AramaArama
Gıda Hattı

Deniz hayvanı Tatlı Su Karidesi nedir? Tatlı Su Karidesi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

10 Eylül 2021, 15:51
Paylaş
Deniz hayvanı Tatlı Su Karidesi nedir? Tatlı Su Karidesi yetiştiriciliği nasıl yapılır?
Deniz hayvanı Tatlı Su Karidesi nedir? Tatlı Su Karidesi yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Tatlı Su Karidesi ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz hayvanı Tatlı Su Karidesi nedir? Tatlı Su Karidesi  yetiştiriciliği nasıl yapılır? 

Deniz hayvanı Tatlı Su Karidesi nedir? Tatlı Su Karidesi yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Tatlı Su Karidesi ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz hayvanı Tatlı Su Karidesi nedir? Tatlı Su Karidesi  yetiştiriciliği nasıl yapılır? 

Tatlı Su Karidesi yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Tatlı suda yaşamakta olan bir çok karides türü bulunur. Ülkemizde ileriki senelerde tatlı su karidesi yetiştiriciliğinin ele alınması günümüz için pek muhtemel gibi görülmese de gelecek senelerde teknolojik alanda ne gibi ilerlemeler olacağını da tahmin etmek zordur. Özellikle Güney Doğu Anadolu'da bazı uygulamaların ele alınması da söz konusu olabilir.

Tatlısu karidesleri, taksonamik olarak eklembacaklılar sınıfı içersinde Caridea bölümü Palaemonidae familyasında Macrobrachium türüne dahildirler. Doğal yaşam alanları, tatlı ve acısu dahil olmak üzere nehirlerin denizlere yakın bölümleri, denizle bağlantısı bulunan göller ve bu sistemlerle entegre olmuş su kanallarıdır. Tropikal ve subtropikal kuşakta dağılım gösteren Güney ve Güney-Doğu Asya kökenli karideslerdir. Yetiştincilik ile alakalı ilk çalışmalar 1950'lerin sonunda Tayland ve Malezya'da başlamıştır. Daha sonraları bu çalişmaları Havai;: İsrail ve Amerika'deki çalışmalar izlemiştir, Günümüzde ticari olarak Brezilya, Ekvador, Filipinler, Endonezya, İsrail, Malezya, Meksika, Tayvan, Amerika gibi pek çok ülkede yetiştiriciliği yapılabilmektedir.

Macrobrachium genusunda 100'ün üstünde tür bulunmasına rağmen ticari öneme sahip Macrobrachium rosenbergii diğer tatlı su karidesleri içinde hem tatlı suda hem de düşük tuzlulukta yetiştirilebilmesi açısından büyük önem arzeder. Polikültüre uygun olması, omnivor beslenmealışkanlığı , hızlı büyümesi ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olması sebebiyle yetiştiriciliği yaygın olan bir türdür. Bu türün özellikleri ve yetiştiriciliği konularındaki çalışmalara ağırlık vererek bilgi sunmaya çalışacağız.

Bio-Ekolojik Özellikleri:

Kelime anlamı olarak tatlı su karidesi diye adlandırılsa da hayatlarının bazı zamanlarında özellikle larval zamanlarında tuzluluğun 5-20 ppt aralığında değiştiği acı suya gereksinimleri vardır. Yumurtadan çıkan larvalar tatlı suda en fazla 5 gün yaşayabilir. Larvaların yaşamaları için acısu gereklidir, Yetişkin bireyler besin olarak hayvan sal ve bitkisel yem kaynakları yanında detritusları da tüketirler. Başlıca besinleri kurtlar, böcek ve larvaları, küçük kabuklu ve krustaseler, balık ve diğer hayvanların ölüleri ve artıkları, tohum ve meyveler, alg ve su bitkilerinin yaprak, gövde ve saplarıdır. Erkeklerin baş bölgesi dişilere oranla daha büyük olup ikinci yürüme bacakları bariz olarak daha büyük ve uzundur. Buna karşın dişllerin karın bölgesi erkeklere oranla daha geniştir, Olgun erkeklerde kıskaçların rengi çoğu zaman mavi bazen de kahverengi olabilmektedir

