AramaArama
Gıda Hattı

Doç. Dr. Yavuz Dizdar Gıdahattı’na konuştu: "30 yaş altındakiler aşı için aceleci davranmasın!"

29 Temmuz 2021, 11:59
Paylaş
Doç. Dr. Yavuz Dizdar Gıdahattı’na konuştu: "30 yaş altındakiler aşı için aceleci davranmasın!"

Gıdahattı’na özel bir açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Yavuz Dizdar, “30 yaş altındakiler aşı için aceleci davranmasın” dedi.

Gıdahattı Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Yavuz Dizdar, yaz dönemindeki normalleşme ve bayramla birlikte artışa geçen vakaları ve tekrar bir kapanma olup olmayacağı ihtimalini değerlendirdi.

“Vakalar artıyor, ancak Bayramın faturası daha çıkmadı”

Bayram döneminde vatandaşların daha önceki kısıtlamalardan sıkılmanın etkisiyle daha serbest hareket ettiğini söyleyen Doç. Dr. Yavuz Dizdar, “Bu, vaka artışını beraberinde getirdi. Vakaların artması beklense de artış hızı fazla görünüyor. Şu an günlük 22 bin vaka sayısıyla ciddi anlamda bir artış eğilimine girdik. Can kayıplarının da artması bekleniyor.

Ancak ne yazık ki, Bayram dönemindeki hareketliliğin sonuçlarını henüz yaşamadık. Benim tahminim, sayılarda kısa sürede, Ağustos ayı sonunda 50 binleri göreceğiz. Ondan sonra da tekrar bir kapanma olup olmayacağı değerlendirilecek.

Milli Eğitim Bakanlığı sayfasını yakından takip ediyorum. Bakanlık 6 Eylül’de yüz yüze ders konusunda ısrarcı görünüyor. Ancak verilerin baskısı büyük ihtimalle ağırlık kazanacak. Ekonomik etkileri önlemek adına tüm kısıtlamalar söz konusu olmayabilir, ancak maalesef eğitimin yüz yüze değil, hibrit modelle yapılma ihtimali güçlü görünüyor.” dedi.

“Eğitimde bunu kaldıramayız”

Pandemi nedeniyle uygulanan uzaktan eğitim sistemini değerlendiren Doç. Dr. Yavuz Dizdar, “Eğitim açısından 3 yıllık açığı tolere etmemiz kolay değil. Üniversite sınav sonuçları açıklandı. Başarı oranının yüksek olması beklenen bazı gruplar, istenen neticeyi alamadı.

Bir yıl da daha benzer şekilde devam edilirse, mevcut sınav sistemi ölçme – değerlendirme kapasitesini tamamen yitirir. Bu, eşitsizliklere neden olacaktır. Kırılma 3 yılı bulduğunda, her alanda iş gücüne de yansıması kaçınılmaz hale gelir” diye konuştu.

“Aşılanmak, varyantların zarar verme riskini yükseltiyor”

Toplumdaki kutuplaşmanın son aylarda arttığını söyleyen Doç. Dr. Yavuz Dizdar, aşı konusunda şunları söyledi:

“Aşının koruyuculuğu yeni test ediliyor, görüldüğü kadarıyla %100 değil. Delta varyantının yayılmasıyla birlikte dünya 4. zirveyi yaşıyor. Türkiye ise 2 ay geriden geliyor. Tüm önlemlerini almış, aşılama oranı çok yüksek ülkelerde de maalesef aşılar istenen koruyuculuk değerine erişemedi.

Diğer taraftan aşılanmak, dezavantajlı hale gelme ihtimali olan bir hale dönüştü. Çünkü siz vücudu aşırı uyardığınız takdirde, virüsün başka bir varyantının sizde tahribat yapma riskini de yükseltmiş oluyorsunuz. Bunu, esnek bir bağışıklık olarak açıklamıştık. Aşısını olanlar, kısmi olarak normalleştirilmiş yaşama dönmek zorunda. Normalleşmiş yaşama dönerseniz, bu varyantlara ufak tefek karşılaşmalarla vücudunuz adapte olur.

“30 yaş ve altı bireyler, aşılanma konusunda aceleci davranmasın. “

Kitlesel bağışıklık ancak böyle elde ediliyor. Aksi halde 12 yaşın altı haricinde tüm nüfusu aşılasanız bile aşıların koruyuculuğu belli bir yere kadar olacaktır. O nedenle, 35-40 yaşın üstü aşıyı olabilir. Ciddi kronik hastalığı olan, 75-80 yaşın üzerindekiler aşılanmanın risk getireceğini bilsinler.

Ancak üreme grubunda olan 30 yaş ve altı bireyler, aşılanma konusunda aceleci davranmasın. Çünkü bu aşıyı yaptırdığınız zaman koruyuculuğu olmadığı gibi, 16 yaşın üstündeki gençlerde miyokardit denen, kalp zarının ve kalp kasının aşıya bağlı olarak iltihabi durumu sorun yaratması yan etkisi çok fazla vurgulanır hale geldi.

Fazladan aşılanmış olmanın ek bir getirisi olmadığını bugünden vurgulamakta fayda var. Yapmamız gereken, işyerlerinin kapanmasını engellememiz gerekiyor. Normalleşmenin kontrollü şekilde devam etmesi gerekiyor. Biraz daha genel kurallara uymak gerekiyor.

“Aşıyı kısıtlayıcı bir faktör haline getirmek ters teper”

Ancak aşıyı başta yiyecek içecek sektörü için kısıtlayıcı bir faktör haline getirirseniz bu iş ters teper. Çünkü aşı taraflısı olanlar bunu bir kutuplaşma biçiminde taşıdıkları yerde, ‘aşı olmayanlar bizim ve çevremiz için risk oluşturuyor’ şeklinde baskı unsuru meydana getiriyor. Halbuki hiçbir veri aşının %100 koruduğunu göstermiyor.

Pandeminin bitmesi süreci aşılanmayla ilgili değil, normalleşmeyle ilgili görülüyor. Bizim de yapmamız gereken, mevcut koşullardaki biraz nefes almış ekonomiyi zora sokmayacak şekilde önlemlere dikkat ederek sürdürmeye çalışmak.

Aksi takdirde eğitim ve ekonominin pandemi etkisinde çıkması mümkün görülmüyor. Rakamlara dikkat edin, ancak bunu endişe faktörü olarak algılamayın. Diğerlerini gördük, 4. pik de gelebilir. 4. pikin bundan daha şiddetli olacağını iddia etmek çok akıl kârı değil. Ama anlaşılan şu, biz daha epeyi bir süre bu pandemi içerisinde yaşamaya devam edeceğiz. Herkes durumunu buna göre hesaplasın.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.