AramaArama
Gıda Hattı

Deniz hayvanı Salyangoz nedir? Salyangoz yetiştiriciliği nasıl yapılır?

9 Eylül 2021, 17:19
Paylaş
Deniz hayvanı Salyangoz nedir? Salyangoz yetiştiriciliği nasıl yapılır?
Deniz hayvanı Salyangoz nedir? Salyangoz yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Salyangoz ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz hayvanı Salyangoz nedir? Salyangoz  yetiştiriciliği nasıl yapılır? 

Deniz hayvanı Salyangoz nedir? Salyangoz yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Salyangoz ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz hayvanı Salyangoz nedir? Salyangoz  yetiştiriciliği nasıl yapılır? 

Salyangoz Türk halkı tarafından tüketilen bir canlı değildir. Dış ülkelerde eti lüks bir gıda olarak nitelendirilir ve bu sebeple ekonomik değeri bir hayli yüksektir. Genel olarak doğadan toplanarak tüketimi oldukça yaygın bir iş koludur. Bununla birlikte bazı ülkelerde doğadan toplanan miktarın azalması üzerine yetiştirilmesi yoluna gidilerek son derece başarılı sonuçlara ulaşılmıştır.

Ülkemizde yenilmemekle birlikte yetiştiriciliğini yaparak ülke dışına ihraç etme temennisinde olan bazı müteşebbislerin, bu konu da bizlerden bilgi talebinde bulunmaları sebebiyle bu kitapta bu konu da kısa da olsa bilgi verilmesinde yarar görülmüştür.

Salyangozlar çok geniş bir grubu oluştururlar. Dünyada deniz ve karada yaşamakta olan salyangaz grubunda 80.000 civarında tür olduğu belirtilmektedir.

Salyangaz eti protein, çeşitli amino asider ve iz elementler bakımından çok zengindir. Bu açıdan sığır, tavuk, yumurta gibi hayvansal gıdalardan daha yüksek değerlere sahiptir. Özellikle Çin'de gıda değeri üstünlüğünden dolayı doğal tıp ilaçları arasında önemli bir biçimde yer aldığı kaydedilmektedir.

Dünyada salyangaz ticaretinin 400 000 000 dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Yalnızca ABDinin senede 200 000 000 dolarlık ithalat yapmış olduğu bildirilmektedir.

SALYANGOZLARIN VÜCUT YAPISI

Salyangozlar yumuşak bir vücut yapısına. Ve onları koruyan sert bir kabuğa sahiplerdir. Vücutları uzunca ve kaygandır. Rahatsız edildikleri zaman kabukları içine çekilerek kendilerini korumaya çalışırlar. Ayrıca kabuklarını bir kapakla kapatarak kuru mevsimlerde sıvı kaybetme tehlikesini önlemiş olurlar. Geceleri ve bulutlu havalarda daha. Aktiftirler. Direkt güneş ışığından hoşlanmazlar.

Salyangozlar vücutlarının alt kısmında bulunan kaslar vasıtası ile vücut/arını ileriye iterek yürürler. Hareket anında hayvan yere kaygan bu madde salarak hareketini kolaylaştırır. Bunu kırlarda bıraktıkları parlak izden kolayca anlayabiliriz. Salyangozların saldığı bu sıvı hava ile karşılaştığı an donar ve kaygan bir zemin oluşturur. Öyle ki salyangoz sivri bir iğne ya da bıçak üzerinden bile bunun sayesinde kolayca geçer ve yaralanmaz.

Salyangozların başlarında iki çift çıkıntı vardır bunlardan bir çifti küçük diğer çift ise daha uzundur. Uzun olan antenlerin uç kısmında gözler bulunmaktadır. Hareketli olan bu gözler sayesinde salyangozlar her yöne kolayca bakabilirler. Kısa çıkıntılar ise dokunma duygusu için yararlanılır.