Dişiler genelde 6 ayhk olmadan önce ortalama 20-30 gr. Ağırlıkta cinsel olgunluğa erişirler, Çiftleşme yalnızca sert kabuklu erkekler ile yeni kabuk değiştirmiş dişiler arasında gerçekleşir. Karidesler yumurtalarını bırakmak amacı ile acı sulara göç ederler. Yumurtlama döneminde acı sularda yalnızca yumurtalı dişiler bulunmaktadır, erkek bireylere rastlanmaz. Doğal şartlarda çiftleşme sene boyunca devam eder ve bir dişi senede 3-4 kez yumurta bırakabilir. Çiftleşme sırasında erkekler spermlerini kesecikler halinde dişinin III. çift yürüme bacakları arasında bulunan genital açıklığa depolarlar. Yumurtalar çiftleşmeden sonraki birkaç saat içerisinde bırakılır. Bu esnada döllenme dışarıda yumurtalar bırakılırken gerçekleşir. Bırakılan yumurta sayısı dişinin yaşı ve büyüklüğüyle ilişkilidir. İri ve tam olgun dişiler 100.000 ve üzeri yumurta bırakabilirken daha genç dişilerde bu sayı 10.000 ya da daha da altında olabilir. Döllerımiş yumurtalar dişiler tarafından karın bölgesinin kuyruk kısmına doğru transfer edilir. Yumurtalar bu bölge ve yüzme bacaklarında bulunan tüyler yardımryla açılıncaya kadar bu bölgede korunur. Ayrıca yüzme bacakları sayesinde yumurtalar devamlı havalandırılır ve bozuk yumurtalar temizlenir. Yeni bırakılan yumurtalar 0,6-0,7 mm . çapında ve açık sarı-portakal rengindedir. Daha sonra yumurtaların renkleri sırasıyla portakal sonra kahve rengine döner. Yumurtaların açılmasına 2-3 gün kala yumurtaların rengi çeşitli gözlemlere göre gri-siyah, gri-yeşil ve koyu gri gibi hakim rengin gri olduğu renktedir. Yumurtalar 28 oc de 19-21 gün içinde açılırlar. Yumurtadan çıkan larvalar plankronik 11 larval dönemi 9-19 ppt tuzlulukta 28-31°C'de 20-40 günde tamamlayarak postlarva CPL) olurlar. Bu dönemde besinlerini küçük zooplankton, kurtlar ve larval aşamadaki diğer invertebratlar oluşturur. Postlarva aşamasına geçen bireyler artık yetişkin bir bireyin en küçük taslağı durumundadır. Boyları 7-10 mm ağırlıkları 6-9 mg arasında değişir. Demersal olan postlarvalar tuzluluk değişimlerine daha fazla toleranslıdırlar. Besinlerini larva ya da yetişkin böcekler, kabuklular, kurtlar ve balıklar oluşturur. Ortamda sayıca fazla ve yeteri kadar besin bulunmadığı durumlarda kanibalizm görülmektedir.

Yetiştiricilik

Tatlı su karidesi yetiştiriciliği, kuluçkahane, ön büyütme ve büyütme dahil olmak üzere üç temel aşamadan oluşmaktadır.

Kuluçkahane: Kuluçkahane aşaması anaç temini, yumurta alımı ve bu yumurtalardan çıkan larvaların postlarva oluncaya kadar geçen süreyi kapsamaktadır. Kuluçkahanelerin genelde denize yakın ve tatlı su kaynağı olan alanlara kurulması önerilir. Üretimde deniz suyuna fazla oranlarda ihtiyaç duyulmaması sebebiyle denizden uzak bölgelere de kuluçkahane kurulabilir. Örneğin Tayland'da denizden SO km. Ve daha da uzak bölgeler de kuluçkahaneler görmek mümkündür.

