır.

Özellikle zencefil, solunum yollarını açan doğal bir antiseptik vazifesi görmektedir. Zencefili, bal ile karıştırarak tüketebileceğiniz gibi, diğer bitki çayları ve limonata gibi içeceklerle de tüketebilirsiniz.

Olmazsa olmaz balık

Balık eti, A, K, D ve B grubu vitaminler (B1, B2, B6, B12) açısından zengindir. Ayrıca, selenyum, fosfor, magnezyum, iyot ve çinko mineralleri ile çoklu doymamış yağ asitleri, EPA (eikosapentoenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit)'nın da en önemli kaynaklarından biridir.

Özellikle soğuk kış günlerinde tüketilen balık, içerdiği yağ asitleri dolayısı ile bağışıklık sisteminizin kuvvetlenmesine destek olur. Kış mevsiminde güneşten fazla yararlanamadığınız için, kemik ve diş sağlığında önemli olan D vitaminin karşılanmasında yine balık tüketimi önem kazanmaktadır. Bu nedenle, hangi tür balık olursa olsun haftada en az iki kez balık tüketmeye gayret gösterin. Belirtilen faydalarından maksimum düzeyde yararlanabilmek için de balığı kızartmak yerine buğulama şeklinde bol sebzeli, havuçlu pişirin.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.