AramaArama
Gıda Hattı

Deniz ürünü Kalkan Balığı nedir? Kalkan Balığı yetiştiriciliği nasıl yapılır?

2 Eylül 2021, 18:01
Paylaş
Deniz ürünü Kalkan Balığı nedir? Kalkan Balığı yetiştiriciliği nasıl yapılır?
Deniz ürünü Kalkan Balığı nedir? Kalkan Balığı yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Kalkan Balığı ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz ürünü Kalkan Balığı nedir? Kalkan Balığı yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Deniz ürünü Kalkan Balığı nedir? Kalkan Balığı yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Kalkan Balığı ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz ürünü Kalkan Balığı nedir? Kalkan Balığı yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Kalkan Balığı yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Kalkan Karadeniz'in en tanınmış balığı olup zeminde yaşamakta olan bir dip balığıdır. Boğazlar, Ege, Marmara ve Akdeniz'de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizi'nde kalkanını diğer türleri yaşamaktadır.

Ülkemizde bulunan ve üstünde çalışılan tür Psetta maxima türüdür. Latince olarak psetta maxima olarak bilinmekle birlikte son yılarda latince isminin Psetta macotice ve Psetta macticus olduğu üstünde bildirişler vardır

25-30 senelik ömrü olan Kalkan Balığı 1 ın. Boya erişebilir. Sahillerde 5-10 m.Den başlayarak 300-400 ın. Derinliklere inebilir. Etçil ve fazlası ile obur bir balıktır. Erkekleri 5-6, dişileri ise 6-7 yaşlarında olgunlaşıp üremeye geçebilir. Doğada üremeleri 1O-150C sularda Nisan'dan Haziran'a kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri bir hayli yüksektir.

Son senelerde yetiştiriciliği konusunda büyük ilgi duyulan balıklardan bir tanesidir. Kore'de bir dip balığı olan halibut yetiştiriciliği konusunda son senelerde izlenen gelişmelerin yakın senelerde ülkemizde de kalkan üstünde izlenmesi mümkündür. İngilizeesi "Turbot" olan kalkan balığı yetiştiriciliği üstünde ilk defa 1986'da İngiltere'de yalnızca bir işletmede 100 ton üretilmiştir. Daha sonra üreticilik çalışmaları hızlanmış ve başarılı olarak kalkan yetiştirmeyi mümkün kılan yetiştirme yöntemleri ortaya konulmuştur. 2004 yılı için Avrupa'da ki 2 kuluçkahanede 750.000 yavru üretildiği ve 2005 yılı için 750 ton üretim tahmin edildiği belirtilmektedir. Yetiştirme tekniği çipura ve levrek balığına benzediği için bu balıklar için kurulmuş olan üretimhanelerde de kalkan larvası üretiminin ele alınması mümkün görülmektedir. Kalkan damızlıklarından ayarlanabilen su ortamında ışık kontrolü ile yıl boyu yumurta üretilmesi de mümkün kılınmış bulunur. Balıklar iyi bir ortamda doğal yumurtlamakta ve larva üretiminde yapay yem, ucuz balık eti kullanılmakta ve 2 senelik bir yetiştirme sonucu balıklar 1.5-2 kg. Olduğunda pazarlama yapılabilmektedir.

Son senelerde kalkan yetiştiriciliğinde ki gelişmeler çok ümit vericidir. Kalkan balıklarının 18-24 ayda pazarlanacak boya ulaştırma teknolojisi ortaya konulmuş bulunur. İspanya, Fransa ve Norveç'te bu konu da başarılı çalışmalar vardır. Ülkemizde de kalkan balığı yetiştiriciliği konusunda yapılan uygulamalar başarılıdır ve gelecek için ümit vermektedir. Bu konu da başarı, uygulamada teknik açıdan bilinçli olmak ve yetiştirmede her konu da titiz davranılmasıdır.

YAVRU ÜRETİMİ

Kalkan balığı yavrusu yetiştiriciliği hakkında; Tarım ve Köy işleri Bakanlığı bünyesinde Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı ortaklığında 1997 yılı Nisan ayında "Karadeniz'de Balık Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Projesi" adı altında başlatılan beş senelik proje kapsamında kalkan balığı yavru üretimi ve yetiştirme yöntemleri üstünde çalışılmıştır. Bu proje sonuçları açıklanmış bulunur. Ülkemizde kalkan balığı yavrusu yetiştiriciliğinin yumurta aşamasından itibaren ülkemizde ilk başarıldığı bir kuruluş olarak burda elde edilen sonuçlardan faydalanarak kalkan yavrusu üretiminde izlenecek yol ortaya konulmaya çalışılacaktır.

DENİZ SUYU ALIM SİSTEMİ: Kalkan kuluçkahanesinin planlama aşamasında, su alım sisteminin tasarımı (dizaynı) teknik ve ekonomik açılardan büyük önem arz etmektedir. Teknik açıdan bakıldığında, suyun antılması ya da kalitesi ile alakalı uygun olmayan özellikleri kuluçkahanede başarısızlığa ya da üretimin düşmesine sebep olacaktır. Deniz suyu alım sistemi esas olarak 3 üniteden oluşmaktadır:

(a) su alım ünitesi,
(b) birinci filtrasyon (gerekli görüldüğü taktirde) ve rezerv ünitesi,
c) ikinci filtrasyon ve sterilizasyon ünitesidir.

SU ALIMI: Su denizden çeşitli yöntemler ile alınabilir. Karadeniz'deki uygulamada iki farklı derinlikten su sağlanmıştır. Kuluçkahaneye giren su sıcaklığında ani dalgalanmaları önleyebilmek amacı ile, deniz dibine döşerıen iki boru hattıyla biri kıyıdan 500 m açıktan ve 15 m derinlikten, diğeri ise 650 m açıktan ve 40 m derinlikten dahil olmak üzere iki yerden su alımı gerçekleştirilmiştir. Yaz ayları boyunca farklı derinliklerden alınan farklı sıcaklık1ardaki deniz suyu karıştırılarak kalkan için arzulanan su sıcaklığı temin edilmektedir.

BİRİNCİ FİLTRASYON ve REZERV ÜNİTESİ: Projede, farklı derinliklerden gelen deniz suyu 100 cm kalınlığında antrasitten oluşan ön-filtrelerden C1.5 mm çapında) geçirilerek, rezerv tanklarında depolanmakta ve burdan kuluçkahanedeki stok tanklarına transfer edilmektedir.

İKİNCİ FİLTRASON ve STERİLİZASYON: Bu aşamada deniz suyu tekrar, bu kez mekanik kum filtresinden geçirilir. Mekanik kum filtresi 0.8 milimetre çapında antrasit ve değişik büyüklüklerde kum içerir. Deniz suyu daha sonra 5 prn'luk kartuş filtrelerden geçirilir. Son olarak, filtre edilmiş deniz suyu (bundan sonrasında "deniz suyu" olarak anılacaktır) içindeki patojen organizma yükünü asgari düzeye indirebilmek amacı ile ultraviyole cihazından geçirilerek sterilize edilir. Bütün bu işlemlerden geçen deniz suyu bina dışındaki üretim birimleri ve tüm kuluçkahane birimlerine dağıtılmaktadır.

Üretim sezonu dışında, deniz suyu sağlamakta olan boruların iç yüzlerinin elle temizlenmesi önemle tavsiye edilmektedir. Bu sebeple, boruların yerleşim ve bağlantılarının kolay temizlenmeye elverişli olması göz önünde tutulmalıdır.

Deniz suyu sağlama sisteminin kapasitesinin belirlenmesinde her bir ünitenin gereksinimleri esas alınır. Projede kurulmuş olan sistem azami 2.400 m/gün sterilize deniz suyu sağlayabilecek kapasiteye sahiptir. Bu su miktarı araştırma ve üretim faaliyetleri için gereken deniz suyunu içermektedir. Sistem, bir hayli kompleks olup, sadece yavru üretimi değil hemde çeşitli araştırma faaliyetleri için de kullanılabilmektedir. Tamamen ticari amaçlı bir tesis için çok daha basit ve ucuz bir sistem kullanılmalıdır.

HAVA TEMİNİ: Her tank için hava sağlanmalıdır. Söz konusu tanklar için gereken hava miktarları ilgili bölümlerde ayrı ayrı açıklanmıştır.

ISITMA SİSTEMİ: Yavru üretiminde çok daha iyi sonuçların elde edilebilmesi. Için ısıtma sistemi zorunludur. Bu amaçla projede, biri yedek ol- mak üzere kapasiteleri 200 x103 kcal/dak ve 400 xl03 kcal/dak olan iki set kazan sistemi tesis edilmiştir. ısıtma sisteminin devamlı ve güvenilir bir biçimde çalışmasını sağlamak ve oluşabilecek anza . Risklerini ortadan kaldırmak amacı ile kullanılacak olanyakıtın (fuel oil) kalitesine dikkat edilmesi gerekiyor.

TANKLAR: Kalkan yavru üretiminde, canlı yem ve yavru üretim için değişik büyüklüklerde tanklara ihtiyaç vardır. Bu tanklar için vazgeçilemez şartlardan biri iç yüzeylerinin düzgün yani pürüzsüz olmasıdır. Hijyenik şartların sağlanabilmesi için pürüzlü yüzeyler tavsiye edilmemektedir.

