AramaArama
Gıda Hattı

Deniz ürünü Istakoz nedir? Istakoz yetiştiriciliği nasıl yapılır?

2 Eylül 2021, 16:30
Paylaş
Deniz ürünü Istakoz nedir? Istakoz yetiştiriciliği nasıl yapılır?
Deniz ürünü Istakoz nedir? Istakoz yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Istakoz ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz ürünü Istakoz nedir? Istakoz yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Deniz ürünü Istakoz nedir? Istakoz yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Istakoz ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz ürünü Istakoz nedir? Istakoz yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Istakoz yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Istakoz eklembacaklı deniz canlılarından olup, enteresan biyolojisi ve ekonomik değerinin yüksek olması sebebiyle önemli bir deniz ürünüdür. Dünyada yaygın olarak bulunan iki türü; Avrupa Deniz Istakozu (Homarus gammarus LJ ve ABDn Deniz Istakozu (Homarus americanus) dur. Bunun yanında dünya denizlerinde farklı türlere giren çeşitli istakozlar bulunur. Bunların bazıları çok iri bazıları ise bir hayli küçüktür. Ancak genel itibari ile boyca yeterli olanları su ürünleri içinde sevilen ve aranılan insan gıdalarıdır. Aşağıda dünya denizlerinde var olan ve insan gıdası olarak ekonomik önemi olan ıstakoz ve böcek tür isimleri ingilizce isimleri ile beraber sunulmuş bulunur .

Homarus americanus-------------American lobster
Homarus gammarus--------------European lobster
jasus edwardsii---------------------Red rock lobster
jasusfrontalis---------Juan Fernandez rock lobster
jasus lalandii-----------------------Cape rock lobster
jasus tristani--------- Tristan da Cunha rock lobster
jasus verreauxi-------------------Green rock lobster
Palinuridae------------------------Spiny lobsters nei
Palinurus delagoae-------------Natal spiny lobster
Palinurus elephas---------Common spiny lobster
Palinurus gilchristi---------Southern spiny lobster
Palinurus mauritanicus---------Pink spiny lobster
Palinurus spp---------Palinurid spiny lobsters nei
Panulirus argus---------Caribbean spiny lobster
Panulirus cygnus---------Australian spiny lobster
Panulirus longipes-------Longlegged spiny lobster
Panulirus spp--------- Tropical spiny lobsters nei

Dünyadaki ıstakoz üretimi yaklaşık olarak 40.000 ton'dur. Bu üretimin 32.000 ton'luk bölümü ABD ve Kanada tarafından temin edilmektedir. Bunu izleyen ülkeler Japonya, İngiltere ve Fransa'dır.

Istakoz geç gelişen bir canlıdır. Bazı türler pazarlama boyuna fakat 4-5 senede ulaşabilmesi sebebiyle ıstakoz yetiştiriciliği pek rağbet görmeyen bir üretim dalı olarak kalmıştır. Bunun için tercih edilen üretim yöntemi avcılığıdır. Bunun yanında giderek tükenen ıstakoz kaynakları sebebiyle yetiştiriciliğe ilgi duyulduğu görülmektedir. Son senelerde bazı türler üstünde kontrollü şartlarda 20 ayda 1 kg. Canlı ağırlığa ulaştırabilen teknikler geliştirilmesi bu canlıya olan yetiştirme ilgisini arttırmış bulunur.

Istakoz grubuna giren canlılar ülkemizde ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan birincisi gerçek (ıstakoz) ikincisiyse böcek tabir edilen gruptur. İki grup birbirlerine benzemekle birlikte ayırt edici özellikleri vardır. Böcek tabir edilen grupta
kıskaçlar bulunmamaktadır.

AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLER ve TANINMASI:

Istakozun sistematikteki yeri ;Phylum: Artbropoda Classis.