Çiftleşme ve yumurtlama

Salyangozlar çift cinsiyetli hayvanlardır. Hem dişilik hem de erkeklik organlarına sahiplerdir. Yumurtlamadan önce bireyler kendi türlerinden başka bir hayvanla çiftleşme durumundadırlar. Bazı bireyler bir sezon erkeklik görevini yaparken önümüzdeki yıl dişilik görevini üstlenebilirler. Bazı bireyler ise aynı sezanda hem erkek hem de dişi olarak görev yaparlar. Kendi taşıdıkları yumurtaları diğer bir bireyin sperrnleri ile döllerken ayni birey diğer bir salyangoz için erkeklik görevini üstlenebilir. Çiftleşme ilkbahar sonu ve yaz başlangıcında olur. Çiftleşme bir kaç saat sürebilir. Bazı fertlerin yaz sonunda ikinci kez çiftleştikleri gözlenebilir. Tropikal bölgeler de çiftleşme yaz boyu devam edebilir. ılıman iklimlerde ise soğuk dönemlerde salyangozlar kış uykusuna yatarlar. Salyangozlar çiftleştikten sonra aldıkları spermleri bir yıl kadar vücutlarında stoklayabilir ve yumurtlayacakları zaman kullanma yoluna giderler. Ancak genel itibari ile çiftleşme- den bir kaç hafta sorıra yumurtladıkları gözlenir. Bazı salyangozların kendi bölgelerinden olmayan bireyler ile çiftleşmedikleri izlenmiştir. Örneğin Güney Fransa'dan toplanan Hıaspersa fertlerinin Kuzey Fransa'dan toplanan bireyler ile çiftleşmedikleri belirtilmiştir.

Salyangozlar 5-6 cm derinlikte toprak içerisine yumurta bırakırlar. Bu derinlik türlere göre fark edebilir. H.Pomata çeşidinin derinlik olarak 7-8 m. 'yi tercih ettikleri bildirilmektedir, Bu bölgeler de yumurtalara zarar verebilecek fare vs gibi canlıların bulunmaması lazımdır. Kuru topraklar yumurtlama için uygun değildir. Toprağın belli bir rutubete ve yumuşaklığa sahip olması gerekir. Yumurtlamanın süresi, toprağın sıcaklığı, kalitesi ve içeriğine bağlı şekilde değişik olabilir. Toprağın sıcaklığına bağlı şekilde yumurtalardan yavru çıkma süresi de farklı olur. 100e 35 gün, 150e 26 gün, 180e 24 gün ve 200e 18 günde yavruların yumurtadan çıktığı gözlenmiştir. Optimal olarak Sıcaklığın 65-80oF ve rutubetin %80 olması istenir. Toprağın %20-40 organik madde içermesi gerekir. Normal şartlarda yumurtaların % 50 -60'ından yavru çıktığı görülür.

H. Pomatia yumurtaları 3 milimetre ölçüsünde ve kalkerimsi kabukludur. Bu tür te mm uz ağustos aylarında yumurta bırakır. Yumurtlama 1-iki gün sürebilir ve 30-50 arası yumurta bırakırlar. Bu tür yumurtalarından yavru çıkışı 3-4 hafta sürebilir. Çeşitli kuşlar, böcekler, fare, kaplumbağa ve diğer bir çok canlı salyangoz yavrularım yiyerek tüketebilirler. Salyangoz yavruları havalar soğun- caya kadar yem almaya ve büyümeye devam ederler. Havalar soğumaya başlayınca yavru salyangozlar toprak içerisinde bir hol açarlar. Bu holün derinliği bir hayli fazladır ve bazılarının 30 cm. Kadar olabildiği kaydedilmiştir.

