AramaArama
Gıda Hattı

Deniz hayvanı Karides nedir? Karides yetiştiriciliği nasıl yapılır?

8 Eylül 2021, 11:27
Paylaş
Deniz hayvanı Karides nedir? Karides yetiştiriciliği nasıl yapılır?
Deniz hayvanı Karides nedir? Karides yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Karides ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz hayvanı Karides nedir? Karides yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Deniz hayvanı Karides nedir? Karides yetiştiriciliği nasıl yapılır? Su ürünleri arasında bulunan Karides ile ilgili araştırmalar internet üzerinden yapılıyor. Peki deniz hayvanı Karides nedir? Karides yetiştiriciliği nasıl yapılır?

Karides bir çok dünya ülkesi için çok kıymetli ve lezzetli kabul gören bir insan gıdasıdır. Ülkemizde de karides pahalı olarak pazarlanan bir deniz ürünüdür. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde söz gelimi; Japonya halkı için karides günlük gıda tüketimi arasında önemli bir yer tu- tar. Son yüzyılda gelişen Japonya ekonomisi lüks sayılabilecek gıda ürünlerine talebi arttırmış ve bu arada karidese olan talep de yükselmiştir. Denizlerden avcılık ile sağlanan üretim yanında üreticilik konularına da değinilmiş ve neticede yumurtadan pazarlamaya kadar son derece başarılı sonuç veren üreticilik metotları ortaya konulmuştur. Eskiden beri Uzakdoğu ülkelerinde doğadan yavru toplayarak yapılan üreticilik yanında, milyonlarca yavruyu insan eli altında yetiştirme yöntemleri geliştirilerek, karides yetiştiriciliği ekonomik ve uygulanabilir bir teknik durumuna getirilmiştir. Öyle ki çağımızda ayda 20 milyon larvayı yıl boyu yetiştirebilen kuluçkahaneler kurulmuştur.

Tatlı su ya da tuzlu suda yaşamakta olan bir çok karides türü vardır. Dünyanın en soğuk denizlerinden, sıcak denizlerine kadar bir hayli yaygın ve bazı bölgeler de büyük stoklar oluşturan türleri bulunur. İnsan gıdası olarak çok kıymetlidirler. Bu sebepledir ki eskiden yalnızca birkaç ülkede kültürü ele alınmış iken çağımızda bir çok ülkede yetiştiriciliği yaygınlaşmış bulunur. Ülkemizin bazı bölgelerinde de yetiştirme olanaklarının var olduğuna inanıyoruz.

Karides yetiştiriciliğinin gelişmesinde ilk başarılı larva ve yavru üretimi Japon bilim adamı Fujinaga tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu araştırıcı Japonya'da çok kıymetli bir tür olarak kabul gören Penaeus japonicus türü üstünde çalışmıştır. İlk başarılı sonuçları 1934 senesinde elde etmiş olmasına karşın II. Dünya Savaşı'nın çıkması sebebi ile bu araştırıcının çalışmaları yarım kalmış ve fakat savaşın bitmesi ile bir kez daha çalışmalara başlayabilmiştir. 1950'1i yılların sonlarına doğru bazı özel firmaların konuya girmeleri ve maddi katkı sağlamaları ile Fujinaga çalışmalarını hızlandırmış ve gerçekten çağımızda uygulanmakta olan yetiştirme çalışmaları konusunda son derece başarılı sonuçlara ulaşmıştır.

2001 yılı itibarı ile dünyada karides yetiştiriciliği çok gelişmiş bulunur. Öyleki 1990 senesinde dünyada 633.000 ton karides kültür yoluyla elde edilmiş iken bu miktar 2001 senesinde iki katına çıkarak 1.270.000 tona yükselmiştir. Parasal değeri ise 8.4 milyar dolardır. Pek çok ülkede toplumun gelir elde etmesinde önemli bir üreticilik dalı olarak yerini almış bulunur

Karideslerin Biyolojik Özellikleri

Karidesler yuvarlak ve uzun şekilli bir vücut yapısına sahiplerdir. Vücudu örten kabuk sert bir yapıya sahiptir. Karidesler ara sıra kabuk değiştirirler. Bu dönemde de vücut büyümesi olur. Kabuk değiştirme bir hayli zor bir gelişme dönemidir. Bu devrede kabuksuz karidesler diğer düşrnanlarına karşı daha dayanıksızdırlar, yem almazlar ve fazla hareket etmezler. Karideslerin baş kısımlarının uç kısmında rastrum denen bir çıkıntı vardır. Bu çıkıntının türlere göre az çok değişmekle birlikte üst kısmında 10, alt kısımda ise birkaç tane küçük çıkıntı bulunmaktadır. Bu çıkıntı sayıları karides larvalarında dönem tayininde faydalı olur. Karidesler genel olarak kahverengi görünümde olmakla birlikte türlere ve yaşadıkları bölgelere göre koyu ya da açık renkli olabilirler. Karideslerde üreme enteresan bir özellik gösterir. Üreme organları erkeklerde ptesma, dişilerde ise Thelykum'dur. Yumurtalıklar dişi karideslerde vücudun üst kısmını kapsar. Çiftleşme sonucu dişi birey erkekten aldığı spermaları vücudunda depo eder ve yumurtlama sırasında bu spermleri bırakarak döllenme işlemini tamamlar. Bu sebeple karides yetiştiriciliğinde doğadan yakalanan karidesler ile üretim planlandığında erkek karides yakalanmasına lüzum kalmaz. Karidesler gündüzleri kuma gömülü olarak yaşarlar. Bu istirahat sırasında dışarıda tuttukları antenleri ile etrafı kontrol ederler.