YILLIK PLAN

Yıllık bir çalışma planı aşağıda belirtilen faaliyetleri içermelidir.
• Tesis bakım onarımı
• Ekipman bakım onarımı
• Doğal yem organizmalarının üretimi
• Döllenmiş yumurtaların elde edilmesi
• Yavru üretimi
Aşağıdaki tabloda her bir ana faaliyet altında yer alan kısa aktiviteler ve bunların gerçekleştitildiği zaman arasındaki ilişkiler sunulmuş bulunur. Eylül ayında kalkan yavrularının hasat edilip transferinden sonra Ekim ayında üretim tanklarının boyanması ile yeni sezon yavru üretimi için hazırlıklar başlar. Bir sonraki faaliyet Kasım ayından Şubat ayına kadar' olan dönemde gerçekleştirilmiş olan alg (fitoplankton) ve rotifer stok kültürlerinin bakımı ve ayarlanmasıdır. Şubat ayında ekipman bakım-onarım işleri ve deniz suyu sağlama sisteminin dezenfeksiyonu ana aktiviteleri oluşturmaktadır. Üreme sezonuna başlamadan hemen önce Mart ayında yoğun alg ve rotifer üretimi yapılır. Nisan ve Mayıs aylarında alg ve rotifer yoğun kültürü, suni dölleme ve larva yetiştiricili
ğini içeren tam kapasite yavru üretim faaliyetleri gerçekleştirilir. Haziran ve sonraki aylarda larva ve yavru yetiştiriciliği ana aktiviteleri oluşturur Eylül'de yavruların ilk grubu hasat edilerek çiftliklere transfer edilir.

CANLI YEM ÜRETIMİ

Kalkan yavrusu üretiminde başarıda etken olan en önemli konu beslemedir. Larva beslemede kullanılacak olan rotifer üretiminde başarılı olmak gerekir. Bu konu da rotifer yetiştiriciliği bölümünde yeterli bilgi sunulmuştur. Ayrıca rotiferlerin beslenmesinde kullanılacak fitoplankton üretimi de önemli bir konudur. Artemia yumurtalarından larva üretilerek Kalkan yavrusu besisinde kullanılması çalışmalarında da bir aksaklık olmamalıdır. Bu konu da Fitoplankton, rotifer ve artemia bölümlerinde gerekli bilgiye ulaşabilirsiniz.

DÖLLENMİŞ YUMURTA TEMİNİ

DOGADAN YAKALANAN ANAÇ BALIKLARIN YÖNETİMİ

Kalkan balığı yavru üretiminde, yumurta temini için gerekli damızlık (anaç) balıklar iki kaynaktan temin edilebilir:

(a) doğadan yakalama,
(b) kuluçkahanede üretilip yetiştirilmiş balıklardan seçme.
Yumurtalar, kuluçkahanede yetiştirilen damızlık balıklar olgunlaşana kadar doğadan yakalanan anaçlardan sağlanabilir.
Yüksek kalitede döllenmiş yumurta elde edebilmek için damızlık stok yönetimi oldukça önemlidir. Hormon uygulaması ile garnetlerin (yumurta ve spermatozoa) olgunlaşmasının teşvik edilmesi ve yapay dölleme önemli temel tekniklerdir.

ANAÇ BALIKLARIN YAKALANMASI ve KULUÇKAHANEYE NAKLİ

ÜREME GÖÇÜ: Karadeniz'de kalkan balığı üreme dönemi olan Mart ayı ortasından Mayıs ayı ortasına kadar derin sulardan daha sığ sulara göç etmektedir. İki yaşın üstündeki erkekler ve üç yaşın üstündeki dişiler damızlık olarak kullanmak mümkündür. Bu dönemde, Doğu Karadeniz'de (Trabzon açıkları) yüzey suyu sıcaklığı, Mart ayında 8,4°C'den Mayıs ayında 16,9°C'ye yükselir.

AVLAMA: Özel olarak trol çekilerek yakalanan anaçlar, avlanma süresinin kısa olması sebebiyle fiziksel kondisyonları bakımından çok daha iyidir ve tercih edilir. Bu sebeple, iyi kalitede anaç sağlamak amacıyla 'balıkçılar tarafından yerleştirilen uzatma ağlarının kısa bir süre içinde toplanması gerekiyor. Bu da balık yetiştiricileri ve balıkçılar arasındaki iyi bir koordinasyonla sağlanabilir.

NAKİL: Anaç balıkların taşınması için fiberg- las (FRP) tanklar (söz gelimi, 1 m x 1 m x 05 m) kullanılır. Tankın yaklaşık 2/3'si deniz suyuyla doldurulur ve havalandırılır. Tanklara m2'ye bireysel ağırlıkları 2-7 kg. Arasında değişebilen yaklaşık 4-6 anaç stoklanabilir. Nakil araçlarıyla balık taşıma mesafesi genelde 5-20 kilometre.'dir ve yalnızca birkaç saat alır.

ANAÇ BÖLÜMÜ

Kaliteli anaçları seçmek ve doğadan getirilen anaçlardan kuluçkahanedeki balıklara hastalık bulaşma riskini en aza düşürmek için, doğadan gelen balıkların ön kontrolü iyi yapılmalıdır. Bu işlem, balıklar yapay döl alımı amacı ile ol- gunlaşma tanklarına transfer edilmeden önce pa- tojen taşıyıp taşımadıkları kontrol edilmek sureti ile arzulanan özelliklerinde balıklar belirlenerek ve koruyucu tedbirler alınarak gerçekleştirilebilir.

Balıklar kuluçkahaneye getirildiğinde, her balık ayrı ayrı 30 i su içeren 40 l'lik kaplara yerleştirilir. Yukarıda bahsedilen anaç seçimi bu aşamada gerçekleştirilir ve seçim tamamlanıncaya kadar havalandırma (4 l/dak x 1 adet hava taşı) yapılır.

Damızlık balıkların seçiminde göz önünde tutulan kriterler:

1) Balığın sağlık durumu,
2) Balığın normal morfolojik (fiziksel) özelliklerinde olması,
3) Balığın yaralı olmaması, özellikle genital açıklık kenan boyunca uzatma ağı kullanımının neden olduğu yaralanmalara özen gösterilmelidir..

SAGLIK KONTROLÜ: Trematodlar ve nematodlar gibi bazı parazit türleri için balıklar gözle incelenebilir. Fakat, protozoa enfeksiyonları için solungaç ve deriden alınan örneklerin mikroskop altında incelenmesi gerekiyor.

Solungaçtan örnek alınırken operkulum, solungaçlar ortaya çıkacak kadar hafifçe açılır ve bir spatula ile dikkatli bir şekilde kazıntı alınır. Deri örneğinin alınmasında ise balığın gözünün bulunduğu üst tarafından spatula ile kazımak sureti ile
biraz mukoza toplanır. Alınan örnekler lam lamel arasına yerleştirilir ve mikroskop altında incelenir. Trichodina sp., Icbtyopodo sp. Ve Scuticiliata sp. Gibi bazı protozoa türlerine sık sık rastlanabilir.

BAKTERİYEL ve PARAZİTER HASTALIKLARA KARŞI KORUYUCU ÖNLEMLER

Seçilen anaçlar, olgunlaştırma tanklarına aktarılmadan önce genel gözlem ve hastalık tedavisi için evvela karantina tanklarına yerleştirilir. Bu koruyucu tedbirler, olası hastalık ve parazitlerin bulaşma riskini en aza indirir. Antimikrobiyal ilaçların seçimi ve kullanımı kuluçkahaneye hastalıkların bulaşmasını engelleme bakımından oldukça önemlidir.

Anaç balıklar birbirini takip eden iki aşamada tedavi edilir: Bu tedavi esnasında 40 lt'lik plastik leğenler kullanılır. Bu plastik leğenler 30 lt deniz suyuyla doldurulur ve sonra antiprotozoer ilaçlar ilave edilir ve karıştırılır (Aşama 1).
Bir saat sonra, balıklar tedavinin ikinci aşaması için diğer plastik leğene konulur ve burda 1 saat tutulur. Tedavi süresince 0,6 l/dak. Oranında havalandırma sağlanır.

Aşama 1. Formaldehit -------- 100 ppm
Bakır sülfat (CuS04 . SHP) -------- 0.5 ppm
Aşama 2. Furazolidon -------20 ppm ya da
Sodium nifurstirenat -------10-20 ppm

OLGUNLAŞMlS BALIKLARIN SEÇİMİ

CİNSİYETİN BELİRLENMESİ: Üreme sezonu süresince, ilk yapılan işlemlerden bir tanesi balıkların genel görünümlerinin gözlenmesidir. Karınıarı şiş ve hafif sarkık olan balıklar dişi, düz ve sert olanlar ise erkektir. Cinsiyetin karın yapısından belirlenemediği durumlarda, masa lambası ile aydınlatma metodu kullanmak mümkündür

OLGUNLAŞMANIN KONTROLÜ:

Erkeklerde: Pelvik (karın) yüzgeçlerin he- men önünden başlayıp ürogenital açıklık yakınına kadar birkaç kez hafifçe baskı uygulanır. Balık bütünüyle olgunlaşmışsa, ürogenital açıklıktan genelde sıvımsı ve açık beyaz renkte süt
akar. Eğer süt gelmiyorsa, bu balıklar ya olgunlaşmamış ya da sütünü bırakmıştır ve bunlar yumurtaların döllenmesinde kullanılmazlar.