Crustacea- Ordo. Decapoda- Familla. Nepbropidae olarak belirtilebilir. Istakozların üst kabuğu düzdür. Gözlerin arkasında iki çift dikenleri vardır. Bunlardan dıştaki çift çok küçüktür. Ağız kabuğunun geriye kalanının Li 4'ü kadardır. Ağzın lateral kenarında 4 ya da 5 adet diş bulunur. Kabuğun orta kenarına doğru, ağzın ucundan ve ortadan bir oluk uzanır.

Karın parçaları düz olup, hemde tepesiz ve düzdür. Kolların iki çifti büyük kıskaçlarla sona erer. Bunlardan bir tanesi kesici, diğeri ise güçlü düzensiz dişlerle donatılmış yakalama kıskacıdır. Kollarının ikinci ve üçüncü çiftleri daha incedir. Bunlarda da kıskaç bulunur. Istakozların rengi mavimsi-siyah olup, üst tarafı benekli, alt tarafı ise yeşilimsi renktedir. Istakozların boyları genel olarak 35-40 cm. Olup, azami 50 cm'ye kadar ulaşabilir. Ağırlıkları ise ortalama 300-350 gr'dır. Dış ülkelerde çok iri olanlarına da rastlanır.

Sularımızda Karadeniz haricinde tüm Akdeniz'de bulunur. Ancak son senelerde ülkemiz denizlerindeki avcılığı bir hayli azalmıştır. Doğu Atlantik'te özellikle La-forten Adaları'ndan Fas'a kadar bir hayli yaygındır. 60 m'ye kadar olan derinliklerde ve linoral kayalıkların bulunduğu yerlerde yayılım gösterirler. Doğada avcılığı özel kafeslerle ya da ağlarla yapılabilmektedir.

ÜREME BİYOLOJİSİ:

Istakozlar Cinsi olgunluğa 4-6 yaşlarında erişirler. Istakozların çiftleşmesi yaz mevsiminde, dişinin kabuk değiştirme periyodu döneminde meydana gelir. Çiftleşme genelde kabuk değiştirmeden 48 saat sonra olursa da 12. Güne kadar çiftleşmenin olabildiği kaydedilmiştir. Çiftleşmedeki başarı erkek ve dişinin büyüklüğündeki dengeye bağlıdır. Büyüklük farkı çiftleşme şansını azaltır ya da ortadan kaldırır.

Erkek bireyler bir iki günlük süre içinde bir ya da iki dişi birey ile çiftleşebilir. Dişilerinde birden çok erkek ile çiftleştikleri görülebilir.

Spermaları dişinin tohumluk bölümünde 9 ile 13 ayarasında toplanarak depolanabilir. Yumurtlama zamanında dişi birey yumurtaları bıraktığı anda hemde spermaları da bırakarak dölleme işlemini gerçekleştirir. Döllü yumurtalar kuyruk altının tüylü bölümüne yapışır. Bir dişi bireyin yumurta verimi ortalama olarak 300.000 000.000 - 700.000) yumurtadır. Dişi birey kuluç- ka dönemi olarak yumurtalarını 10-12 ay süre ile vücudunda taşır.

Çiftleşmeden sonra larvaların çıkışı 2 seneyi bulur. Bu sebeple ıstakoz yetiştiriciliği çok ilgi çeken bir konu gibi gözükmesine rağmen pratik larva üretimi yaygınlaşmamış ve pratik hayatta fazla yer bulamamıştır. Ancak son senelerde bazı türler üstünde başarılı şekilde larva üretildiği gözlenmektedir. Bu çalışmalar daha çok böcek tabir edilen canlı grubuna dahildirler. Başarı türlere göre değişiklik göstermektedir. Bazı türler başarılı şekilde üretilebilir iken bazı çeşitlerde yavru üretilmesi bir hayli zor görülmektedir. Bunu sebebi larvalardaki gelişme süresinin uzun olması olarak belirtilmektedir.