Yetiştiriciliği Yapılan Türler

Karides yetiştiriciliği konusunda birçok tür üstünde çalışılmıştır. Bu doğal bir sonuçtur. Çünkü her ülke kendi sularında bulunan karides türleri ile çalışmak ister. Çünkü kendi bölgesinde yer alan karides türü üstünde başarılı olunduğu taktirde damızlık temini konusunda önemli bir sorunla karşılaşmayacaktır. Ülkemizde de yapılan bilimsel çalışmalarda İzmir bölgesinin yerli karidesi olan Penaeus leeratburus türü üstünde durulmuştur. Bu tür üstünde ülkemizde yapılan ilk çalışmalardan olarak 1978 senesinde başarıyla yavru üretilmesi bu kitabın yazarı tarafından sağlanmış bulunur. Japonya'da Penaeus japonicus türü yetiştiriciliği ele alınan karidestir. Dünya üstünde halen yetiştiriciliği ekonomik seviyede başarılı şekilde yapılabilen 20 kadar tür vardır. Bazı araştırıcılar yetiştincilik için en ideal türün Pvannamei olduğunu kaydetmişlerdir. Trapikal bölgeler de birkaç kez yavru alınarak senede üç kez ürün alınabildiği belirtilmektedir. Bu türün dayanıklılığı ve gelişme hızı bir hayli yüksektir. Bu türden sonra P japonicus, P monodon ve P stylirostris türleri yetiştirmeye alınan önemli türlerdir. Bu türler hakkında kısaca aşağıda belirtilen bilgiler sunulabilir. Ülkeler arası darnızlık tasınması çok zor olmadığından bölgemize uyacak her hangi bir türün ülkemize getirilmesinde bir sorun olmayacağı söylenebilir.

Penaeus Vannamei: Meksika kıyıları ile Batı Pasifik'lerde bulunan bir türdür. Doğadan yavruları toplanarak da yetiştiriciliği yapılabilmektedir. 4-5 aylık sürede pazarlanabilecek ağırlığa (20 gr.) ulaşabilirler. Yetiştirmede stoklama sıklığı 50-75 bin postlarva/hektar'dır. Yaşama yüzdesi %50 dolaylarında normal bir sonuçtur. Ekvatorda yetiştiriciliği ele alınan tür olup, bu ülkenin senelik 100.000 ton dolayındaki üretimi dikkate alınır ise yetiştirmede en önemli türlerden biri olduğu ortaya çıkar

Penaeus sylirostris: Meksika, Batı Pasifik kıyılan, Kalifomiya ve Peru kıyılannda yaygın olan ve yetiştirmeye alınan önemli türlerden biri durumundadır. 50.000 adet/hektar oranında stoklanarakyetiştirilebilmektedir. Bu karides türü de 4-6 ayda pazarlanabilecek 20 gr. Ağırlığa ulaşabildiğinden yetiştirme için iyi bir tür olarak dikkate alınmaktadır.

Penaeus monodon. Güney Afrika ve Asya Kıyılarında yaygın olan bir türdür. 5 ile 25 günlük postlarvanın 5-25 000 adet/hektar oranında stoklanarak yarı kontrollü üretimlerde ele alınan bir türdür. Özellikle Hindistan ve Güney Asya ülkelerinde doğadan toplanarak stoklamada kullanılacak olan bir türdür. İnsan eli altında yavruları da üretilerek yetiştirmeye alınmaktadır.

Karides yetiştiriciliği konusu üstünde en çok bilimsel çalışmanın yapılmış olduğu bir türdür. Bununda sebebi Japonya'da yetiştirmeye alınan bir tür olmasıdır. Daha ileride açıklanacağı gibi yetiştiriciliği Japonya'da çok ileri seviyededir. Ülkemize Süveyş Kanalı'nın açılmasından sonra Akdeniz'e girmiş bulunması ve İskenderiye karidesi ismi ile tanınan bir tür olması sebebi ile ülkemizde üstünde çalışılması gerekli olan bir canlı durumundadır. Fransa ve İtalya'da da yetiştirmeye alınan tür P. Japonicustur

Bir karides türünü n yetiştiriciliğe alınabilmesi için türün ticari değeri, yerli kaynaklardan damızlık olarak sağlanabilme özelliği, türün gelişme hızı, yörenin iklim özellikleri, teknolojik gelişme düzeyi, önceden başarılı ve yaygın yetiştirilip yetiştirilmediği, türün talep durum ve besin değeri olarak sıralanabilir.