Dişilerde: Dişi balıkların olgunlaşıp olgunlaşmadıkları elle sağım veya kanülasyon yapılarak kontrol edilebilir. Olgunlaşmış dişilerde karın bölgesi hafifçe sıvazlandığında yumurtalar genital açıklıktan kolayca çıkar. Eğer balık olgunlaşmışsa, hemen sağılmalıdır. Henüz eksiksiz olarak olgunlaşmamış dişilerde karın sertçe sıvazlansa dahi yumurtalar çıkmayabilir. Eğer anaç balıklardan yumurta gelmiyorsa, kanül ile gonad (oosit) örneği alınır. Kanül 50 cm uzunluğunda ince polietilen tüp (0.7 mm ve L.5 milimetre çapında) kullanılarak yapılır. Polietilen tüp genital açıklık içine yaklaşık 30 cm ya da direnç hissedilene kadar nazikçe yerleştirilir. Oosit örnekleri tüp içerisine ağızIa sifon yapılarak emilir ve daha sonra kanül geri çekilir. Kanüldeki oosit örneklerini almak için ucu iğneli 1 ml'lik bir şırınga kanülün bir ucuna yerleştirilir ve iyice sıkıştırılır. Örnek, şırınga ile Turbot Ringers solüsyonu doldurulmuş küçük şişeleriri içerisine üflenir ve mikroskop altında incelenir.

MİTROSKOPİK MUAYENE İLE OLGUNLUK KONTROLÜ

ERKEKLERDE: Sperm aktivitesi mikroskop altında 100'lük büyütme ile incelenir. Bu amaçla, ilk önce, lam üzerine bir damla deniz suyu yerleştirilir, sonra üzerine bir miktar süt ilave edilir ve mikroskop altında gözlenir. Spermin normal canlılığı, deniz suyuyla sürün karıştırılmasından sonra amipsi çırpınma hareketi ile belirlenir.

DİŞİLERDE: Oosit çapının ölçülmesi için bir miktar yumurta lam üzerine yerleştirilir. Ölçüm mikroskop altında 40'lık büyütmede yapılabilir. Oosit çapı 400 milimetre' den büyükse (n=100), balık yumurtlama amacı ile kullanmak mümkündür, şayet 400 mm ' den daha küçükse (n=100) bu anaçlar henüz yumurta alımı için kullanılamaz, ancak anaç olarak muhafaza edilir.

E. Olgunlaşma Tanklarına Stoklama

SU KALİTESİ

Olgunlaşma tanklarında sıcaklığı kontrol edilebilen %015-18 tuzluluğundaki deniz suyu
kullanılır.

OLGUNLAŞTIRMA TANKI: Olgunlaştırma tankı 1x2x0.5 m ebatlarında, FRP'den yapılmıştır ve ortasından bölme ile ayrılmıştır. Bu tanklardan proje kuluçkahanesinde, 4 adet ve adaptasyon amacı ile 1x1x0.5 m ebadında iki adet kullanmak mümkündür. Bu tankların bulunduğu bölmedeki ışık yoğunluğu floresan lambalar kullanılarak yaklaşık 100 lüks dolayında kontrol edilir, ancak gündüz gün ışığı etkisi altındadır. Uygun su değişim oranı, yaklaşık günde %900'dür ve havalandırma (4 I/dak x 1 havataşı/m-) sağlanır. Üreme dönemi boyunca sıcaklık titanyum ısıtıcılar (1kw) kullanılarak 15 °C'de tutulur.

STOKLAMA: Öncelikle, anaç balıklar adaptasyon tanklarına (1x1x0.5 m) alınır, yaklaşık 1 gün içinde doğal deniz suyu sıcaklığından ClOOC) olgunlaşma sıcaklığı olan 15°C'ye ya-
vaşça adapte edilir ve olgunlaştırma tanklarına transfer edilir. Anaç balıklar, olgunlaştırma tanklarına m'ye 2-4 balık (bireysel ağırlık 2-7 kg) düşecek şekilde stoklanabilir. Balıkları fiziksel stresten korumak için aşırı stoklamadan kaçınılmalıdır.

DAMIZUK STOK YÖNTEMİ: Olgunlaştırma tanklarında ölü yumurtaların çürümesi sonucu su niteliğinin bozulmasını engellemek için, tank dipleri günlük olarak sifonla temizlen
melidir. Arzulanan su niteliğini muhafaza edebilmek için yumurtlama süresince balıklara yem verilmez.

DÖLLENMİş YUMURTA TEMİNİ

YUMURTLAMANI TEŞVİKİ VE YAPAY DÖLLEME

HORMON HAZIRLANMASI

ERKEK İÇİN: Human chorionic gonadotropin (HCG - İnsan Korionik Gonodotropin hor-
monu) ve White salmon pituitary gland (WSPG - Somon hipofizi) iyice karıştırılır ve seramik kasede homojenize edilir. Hazırlanan hormon şırınga ile çekilir ve hemen balığa enjekte edilir.

DİŞİ İÇİN: 5 mg Luteinizing Hormone - Re- leasing Hormone analogue (LHRH-a: Luteinizan hormonu salgılatma hormonu türevi) ile 1 ml %60'lık ethanol seramik kapta karıştırılır ve daha sonra 625 mg kolesterol ilave edilir ve tekrar iyice karıştırılır. Hazırlanan karışım alüminyum fo-
lyo ile sarılır ve oda sıcaklığında bir gün bekletilir. Ertesi gün 125 mg kakao yağı ilave edilir ve iyice karıştırılır. Hazırlanan hormon pelet kalıbı kullanılarak 30 mg'lık peletler haline getirilir. Her pelet 200 mg LHRH-a hormonu içerir. Pelet haline getirilen hormon bir cam şişeye konulur ve derin dondurucuda -20°C'de kullanılıncaya kadar muhafaza edilir.

HORMON UYGULAMASI: Hormon uygulaması yalnızca süt veren olgun erkekler ve oosit çapı 400 milimetre'den büyük olgunlaşmakta olan dişilere yapılabilir. Hormon Dozajı:

Erkekler için:kg. Canlı ağırlığa 500 IU HCG ve 7 mg WSPG, Dişiler için: kg canlı ağırlığa 100 mg pelet LHRH-yeterlidir.

ERKEKLERDE: Enjeksiyon 10 ml şırınga ile 18 numaralı iğne kullanılarak yapılır. Hormon balığın sırt kısmına, dorsal yüzgecin yakınında, kas içerisine enjekte edilir.

DİŞİLERDE: LHRH-a'nin pelet formu, dorsal yüzgecin yakınında, kas içerisine metal tüp kullanılarak yerleştirilir.

ANAÇ BALIKLARIN SAĞIMI

Öncelikle, balıklar olgunlaştırma tanklarından alınırlar ve yapışkan tuzları uzaklaştırmak için vücutları tatlısu ile yıkanır. Sağılacak balık, sağım masasının üzerine yerleştirilir ve vücutları bir havlu ile dikkatli bir şekilde silinir. Daha sonra, üre vs içeren boşaltım sıvısını uzaklaştırmak için, anaçların ürogenital ve genital açıklıklarının çıkış kısmı sıvazlanır. Balığın çırpınmasını engellemek için, baş kısmı bir havlu ile örtülür. Anestezi gerekli değildir.

SAĞIM, SÜT ve YUMURTALARI HAZIRLANMASI: Spermler yumurtalardan daha uzun zaman muhafaza edilebildiğinden erkekler, dişilerden önce sağılır. Süt ya da semen ürogenital açıklık civarındaki karın bölgesi sıvazlanarak toplanır. Sağılan süt 1.5 mm . çapındaki silikon tüp içine şırınga yardımı ile toplanır ve şırıngalar dölleme anına kadar bir kutu içindeki buzda muhafaza edilir. Ortalama 1 kg. Ağırlığındaki bir erkek balıktan 1,3 ml. Süt alınabilir.

Yumurtalar; karın, genital açıklığa doğru sıvazlanarak sağılır. Eğer sağılan yumurtalarla beraber kan gelirse, sağım durdurulmalıdır. Olgun balıklarda ovülasyon hemen gerçekleşirken, olgunlaşmakta olan balıklarda ovulasyon için 2-10 gün gerekiyor. Ovulasyonun gerçekleştiğini anlayabilmek için dişilerin zaman zaman karınları sıvazlanarak kontrol edilmesi gerekiyor ve ilk ovulasyondan sonra yumurtalar günlük olarak sağılabilir. Olgun ve olgunlaşmakta olan balıkların ovulasyonu ortalama 7-13 gün içerisinde sona ermektedir. Ortalama, olgunlaşmakta olan balıklardan 510.000 adet/kg, olgun balıklardan ise 300.000 adet/kg yumurta elde etmek mümkündür

SPERMLERİN SOĞUK MUHAFAZASI: Doğadan yakalanan olgun erkek damızlıklardan elde edilen süt miktarının yetersiz oluşu, yapay dölleme için bazen sorun teşkil edebilir. Kryoprezvasyona (ultra soğuk muhafaza) tabi tutulmuş spermler yüksek dölleme yeteneğine sahip olup, söz konusu soruna çözüm olarak pratik bir kullanım aracı olabilir.