Yetiştiriciler laboratuvar şartlarında deneme için yapmış oldukları üretim çalışmalarında bu süreyi 11 aya kadar indirebilmişlerdir. Kuluçka döneminde yumurtalar siyahtan yeşil ya da kahverengiye doğru dönüşüm gösterirler. Yumurta açılımları 4-9°C gibi düşük sıcaklıkta meydana gelebilirse de genelde ilkbahar ve yaz mevsimindeki 15-20°C'de açılmalar meydana gelir. İlk kabuk değiştirme yeni yumurtadan çıkmış ve mysis dönemini geçirmekte olan larvalarda hemen meydana gelir. Yavrular ıstakoz halini alıncaya kadar birkaç kez kabuk değiştirirler. Bireyler bu durumda yüzebilirler ve gıda olarak plankton tüketirler. Canlılar bentik bölgeye su sıcaklığına bağlı şekilde 9-33 günde ulaşırlar.

KULUÇKALAMA:

Yumurtaların gelişme evresi gözlerin oluşmasıyla başlar. Gözlenmiş yumurtaların çapına bağlı şekilde kuluçka zamanının belirlenmesi sağlanabilir.

Gözlenmiş yumurtaların görülmesinden sonra, ergin dişiler özel kuluçka tanklarının içerisine yerleştirilirler. Bu özel tank büyük fertlerin yetiştiriciliğinin yapıldığı tankların modifıye edilmesiyle elde etmek mümkündür. Tek farkları yumurtaların ortamdan gitmesini önleyecek bir süzgeç düzeninin tanka ilave edilmesi işlemidir. Tanka giren su ortamdan çıkmadan önce bu süzgeçten geçmelidir. Bu sisteme konulan dişiler özellikle gece saatlerinde 3-4 gün ya da biraz daha uzun zaman içinde yumurtalarını bırakırlar. Süzgeçli kapta toplanan yumurtalar içi özelolarak dizayn edilmiş kaplara aktarılır.

LAVRA YETİŞTİRİCİLİGİ:

Bu bölümde larva yetiştiriciliğini açıklamak amacıyla bu konu da uygulanmış bir çalışmayı özetleyerek konuyu aydınlatmaya çalışacağız.

Bu çalışmada ilkbaharda dişi Istakozlardan kahverengi yumurta taşıyanlar %0 31 tuzlulukta su bulunan 27.4 x 91.5 x 30 cm. Boyutlu kuluçka tanklarına 70'er adet olarak alınmışlardır. Anaçlar kabuklu su ürünlerinin içi ya da balık eti ile beslenmiştir, Açılma genelde Mayıs ayı ortasında su sıcaklığı 15°C'ye ulaştığında meydana gelmiştir. Açılmanın yoğun olduğu periyod Haziran ve Temmuz ayları olmuştur.

Diğer eklembacaklılara göre, ıstakoz larvaları pelajikten dip bölgeye çok daha kısa bir süre içinde inerler. Istakoz larvaları 4 kabuk değiştirme evresinden sonra erginlerine benzer morfolojik şekillerini alırlar. Bu sıcaklıkta larval gelişim 2 haftadan daha az sürede tamamlanmaktadır. Bu süre içinde larvalar global tip sistem içerisine yerleştirilirler. Bu sistemin esası tank içerisinde dairesel bir su hareketi sağlanmasıdır. Bu akıntı sayesinde larvaların tankın her tarafına homojen şekilde dağılımları sağlanır.

Istakoz larvalarının beslenmesinde çok geniş çeşitlilik gözlenen canlı ya da donmuş zooplankton, kıyılmış balık ve kabuklu deniz canlıları etleri ve yapay besin maddeleri gibi yemler kullanılır.

İlk besleme döneminde ergin Artemia en fazla tercih edilen besinlerden birisidir. Küresel sistemde bulunan ıstakoz larvaları için ortama 4- 5 adet Artemiallt larva konulmaktadır. Yetiştirici- lik dönemi boyunca su sıcaklığında ani düşüşler ve artışlar olmamalıdır. Larvalar amonyak artışına karşı çok duyarlıdırlar. Amonyak konsantrasyonunun 0.2 mg/lt.'in altında tutulması gerekir. Işıklandırma süresi de çok iyi ayarlanmalıdır. Larvaların fotoperiyoda karşı çok hassas oldukları saptanmıştır. İyi bir embriyolojik ve larva gelişimi için fotoperiyodun aynı saatlerde ve düzende uygulanması gerekir.