     KARİDES YETİŞTİRİCİLİĞİ

     Karides pek çok dünya ülkesi için çok değerli ve lezzetli kabul edilen bir insan gıdasıdır. Ülkemizde de karides pahalı olarak pazarlanan bir deniz ürünüdür. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde örneğin; Japonya halkı için karides günlük gıda tüketimi arasında önemli bir yer tu- tar. Son yüzyılda gelişen Japonya ekonomisi lüks sayılabilecek gıda ürünlerine talebi arttırmış ve bu arada karidese olan talep de yükselmiştir. Denizlerden avcılık ile sağlanan üretim yanında yetiştiricilik konularına da değinilmiş ve neticede yumurtadan pazarlamaya kadar çok başarılı sonuç veren yetiştiricilik yöntemleri ortaya konulmuştur. Eskiden beri Uzakdoğu ülkelerinde doğadan yavru toplayarak yapılan yetiştiricilik yanında, milyonlarca yavruyu insan eli altında yetiştirme teknikleri geliştirilerek, karides yetişti- riciliği ekonomik ve uygulanabilir bir teknik durumuna getirilmiştir. Öyle ki günümüzde ayda 20 milyon larvayı yıl boyu yetiştirebilen kuluçkahaneler kurulmuştur.

     Tatlı su veya tuzlu suda yaşayan pek çok karides türü vardır. Dünyanın en soğuk denizlerinden, sıcak denizlerine kadar oldukça yaygın ve bazı bölgelerde büyük stoklar oluşturan türleri bulunmaktadır. İnsan gıdası olarak çok değerlidirler. Bu nedenledir ki eskiden sadece birkaç ülkede kültürü ele alınmış iken günümüzde pek çok ülkede yetiştiriciliği yaygınlaşmış bulunmaktadır. Ülkemizin bazı bölgelerinde de yetiştirme olanaklarının var olduğuna inanıyoruz.

     Karides yetiştiriciliğinin gelişmesinde ilk başarılı larva ve yavru üretimi Japon bilim adamı Fujinaga tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu araştırıcı Japonya'da çok değerli bir tür olarak kabul edilen Penaeus japonicus türü üzerinde çalışmıştır. İlk başarılı sonuçları 1934 yılında elde etmiş olmasına rağmen II. Dünya Savaşı'nın çıkması nedeni ile bu araştırıcının çalışmaları yarım kalmış ve ancak savaşın bitmesi ile yeniden çalışmalara başlayabilmiştir. 1950'1i yılların sonlarına doğru bazı özel firmaların konuya girmeleri ve maddi destek sağlamaları ile Fujinaga çalışmalarını hızlandırmış ve gerçekten günümüzde uygulanan yetiştirme çalışmaları konusunda çok başarılı sonuçlara ulaşmıştır.

     2001 yılı itibarı ile dünyada karides yetiştiriciliği çok gelişmiş bulunmaktadır. Öyleki 1990 yılında dünyada 633.000 ton karides kültür yolu ile elde edilmiş iken bu miktar 2001 yılında iki katına çıkarak 1.270.000 tona yükselmiştir. Parasal değeri ise 8.4 milyar dolardır. Pek çok ülkede halkın gelir elde etmesinde önemli bir yetiştiricilik dalı olarak yerini almış bulunmaktadır

     Karideslerin Biyolojik Özellikleri

     Karidesler yuvarlak ve uzun şekilli bir vücut yapısına sahiptirler. Vücudu örten kabuk sert bir yapıdadır. Karidesler zaman zaman kabuk değiştirirler. Bu dönemde de vücut büyümesi olur. Kabuk değiştirme oldukça zor bir gelişme dönemidir. Bu devrede kabuksuz karidesler diğer düşrnanlarına karşı daha dayanıksızdırlar, yem almazlar ve fazla hareket etmezler. Karideslerin baş kısımlarının uç kısmında rastrum denen bir çıkıntı vardır. Bu çıkıntının türlere göre az çok değişmekle beraber üst kısmında 10, alt kısımda ise birkaç tane küçük çıkıntı bulunur. Bu çıkıntı sayıları karides larvalarında dönem tayininde yararlı olur. Karidesler genelde kahverengi görünümde olmakla beraber türlere ve yaşadıkları bölgelere göre koyu veya açık renkli olabilirler. Karideslerde üreme ilginç bir özellik gösterir. Üreme organları erkeklerde ptesma, dişilerde ise Thelykum'dur. Yumurtalıklar dişi karideslerde vücudun üst kısmını kapsar. Çiftleşme sonucu dişi birey erkekten aldığı spermaları vücudunda depo eder ve yumurtlama sırasında bu spermleri bırakarak döllenme işlemini tamamlar. Bu nedenle karides yetiştiriciliğinde doğadan yakalanan karidesler ile üretim planlandığında erkek karides yakalanmasına gerek kalmaz. Karidesler gündüzleri kuma gömülü olarak yaşarlar. Bu istirahat sırasında dışarıda tuttukları antenleri ile etrafı kontral ederler.