H. Aspersa yumurtaları ise beyaz spiral 3 mm çapındadır Yumurtlama çiftleşmeden sonra 3 gün ile IS gün arasında olabilir. 80-l20 yumurta bırakabilir ve yumurtaları 4-S cm derinliğe bırakırlar. Görüleceği gibi türler arasında yumurtlama süresi ve derinliği bakımından farklar vardır. Bu türün mart ayından ekime kadar her ay yumurta bırakabildiği bildirilmektedir. Genel bir kural olarak günlük güneşlenme süresinin 8 saatin üstünde olduğu dönemlerde hava sıcaklığı ve toprak rutubetinin uygun olması halinde yumurtlama aylık periyotlar halinde devam edebilmektedir. Aydınlanma süresinin artış göstermesi yumurtlamayı teşvik etmektedir. Ilıman iklimlerde salyangozlar yumurtlama için toprak içinde açmış oldukları hollerin derinliği türlere göre fark edebilirse de s-ıo cm arasında değişir. Salyangoz yumurtalarını bıraktıktan sonra genelde yumurtalar ile ilgilenmezler.

Bu türlere karşılık Afrika dev salyangozları elips şekline 100-400 arası yumurta vermektedir. Bu tür 30 cm'ye kadar büyüyebilen ve ticari önemi fazla olan bir türdür. Yumurta büyüklükleri ise S mm . Dolayındadır. Her birey senede bir kaç kez yumurta bırakır. Yavruların her ay 1cm. Kadar büyüyebildiği bildirilmektedir. 6 aylık olunca 3-4 cm.'ye ulaşan bireyler cinsel olgunluğa ulaşmakta ve yumurta verebilmektedirler. Ancak genel cinsellik olgunluk yaşı 6-16 ayarasında olmaktadır. Burada etkili olan konu toprak ısısı, rutubet ve yemlenme imkanları olmaktadır.

Salyangozların yaşama ömrü 5-6 yıl olup bazı bireylerde 8-9 yıla ulaşabildiği bildirilmektedir.

YETİŞTİRİCİLİGİ YAPILAN TÜRLER

Yetiştiriciliği yapılan bir çok tür bulunmakla birlikte bunlar arasında en yaygın olarak ele alınanları değinmekle yetineceğiz.

Salyangozların vücut uzunluğu da bir kaç mm .'den Afrika dev salyongozlarında olduğu gibi 30 cm.'yi aşabilmektedir .:

Eti en makbul sayılan ve yetiştiriciliğe alınan belli başlı türleri Helix aspersa (küçük gri salyangoz), Helix pomatia ve dev Afrika salyangozu Achatina fulica olarak sıralayabiliriz. Daha başka eti mağlup olan ve yetiştiriciliği denenen bir çok tür bulunmakta olup burda daha fazla ayrıntıya inilme gereği bulunmamaktadır. Helix nemoralis, Archelix punctata, Otala uermiculata, Helix lucorum (Ülkemizde de bulunur) ve Türkiyeden yayılmış olan Helix adanensis bunlar arasında sayılabilir.

Helix aspersa Akdeniz kıyılarının doğal saIyangozu olup İspanya ve Fransa'da yaygın olan yetiştirilen bir türdür. İngiliz adalarında da bol olarak bulunmaktadır.

1800'lü senelerde Amerika'nde Kaliforniya'ya götürüldüğü ve yaygınlaşarak zararlı bir canlı topluluğu haline geldiği bildirilmektedir. Daha sonra Arjantin, Avusturalya vs gibi bir çok ülkeye götürülmüş ve dünyada yaygın bir tür halini almıştır, Bu türün yetiştiriciliği daha kolay ve yetiştirme riskleri daha az olduğundan, kültürü geniş olarak ele alınan bir canlıdır. Helix lacteal İspanya'da yaygın bir tür olup etinin diğer türlere oranla daha lezzetli olduğu kaydedilmektedir. Boyu 26-35 milimetre arasındadır.

Helix pomatia Fransa'da "Escargot de Bourgogne" olarak isimlendirlir, Avrupa nın yerIi bir türü olup bir hayli yaygındır. Bahçelerde rutubetli yerlerde ve 2.000 m. Yükseklikteki yaylalarda bile yaşadığı kaydedilmektedir.