Larvalar elekli bir kutuda toplandıktan sonra, çapı 40 cm. Olan tabanı çukur, fiberglastan yapılmış yuvarlak yapıdaki tanklara alınır. Her tankta ortalama olarak 3.000 tane larva yetiştirilebilmektedir. Tank içinde larvaların sürüklenmesine engelolacak bir debide su çıkışı sağlanmalıdır. Şayet larvalar tankın ortasında birikecek olursa kanibalizm görülmeye başlar. Su tanka tabandan bir boru yardımı ile giren dairevi hareketle tankın içerisinde sirkülasyonu sağlayarak çıkış borusu ile dışarı atılır. Böylece akıntının dikkatli ayarlanması gerektiği çok daha iyi anlaşılır.

Yavrulara yem olarakezilmiş dana ciğeri, midye içi ve donmuş Artemia verilir. Midye ezmesi ile artemia deniz suyu içinde karıştırılarak her 3 saatte bir yemek kaşığı kadar tanka dağıtılır. Aşırı yemleme kanibalizmi önlerse de
tankın ve boruların çabuk kirlenmesine neden olabileceğinden yemleme çok dikkatli yapılmalıdır. Bu şekilde yemlerne tekniği ile larvalar 3 kabuk değiştirmeye %20-25'lik bir yaşama oranı ile ulaşırlar.

Çok kontrollü çalışmalarda yaşama oranının en yüksek %42.6'ya çıktığı saptanmıştır. Kanibalizmden sonra ölümlerin ikinci sebebi sirkülasyon sistemi ve suda amonyak bileşenlerinin yoğunlaşması olarak gözlenmiştir.

JUVENİL (Genç Bireyler) YETİŞTİRİCİLİGİ:

Bu dönem içinde daha büyük genç fertlerin gelişmesinde artemia yetersiz kalmaktadır. Bu yüzden fertlerin beslenmesinde ince kıyılmış balik, yumuşakça ve krustaselerin etlerinden yararlanılmaktadır. Istakoz yavruları 3 ile 5 aylık olunca 4. Ve 5. Değişim durumuna gelmiş olurlar. Bu dönem yavruların sahildeki kumlara bırakılması için en ideal dönemdir. Ölüm oranı yavruların planktonik dönemine göre daha düşüktür.

TAM KONTROLLÜ YETİŞTİRİCİLİK

Çeşitli ülkelerde yumurtadan itibaren pazar ağırlığına kadar yetiştirme çalışmaları denenmektedir. Amerika'da 15 x 15 cm.Lik özelolarak yapılmış bölmelerde 10 yılda 15,4 cm. Uzunluğa ulaşılmış ve 8 kg. Taze yemle 1 kg. 'lık ıstakozlar elde edildiği bildirilmiştir. Ancak geçen 10 senelik gelişme dönemi göz önüne alındığında pozitif açıdan pek uygulanabilir bir çalışma olduğunu kabul et mek zordur. Yalnız sürekli olarak ısıtılmış su (22°C) kullanılarak ya da sıcak sulardan yararlanılarak 2-3 senede pazar ağırlığı olarak kabul edilebilecek 450 gr. Ağırlığa ulaşması da mümkün kılınmıştır. Batı Almanya'da kafeslerde üreticilik konusunda daha başarılı sonuçlara ulaşılmış ise de uygulanabilir bir sonuca erişilememiştir. Diğer balık türleri gibi pelet yemlerle beslendiği taktirde daha maddi olarak yetiştiriciliğin düşünülebildiği belirtilmektedir.