     Yetiştiriciliği Yapılan Türler

     Karides yetiştiriciliği konusunda pekçok tür üzerinde çalışılmıştır. Bu doğal bir sonuçtur. Çünkü her ülke kendi sularında bulunan karides türleri ile çalışmak ister. Çünkü kendi bölgesinde bulunan karides türü üzerinde başarılı olunduğu taktirde damızlık temini konusunda önemli bir sorunla karşılaşmayacaktır. Ülkemizde de yapılan bilimsel çalışmalarda İzmir bölgesinin yerli karidesi olan Penaeus leeratburus türü üzerinde durulmuştur. Bu tür üzerinde ülkemizde yapılan ilk çalışmalardan olarak 1978 yılında başarı ile yavru üretilmesi bu kitabın yazarı tarafından sağlanmış bulunmaktadır. Japonya'da Penaeus japonicus türü yetiştiriciliği ele alınan karidestir. Dünya üzerinde halen yetiştiriciliği ekonomik düzeyde başarılı şekilde yapılabilen 20 kadar tür vardır. Bazı araştırıcılar yetiştincilik için en uygun türün Pvannamei olduğunu kaydetmişlerdir. Trapikal bölgelerde birkaç kez yavru alınarak yılda üç kez ürün alınabildiği belirtilmektedir. Bu türün dayanıklılığı ve gelişme hızı oldukça yüksektir. Bu türden sonra P japonicus, P monodon ve P stylirostris türleri yetiştirmeye alınan önemli türlerdir. Bu türler hakkında kısaca aşağıdaki bilgiler sunulabilir. Ülkeler arası darnızlık tasınması çok zor olmadığından bölgemize uyacak her hangi bir türün ülkemize getirilmesinde bir sorun olmayacağı söylenebilir.

Penaeus Vannamei: Meksika kıyıları ile Batı Pasifik'lerde bulunan bir türdür. Doğadan yavruları toplanarak da yetiştiriciliği yapılmaktadır. 4-5 aylık sürede pazarlanabilecek ağırlığa (20 gr.) ulaşabilirler. Yetiştirmede stoklama sıklığı 50-75 bin postlarva/hektar'dır. Yaşama yüzdesi %50 dolaylarında normal bir sonuçtur. Ekvatorda yetiştiriciliği ele alınan tür olup, bu ülkenin yıllık 100.000 ton dolayındaki üretimi dikkate alınır ise yetiştirmede en önemli türlerden biri olduğu ortaya çıkar

Penaeus sylirostris: Meksika, Batı Pasifik kıyılan, Kalifomiya ve Peru kıyılannda yaygın olan ve yetiştirmeye alınan önemli türlerden biri durumundadır. 50.000 adet/hektar oranında stoklanarakyetiştirilebilmektedir. Bu karides türü de 4-6 ayda pazarlanabilecek 20 gr. ağırlığa ulaşabildiğinden yetiştirme için iyi bir tür olarak dikkate alınmaktadır.

Penaeus monodon. Güney Afrika ve Asya Kıyılarında yaygın olan bir türdür. 5 ile 25 günlük postlarvanın 5-25 bin adet/hektar oranında stoklanarak yarı kontrollü üretimlerde ele alınan bir türdür. Özellikle Hindistan ve Güney Asya ülkelerinde doğadan toplanarak stoklamada kullanılan bir türdür. İnsan eli altında yavruları da üretilerek yetiştirmeye alınmaktadır.

Karides yetiştiriciliği konusu üzerinde en çok bilimsel çalışmanın yapılmış olduğu bir türdür. Bununda nedeni Japonya'da yetiştirmeye alınan bir tür olmasıdır. Daha ileride açıklanacağı gibi yetiştiriciliği Japonya'da çok ileri düzeydedir. Ülkemize Süveyş Kanalı'nın açılmasından sonra Akdeniz'e girmiş bulunması ve İskenderiye karidesi ismi ile tanınan bir tür olması nedeni ile ülkemizde üzerinde çalışılması gereken bir canlı durumundadır. Fransa ve İtalya'da da yetiştirmeye alınan tür P. japonicustur

Bir karides türünü n yetiştiriciliğe alınabilmesi için türün ticari değeri, yerli kaynaklardan damızlık olarak sağlanabilme özelliği, türün gelişme hızı, yörenin iklim özellikleri, teknolojik gelişme düzeyi, daha önce başarılı ve yaygın yetiştirilip yetiştirilmediği, türün talep durum ve besin değeri olarak sıralanabilir.