Helix adanensis ise Türkiye'de bulunan ve eti yenilebilen bir türdür .

YETİŞTİRİCİLİĞE ALINACAK BİREYLERİN SEÇİMİ

Beyaz etli Afrika salyangozları çabuk gelişen ve ağır olan bir türdür. Bu türün yetiştiriciliğinde ortam sıcaklığının 20 derecenirı üzerirıde olması gerekir. Helix aspersa ve Helix lucorurn soğuk havalara daha fazla mukavemetlidirler.

Damızlık seçiminde beyaz etli salyangozlar için 30-50 gr., Helix aspersa için 15-30 gr ve helix lucorum için 8-18 gr arası fertlerin seçilmesi önerilmektedir. Her tür yetiştirmeye alınmadan önce o türün optimum çevre istekleri konusunda iyi bir inceleme yapılması ve uygun koşullar yaratılmadan yetiştiriciliğe geçilmemesi gerekir.

BESLENME ve YETİŞTİRME

Salyangozlar çok çeşitli gıdalar ile beslenebilen canlılardır. En çok marul, hindiba, kavun ve fasulye yaprakları, kavun, karpuz ve daha sayılabilecek bir çok yeşil ve sulu yapraklı bitkileri severek tüketirler. Hayvansal protein kaynağı olarak da balık eti, balık unu, et artıkları ipek böceği pupları gibi kaynaklardan yararlanılabilir.

Bu konu da bölgeden sağlanabilecek ucuz yemler konusunda bir ön araştırma yapmada fada vardır.

Salyangozlara verilecek yemlerin %80- 90'ının sulu yemler olması geri kalanının ise kuru yem olması önerilir. Besleme şartlarının sürekli olarak iyi tutulması gerekir. çünkü yemlemede oluşabilecek aksaklıklar üremede ve gelişmede sorunlar yaratacaktır.

Böylece salyangozların kaçması önlenebileceği gibi zararlılardan da korunmuş olacaktır

Yetiştirme alanlarında m21de küçük salyangozlar için 300, iri türler için ise 150 birey konulması önerilmektedir. Çeşitli canlılardan korunması için önlemler alınması gerekir. Üretim yerlerinin üstten tül ile kenarlardan ise ızgara teller ile korunması faydalı olur. Böylece salyangozların kaçması önlenebileceği gibi zararlılardan da korunmuş olacaktır

GELİŞME

Salyangozlarda gelişme bireyden bireye fark eder. Aynı dönemde yetiştiriciliğe alındığı halde grup içinde kişilerin farklı olarak geliştikleri görülür. Hatta bazı kişileri diğerlerinden hemen hemen aynı dönem içinde iki misli büyüyebildikleri izlenir. Yetiştiriciler genel itibari ile bireyler arasından erken gelişen ve en iri olanlarını damızlık olarak seçmeye çalışırlar. Bu tür çalışmalar içine giren yetiştiricilerin bir kaç jenerasyon sonra çok daha iyi gelişen bir sürü elde ettikleri görülür. Bu yapılan seleksiyon çalışmasının bir sonucudur. Seleksiyon bilindiği üzere gelecek jenerasyonu meydana getirecek damızlık kişilerin seçimi işlemidir. Ne kadar iyi vasıflı bireyler damızlığa ayrılırsa gelecek nesilde benzer kalitede bireyler elde edilmesi beklenir. Bu hayvan ıslahının temel kurallarından bir tanesi olup üstünde önemle durulması gerekir. Gelişme üstünde çevre koşullarının ve beslenme olanaklarının büyük etkisi vardır. Özellikle gürültü, ışık, aralıklı besleme, sürekli olmayan ve değişebilen ortam şartları, sıcaklık toprak rutubeti ve yetiştirme tekniği gelişme üstünde etkili olur.