Laboratuar şartlarında stoklanan ergin erkek ve dişi bireyler yarı kapalı sistemlerde günde 2 kez yemlenen su ortamında ültraviyole ya da kum filtrelerinden geçirilmiş deniz suyuna stoklanırlar.

Bir çalışmada boyutları 36 x 152 x 26 cm. Olan plastik tanklar kullanılmıştır. Bu tankların iç kısımlarda yaklaşık olarak 10 adet bölmeye ayrılmıştır. Bu ayrılma PVC parçalar yardımı ile yapılmıştır. Bu sistemde ergin fertlerin stoklanması bir hayli başarılı ve kolay olmaktadır. Sistemdeki en önemli konu bireylere ayrılan bölümlerde ıstakozların rahat hareket edebilmeleridir. Bir başka çalışmada ayrılacak alanın bireyin karapas boyunun karesinin 75 katı olması gerektiği ifade edilmektedir. Istakozlar sabah erken saatlerde bir arada bulundurulmakta sonrasındada akşam saatlerinde ayrılmaktadırlar.

Diğer su ürünlerinin yetiştiriciliğinde olduğu gibi ıstakoz yetiştiriciliğinde de dikkat edilmesi gerekli olan konular vardır. Bu koşulların optimum derecede sağlanmasıyla başarılı bir üreticilik çalışması uygulanabilir.

SUYUN KALİTESİ:

Nehir ağızları dışında kalan bölgeler de %0 30-35 tuzluluktaki deniz suyu ıstakoz yetiştiriciliği için bir hayli elverişlidir. Istakozların daha düşük tuzluluktaki sularda da yaşayabildikleri belirtilmiştir. Istakozların dayanabilecekleri asgari tuzluluk %0 25'tir.

Istakozlar 4,4°C-34°C arası sıcaklıklarda yaşamlarını sürdürebilirler. Ancak 20°C'yi geçen sıcaklıklarda Istakozların seyrek yerleştirilmeleri gerekiyor. Tanklardaki su sıcaklığının 18- 20°C arası tutulması yetiştiriciliğin başarısını olumlu yönde etkiler. Suyun devamlı sirkülasyon halinde olması yem artıklarının ve pisliklerin ortamdan uzaklaşmasını sağlar. Suyun debisi ıs takoz sayısı ve suda bulunan 02 miktarına göre değişir.

Yetiştirmede çok derin olmayan tankların kullanılması avantajlıdır. Sistemde yağsız hava sağlamakta olan blower tipi havalandırıcılar kullanılmalıdır. Sirkülasyonun yetersiz olduğu dönemlerde havalandırmanın düzenli ilaçlanma çalıştırılması şarttır. Istakoz tanklarındaki 02 konsantrasyonu 5-6 mg/lt. Olmalıdır. Larval dönemde havalandırmanın şiddeti çok iyi ayarlanarak larvalarda deforme meydana getirmesi engellenmelidir.

ISTAKOZLARDA KANİBALİZMİN ÖNLENMESİ:

Istakozların aynı ortamda uzun zaman birlikte yaşayabilmelerine rağmen, kıskaçlarının bağlanmaması birbirlerini öldürmelerine neden olmaktadır.

Kıskaçlar sağlam iplerle ya da lastik materyallerle sarılarak etkisiz hale getirilmelidir. Ancak bunun gibi materyaller zamanla aşınmakta ve kopmaktadır. Bunun için son senelerde suya dayanıklı elastik bantlar kullanılıyor. Eskiden uygulanmakta olan kıskacın arka eklemine tahta parçası sokmak yöntemi artık uygulanmayan bir yoldur. Çünkü bu parçalar ıstakozların hareketini engellediği gibi kıskaç eteninin de bozulmasına neden olmaktadır.

Bu konu da uygulanmakta olan başka bir metod da ince yapıdaki bir bıçağı ekleme 7 mm . Kadar sokup çıkarmaktır. Bu işlem kıskacın 6 ay süreyle kullanılmaz hale gelmesini sağlamaktadır. Bıçağı ekleme daha çok sokmak kıskacın toptan kopmasına neden olabilir.