     Ülkemizdeki Karides Türleri

     Türkiye'de karidesler üzerindeki ilk çalışmalar Colombo (1885) tarafından İstanbul Boğazı'nda bulunan karides türleri üzerine yayınlanmıştır. Monad (1931) İskenderun Körfezi'ndeki çalışmalarında bu konuda bilgiler sunmaktadır.

     Penaeus semisulcatus: Ülkemizde natantia takımına dahil 23 türün bulunduğu bildirilmektedir. Bu türlerden P. leerathurus, P. semisulcatus, P. monoceros ve P. japonicus en iri olan türler olup, yetiştirme bakımından ele alınabilecek karidesler olarak belirtilebilir.

       Ülkemizde yemeklik olarak tüketilebilen karides türleri olarak ;
Metapenaeus stebbingi (Göçebe);

Metaperiaeus monoceros (Benekli);

Penaeus kerathurus (Oluklu, karabüke);

Penaeus japonicus (Kuruma, karabüke, İskenderiye karidesi);

Penaeus semisulcatus (Yeşil kaplan, jumbo);

Solenocera membranacea (Çamur);

Pampenaeus longirostris (Derinsu, pembe);

Aristeus antennatus (Kırmızı)

Aristeomorpba joliacea (Dev kırmızı);

Tracbype- naeus curuirostria yazılabilir.

     Japonya'da Karides Yetiştiriciliği

     Japonya karides yetiştiriciliği yönünden Dünyada öncülük eden ve bu konuda en ileri düzeyde olan ülkedir. Özellikle Japonca "kuruma ebi" olarak tabir dilen Penaeus japonicus türü üzerinde yürütülen çalışmalar ve elde edilen başarılı sonuçlar ile karides yetiştiriciliğinde önderlik etmişlerdir. Karideslerde yumurtlama döneminden, pazarlamaya kadar tüm safhaların insan kontrolü altında başarı ile yapılabileceği ilk kez Japonya'da gerçekleştirilmiştir. Bu başarı eskiden beri Uzakdoğu ülkelerinde doğadan yavru toplayarak yürütülen yetiştirme çalışmalarına yeni bir yön verilmesine neden olmuştur. Bugün Japonya'da tam kontrollü olarak yapılan yetiştirme çalışmalarında yetiştirme yöntemine de bağlı olarak hektara 2.500 ile 5.000 kg. arasında karides üretimi gerçekleştirilebilmektedir.

     Japonya'da karides yetiştiriciliği iki amaçla yapılmaktadır. Bunlardan biri doğal kaynakları zenginleştirme amacı ile yapılan çalışmalardır. Bu çalışmalar daha çok devlete veya bölge teşkilatlarına ait larva üretim tesislerinde yapılmaktadır. Bu merkezlerde üretilen takriben 750 miIyon dolayında postlarva dönemine ulaşmış karides larvasının insan eli altında üretilerek her yıl denizlere bırakıldığı bildirilmektedir. Günümüzde Japonya karides yetiştiriciliğinde ki önderliğini diğer ülkelere bırakmış bulunmaktadır. Yalnız Dünyada yetiştiricilik yolu ile elde edilen karideslerin önemli bir bölümü Japonya ya ihraç edilir.

     Damızlık Temini: Karides yetiştiriciliğinde damızlık olarak kullanılacak bireyler doğadan elde edilebileceği gibi, insan eli altında tutulan bireylerden de başarı ile yavru elde edilebilmektedir. Damızlık seçiminde dikkat edilecek konular öncelikle sağlıklı olmalarıdır. Antenleri, kolları veya gözü kopmuş, yaralı olanlar seçilmez. Seçimde dikkat edilecek bir konuda seçilen bireylerin yumurtalı olmasıdır. Karideslerde çiftleşme kabuk değiştirmeden hemen sonra olur. Dişi karides çiftleşme sonucu erkekten aldığı spermleri vücudunda Thelycum denilen kısımda stoklar ve yumurtlama anında yumurtaları dölleyerek dışarıya bırakır. Bu nedenle doğadan damızlık temininde sadece yumuntalı olan dişi bireyler seçilir.

     Yumurtalı bireylerin tanınması çok kolaydır. Ele alınan canlı sırtı gözümüze gelecek şekilde bir ışığa veya aydınlık yere doğru tutulunca sırtta boydan boya dolu olan yumurtalık kolaylıkla izlenebilir.

