Gıda Hattı

DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) nedir? DNA ne işe yarar?

21 Şubat 2019, 12:12
Paylaş
DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) nedir? DNA ne işe yarar?

DNA bundan 57 yıl önce bugün yani 21 Şubat 1962'de keşfedildi. Bugün sağlık alanında yapılan birçok çalışmanın özünü oluşturan DNA testi ise bu sayede geliştirildi. Peki DNA nedir?  Ne işe yarar? DNA'yı kim keşfetti? gelin bir göz atalım..

DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) nedir? DNA ne işe yarar?

Deoksiribo Nükleik asit veya kısaca DNA, tüm organizmalar ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan bir nükleik asittir. DNA'nın başlıca rolü bilginin uzun süreli saklanmasıdır. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı DNA; bir kalıp, şablon veya reçeteye benzetilir.

Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak adlandırılır. Ama başka DNA dizilerinin yapısal işlevleri vardır (kromozomların şeklini belirlemek gibi). Diğerleri ise bu genetik bilginin ne şekilde (hangi hücrelerde, hangi şartlarda) kullanılacağının düzenlenmesine yararlar.

DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) nedir? DNA ne işe yarar?
DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) nedir? DNA ne işe yarar?

Kimyasal olarak DNA nedir? Ne işe yarar?

Kimyasal olarak DNA, nükleotit olarak adlandırılan basit birimlerden oluşan iki uzun polimerden oluşur. Bu polimerlerin omurgaları, ester bağları ile birbirine bağlanmış şeker ve fosfat gruplarından meydana gelir.

Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar. Her bir şeker grubuna baz olarak adlandırılan dört tip molekülden biri bağlıdır. DNA'nın omurgası boyunca bu bazların oluşturduğu dizi, genetik bilgiyi kodlar. Protein sentezi sırasında bu bilgi, genetik kod aracılığıyla okununca proteinlerin amino asitdizisini belirler. Bu süreç sırasında DNA'daki bilgi, DNA'ya benzer yapıya sahip başka bir nükleik asit olan RNA'ya kopyalanır. Bu işleme transkripsiyon denir.

Hücre içinde DNA yapısı

Hücrelerde DNA, kromozom olarak adlandırılan yapıların içinde yer alır. Hücre bölünmesinden evvel kromozomlar eşlenir, bu sırada DNA ikileşmesi gerçekleşir.

  • Ökaryot canlılar (yani Hayvan, bitki, mantar ve Protistalar) DNA'larını hücre çekirdeği içinde bulundurur.
  • Prokaryot canlılarda (yani bakteri ve arkelerde) DNA, hücre sitoplazmasında yer alır.

Kromozomlarda bulunan kromatin proteinleri (histonlar gibi) DNA'yı sıkıştırıp organize ederler. Bu sıkışık yapılar DNA ile diğer proteinler arasındaki etkileşimleri düzenleyerek DNA'nın hangi kısımlarının okunacağını kontrol eder.

DNA'yı kim, ne zaman keşfetti?

DNA molekülünün yapısını Francis Crick ve James D. Watson keşfetti. 

Francis Harry Compton Crick
Francis Harry Compton Crick

Francis Harry Compton Crick kimdir?

Francis Harry Compton Crick İngiliz moleküler biyolog, fizikçi ve nörobilimci'dir. 1953'te James D. Watson ve Maurice Wilkins ile beraber DNA molekülünün yapısını keşfederek 1962 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü paylaşmıştır.

Kariyerinin geri kalan kısmında Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitütüsü'nde J.W. Kieckhefer Araştırma Profesörü olarak görev yaparak insan bilinci üzerine çalışmalar yapmıştır.

James Dewey Watson
James Dewey Watson

James Dewey Watson kimdir?

James Dewey Watson (d. 6 Nisan 1928, Chicago), 1954 yılında yaptığı çalışma ile DNA'nın ikili sarmal yapısını, araştırmacı Francis Crick ile bularak Nobel Ödülü almış bilim adamıdır.

Chicago Üniversitesinde zooloji öğrenimi gördükten sonra 1950 yılında Indiana Üniversitesinde doktora yaptı. Bu süreçten sonra Avrupa'ya geçti. 1950 ve 1953 yılları arası önce Kopenhag, sonra da Cambridge Üniversitesinde DNA'nın yapı çözümü konusunda çalışmalarda bulundu.

Cambridge Üniversitesinden Francis Crick ile giriştiği çalışmalar sonuç verdi ve 1953 yılında Nature dergisinde 900 kelimeden oluşan makalelerinin yayınlanmasıyla bilim adına önemli bir karanlık bölüm aydınlanmış oldu.

Makale şöyle başlıyordu: "Deoksiribo Nükleik Asit tuzu için bir yapı önermek isteriz..."

Ancak bu keşif içinde Londra'daki King's Kolejinde kristalograf olarak çalışan Rosalind Franklin'in de katkısı büyüktür. Eğer 38 yaşında kanserden ölmeseydi o da verilecek Nobel Ödülünü paylaşabilirdi. Zira DNA'nın çift sarmal olduğunun bulunmasında Rosalind Franklin'in X ışını resimleri kilit rol oynamıştır.

James Watson 1956'da Harvard Üniversitesinde Moleküler Biyoloji ve Biyokimya Profesörlüğüne getirildi.

1962 yılında Dr.Crick'le DNA'nın 3 boyutlu yapısını keşfetmelerinden dolayı Nobel Ödülüne layık bulundular.

1967 yılında ise The Double Helix: A Personal Account of the Discovery of the Structure of DNA (İkili Sarmal : DNA Yapı Çözümünün Öyküsü) adlı, DNA'nın ayrıntılı çözüm öyküsünü içeren kitabını yazdı.

 

Haber Etiketleri

DNA

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.