ISTAKOZLARIN KABUK DEGİŞTİRMELERİ:

Istakozlarda farklı biyolojik aktiviteye bağlı şekilde kabuk değiştirme döngüsü 5 kısma ayrılır. Eksidysis 'den (dış iskeletin yenilenmesi) sonra, ıstakoz yumuşak bir kabuğa sahiptir ve yoğun biçimde vücuduna su alır. Bu devreye "A" devresi adı verilir.

"B" devresi, kabuğun iç kısmının sertleşmesi ile başlar ve bu devre dış iskeletin çok ince şekilde oluşmaya başlamasıyla karakterize olur. Kabuk değiştirme evrelerinin başlangıcı olan A ve B devreleri tüm döngünün %5-10'luk bölümünü içerir. "C" devresinde ise ana kabuk değiştirme evresinde ıstakoz bütün' özelliklerini bütünüyle yerine getirebilir ve yem almaya başlar. Ara kabuk değiştirme zamanlarında dokularda gelişmeler meydana gelir. Bu evre tüm' döngünün %50'lik bir bölümünü oluşturur. "D" devresinde ön kabuk değiştirme evresi adı verilir. Istakozlar bu dönemde eksidysis olayının oluşması için gereken tüm metabolik aktivi-
teye sahiptir. "E" devresinde kabuk değiştirme olayı çok çabuk meydana gelir. Bu olay 1 yaşındaki Hammarus (Istakoz) fertlerinde yalnızca 15-30 dakika gibi kısa bir müddet içerisinde meydana geldiği saptanmıştır.

Istakozların kabuk değiştirme mekanizmaları 2 hormonal faktörün etkisi altında meydana gelir. Bunlardan birincisi kabuk değiştirme hormonunu inkübe eden MIH hormonudur.

Istakozların gelişme hızları her kabuk değiştirme olayına bağlı şekilde meydana gelir ve kabuk değiştirme evreleri arasında belli zaman aralıkları vardır. Istakozların boy ölçümleri "karapas" boyuyla ifade edilir.

Istakozların gelişmelerindeki en önemli faktör su sıcaklığıdır.

Bir ıstakoz postlarval dönemde 4 defa kabuk değiştirir. Bu olayın neticesinde ergin bir bireyin morfolojik yapısını kazanır. Daha sonra birey bentik bölgeye iner. Yavrular için en iyi ortam küçük taşların bulunduğu dip yapısıdır. Küçük juveniller kendilerine derin çukurlar kazarlar. Bunların' derinliği 40-70 cm. Arası değişebilir.

Istakozlar için en ideal ortam kumlu ve taşlı zeminlerdir. Bu canlılar karanlık yerlere çok basit adapte olurlar. Kış aylarında ıstakozların karanlık bölgeleri daha çok tercih ettikleri tespit edilmiştir.

NORVEÇ'TE YAPILAN SON ÇALIŞMALAR

Yapılan son çalışmalara göre Avrupa ıstakozu yetiştiriciliğinin yumurta aşamasından pazarlık boya kadar mümkün olabileceği bildirilmiştir. Satış boyu olarak 300-400 gr'a 18-24 ayda ulaşılabilmektedir. Yemleme yapay yemle yapılmış ve doğal yemlerle yapılan besi ile ulaşılan sonuçların elde edilebildiği kaydedilmektedir. Ancak yapay yemleme sonucu canlı ağırlık artışı yeterli olmakla birlikte rengin arzu edilen doğal renkte olmadığı ve mavi olduğu görülmüştür. Bu sebeple beslemede kullanılacak olan yem konusunda daha ayrıntılı çalışmalar yapılması gerektiği bildirilmiştir. Bu amaçla yemlere astaxantin ilavesi ile olumlu sonuçlar alınabileceği düşünülmektedir. Norveç'te ele alınan bu çalışmanın olumlu sonuçlarının fakat 2004 senesinden sonra elde edilebileceği kaydedilmektedir. Ayrıca yetiştirmede yamyarnlık olayı da büyük sorun olmuştur. Bunun önlenmesi amacı ile fertlerin ayrı kafeslerde tutulması yolları da çalışma konularından olmuştur. Bu amaçla kapalı devre yetiştirme üniteleri üstünde çalışılmaktadır.