Balıkçılardan karides sağlanmasında balıkçılar ile ava çıkmak ve ağdan çıkar çıkmaz karidesleri zedelemeden temiz deniz suyuna almak yararlı olur. Tanklarda havalandırma yapılır ise daha iyi olarak korunmuş olurlar. Damızlıklar uzak mesafeden getirilecekse havalandırılan tanklar ile yaz aylarında nakliyenin geceleri serin havada yapılması yararlı olur. Nakilde su sıcaklığı 8°C'ye düşürülebilir ise nakil daha kolay gerçekleşir. Böylece oksijen talebi azalacak, metabolizma düşecek ve hareket azalacaktır. Nakil sıcak bölgede yapılacak ise tankların izolasyonu düşünülebilir. Nakilde ısı kontrolü ve 02 kontrolü için gerekli malzemenin bulundurulmasına da dikkat edilmelidir. Kepçe, kova, ağ vs. gibi yardımcı taşıma malzemeleri unutulmamalıdır.

      Çok uzak ülkeler arası nakilde karidesler hızar ralaşı arasında 6-8°C'ye kadar soğutulduktan sonra strafor paketler içerisinde de nakilleri yapılmaktadır. Taşınıada %Z5 ölüm normaldir. Tankta taşıma da eğer stres düşürücü ilaç uygulaması yapılırsa ölüm oranı %5'e düşebilir,

     Son yıllarda damızlık bireylerin el altında tutulması ve bunlardan yumurta sağlanması yöntemi de yaygınlaşmaktadır. Özellikle istenildiği anda damızlık temini mümkün olamayacak bölgelerde damızlık olarak kullanılacak bireylerin el altında bulundurma zorunluluğu vardır. Örneğin; Fransa'da yapılan Penaeus japonicus yetiştiriciliğinde, bu tür dışarıdan getirildiğinden ve Fransa sahillerinde Penaeus japonicus türü bulunmadığından yetiştiriciler damızlık olarak kullanılacak bireyleri devamlı olarak el altında bulundururlar. Bu tür uygulamada eşit sayıda erkek ve dişi veya %60 dişi, %40 erkek bireyin tankta tutulması gerekir. Bu tankların zeminine bir miktar cıo cm. kadar) kum konulur. Böylece karideslerin gündüzleri kumda saklanma istekleri için yer sağlanmaya çalışılır. Bu karideslerin sayısı az olduğu için yengeç, teke veya midye gibi canlı etleri ile beslenirler ise kaliteli yumurta elde etmek mümkün olur. Verilecek yem oranı toplam ağırlığın %5-7'si oranında yaş et olmalıdır. Bu tanklarda su sıcaklığının 20°C'yi geçmesi pek arzu edilmez. Çünkü sıcaklık artar ise
karidesler bu tanka da yumurtalarını bırakabilirler ki bu istenilmeyen bir durumdur. Tanklarda . m2'de 15-Z0 karides barındırmak mümkündür. Mümkün olduğunca ele alınan ırkın orta iri bireyleri seçilmelidir. Örneğin; Penaeus kerathuru-S'da. 40-50 gr., Penaeus japonicusıesoe. 60-90 ge ortalama canlı ağırlık normal bir damızlık için yeterlidir.

     Damızlıkların Kontrollu Olarak Tutulması

     1970'li yıllara kadar karides yetiştiriciliğinde kullanılan damızlıklar genel olarak doğadan sağlanmış ve avcılığın ilk gecesinde yumurta alma yolu izlenmiştir. Damızlık karides temininin her gün mümkün olduğu bölgelerde bu yolun izlenmesi en kolay ve uygun yoldur. Çünkü doğada yumurtası olgunlaşmış ve çiftleşmiş bir dişiden en yüksek kalitede yumurta ve larva sağlanması mümkün olabilmektedir. Fakat istenilen günde damızlık temininin mümkün olmadığı çalışma koşullarında damızlıkları devamlı el altında bulundurma zorunluluğu vardır. 1970'lerden sonra yapılan çalışmalarda insan eli altında yetiştirilen karidesleri uygun ortamlarda barındırmak, bunlardan yavru almak, pekçok tür üzerine başarı ile gerçekleştirilmiştir. Daha önce belirtildiği gibi bu tür üretimde dişi-erkek oranının yarı yarıya tutulması uygun olacaktır. Özellikle kültür karidesçiliğinde en çok yararlanılan türler- den biri olan Penaeus japonicus türü karideslerin İzmir koşullarında yetiştirilmesi konuları ele alındığında bu tür Ege'de olmadığından ve istenilen günde İskenderun ve Adana taraflarından olgun karides avlayarak getirmek zor ola bileceğinden el altında karides bulundurarak yetiştirme yapma zorunluluğu doğacaktır. Ama günümüzde ulaşım koşullarının kolaylığı nedeniyle çok uzak bölgelerden bile damızlık nakli her zaman yapılabilir.