Anaçlar çok büyük bir oranla doğadan sağlanmaktadır. Bunun yanında bazı iş yerleri kendi bünyelerinde büyütme havuzlarından anaç temini yoluna gidebilmektedirler. Doğadan kahverengi yumurtalara sahip anaçlar tercih edilerek kuluçkahaneye alınır. Anaçlar işletmeye alınmadan önce bakır sülfat (80.2-0.5 ppm) ya da formalin 05-20 ppm) içinde 30 dakika banyo yapılıp dezenfekte edilmelidir. 10-12 cm (rost- rum-telson) boyundaki anaçlar genelde 10.000- 30.000 arasında yumurta bırakırlar. Anaçlar ağırlıklarının %10-15 oranında yaş yemlerle beslenirler. Yumurtaları gri-siyah olan dişiler yumurtlatma veya larva tanklarına alınırlar. Yumurtaların açılma oranları acı suda tatlı suya oranla daha yüksektir. Gri renkte ve 2-3 gün içinde açılması beklenen yumurtalı anaçlar ayrı ayrı 100-200 It'lik tanklara konduğu gibi Tayland'da uygulanmış olduğu gibi 3-4 anaç 1 ton su kapasiteli tanklara da konulabilmektedir. Böylece Taylandılı üreticiler larvaların çıkmasıyla 30-50 larva/lt yoğunluğu elde edebilmektedirler. Bundan başka Tayvan'daki uygulamada 20-40 gr ağırlığındaki yumurtalı dişiler 13 kg/rrr' yoğun- lukta stoklanır ve yumurtadan çıkan larvalar sifonla ortamdan toplanmaktadır.

Larva Yetiştiriciliği: Yumurtaların açılması ile başlayan larval dönemde ilk aşama 5-10 dakika içerisinde tamamlanır ve bu dönemde larva prezoea ismini alır. Daha sonra zoea dönemine geçilir. Larval dönem 11 aşama geçirir ve metamorfoz tamamlanmış olarak postlarval aşamaya geçilir. Birinci gün dışarıdan besin almayan larvalar önceleri fitoplankton sonraları zooplankton ile beslenirler. Yumurtaların açıldığı suyun tuzluluğu 10-15 ppt arasında ise larva tanklarında tuzluluğun değiştirilmesine ihtiyaç yoktur. Yumurtalar 4-5 ppt tuzlulukta açılmışlarsa kullanılacak olan suyun aşamalı olarak tercihen 12 ppt seviyelerine getirilmesi gere- kir. Larva yetiştiriciliğinde uygulamada farklı 2 teknik kullanılıyor. Bunlar yeşil su ve temiz su teknikleridir.

L.Yeşil su tekniği: Tayland'da yaygın olan bu teknikte büyük betonarme ya da fiberglas tanklar kullanılıyor. Tankların büyüklüğü 10-30 ton derinliği ise 40-100 cm. Arasında değişmektedir. Bu teknikte amaç ortamda fitoplankton çoğalmasını sağlamaktır. Karışık türler olmasına karşın baskın olarak Cblorella spp.'nin olması istenir. Stok yoğunluğu genelde 25-40 larva/lt. Ise de bu rakam bazen başlangıçta 100 olup daha sonra seyreltme yapılarak düşürülmektedir. Tuzluluk 12 ppt civarındadır. Bu teknikte mortalite genelde yüksek olmaktadır. Ortamda fitoplankton yoğunluğunu istenen seviyede tutabilmek için devamlı gübreleme yapılmalıdır. Genelde N ve P kaynağı olarak organik olmayan gübrelerden yararlanılmaktadır. Beslenmelerinde Artemia, haşlanmış yumurta, midye eti, ıskarta balık ve pelet yemler kullanılıyor.

2. Temiz su tekniği: Bir çok kuluçkahane larvaların daha yoğun stoklanabilmesi ve plankton üretimine gerek olmaması yüzünden bu tekniği tercih etmektedir. Bu teknikte 100-110 larva/lt. Stok yoğunluğu uygulanırken larva tankları 2-5 ton arasında değişmektedir. Bazı durumlarda başlangıçta 200 larva/lt stok yoğunluğu ile başlarup daha sonra stok yoğunluğu düşürülmektedir. Tuzluluk 12-15 ppt arasında değişmektedir. Bu teknikte mortalite diğerine nazaran daha düşüktür. Genelde %50'nin üstünde yaşama oranı elde edilebilmektedir. Günlük su değişim oranı farklı uygulamalara göre %10-100 arasında değişmektedir. Beslemede kullanılacak olan yemler aynıdır. Artemia yoğunluğu 1-5 artemia/ml arasında değişmektedir. Temiz su tekniği kendi içinde uygulama yönünden farklılık arz etmektedir. Bu teknikte 3 farklı uygulama gözümüze çarpmaktadır.