Norveç'te bu konu da çalışan bir kuluçkahanede 1994 senesinde 130.000 larva büyütülmüş ve bunlardan 125.000 tanesi doğal kaynakları zenginleştirme amacıyla denize bırakıldığı kaydedilmektedir. Bu çalışmalara ıstakoz yetiştiriciliğinde ileride uygulamaya konulabilecek şekilde başarılı neticeler alınılabileceğini göstermektedir. Norveç'te belirli alanların koruma altına alınarak bu bölgelere özel kuluçkahanelerde üretilecek yavruların bırakılması ve bu alanda avlanmanın yalnızca bu firmaya verilerek ıstakoz üretiminin arttırılması konusunda kanuni düzenlemeler yapıldığı kaydedilmektedir. Bu amaçla faaliyete başlayan bir kuluçkahane için senelik 2,5 000 000 yavru üretilmesi ve bunların belirtilen alana bırakılarak doğalolarak büyümeleri ve avlanmaları hedeflenmektedir. Norveç'te 1 kg ıstakoz fiyatı 30 Euro dolayında olup senelik ihtiyacın dünya genelinde 40.000 ton olduğu vurgulanarak yetiştiriciliğinin çok karlı bir üreticilik olacağı vurgulanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak da üretimi arttıracak her çeşit çalışmaya devletçe destek verilmektedir.

Norveç'te ticari amaçlı olarak yapılan yetiştirme çalışmasında entansif bir üreticilik uygulanarak mide 200 ile 2.000 arası yavru stoklayarak 9 cm. Karapas boyuna kadar büyütmede başarılı olmuşlardır. Firma yetiştirme tekniği bul- guları konusunda patent alarak yetiştirme tekniğini pazarlama faaliyetlerinde olduğu kaydedilmiştir. Yaşama gücü %80 olarak kaydedilmiştir ki bu nispeten yüksek bir orandır. Sistem tamamı otomatik şekilde çalışmaktadır. Burada en önemli problem olarak tesisin bir hayli kompleks ve pahalı olduğudur. Ancak yapılan yatırım giderinin ürünün yüksek fiyatı sebebiyle iki senede geri dönebileceği kaydedilmiştir. Konunun gelişmesi yeni bir üreticilik piyasasının doğmasına neden olacağı açıktır.

KAYA ISTAKOZU

Yeni Zelanda kıyılarında yaşamakta olan ve İngilizcesi Rock Lobster olarak bilinen (Jasus edwardsii, Sagmariasus verreauxi) türü üstünde yapı- lan üreticilik çalışmalarında bir hayli başarılı uygulama sonuçları elde edilebilmektedir.

Yetiştiricilik için doğadan yakalanan damızlık özellikteki ıstakozlar denizdeki kafesler içine konularak diğer artık ya da ucuz doğal yemlerle besiye tabi tutulmaktadırlar.

Ayrıca Panulirus ornatus isimli tropikal tür üstünde yapılan yetiştirme çalışmalarında yumurta aşamasından 1 kg. Canlı ağırlığa kadar gelişmenin 20 ayda tamamlandığı bildirilmektedir. Yetiştirmede kapalı devre çalışan tank sistemi kullanılmıştır. Sıcaklık 26-29 ve tuzluluk %0 25 oranında tutulmuştur. Yıl boyu larva üretiminin kontrollü tanklarda kolaylıkla mümkün olduğu bildirilmektedir. Yoğun yetiştirmede en büyük sorun yemleme konularında olmuş ve bu konu- daki araştırmaların devam etmekte olduğu vurgulanmaktadır.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.