YAPAY DÖLLEME: Kalkan yumurtalarının yapay döllemesinde kuru metod kullanılır. Yumurtalar kuru plastik kap içerisine sağılır (0.6 1). Sağılan yumurtaların üzerine sperm ilave edilir ve su kuşlarının tüyleri kullanılarak• karıştırılır. 400 gr. Yumurta için optimum sperm miktarı 1 mL. 'dir. Bir gram yumurta kütlesi yaklaşık 900 adet yumurta içerir. Daha sonra, döllenme oranını artırmak amacı ile bir miktar deniz suyu ilave edilir. Yumurtalar kapta yaklaşık 10 dakika tutulur, bu spermlerin dölleme yeteneğini muhafaza edebildikleri süreye denktir.

DÖLLENMİş YUMURTA TEMİNİ KULUÇKAHANE ORİJİNLİ ANAÇLARIN YÖNETİMİ: Kuluçkahane orijinli anaçların geliştirilmesinin asıl amacı, yavru üretiminde süreklilik sağlamak, yüksek nitelikli gamet elde etmek ve yumurtlama zamanını kontrol edebilmektir. Anaç adayları genel sağlık görünüşlerine göre seçilirler. Balıklar yaralanmalar, renk ve morfolojik anormallikler açısından kontrol edilirler. Yalnızca sağlıklı olmayan ve anormal balıklar elimine edilirler. Damızlık olarak seçilen balıkların boy, ağırlık ve cinsiyet gibi ilk biyolojik verileri kaydedilir. Yapılan bu ön kontrol sırasında anestetik (etilen glikol monofenil eter; 1 ml/lO 1) kullanılarak balıklar sakinleştirilebilir.

CİNSİYET AYRIMI ve STOKLAMA: Ortalama ağırlıkları 400 gr. Olan 1 yaşlı kalkanlarda cinsiyet ayrımı "aydınlatma metodu" kullanılarak yapılabilir. Cinsiyeti belirlenecek balık bir ışık kaynağına doğru tutulur. Erkek balıkların gonadı yalnızca karın boşluğunda yer alırken, dişi balıkların gonadı karın boşluğundan balığın posterior kısmına doğru uzanır (Şekil 5).

Seçilen balıklar kişisel olarak tanınabilmeleri için' markalaturlar. Elektronik olarak şifrelerniş ve camla kaplanmış markalar, sırt yüzgeeinin aşağısında deri altına yerleştirilir ve numaraları kaydedilir.

Cinsiyet ayrımından sonra da balıkların vücut ağırlığı ve boyu, büyüme ve yem değerlendirme oranlarını belirleyebilmek amacı ile ölçülerek kaydedilir. Başlangıçtaki stoklama
yoğunluğu, 3-4 yaşlı 2,5 kg ortalama ağırlığa sahip balıklar için, 2-3 kg/m/ (yaklaşık olarak 1
m2'ye 1 anaç), 2 yaşlı balıklar için ise 5-6 kg/m/ dolayında tutulur. Cinsiyet (erkek.Dişi) oranı ise eşittir (l: 1).

B.YEMLEME: Anaç balıklara yem olarak dondurulmuş mezgit balığı ve diğer beyaz etli balık etleri verilebilir. Yemlik balıklar anaç balığın büyüklüğüne bağlı şekilde 1-2 parçaya bölünür ve çözülmesi beklenmeden verilir. Yemleme balıklar doyuncaya kadar, parçalar teker teker verilerek yapılmalıdır. 3-4 yaşlı anaçlar, hafta- da, 2-3 defa doyuncaya kadar, 1-2 yaşlı balıklar ise her sabah bir defa yemlenirler. Donmuş rnez- gitin anaçlar tarafından değerlendirme oranları 3
ile 7 arasında değişmektedir.

C. SU KALİTESİ VE TANK YÖNETİMİ DAMIZLIK STOK TANKLARI: Damızlık stok ünitesi olarak, Trabzon'da yapılan kalkan yetiştir- me çalışmalarında bina dışındaki 3 x 20 m3'lük beton tanklar, bina içerisindeki 2 x 12 m3'lük FRP stoklama tankları ve daha küçük (13 x 3-4 m3) araştırma amaçlı FRP tankları kullanılmıştır. FRP tankların çapları 2-4 m, derinlikleri 1 m, beton tankların çapları ise 5 m, derinlikleri 0,9 m'dir.

SU KALİTESİ: Karadeniz'de deniz suyunun sıcaklığı 8°C ile 2rc arasında değişmektedir. Tuzluluk ise %015-18 civarındadır. Ekonomik sebeplerden dolayı bina dışındaki beton tanklara kaba filtreden geçirilen deniz suyu verilirken, içerdeki tanklara çok daha iyi filtre ve sterilize edilmiş deniz suyu sağlanır.

TANK YÖNETİMİ: Dışarıda bulunan tankların üzeri, tank içinde alg büyümesine ne den olan güneş ışığını önlemek için çatı biçiminde kapatılır. Tanklardaki ışık düşük (20-200 lüks) olmalıdır.

Su sıcaklığı yaz boyunca 17°C'den daha düşük olacak biçimde kontrol yapılmalıdır. Bu sıcaklık, 40-50 m. Derinlikten alınacak soğuk suyla 15 m. Derinlikten alınacak ılık su karıştırılarak sağlanabilir.

Tanklarda su değişim oranı %1000 yani günde 10 kez olmalıdır. Ayrıca, her 10 m2 alan için 2 hava taşı olacak biçimde havalandırma sistemi bağlanmalıdır.

Su sıcaklığı ve fotoperiyot (gün uzunluğu) gibi çevre koşullarının kontrol edilmesine gereksinim duyulduğunda bina içerisindeki FRP tanklar kullanılır. Bu tanklarda kontrollü aydınlatma (200lüks) için tankların üst orta kısmına floresan lambalar (40 watt x 2) asılır. Ayrıca, anaç stok tankları ile bağlantılı olan biyolojik filtre tanklarına, su sıcaklığını kontrol etmek amacı ile ısıtma sistemi monte edilir.

D. HASTALIKLARIN KONTROLÜ SEMPTOMLAR: Hasta bir balığın tipik belirtileri, iştah kaybı ve dengesiz yüzme davranışıdır. Bu tip davranışlar görüldüğünde, balıklarda derhal parazit kontrolü yapılmalıdır.

Bakteriyel hastalıkların belirtileri ise iştah kaybı ve yem alımının durmasıdır. Böyle bir durumda deri ve solungaç kazıntıları alınır ve herhangi bir lezyon ya da diğer sorunların söz konusu olup olmadığı gözden geçirilir.

TANKLARDA TEDAVİ UYGULAMALARI:

Banyo tedavileri: Önce tanka gelen su kapatılır ve sonra tank su seviyesi 30 cm'ye kadardüşürülür, ancak yeterli havalandırma sağlanır (12 l/dak x 2 havataşı/lO m2).

Yem ile yapılan tedaviler: Ağır enfekte olmuş balıklar, sağlıklı stoktan ayrılır. Tanka gelen su miktarı artırılır. Tanktaki su hacmi normal yetiştirme şartlarındakine benzer düzeyde tutulur.
Balık enfeksiyonları için aşağıda belirtilen tedaviler kullanmak mümkündür;

Parazit enfeksiyonlar için (söz gelimi Tri- chodina, Ichtyobodo, Scuticiliata ve Nernatoda):
Tedavi: 100-150 ppm formaldehit + 0,5 ppm bakır sülfat (1 saat ilaçlı banyo)

Bakteriyel enfeksiyonlar için (söz gelimi vibrio sp. Ve Aeromonas spp. (Şekil 7)
Tedavi: Yemle karıştırılan antibiyotikler veya ilaçlı banyo.

1) Oksitetrasiklin (Oxytetracycline - OTC) , kg balık ağırlığı için 50-75 mg. Yemle karıştırıla-
rak ya da 10 ppm, 1-2 saatlik ilaçlı banyo.
2) Oksolinik (Oxolinic) asit , yemle 25-50 mg/kg balık ağırlığına.
3) Enroflosakin (Enrofloxacin), yemle 10 mg/kg balık ağırlığına veya enjeksiyon.

YAVRU ÜRETİMİ

YUMURTANIM İNKÜBASYONU
Yumurta inkübasyonunun uygun biçimde gerçekleştirilmesi, yumurta kalitesinin bozulmaması açısından oldukça önemlidir. Bunun için tüm inkübasyon süresince kullanılacak olan materyallerin temizliği ve dezenfeksiyonu, filtre edilmiş, UV'ye tabi tutularak sterilize edilmiş deniz suyunun kullanılması ve suyun fiziko-kimyasal parametrelerinin günlük olarak izlenmesi zorunludur.

TANK ve DONANIMIN HAZIRLANMASI:

İnkübatörler yumurtalar yerleştirilmeden önce dezenfekte edilir. Dezenfeksiyon için inkübatörler, deterjanla yapılan normal temizlikten sonra, çeşme su yuyla doldurulur ve 200 ppm (%12) klorin eklenerek bir günden daha uzun bir müddet bekletilir. Daha sonra klorini uzaklaştırmak amacı ile havalandırma açılarak birkaç saat çalıştırılır. Kullanımdan önce inkübatördeki klorinli su boşaltılır, birkaç kez çeşme suyu ve bir- kaç kez de deniz suyuyla iyice yıkanır.