A) Sürekli akışkanlı açık sistemler: Eğer kullanılacak olan su kaynağı nitelikli ve devamlı ise tankların suyunun tamamı veya bir bölümü günlük olarak değişmektedir,

b) Kapalı veya yarı-kapalı sistemler: Günlük su kullanımını azaltmak ya da yeteri kadar uygun su kaynağının olmadığı durumlarda kullanılacak olan sistemlerdir. Kum ve biyolojik filtreler kullanılır. Sistemde suyun dolaş ma hızı %30-100/saat arasında değişmektedir.

C) Kapalı devre yapay deniz suyu: Su kaynaklarının uygun olmadığı yerlerde uygulanmakta olan sistemdir. Bu sistemde larva tankları küçük ve gözlem zor değildir.

Ön Büyütme:

Larval dönemleri tamamlamış ve postlarva olmuş bireyler ön büyütmeye alınırlar. Ön büyütme genelde betonarme veya yan duvarları betonarme tabanı toprak havuzlarda yapılabilmektedir. Optimal su sıcaklığı 25-28°C aralığıdır. Postlarvaların tuzluluğa toleransları yüksektir. Ön büyütme havuzlarında genelde tatlı su kullanılır. Bazen 1-3 ppt su da kullanılıyor. Ayrıca 10 ppt'deki sularda bile ön büyütme yapılmaktadır. İklim şartlarına göre bazı ülkelerde bu aşama kapalı ortamlarda gerçekleşmektedir. Bu dönemde en çok dikkat edilmesi gerekli olan konu kanibalizmdir. Bunun için yavrların saklanabileceği ortanilan yaratmak amacıylaçeşitli ağlar havuza konularak bu sorun çözülmeye çalışılır. Değişik uygulamalarda yayın balıkları ya da alabalık yemlerinin kullanılabildiği belirtilmektedir. Yemleme sıklığı günde 2-3 kez olup bazı uygulamalarda haftada 3 kez donmuş dana ciğeri verilmektedir. Ön büyütme daha çok yarı-tropik ülkelerde uygulanabilmektedir. Tropik kuşakta bazen postlarvalar ön büyütmeye tabii tutulmadan büyütme havuzlarına alınabilmektir. Tayland'da postlarvalar 1.000-5.000 PL!M2 stok yoğunluğunda beton havuzlarda 1 ay ön büyütmeye tabi tutulurken toprak havuzdaki uygulamada stok yoğunluğu 20-25 PL!M2 ve süre de 75-90 gün arasında değişmektedir. Bu uygulama Malezya'da 100 PL!M2 ve 28-42 gün Tayvan'da ise 800 PL!M2 stok yoğunluğu ve 30-50 gün arsında değişmektedir. Ön büyütme sonunda yavruların 0,5-1 gr ağırlığa gelmeleri arzu edilmektedir.

Büyütme: Büyütme aşaması ön büyütmeden sonra pazar boyuna kadar geçen süreyi kapsar. Esas olarak üreticilik sistemi altında ekstansif, yarı-entansif ve entansif üreticilik modelleri uygulanabilmektedir. Bu modeller içinde pratikte bazı değişiklikler olabilmektedir. Uygulama olarak tek period üreticilik yapılabildiği gibi devamlı üreticilik de uygulanabilmektedir. Tek period yetiştiticilik ise kendi içersinde postlarva aşamasından sonra direkt stoklamanın yapıldığı ve ön büyütmeli üreticilik olarak ikiye ayrılır. Sürekli yetiştincilik ise yine kendi içersinde 1 yıla kadar ve 3-4 yıla kadar olan ve devamlı ortamdan Pazar boyuna gelmiş fertlerin hasadını kapsayan üreticilik olarak ikiye ayrılır. Ayrıca bazı ülkelerde polikültür de yapılabilmektedir.