     Damızlık karideslerin tutulacağı tankların asgari 4-5 m3 olması gerekir. En uygunu yuvarlak 15-20 tonluk tanklardır. Pek çok tür için tanklarda kum bulundurulması gerekmez. Fakat bazı üretimhaneler Penaeus japonicus türü için tank dibinde kum bulundurulmasını yararlı görmektedirler. Bu amaçla örneğin 5 m. çapı olan bir yuvarlak tankın orta kısmında 3 m. çapında ayrı bir daire içinde 10 cm. yükseklikte kum bulunduruması önerilebilir. Kumların pislenmemesi için özel önlemler almak gerekir. Bazı çalışmalarda kumun alt kısmından hava verilerek kumun kokuşma yapmamasına çalışılır. Kum ile tank çevresi arasında kalan 1 m. boşluk ise yemlenme ve karideslerin serbest gezeceği 'yer olarak ayrılır. Tanklar eğer içeride tutuluyor ise aydınlatma gerekir. Aydınlatma 100-200 lüks ışık verebilecek florosan lambalarla yapılabilir. Dış havuzlarda damızlık stoklanacak ise havuzun %20'sinin örtülmesi yararlı olur. Yumurtlama için fotoperiod çok önemlidir. Penaeus stylirostris türü üze- rinde yapılan bir çalışmada 14 saat ışık verme ve 10 saat karanlıkta bırakmanın yumurtaların gelişmesi ve yumurtlama bakımından çok uygun olduğu saptanmıştır. Karideslerde çıftleşme ve yumurtlama genellikle karanlıkta olur. El altında tutulan karideslerden de başarılı bir şekilde yumurta alabilmek için sıcaklığın 24-31°C, tuzluluğun ise %0 26-36 arasında olması gerekir. Bu dönemde besleme de önemli bir konudur. Özellikle yumurtaların gelişmesi için bazı yağ asitlerinin gerekli olduğu saptanmıştır. Karidesler bu yağ asitlerini doymuş yağ asitlerinden sentezleyemezler. Bu nedenle beslemede doymamiş uzun zincirli yağ asitlerinin bulunması istenir. Uzun zincirli yağ asitleri yapay yemlerde bozulduğundan, damızlık olacak karideslerin uzun zincirli yağ asitlerini içeren taze balık, teke, midye vs. gibi deniz canlısı etleri ile beslenmeleri yararlı olur. Günlük verilen et oranının toplam canlı ağırlığının %5'i kadar olması gerekir. Su sıcaklığı düşük ise bu oranın azaltılması gerekir. Yemlemede yapay yem kullanılıyor ise günde 4 kez yemlerne yapılmalıdır. Balık eti gibi yaş yemlerin akşam verilmesi ve sabahleyin artık yemlerin mutlaka toplanarak atılması uygundur.

     Damızlık havuzlarında su kalitesi çok önemlidir. Suyun mümkün olduğu kadar mevcut deniz suyu temizliğinde tutulabilmesi hedeflenmelidir. Günde tank suyunun 2-3 kez değişmesi yeterli olabilir. Bazı araştırıcılar tank suyunun çok az bulanık olmasının yararlı olduğunu belirtmekte ise de bu konu ispatlanmış değildir ve en iyisi temiz sudur.

     El altında tutulan karideslerin kolayca yumurtlamalarını sağlama amacı ile gözlerinin koparılma pratiği birçok çalışmada uygulanmıştır.Gerçekten yumurtlama mevsiminde karideslerin gözlerinin koparılması yumurtlamayı çabuklaştırmaktadır. Fakat yapılan çalışmalar; gözleri kopartılarak elde edilen larvalarda saptanan yaşama gücü ve canlılığın normal karideslerden elde edilen larvalara oranla daha az olduğunu
göstermiştir. Bu nedenle mümkün ise normal bireylerden yavru almaya çalışmak en doğrusudur. Fakat zorunlu duruniıarda yumurtlamayı çabuklaştırmak için karideslerin gözleri kopartılabilir. Bu nedenle iyi yavru elde etmek için yumurtlama için gerekli olan optimum ısı, ışık, 02' pH, yemlerne vs. gibi konulan iyice bilmek ve bunları gerçekleştirmek gerekir. Üretimhanede el altında tutulacak karidesleri 3 ayrı grup halinde barındırmak uygun olabilir. Bu gruplar, yumurtlayanlar, yumurtalı olanlar ve çiftleşmiş olanlar
şeklinde oluşturulabilir. Yapılan çalışmalar P. ja- ponicus ve P. merguiensis türü karideslerin optimal koşullarda kolaylıkla yumurta bıraktıklarını göstermiştir. Bu nedenle bu türlerde göz koparılması pek önerilmez. Ülkemizde bulunan P. leerathurus türü üzerinde yaptığımız çalışmalarda da bu türün kolaylıkla yumurta verdiğini göstc;r-miştir. P. monodon ve P. astecus türlerinde gaz kopartılmasının bazı durumlarda gerekli olduğu belirtilmiştir. P. setiferus ve P. stylirastris türlerinin ise hem iyi ortam hemde göz koparılması yolu ile daha kolay yumurta verdikleri yazılmıştır.