Ölçü silindiri, tüp, pipet ve kova gibi diğer araç gereçler, bir gece boyunca dezenfektanda (%10 benzalconium; lOmlll) bekletilir ve kullanımdan önce çeşme suyuyla çalkalanır.

İYODİN UYGULAMASI: Yumurta yolu ile gelebilecek mikrobiyal veya viral kontaminasyonu engellemek için, yumurtalar iyodin solüsyonu ile dezenfekte edilir. Dölleme işleminden ıo dakika sonra, naylon ağ kepçe (ağ gözü: 220 um) ile toplanan yumurtalar, inkübasyon sıcaklığındaki suyla, kalan spermleri, vücut sıvısını ve mukusu uzaklaştırmak amacı ile durulanır ve dezenfeksiyon için kovalara aktarılır. Dezenfeksiyon, 50 ppm PVP iyodinde [50ml PVS iyodin solüsyonu, (Aqua-iodine: Argent Chemical Laboratory) 10 ı. Deniz suyunda seyreltilir]. 5 dakika süreyle hafif havalandırma uygulanarak yapılır. Bu süre sonunda, iyodini uzaklaştırmak için, yumurtalar inkübasyon suyu kullanılarak dikkatli bir şekilde yıkanır ve inkübasyon tanklarına transfer edilerek 0.6 I/dak dolayında havalandırılır.

İNKÜBASYON TANKI: Yumurta miktarına göre uygun hacimdeki inkübatörler kullanılır. Bunlar konik tabanlı silindirik tanklar olup, tabana yerleştirilen bir süzgeç ile merkezi drenaj sağlanır. Tanktaki su hacmi, drenaj borusunun pozisyonu kontrol edilerek arzu edilen düzeyde tutulur. Drenaj sistemindeki süzgeç pve borudan c3 cm çapında) yapılır. Boru sırasıyla polietilen ağ (göz açıklığı: 8 milimetre) ve su değişimi sırasında yumurtaların geçişini önlemek için plankton ağı (göz açıklığı: 520 um) ile çevrilir. İnkübasyon suyu 1 m'ye kadar filtre edildikten sonra UV ile sterilizasyona tabi tutulur İnkübasyon tankında su değişim oranı, günde %2.000 (20 defa) olacak biçimde ayarlanmalıdır. Stoklamayoğunluğu, yaklaşık olarak 2.000 yu- murta/l'dir. Su sıcaklığı ı5°C'de tutulur. Havalandırma, yumurtaların su sütununda asılı kalmasını sağlayacak şekilde yaklaşık 0.6 l/dak. Olarak ayarlanır. Daha kuvvetli havalandırma veya daha yüksek su değişim oranı yumurtaların tank duvarlarına ya da merkeze yerleştirilmiş olan süzgece çarpmasına yol açarak onlara zarar verebilir. İnkübasyon odasının ışık yoğunluğu (gece- gündüz) doğal şartlardakinin aynı olup, gündüz 100 lüks dolayındadır.

İNKÜBASYO YUMURTA GELİşİMİ: Döllerımiş yumurtalar, şeffaf, global ve pelajikdir. Yapışkan değildirler, kabuk üstünde özel bir yapı yoktur, tek bir yağ damlacığı içerirler ve dar bir perivitellin boşluğuna sahiplerdir. Çapları 1,08 - 1,21 milimetre arasında değişmektedir. Yumurtalardan larva çıkışı, 14-15°C sıcaklıkta, döllenmeden yaklaşık 110 saat sonra meydana gelir.

DÖLLENME ORANININ BELİRLENMESİ:

Döllenme oranı, 15°C'de döllenmeden 3 saat sonra, yumurtalar 4 hücre safhasında iken tahmin edilebilir. Döllenme oranını ve toplam yumurta sayısını tahmin etmek amacı ile hafifçe havalandırılan inkübasyon tankının farklı yerlerinden beherle 3 kez 50 ml'lik örnek alınır. Yumurta örnekleri mikroskop altında incelenerek döllerımiş yumurta ve toplam yumurta sayılır. Alınan 3 örnekten hesaplanan ortalama değerler kullanılarak döllenme oranı ve inkübasyon tankındaki su hacmine göre toplam yumurta miktarı (TYM) aşağıda belirtilen eşitlikler kullanılarak hesaplanır:
Ortalama döllenmiş yumurta sayısı
Döllenme Oranı % x 100
Ortalama toplam yumurta miktarı
Ortalama toplam yumurta sayısı .
TYM= .. X Inkübasyon tankının su hacmi
Ornek hacmi ()ü ml)

YUMURTALARIN BAKIMl: Genelde beyaz renkli dibe çökmüş olan yumurtalar,' aralarında birkaç canlı yumurta olmasına karşın ölüdürler. Sağlıklı yumurtalar, su yüzey kısmında veya su sütununda yüzerler. İnkübasyon tankında bakteri ve protozoa artışına neden olarak su niteliğini bozdukları için, ölü yumurtaların uzaklaştırılmaları gerekir. Bunun için, havalandırma ve su girişi birkaç dakika için kapatılır ve ölü yumurtalar dibe çöktükten sonra sifonlanarak toplanır.

ÇIKIŞ ORANINıN BELİRLENMESİ: Çıkış oranı, çıkan larva miktarı ile sağılan toplam yumuRta sayısı oranlanarak belirlenir. Larva sayısının tahmini için, yavaşça havalandırılan inkübasyon tankının farklı yerlerinden SO'şer ml'lik 3 örnek alınır. Steromikroskop kullanılarak örneklerdeki larvalar sayılır. İnkübatördeki toplam larva sayısı (TLS), örneklerden elde edilen ortalama larva sayısı ve inkübatörün su hacmi kullanılarak tahmin edilir:

Ortalama lavra sayısı .
TLS= .. X Inkübasyon tankının su hacmi
Ornek hacmi (50 ml)
Larva çıkış (açılım) oranı ise;
İnkübatördeki toplam lavra sayısı
HR (%) x 100
Toplam yumurta miktarı

YAVRU ÜRETİMİ LARVA YETİŞTİRİCİLİGİ

Karadeniz kalkanı, larval safhadan yavru safhasına geçiş aşaması olan metamorfoz süresince morfolojik olarak önemli değişiklikler gös- terir. Deforme ve anormal pigmentasyona sahipbalıklar üretimin önemli denebilecek bir kısmını oluşturmalarına rağmen, yavruların ticari değerini düşürürler. Bu sebeple, bu türün yetiştiriciliğinin deniz levreğinden çok daha zor, çipura yetiştiriciliğinden ise biraz daha zor olduğu düşünülmektedir. Uygun besleme, ekolojik, fizyolojik ve patolojik bilgi birikimine bağlı şekilde yapılan üreticilik daha çok pratik beceri gerektirmektedir.

A. BÜYÜME ve GELİşME

MORFOLOJİK GELİşİM ve DAVRANIŞLAR: 16-19°C su sıcaklığında 70 günlük yetiştirme periyodu süresince kalkan larvalarının morfolojik gelişim ve davranışları Tabloda verilmiştir. Bu gelişim safhaları aşağıda görülmüş olduğu gibi üç (3) bölüme ayrılır:

Ön larva safhası (Çıkıştan sonraki 0-iki gün arası) Yumurta kesesi ve yağ damlacığına sahip olan larva şekil olarak simetriktir. Yumurtadan yeni çıkmış larvanın ortalama total boyu 2,5 mm .'dir. Gözleri henüz renklenmemiş, ağız açılmamış ve anüs oluşmamıştır. Yumurta kesesinin
tüketimine bağlı şekilde larva, hızlı bir biçimde büyür. Ancak bu sırada beslenme davranışları görülmez. Pektoral yüzgeçler henüz gözükmemektedir. Larvalar su yüzeyine yakın baş aşağı suda asılı olarak dururlar.

Post larva! Saflıa (Çıkıştan sonraki 3- 29. Günler arası) 3. Günde larvaların gözleri renklerı- miş, ağzı (0,15 milimetre. Genişlikte) ve anüsü açılmıştır. Ağız genişliği larva büyüdükçe artar. Ağzın açılmasıyla beraber 4. Günde ilk yem alımı başlar. 5. Günde pektoral yüzgeçler gözükür. 7. Günde düz olan sindirim kanalı genişlerneye ve kıvrılmaya başlar. 10. Günde pektoral yüzgeçler iyice gelişir, salınım ve kuyruk hareketleri kuvvetlenir, larvalar bazen akıntıya karşı yüzer, durur ve akıntı ile geri sürüklenerek bir önceki pozisyonlarını alırlar. 12. Günde, larvalar S-şeklini alırlar, sonra aniden düzleşir ve yernlik organiz- maları (rotifer) yakalamak amacı ile ileriye doğru ok gibi fırlarlar. Aktif yem alımı bu safhada başlar. 13. Günde yüzgeç ışınlarının gelişimi

Tablo: Karadeniz Kalkan balığının üreticilik koşullarında morfolojik gelişimi
Yaş Total boy
(gün) ( mm ) başlar. 20. Günde kaudal (kuyruk) yüzgeç ışınları tamamlanır. Dorsal ve anal yüzgeç ışınları ise 25. Günde amamlanmaktadır. Bu türde sık olmamakla beraber 25. Günden sonra büyük larvaların küçüklere saldırdığı (kanibalizm) görülebilir.