Kabuk gelişmesi için toprak içinde %3-4 kalsiyum bulunması önerilir. Kalsiyum gereksinimi açısından türler arasına farklar vardır. Az kalsiyum kabuğun ince kalmasına ve gelişmenin yavaşlamasına neden olur. Bu sebeple verilen yem içinde kalsiyum miktarının yeterli olmasına dikkat etmek gerekir.

Salyangozlar bilindiği üzere kabuklu canlılardır. Yaz aylarında çok sıcak ve özellikle rutubet durumunun yetersiz olduğu sıcak aylarda salyangozlarda hayati faaliyetlerin zayıfladığı ve bazen kış uykusu gibi dinlenmeye geçtikleri görülür. Bu gibi durumlarda kendilerini bir yere sabit olarak yapıştırarak uygun şartların oluşmasını beklerler.

Başarılı bir salyangoz yetiştiriciliği için uygun şartlara ve uygun ekipmanlara sahip olunması gerekir. Kurulacak üretim tesislerinin bilerek düzenlenmesi gerekiyor. Ülkemizde bu konu da uygulamalar olmadığı için teşebbüslerin dış ülkelerden bilgi ve görgü almalarında fada vardır. çünkü başlangıçta yapılacak olan hatalar ileride zarar edilmesine neden olabilir. Toprak sıcaklığı, rutubet, organik madde durumu, toprak yapısı sürekli kontrol yapılmalıdır. Salyangozların kaçmalarını önleyecek önlemler dikkatle ele alınmalıdır. Işıklandırma yeterli olmalıdır. Boy ve ağırlık ölçümleri sürekli olarak izlenmelidir.Bölgeyi sürekli olarak ıslak tutacak sulama sistemlerinde aksama olmamalıdır. Yetiştirmede aynı dönemde yumurtadan çıkanlar ayrı gruplar halında beslenmelidir. Karışık yetiştirme uygulanmamalıdır.

YETİŞTİRME YÖNTEMLERİ

Dış ülkelerde uygulanmakta olan salyangoz yetiştirme metotlarıni genel itibari ile 4 grupta toplayabiliriz. Bunlar, dışarıda üretim, iklim kontrollu yapılarda üretim, kapalı ve açık sistemde üretim ve sera ya da kapalı tünellerdeki üretimdir. Yalnız bölgesel yetiştirme koşullarına bağlı şekilde bu gruplamalar arsında geçit yetiştirme metotları de oluşabilmektedir. Şöyle ki kontrollu şartlarda yetiştirilen yavrular dış ortamda kafesler içersinde, kasalarda da besiye alınabilmektedir.

YETİŞTİRME KOŞULLARI

Genel olarak tüm türler için sıcaklığın 16- 25°C ve rutubetin yüksek %75-95, olması en uygunudur. Türler arasında bu sınırlar açısından. Ayrılıklar olabilir ise de genelolarak bu sınırlar
pek çok tür için idealdir. Bir çok tür için optimal ısı 20-22°C dir. Sıcaklık 12°C olunca salyangazların aktif hareketleri ve 8-1O°C'de tüm gelişme durur. Rüzgar salyangozların yaşamı içinçok tehlikeli olup böyle ortamdan çabuk su kaybı sebebiyle hoşlanmazlar. Salyangozlar rutubetli havadan hoşlanırlar ise de çok ıslak yerleri de sevmezler. Rutubetli topraktan hoşlanırlar ise de batak olmamalıdır. Bu sebeple yeterli ve dengeli bir sulama yapılması gerekir. Daha çok yağmurlama yolu ile toprak ve çevre rutubetli istenen seviyede tutulmaya çalışılır. Karanlıkça bir ortam 0/080 rutubet ve 20°C civarında bir sıcaklıkta en faal dönemlerini yaşarlar. Yem alımının en faalolarak yapıldığı zaman güneşin doğmasına 2-3 saat kala olan tan ağarma zamanıdır.