Ekstansif büyütme: Çok fazla tercih edilmeyen bir üreticilik modelidir. Havuz büyüklüğü 5 hektardan daha büyüktür. Büyük alanlarda hasat işleminde güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Stok yoğunluğu 1-2 birey/m/ dir. Yıllık üretim 200- 300 kg/hektar arasında değişir. Yetiştiricilik sırasında dışarıdan yem kullanılmadığından üretim maliyeti en düşük büyütme modelidir ve birim alanda verim bir hayli düşüktür.

Yarı-Entansif büyütme: En çok ele alınan üreticilik yoludur. Havuzların büyüklüğü 500 m2'den 2-3 hektara kadar değişirken havuz derinlikleri ortalama 1 m.'dir . Hasadın kolay yapılabilmesi bakımından havuz şekillerinin dikdörtgen olması istenir. Stok yoğunluğu 5-20 birey/rrr' arasında değişirken tercihen 5-10 birey/m/ stok yoğunluğu tavsiye edilir. Genel olarak senelik verim 1-5 ton arasında değişmektedir. Bambu, briket ve boru gibi materyallerin havuzda bulunması salık verilir. Bunun sayesinde kanibalizm önlenmeye çalışılır. Su değişimi stok yoğunluğuna bağlı şekilde %2-5 arasında değişir. Optimal gelişim 26-31°C arasında olurken 14°C ve 35°C sıcaklıkları alt ve üst letal aralıklardır. Kullanılan yemlerde protein oranı %25-35 arasında değişirken pelet yemden başka ıskarta balıklar da verilebilmektedir. Yem değerlendirme oranı pelet yemler için 2-

4: 1 iken yaş yemler için bu oran 7-9:1 arasında değişmektedir. Toprak havuzlar aynı diğer deniz karideslerinde olduğu gibi büyütme havuzlarına stoklanmadan önce hazırlanır. Bu hazırlık dönemi sırasıyla havuzun kurutulması daha sonra pulluk ile sürülmesi, pH'ına göre kireçlenmesi, su doldurulması ve gübrelenmesi aşamalarını gerektirmektedir. Burada amaç ortamda fitoplankton ve zooplankton çoğalmasını teşvik etmektir. Bu şekilde 0,5-1 gr. Arasında stoklanan yavrular 5 gr.'a gelinceye kadar dışarıdan yemleme yapılmaz. Ortamdaki karidesler 5 gr. Ve üstü olduktan sonra aşağıda sunulmakta olan oranlarda yemleme programı uygulanabilmektedir. Uygun su şartlarında 5-6 ay içersinde 25-40 gr. Ağırlığa erişebilmektedirler. Yaşama oranı genelde 0/050'nin üstünde gerçekleşmektedir. Hasat genelde ığrıp ve pinterler ile yapılabilmektedir.

Entansif büyütme: Bu yetiştirme modeli birkaç araştırmanın ötesinde ticari olarak uygulamada geçerli olmayan bir modeldir. Bunun sebebi yüksek stok yoğunluklarında karideslerin kanibalizm davranışları daha fazla izlenmelidir. Bu ise daha fazla su değişimi, ekstra gözlem ve yemlemeyi yanı sıra getirmekte ve netice olarak bu tür için entansif büyütmenin rantabl olmadığı belirtilmektedir.

Polikültür: Özellikle Uzakdoğu'da Chanos chanos (süt balığı) ile polikültür çalışmaları yapılabilmektedir. Ayrıca İsrail'de sazan, tilapia ve kefal ile polikültür çalışmaları yapılmış ve başarılı neticeler elde edilmiştir. Örneğin İsrail'deki çalışmada aynı havuza 0,5-1,5 karides/m/ stok yoğunluğuna karşın 1.2 (sazan+tila- piaj/rrr' stoklanmış sonuçta 6.700-10.100 kg. Balık/hektar/ürün elde edilirken 220-780 kg/hektar/ürün iri boy karides üretimi sağlanmıştır.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.