Metamorfoz safhası (30-70. Günler arası: larva i evreden yavru evresine geçiş) Balık asimetrik şekil alır ve göz göçü başlar. Buna bağlı şekilde balık tankın dibine yerleşmeye
yönelir. 51. Günde pektoral yüzgeçteki ışın sayısının ergin bireylerinki gibi tamamlandığı gözlenir. Bu safhada (30-70. Günler) balıkların çoğu horizontal (yatay) ve oblik (45°'lik açı ile dikey) pozisyonda su yüzeyine yakın olarak yüzerler.

BÜYÜME

Larvalar 210C su sıcaklığında, metamorfoz esnasında yani 40-42 günler arasında 20 mm . Total boya ulaşır.

B. TANK ve DONANIMLARI

Tanklar: Tüm tanklar kapalı alana yerleştirilir. Tank içerisindeki su akışı önemli olduğundan istenen amaca göre tankların şekilleri yuvarlak, kare ve elipsoidal olabilir. Kullanılan larva yetiştirme tanklarının hacimleri 2 ile 5 m3 arasında değişir, derinlikleri ise 0,75 m.'dir.

HAVALANDIRMA: Tanklar, havalandırma sistemi sayesinde donatılmalıdır. Larva yetiştiriciliğinde, suyun havalandırılması ve sirkülasyonu dikkat edilmesi gerekli olan en önemli unsurlar
dandır. Havalandırma ve su sirkülasyonu ekseriyetle çok iyi dizayn edilmiş bir ünite tarafından hemde gerçekleştirilir. Bu projede pratik olarak su, 5 cm uzunluk ve 3 cm çapındaki birkaç tane hava taşı ile (2.5 l/dak) hafif ya da orta şiddette havalandırılır. Bu uygulama daha az sayıdaki hava taşı ile şiddetli havalandırmaya tercih edilebilir. Hava taşları (2-3 ad./m.) tankın merkezine ve kenarlarına üstten asılarak yerleştirilir.

SU KALİTESİ: Uygun larva üreticilik koşullarının sağlanabilmesi için, su 5 um'lik filtreden geçirilir ve sonra UV lambası ile sterilize edilir. Larva tanklarına yerleştirilen ısıtma sistemleriyle su sıcaklığı 18-21oC dolayında muhafaza edilir.

AYDINLATMA: Aydınlatma, larvaların beslenmeleri esnasında en önemli faktörlerden birisidir. Işık miktarının az ya da çok olmasından kaçınılmalıdır. Tesis 8:00 ve 19:00 saatleri arasında 200-500 lüks yoğunluğunda floresan lambalar ile aydınlatılır, ancak direkt gün ışığından kaçınılmalıdır.

C. YETİŞTİRİCİLİK TANKLARINDA STOKLAMA STOK YOGUNLUGU Yumurta ya da larvaların yetiştirme tanklarına başlangıçtaki stoklama yoğunluğu yaklaşık olarak 20.000-30.000 adet/m. Olarak yapılır. Yumurtaların döllenme oranı düşük olduğunda tüm parti imha edilir.

STOKLAMA METODU: Yumurta ya da yumurtadan yeni çıkmış larvaların yetiştirme tanklarına transferinden önce, yetiştirme tankındaki suyun sıcaklığı inkübasyon suyu sıcaklığı ile aynı dereceye ayarlanır. Nakil işlemi öncesinde, yumurta ya da yumurtadan yeni çıkmış larvaların bulunduğu inkübasyon tankının havası kesilerek, bozuk olan ve gelişemeyen yumurta ve larvalarla beraber diğer atıkların konik inkübatörün dibine çökelmesi sağlanır. Sağlıklı yumurta ve larvalar
ise yüzeye yakın yüzerler. Tankın dibine çökmüş olan gelişmemiş yumurta ve atık materyal sifonlanarak ya da inkübasyon tankının dibine bağlanan hortum vasıtası ile dışarı atılır. İnkübasyon tankında kalan sağlıklı yumurta ve larvalar steril edilmiş litrelik beherlerle su yüzeyinden toplana-
rak 10-15 L'lik steril kovalarla nazik bir biçimde yetiştirme tanklarına nakil edilir.

YEMLEME

YEMLEME ÇİZELGESi: Larvaların beslenmesinde rotifer (B. Plicatilis), Artemia nauplii ve yapay yem dahil olmak üzere üç tür yem kullanılır.

ROTİFER: Larvanın ağzı üçüncü günde açıldığında, yetiştirme tanklarına zenginleştirilmişrotifer (B. Plicatilis) verilmeye başlanır. Rotiferler beherle yavaşça larva tanklarına ilave edilir. Tanklardaki rotifer yoğunluğu larvanın bulunduğu safhaya bağlı şekilde değişir ve 2-5 rotifer/m1 arasında tutulur (Tablo). Tanktaki rotifer yoğunluğu saat 10:00 ve 14:00'de dahil olmak üzere günde iki kez tespit edilir ve yoğunluk istenen değerin altına düştüğünde gerektiği kadar rotifer ilave edilir.
Larva yetiştirme tanklarındaki yeşil alg (Nan- nocbloropsis) yoğunluğu 0.5x106 hücre/ml dolayında tutulur. Bu yeşil algler yetiştirme tanklarına rotiferlerin beslenmesi, şeffaf olan rotiferlerin larvalar tarafından daha kolayayırt edilebilmesi (arka fon oluşturma) ve larvaların tank içerisinde homojen dağılmasını sağlanmak amacı ile katılır.

ARTEMİA: Kalkan larvalarına yumurtadan çıkıştan sonraki 12-15. Günler arasında yeni açılmış Artemia nauplii verilir. Larvalar 16. Ve 17. Günlerde yeni açılmış Artemia (nauplii) ile beraber zenginleştirilmiş (bir günlük) Artemia (metanaupiii) ile beslenir. 18-40. Günler arasında ise yalnız zenginleştirilmiş Artemia verilir. Larvalara verilen Artemia (metanauplii) yoğunluğu, larvaların tüketimine bağlı şekilde 0,2 birey/mL.'den 0,4 birey/ml.'ye çıkarılır. Genelolarak verilen Artemia larvalar tarafından iki saat içerisinde tüketilmektedir.

YAPAY YEM: Larvalar için mikropartikül ya da mikro yem olarak isimlendirilen yemler geliştirilmiştir. Mikro yemler öncelikle larvalara 20. Günde verilmeye başlanabilir. Ortamda mikro yemle beraber rotifer ya da Artemia gibi canlı yemler bulunduğunda, larvalar canlı yemi tercih ederler. Netice olarak, larvalan yapay yeme alıştırmak çok zor olmaktadır. Bu yüzden, larvaların canlı yemlerle aşırı beslenmemesi tavsiye edilmektedir. Mikro yemle aşırı besleme ise su kalitesinin bozulmasına sebep olacağından, bunlar da uygun miktarlarda kullanılmalıdır. Kalkan larvaların mikro yemle besleme rejimi Tablo da sunulmuştur. Mikro yem seçimi gerçekleştirilirken evvela yemin kalitesine özen gösterilmelidir., çünkü yemin kalitesi larva i yaşama oranını ve büyürneyi etkilemektedir. Larvalara verilen mikro yem aşağıda belirtilen şartları sağlamalıdır:

-Larvarun besin ıhtiyaçlarını karşılarnalıdır.
-Su kolonunda birkaç dakika asılı kalabilmelidir.
-Besin maddeleri hemen suda çözülmemelidir. Kullanılan peletleyici suda çözünen besin
maddelerinin suya geçişini engellemelidir.
-Yern su içinde çabucak dağılmamalıdır. Genel olarak bakıldığında, yüksek nitelikli bir mikro yemin birim fiyatı 50-70 US$/kg dolayındadır.
Mikro yemler imalat süreçleri ve özelliklerindeki farklılıklara göre üç grup altında topları-
maktadır; mikrokapsüllü (microencapsulated) yemler (MED), mikro-bağlı (micro-bound) yem-
ler (MBD) ve mikro-kaplı (rnicro-coated) yemler (MCD).

E. TANK YÖNETİMİ

SU SICAKLIGI: Kalkan larvaları gelişimlerinin ilk safhalarında su sıcaklığındaki değişimlere karşı daha hassastırlar. Bunun için yumurta ya da yumurtadan yeni çıkmış olan larvaların transfe- rinde, inkübasyon tankındaki su sıcaklığı ile naklin yapılacağı yetiştirme tankındaki su sıcak lığının aynı olması gerekir. Nakilden sonra yetiştirme tankındaki suyun sıcaklığı dört gün içerisinde kademeli olarak 1S°C'den önce 18°C'ye, daha sonrada 21°C'ye yükseltilir.

SU DEGİŞİMi: Yetiştirme tanklarında ilk 3 gün su değişimi yapılmaz. 4. Günde yeterli rotifer yoğunluğunu muhafaza etmek ve su kalitesinin bozulmasını önlemek amacı ile % 30 oranında su değişimi başlatılır. Su değişimi, basit bir biçimde tanka giren su kadar kullanılmış suyun drenaj sistemi ile dışarıya akmasına izin verilerek sağlanır. Su değişim oranı 10. Günde 3 kez olacak biçimde kademeli olarak artırılır.