Beğendikleri toprak kalitesi kumlu, organik maddece zengin ancak çamur olmayan yerlerdir. Sebze bitkilerinin yetiştiği gübreli toprakların, salyangozların tercih ettikleri toprak kalitesi olarak belirtilebilir. Üretim yerinde bol bitki bulunması istenir ve' bu bitkilerin yeşil ve ıslak kalmasını sağlayacak tedbirlerin dikkatle ele alınmış olması gerekir. Toprağın pH'ının 6-7 civarında olması arzu edilir ve çok asitli topraklarda kireçleme yapılarak toprak pH 'sının 7 civarında tutulmasına çalışılır. Salyangaz kabuğu %97-98 kalsiyum olduğundan toprağın kalsiyum içeriğinin yeterli olması istenir. Toprak kalitesinin iyi olması salyangozların toprağa yumurta bırakmaları açısından da son derece önemlidir.

YETİŞTİRME ALANLARI

Salyangoz yetiştirilecek yerler genel itibari ile uzun ve dar şekilde planlanır. Üretme yerleri kare ya da yuvarlak olarak yapılması pek tercih edilmez. Yetiştirme yerinin uzun şekilde yapılması salyangozların günlük kontrolünde kolaylık sağlar. Üretim yeri etrafının koruyucu ve salyangozların kaçmasını önleyecek şekilde korunaklı olmalıdır. Bu setler tahtadan ya da düz eternit benzeri malzemelerden de yapılabilir. Galvaniz malzemelerde kullanmak mümkündür. Üst kısımlarının da net ile kapatılması gerekir . Böylece kuşlara karşı da önlem alınmış olur. Kenar korunaklarının yüksekliği en az 50 cm ve toprak içerisindeki derinliklerinin de 15 cm'den az olmaması gerekir. Bu setler hem toprak altından hem de dışarıdan girebilecek zararlı hayvanlara karşı koruyucu olacaktır. Üst kısımlarının ağ net yerine koyu renkli naylon ile örtülmesi ağır yağmur durumunda üretim yerlerinin su altında kalınasını ve çamurlanmasını önler. Hele yumurtlama zamanlarında toprak içinde yumurta ve yavru bulunacağından toprağın çamur haline gelmesi önemli ölçüde zayiata sebep olacaktır.

Salyangozlar toprağı oyarak hol açma ve içine girerek yaşama alışkanlığı olduğundan toprak kalitesi son derece önemlidir. Ayrıca içine yumurta bırakılan zeminin yumurtaların canlı kalmasını sağlayacak nitelikte olması gerekir. Bu sebeple toprak içinde su birikmesini engelleme amacı ile yetiştirme alanının alt kısmına suyu süzecek drenaj borularının yerleştirilmesi pek çok üretici tarafından tercih edilmektedir. Yağmurlamanın gündüz yapılmaması gerekir. Zira gün ortasında yapılan sulamada hallere su dolduğunda salyangoz gün ışığına çıkma mecburiyetinde kalır ve bu durum kayıplara neden olabilir. Gece ıslatma yapıldığında hayvan holden çıkmak mecburiyetinde kalsa da bir zarar görmeyecektir. Bu gibi konularda hassas ve dikkatli olmak faydalı olur. Topraktaki rutubeti sürekli olarak ölçebilecek mekanizmalara sahip olmak ve bu konu da sürekli şekilde dikkatli olmak yetiştiriciliğin başarısı bakımından zorunludur.

Salyangozların kaçmasını engelleme bakımından etrafı çevreleyen settin iç tarafa doğru yarım ay biçiminde kıvrık yapılması gerekir. Bazı üreticiler hayvanların kaçmasını engelleme amacı ile elektrikli set kullandıkları kaydedilmektedir. Kullanılan elektrik gücü 4-12 volt arasında olabilir. İnce elektrik telleri settin en üst kısmına 2-4 mm aralıklı olarak düzenlenirse kaçmaların kolayca önlenebildiği kaydedilmektedir. Üstteki tele takılan salyangoz küçük bir şok geçirse de hayati bir tehlike yaratmaz.. Bu konu da daha pek çok önlem düşünülebilir. Önemli olan salyangozların kaçmalarının engellenmiş olmasıdır.

