Gıda Hattı

Diyabet Nedir? Diyabet Türleri ve Sağlık

Diyabet Nedir? Diyabet Türleri ve Sağlık

Vücudumuz çoğu zaman iyi dizayn edilmiş bir makine gibi sorunsuzca çalışmaktadır. Ancak bu uyum nedeniyle bazı parçalarda bir sıkıntı yaşandığı zaman bunun etkisi genele yayılmaktadır. Kan şekeri de dediğimiz glukoz vücuttaki hücrelerin enerji ihtiyacını karşılamakta, vücudun düzgün çalışmasına yarayan bazı maddelerin yapısına girmektedir. Şeker ve nişasta içeren tüm gıdalardan emilerek kan dolaşımına geçen glukozun kullanılabilmesi insülin adı verilen bir hormon sayesinde olmaktadır. Normalde pankreas tarafından salgılanan bu hormonun salgılanmaması ya da doğru şekilde çalışmaması kan şekerinin yükselmesine neden olmaktadır. Kanda yüksek oranda glukoz bulunması ise kalp-damar sistemi ve sinirlerle ilgili rahatsızlıklara neden olmaktadır.

Dünyada yaklaşık 350 milyon kişinin diyabet, ya da halk ağzıyla şeker hastalığına yakalandığı düşünülmektedir. Diyabete bağlı rahatsızlıklar nedeniyle 2010 yılında hayatını kaybeden insan sayısının 3,4 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Diyabet Türleri

İki çeşit olan diyabetin tip 1 olarak adlandırılan çeşidi vücudun insülin üretmemesi sonucu oluşmaktadır. Buna yol açan sebep henüz bilinmemekte, şu anki tıp bilgimizle önlenememektedir. Belirtiler aşırı idrar üretimi, aşırı susuzluk, sürekli açlık, kilo kaybı, görüş bozuklukları ve yorgunluktur. Bu belirtiler bir anda ortaya çıkabilir.

Yeryüzünde diyabet hastalarının %90’ının sahip olduğu tip 2 diyabet ise büyük oranda aşırı kilo ve fiziksel aktivite eksikliği nedeni ile ortaya çıkmaktadır. Belirtiler tip 1 diyabetinkilere benzemekle beraber daha hafif olabilir, bu nedenle doğru tanı hastalığın yerleşmesinden ve kötü etkilerinin oluşmasından sonra konulabilir. Yakın döneme kadar sadece yetişkinlerde görülen tip 2 diyabet artık çocuklarda da ortaya çıkabilmektedir.

Diyabet kontrol altına alınmazsa kalp rahatsızlıkları ve felç riskini artırır. Diyabetli hastaların %50’si kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatlarını kaybetmektedirler. Kan dolaşımı ile ilgili sorunlar ve sinir hasarı birleştiğinde uzuvların alınmasına yol açabilecek sonuçlar doğurur. Gözün retina tabakasındaki damarlara kan akışının azalması körlüğe yol açar. Dünyada körlük vakalarının %1’i diyabete bağlanmaktadır. Diyabet böbrek sorunlarının önde gelen nedenlerindendir. Sonuç olarak kontrol altına alınmadığı takdirde diyabetli bireylerin hayatını kaybetme riski, diyabetli olmayanlara göre iki kat yüksektir.

Ön-diyabet

Tip 2 diyabet teşhisi konan hastaların neredeyse tamamı ön-diyabet (prediabetes) denen evreden geçerler. Bu dönemde kan şeker seviyeleri normalden yüksektir, ancak diyabet teşhisi konulacak kadar değil. Yeni çalışmalara göre özellikle kan ve dolaşım sistemini etkileyen uzun vadeli hasarlar bu dönemde oluşabilmektedir. Ön-diyabet döneminde olmanız kesinlikle durumunuzun tip 2 diyabete dönüşeceği anlamına gelmez.

Neler Yapılmalı

Tip 2 diyabetin önlenmesi veya geciktirilmesi için yapılması gerekenler aşağıdadır:

–    Sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloyu korumak,
–    Fiziksel olarak aktif olmak – haftanın çoğu gününde en az 30 dakika orta ağırlıkta egzersiz yapmak. Kilo kontrolü için daha fazla aktivite gerekebilir.
–    Günde 3 ila 5 porsiyon meyve ve sebzeden oluşan sağlıklı bir beslenme programı takip etmek, günlük doymuş yağ ve şeker tüketimini kontrol altında tutmak.
–    Kalp ve damar hastalıklarına katkıda bulunduğu düşünülen sigara ve diğer tütün ürünleri tüketiminden uzak durmak.

Kendi çabamızla değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri bulunmaktadır. Bunlar yaş, etnik köken, cinsiyet ve ailenin diyabet geçmişidir. Yaş ilerledikçe diyabet, kalp damar hastalıkları ve beyin kanaması riski artar. Güney Asya kökenlilerde diyabet riski 6 kata, Afrika kökenlilerde risk 3 kata kadar artmaktadır. Diyabet hastası erkeklerin kalp rahatsızlığı yaşama riski kadınlara göre daha yüksektir. Eğer anne, baba ya da kardeşinizde kalp rahatsızlığı veya diyabet varsa riskiniz daha yüksek demektir. Tüm bunlara karşı uygulayabileceğimiz en iyi önlem sağlıklı beslenmek, aktif bir yaşam sürmek ve kilomuzu kontrol altında tutmaktır.

Tıbbi Kontroller

Bazı yaş ve kilo gruplarına dahil kişilerin doktorları ile rutin görüşmeleri esnasında diyabet konusunu hatırlatmaları iyi olabilir. Eğer fazla kilolu ve 45 yaşın üzerindeyseniz ve ön-diyabet (prediabetes) testlerini yaptırmadıysanız doktorunuzdan yapılmasını isteyiniz. Eğer kilonuz normalse ancak 45 yaşın üzerindeyseniz bu testleri yaptırması konusunda doktorunuza danışabilirsiniz. 45 yaşından genç ancak fazla kilolu yetişkinlerin ise aşağıdaki risk faktörlerinden birine sahip olmaları durumunda doktorlarından diyabet ya da ön-diyabet testi yapmasını istemeleri gereklidir:

–    Yüksek tansiyon
–    Düşük HDL kolesterol ve yüksek trigliserit
–    Ailede diyabet görülmüş olması
–    Hamilelik diyabeti yaşanmış olması ya da 4 kg’dan ağır bebek dünyaya getirmiş olmak
–    Yüksek diyabet riski taşıyan etnik kökenden gelmek

Diyabet hakkında ayrıntılı bilgi:
Dünya Sağlık Örgütü
Amerikan Diyabet Derneği