Suyun deşarjında, tankın ortasına dikey olarak yerleştirilmiş delikli 200 mm çapındaki PVC boru kullanılır. Bu borunun üzerine larvaların kaçışını önlemek için larva büyüklüğüne bağlı olarak uygun göz açıklığında polietilen ağdan yapılmış kılıf geçirilir. Borunun bir ucuna spiral esnek bir hortum bağlanmıştır. Hortumun diğer ucu tankın dış kenarına bağlanarak tanktaki su seviyesinin kontrolünde kullanılır. Larva boyu, polietilen ağın göz açıklığı ve su değişim oranı arasındaki ilişki tabloda özetlenmiştir. İlk gelişim evrelerinde kalkan larvalarının yüzme fonksiyon- ları eksiksiz olarak gelişmediği için tank içerisindeki su hareketinin asgari düzeyde tutulması önemli-

dir. Larvalar aktif yüzücü olmadıklarından akıntıya karşı yüzemezler ve polietilen ağın yüzey kısmında sıkışır ve netice olarak toplu ölümler gözlenebilir.

TANK TABANININ TEMİZLİGİ:

Tank zemini, 5. Günden başlanarak günlük olarak temizlenir. Uygun ekipmanlarla, tank dibinde biriken ölü larvalar, yem artıkları, dışkılar ve diğer organik atıklar sifonlanarak uzaklaştırılır. Tank dibinde biriken atık organik maddelerin hastalık etmenleri için uygun ortam oluşturabileceği zannedilmektedir. Tank zemininin temizlenmesinde kullanılacak olan ekipman 20 milimetre çapındaki PVC borunun e mm e ucuna T biçiminde bir başlık ve diğer ucuna ise 25 milimetre çapında spiral hortum bağlanarak hazırlanabilir. Emilimetree ucuna bir parça sünger takılarak zemini daha etkili temizlenmesi sağlanır. Sifonlama işlemi süresince, havalandırma kesilir ve tank dibinde birikmiş olan organik maddelerin suya tekrar karışmamasına ve zemine yakın yüzen larvaların sifonlanmamasına dikkat edilir. Sifon hortumunun serbest ucu tank dışındaki 70 l'lik plastik kovaların içerisinde tutulur, bu şekilde ölü ve kaçan canlı larvalar da toplanmış olur.

YÜZEY TARAMA (Skirnming) SU YÜZEYİNDEKİ

KÖPÜK ve YAG TABAKALARININ TQPLANMASI
Suyun yüzey kısmındaki rotifer kabukları, yağ filmi ve protein orijinli organik atıkların uzaklaştırılması günlük olarak yapılması gerekli olan önemli görevlerden birisidir. Yüzey tarama ya da skimilimetreing olarak anılan bu tip temizleme işlemi, hava ile su yüzeyi arasındaki oksijen değişimini artırır ve bakteriyal gelişime sebep olan atık maddeleri uzaklaştırır ve ayrıca, larvada hava kesesinin şişirilmesinde önemli olan ilk havanın yutulmasında kolaylık sağlar.

Canlı yemin yağlı emülsiyonlarla zenginleştirilmesinden dolayı entansif üreticilik yapılan tankların yüzey kısmında yağsı tabaka oluşumu sık sık gözlenir. Son zamanlarda hava püskürtmeli ve yüzer yağ toplayıcılar kullanılarak bu yağsı maddeler toplanmak sureti ile hava kesesinin başarılı bir biçimde şişirilme oranı artırılmaya çalışılmaktadır. Tank içerisindeki suyun aşırı türbülansı ya da çalkantı da larvalarda kesenin şişirilmesini önler ve iskelet bozukluklarına neden olur. Bu arzu- lanmayan türbülansı önlemek amacı ile tanktaki her bir su girişine su difüzör ya da dağıtıcılarının yerleştirilmesi tavsiye edilmektedir. Bu difüzörler PVC boru ve borunun ucuna takılan ince gözlü polietilen ağdan yapılmıştır. Bu şekilde, hem suyun tanka düşük türbülansla girmesi sağlanır, nem de tanktaki su sıcaklığında ani değişimler engellenir. Ayrıca, tanktaki suda; larvalar tarafın- dan kazara yutulduklarında ölürnlere neden olabilecek hava kabarcığı oluşumunu engellemek amacıya tanka gelen taze suyun, tanka girişinde 200 milimetre çapındaki PVC borudan yapılmış olan difüzörlerden geçirilmesi tavsiye edilir.

YAŞAM ORANININ TAHMİLİ:

Yaşam oranının tespiti, larvaların su içerisinde homojen ola- rak dağıldığı karanlık ortamda yapılır. Larva örnekleri, su kolunu örnekleme donanımı ile tankın çeşitli noktalarından alınır. Örnekleme donanımı 1,5 m. Uzunluğunda ve 50 mm . çapındaki PVC borunun ucuna -global vana takılmasıyla oluşturulur. Tankın beş farklı kısmından alınan örnekler bir kovada toplanır. Örnekleme, örnekleme aleti tankın dibine dokunmayacak şekilde dibe yakın noktadan yaklaşık 2-3 i su alınarak yapılir. Örneklenen su hacmindeki larva miktarı sayılır, buna göre hacmi bilinen tanktaki toplam larva miktarı tahmini olarak belirlenir ve başlan gıçtaki larva miktarına göre tanktaki yaşama oranı tahmin edilir.

Eğer, yaşama oranı yüksek ise tanktaki yoğunluğu azaltmak için larvalar yeni hazırlanmış birkaç tanka dağıtılır. Bu transfer işlemi, gündüz sürü oluşturma davranışı sergileyen ve pelajikte bulunan larvaların kovalarla toplanmasıyla yapılır. Geeeleyerı ya da karanlıkta ise pozitif fototaktik olan larvalar ışıklı köşelerde toplandıklarında 50 mm çapındaki esnek spiral borularla sifonlanarak transfer edilebilir.

F. HASTALIKLARıN KO TROLÜ

Larvalar, parazit ve hastalıklara karşı bir hayli hassastırlar. Tankların tabanından toplanan detritus (organik birikim) ya da ölü balıklarda sık sık patojenik parazitlere (Scuticociliata, Nemato-da, Tricodina vb.) rastlanmaktadır.

Bu patojenlerin yayılımını engellemek için aşağıda belirtilen koruyucu tedbirlerin alınması gerekir:
1) Tankların tabanı rutin şekilde sifonla temizlenmelidir. Boylece hastalık etmenleri için uygun ortam yaratan rotifer karkası gibi ölü organizma artıkları ve dışkılar uzaklaştırılır.

2) Su kalitesinin bozulmasına sebep olan larvalar tarafından yenmeyen aç kalmış ve çok düşük besin değerine sahip rotiferleri uzaklaştırmak için su değişim oranı günlük %300-350 arasında tutulmalıdır.

3) Scuticociliata gibi protozoaların rotifer vasıtası ile geldiğinden şüpheleniliyorsa, hasat edilen rotifer zenginleştirme işlemi sırasında CiO z kullanılarak dezenfekte edilmelidir.

4) Tanklardaki protozoa gelişimi, tankların zemininden alınan larva ve detritus örneklerinin mikroskop altında günlük olarak incelenmesiyle takip edilmeli ve bu uygulama günlük rutin şekilde yapılmalıdır. Yapılan proje çalışmasında protozoa'nın (çoğu zaman Ciliates sp.) larva vücudunun iç ve dış kısmına yerleştiği ya da tank tabanından alınan organik atıkların içerisinde artış gösterdiği tespit edilmiştir. Bu durumla karşılaşıldığında hemen 20-40 ppm formalin (%37-40), 0.5 ppm CuS04+HzO ve antibiyotik kombinasyonu ile 2 saat banyo yaptırılmalıdır.

5) Oluşabilecek herhangi bir çapraz bulaşmadan kaçınmak için, kuluçkahanede kullanılacak olan tüm malzemeler aşağıda verilen kimyasallardan biri ile dezenfekte edilmelidir: 300 ppm çamaşır suyu (%12), %1 Benzalkonium klorür solüsyonu (%10) ya da 1/600 iyodun solüsyonu (%25).

G. BOYLAMA

Etkili yemlerne . Yapılması ve kanibalizmin minimuma indirilmesi için balıklar boylarına göre ayrılır. Boylama işlemi, içerisinde balık olmayan tanka yerleştirilmiş naylon ya da plastik malzemeden yapılmış olan selektör kullanılarak yapılır. Tankın yüzey kısmında ya da köşelerinde grup oluşturmuş yaklaşık 20 mm total boydaki larvalar kovalarla toplanarak selektöre boşaltılır. Küçük bireyler selektörün dışına çıkar, selektör dışına çıkamayan büyük yavrular ise diğer bir tanka aktarılırlar.