İtalya'da üreticilik yapılan alanların 25 dekar ya da daha fazla olabildiği bildirilmektedir Genel olarak 50 x 10 m olarak ayrılan alan içerisinde 50 m uzunluk ve 2-3 metre arasında eni olan uzun parsellerde üreticilik düzenlenmektedir.

KAPALI ALANLARDA YETİŞTİRME

Bina içinde yapılan yetiştiriciliklerde üretimin daha kontrollu olarak yapılması mümkün olur. Üretim miktarı ele alınan türe göre değişebilir. Ayrıca fertlerin toplandığı bölgeye göre verim farklıkları olabileceği belirtilmektedir. İçeride üretimde sıcaklığın 20-22°e ve rutubetin %90-95 tutulması önerilmektedir. Bazı kaynaklarca ise gündüz rutubetin %75 gece ise %95 olması bildirilmektedir. Rutubetin önerilenden yüksek olması fertlerin ölmesine ve verimin düşmesine neden olabilir. Bu şartların türden türe bir miktar farklı olması doğaldır. Toprak içinde de su miktarının normalden yüksek olması yumurtaların su emmesine ve neticede bozularak ölmelerine neden olur. Gün boyunca florasan ile ışıklandırma yapılır. Günde 16-18 saat ışıklandırma yapmanın gelişme üstünde olumlu yönde etkili olduğu bildirilmektedir. Bazı çeşitlerde yaz
başlangıcında ışıklandırma miktarının arttırmanın üretim miktarını arttırdığı kaydedilmiştir. Her tür için bu konu da farklı bildirişler olduğu için her çeşit için iyi bir biçimde inceleme yapılması ve bu konu da bilgi toplanması faydalı olacaktır.

Kapalı yerlerde yetiştirmeye paralel olarak salyangozların kasalar içinde yetiştirilmesi de ele alınan çalışmalardandır. Katlar halinde yerleştirilen özel kasalarda yapılan bu tür yetiştirmelerde uygun rutubet ortamı, su püskürtme yoluyla temin edilmektedir. Bazı işletmelerde plastik tavalardan yararlanılmakta ve bu tavalarda kenar yüksekliklerinin 8-10 cm olması önerilmektedir. Kapalı yerlerde yetiştirme yıl boyu devam ettiğinden kışın bile canlı salyangoz pazarlanması mümkün olduğundan ekonomik kazancın daha yoğun olduğu kaydedilmektedir.

Fransa'da ve Avusturalya'da hem dışarıda hem de bina iç üretimin beraber ele alınması yolu ile yıl boyu planlı olarak çalışabilen işletmelerin başarı ile çalıştıkları bildirilmektedir.

İç ortamda yetiştirme sıcaklığının 16-33°e arasında yaşamlarını sürdürebilider ise de en uygunu 26-30 derece arasıdır. Bu amaçla ortam şartlarının yıl boyu dengeli tutulması gelişmede başarılı olmayı sağlayacaktır. Sıcaklık yüksek olduğundan gelişme süresi dış ortama nazaran daha hızlı olur.

SONUÇ

Görüleceği gibi salyangoz dünyanın bir çok yerinde başarılı olarak yetiştirilebilen bir canlıdır. Ülkemizde doğal olarak bol bulunduğu rutubetli bölgeler de ele alındığında başarılı olarak yetiştirilebileceği anlaşılmaktadır. Pahalı ve lüks bir gıda maddesi olarak dış pazar imkanı çok fazla olan bu canlının yetiştiriciliği konusunda dış ülkelerdeki çalışmalar göz önüne alınarak üretim çalışmaları yapılmasının ülkemiz için yeni bir iş potansiyeli yaratabileceği söylenebilir

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.