YAVRU ÜRETİMİ

YAVRU YETİŞTİRİCİLİGİ
Yapay yeme adaptasyon ve yavru yetiştiriciliği safhası larvalar 40-42 günlükken başlamasına rağmen, yavrular ellerne ve transfer stresIerine karşı hala hassastır. Yavrular ticari üreticilik ünitelerine satılabilecek boyolan 100 milimetre büyüklüğe ulaşana kadar kuluçkahanede yetiştirilir. Yapay yeme alıştırma yaklaşık olarak 40. Günden 110. Güne kadar devam eder. Araştırma sonuçlarına göre 40-110 gün arasındaki bu adaptasyon aşamasında yavruların yaşama oranı %75'in üstündedir. Yaşama oranının artırılması, kuluçkahanede hedeflenen üretim miktarının gerçekleştirebilmesi için gerekli tank hacminin ve iş gücünün azaltılması yönünde avantaj sağlar.

TANK ve DONA IMI: Kalkan yavruları 20 milimetre boya ulaştığında tankın tabanına yerleşmeye
başladığında tankın taban alanı haciminden daha önemli duruma gelir. Bu sebeple, bu safhadan itibaren stoklama yoğunluğu hesaplanırken tankın taban alanı dikkate alınır. Yavrular 0,3-0,5 m yüksekliğine sahip FRP ve beton havuzlarda yetiştirilir. Yavru yetiştiriciliğinde 5-7 m yüzey alana sahip yuvarlak, kare ya da dikdörtgen tanklar kullanmak mümkündür. Tanklar, suda bulunan atıklari ve dibe çökelen detritus su sirkülasyon sistemi ile atabilecek şekilde iyi dizayn edilmelidir. Su sirkülasyonunu artırmak için, deniz suyu basit PVC difüzör (dağıtıcı) vasıtası ile tanka verilmelidir. En basit şekliyle dıfüzör PVC borunun ağız kısmı 5 milimetre. Açıklık kalacak şekilde ısıtılarak sıkıştırılarak yapılabilir. Tanktaki suyun değişimi tank içerisinde iç içe yerleştirilmiş iki dikey PVC boru vasıtası ile gerçekleştirilir. Bunlardan dış kısımdaki delikli boru yavruların kaçmasını önlerken, iç kısımdaki deliksiz boru su seviyesini ayarlar.

Yavru tankları merkez ve duvara yakın kısımlara 2 adet/m/ olacak biçimde yerleştirilmiş hava taşları ile havalandırılır.

Tanklar 08:00 ve 19:00 saatleri arasında üst kısma yerleştirilmiş floresan lambalarla aydınlatılır ve ışık yoğunluğu 200-500 lüks arasında tutulmaya çalışılır. Oksijen seviyesi ise 4 mg/lt'nin
altına düşmemelidir.

BOYLAMA ve STOKLAMA:

Yavru safhasında aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı küçük boylama
tablaları kullanılarak balıklar boylanır:

-Deforme olmuş ve pigmentasyon bozukluğu gösterenlerin uzaklaştırılması (Şekil 9).
-Boy gruplaması yapmak.
-Kesin stok miktarını (yavru sayısı) belirlemek
-Tankların temizliğini sağlamak.
Yalnız normal ve boy gruplarına ayrılmış balıklar kovalarla yeni tanklara transfer edilir. Boylama balıkta stres ve yaralanmalara neden olacağından çok sık yapılmamalıdır.

Stoklama yoğunluğu düşük ise verilecek yem miktarı da azaltılmalıdır. Stoklama yoğunluğu balığın büyüklüğüne ve suyun taşıma sınırı- ne bağlı şekilde değişir. Stoklamada 20-50; 50-80 milimetre ve 80-100 milimetre lik larvalar için 400-500; 250- 300 ve 120-150 adet stoklama önerilmektedir.

BESLEME: Yavrular başlangıçta 0,7-1 milimetre. çapındaki granül yemlerle beslenirler. Balık büyüdükçe granül yemin büyüklüğü de kademeli olarak arttırılır ve pelet yemlere geçilir. Yavru kalkanlar tarafından tüketilen yem miktarı yemin parçacık ya da pelet büyüklüğü tarafından etki- lenme eğilimindedir. Çok küçük ya da çok büyük yem kullanımında tüketim azalır. 20-50 milimetre büyüklüğündeki balıklar günde 4-6 kez yemlenir. Balık 50 milimetre boyun üzerine çıktığında öğün sayısı günde 3-4 kez olacak biçimde azaltılır. Yavrular, görsel doygunluğa ulaşıncaya kadar yemle- nir. Bu da yem alım aktivitesinin durması ile anlaşılabilir. Karadeniz kalkan yavrularının günlük yem tüketimi, 20 mm büyüklükte iken vücut ağırlığının %4-5'nden başlar ve 100 mm boya ulaşıncaya kadar kademeli olarak %2-3 seviyesine düşürülür.

YAPAY YEM: Projede, kalkan yavrularının besin maddeleri ihtiyaçlarını karşılayabilmek için son dönemde ekonomik rasyonlar geliştirilmeye başlanmıştır. Kalkan balığı %55 gibi bir hayli yüksek oranda protein seviyesine gereksinim duymaktadır. Buna karşın, balığın yağ gereksini- mi ise %15'in altındadır. Protein ve yağ kaynağı olarak mezgit balığı unu gibi yüksek nitelikli yem maddeleri kullanılır. Ayrıca, hazırlanan yemin pH'ının 7,1-7,5 arasında olması tavsiye edilir.

Balıkların beslenmesinde kullanılacak olan yapay yemler, yavruların yaşama, büyüme ve yem değerlendirme oranını doğrudan etkileyeceğinden ve netice olarak ekonomik gelir sağlayacağından dikkatli bir biçimde seçilmelidir. Yem değerlendirilirken yalnızca fiyatı değil kalitesi de göz önünde bulundurulmalıdır. Yem kalitesi, balığın yaşama, oranı (YO), Total boy olarak büyüme oranı (BOTL)ve yem değerlendirme'oranı (YDO) gibi kriterlere göre değerlendirilir. Bunlar aşağıda belirtilen şekilde ifade edilir:

YO ( %)= (Mevcut balık sayısı / Başlangıçtaki balık sayısı) x 100  BOTL (milimetre/gün)= (Mevcut büyüklük TB mm ) - Başlangıçtaki büyüklük TB ( mm ))/ günYDO= Tüketilen toplam yem miktarı / (son . Ağırlık - başlangıçtakiağırlık)

.Örnek olarak, ideal çalışma koşullarında yapıları yavru yetiştiriciliğinde YO, BOTL ve YDO
.Değerlerinln sıra~ıxla, %90'ın üstünde, 1,2 mm /gün ve O,Tnin altında olması beklenir.

Kalkan yavruları için uygun kalitedeki bir yemin fiyatının 4-6 US$/kg. Arasında olduğu tahmin edilmektedir.

TANK YÖNETİMİ: Yavru kalkanların bakımı esnasında yapay yem kullanılması ve balık büyüdükçe yem miktarının artırılmasından dolayı, su niteliğinin bozulma olasılığı çok yüksek- tir. Bu yüzden, bu safhada su niteliğini artırmak için devamlı taze su girişi sağlanmalı ve tanklarda- ki su değişim oranı en az günde 15 kez olmalıdır. Su sıcaklığı 18-24°C, tuzluluk ise %0 18- 19 arasında olabilir. Ayrıca, sabah ve öğleden sonra dahil olmak üzere tankların tabanı günde iki kez temizlenmelidir.

BÜYÜME: Yavrularda büyüme; tank bakımı, yem kalitesi ve stoklanan yavruların başlangıç kondisyonu tarafından etkilenir. Normal şartlarda yavrular yaklaşık 70 günde 20 mm ' den 100 milimetre total boya ulaşırlar ki, bu safhada yavruların büyümesi doğrusal regrasyon gösterir ve büyüme günlük olarak takip edilebilir. Büyüme, gözlemler yanında düzenli olarak yapılan boy ve ağırlık ölçümleriyle takip edilmelidir. Şayet büyürnede yavaşlama ya da duraksama eğilimi gözlenirse üreticilik şartları ve balıkların durumu kontrol yapılmalıdır. Vücut ağırlığı ve Toplam boy arasındaki ilişki aşağıda belirtilen şekilde formüle edilmiştir.

BW=0.008 TL3.145 (r2= 0.99) (BW: vücut ağırlığı, TL: total boy)

HASTALIKLARI KONTROLÜ: Tank tabanının sifonlanması neticesinde toplanan detritus ve ölü yavruların mikroskop altında incelenmesi neticesinde sıkça patojenik parazitlere (Scuticociliata, Nematoda, Tricodina vb.) rastlanmaktadır. Özellikle Scuticociliata yoğun ölümlere sebep olan en önemli parazitlerden birisidir. Bu parazitlerin ağır zararlarını önleyebilmek için rutin şekilde balık davranışlarının ve mikroskopik kontrollerin yapılması gerekiyor . Balıklar şu anormal davranışların bazılarını gösterir: yem tüketiminde beklenmedik düşüş, balığın ağzı açık olarak yüzmesi, su yüzey kısmında akıntıyla sürüklenen balık sayısında artış olması ve balıkların tank duvarı etrafında yüzmesi gibi. Bu semptomlardan biri gözlendiğinde yavrular derhal 100 ppm formalin ve 0,5-1 ppm Cu- S04+5H20 kullanılarak iki saat süreyle su banyosuna tabi tutulmalıdır. Bu tedavi en az .üç gün devam ettirilmelidir.

Kaynak

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.