     Yumurtlama
Yumurtlama ıçın havuz veya tank iyi bir şekilde temizlenir. Havuza bol hava verilmesini sağlayacak şekilde havuz dibine hava verme boruları yerleştirilir. Bu havuzlarda 1 mm. gözlü tül ile yumurtlayacak karideslerin konulacağı bir kafes hazırlanır. Bu kafes yumurtlama bitince karideslerin havuzdan uzaklaştırılmasında kolaylık sağlayacaktır. Havuzlar büyük ise ilk gün su SO cm. dolayında bulundurulur. Küçük havuz veya tanklarda ise su doldurulması yarı yarıya yapılabilir. Sıcak aylarda havuzda su derinliği SO cm. tutulunca güneş altında su sıcaklığının yükselmesi daha kolay olur. İçeride yapılan yetiştirme serada üretim yapılıyor ise suyun ısınması daha da çabuk olacaktır. Kapalı bir yerde üretim planlanmış ise ısıtmanın elektrikli ısıtıcılar ile yapılması ve iyi bir yumurtlatma için su sıcaklığının 27°C'ye yükseltilmesi gerekir.

     Damızlık olarak ayrılan karidesler akşam üzeri ağ kafese konulur ve su bol bir şekilde havalandırılır. Su 27°C ve damızlıklar iyi seçilmiş ise ilk gece karideslerin önemli bir kısmı yumurtlamış olacaktır. Çeşitli çalışmalarda ortam iyi hazırlanmış ise bu oranın %SO'nin altında olmadığı saptanmıştır. Dengeli bir yetiştirme için aynı günde yumurtadan çıkan larvaların yetiştirmeye alınması en uygunudur. Fakat ilk gün yeterli sayıda larva elde edilemez ise karideslerin 2. gece de tankta tutulmaları sağlanabilir. Bu süreyi 4 güne kadar uzatan yetiştiriciler varsa da uygun değildir. En fazla 3 gün tutulmaları önerilmektedir.

     Yapılan bir çalışmada karideslerin %44.7'sinin ilk gecede yumurta bıraktığını, ikinci gece yumurtla yanların oranının %8 dolayında olduğunu bu nedenle yeterli sayıda karides koyarak ilk gecede yeterli sayıda yumurta elde etmenin en. doğru yol olduğunu belirtilmiştir. Aynı çalışmada 3., 4. ve 5. gece yumurtlayanların oranının %0,3, %0,2 ve %0,5 olduğu kaydedilmiştir.

     Bu sonuçlara dayanarak araştırıcılar Temmuz ayında yapılacak uygulamalarda karidesleri havuzda bir gece bırakmanın yeterli olabileceğini savunmuşlardır. Ayni çalışmada Ağustos ayındaki uygulamada birinci gece yumurtlayanların oranı %40.5, ikinci gece yumurtlayanların oranı ise %9 bulunmuştur. Bu sonuç da Temmuz ayında elde edilen bulgulara benzerlik göstermektedir. Mayıs ve Haziran aylarında yapılan uygulamalarda ise ikinci ve üçüncü günlerde de yumurtlamanın önemli oranlarda devam ettiği bildirilmiştir. Bu durum su sıcaklığı ile çok yakından ilgilidir. Havuzlarda su sıcaklığının 26- 28°C'lere zor ulaştığı Mayıs ve Haziran aylarında yumurtlamanın uzaması normaldir. Ama havuz su sıcaklığının 26-28°C'ye ulaştığı ortamlarda karidesleri yumurtlamaları için bir gece havuzda bırakmanın yeterli olacağı söylenebilir. Bu durum yetiştinciliğin geleceği bakımından da yararlı olacaktır. çünkü sadece bir gecede bırakılan yumurtalardan çıkacak olan larvalar boy ve cüssece birbirlerine yakın olacaklardır. İki üç gecede elde edilen yumurtalardan çıkacak larvalarda ise cüssece bir eşitsizlik beklenmelidir. Bu durum beslemede problemler yaratabilir. Çünkü karides larvaları postlarva dönemine ulaştıktan sonra yamyamlık özelliği gösterirler ve iri bir larva yakalayabildiği taktirde kendi türünü yemekten hiç çekinmez.

     İzmir Körfezi'nin başat karides türü olan Penaeus keratburus türü karidesler ile yaptığımız birçalışmada ise bir gecede yeterli sayıda larva elde etmenin her zaman için mümkün olabileceği anlaşılmıştır. Fransa'da dışarıdan getirilen Penaeus japonicus türü ile yapılan çalışmalarda devamlı damızlık temini güç olduğundan yumurtalı karideslerden azami yararlanma amacı ile 4. güne kadar yumurta alımı için bekletilebilmektedir.

Su ürünleri yetiştiriciliğinde en önemli konu balık yetiştirilen alanlarda sudaki oksijen miktarıdır. Bu ndenle suyun havalanmasını sağlayan aynı anda sirkülasyon yaratan pek çok malzeme geliştirilmiştir. Özellikle yılan, yayın, sazan, karides, vs gibi durgun sularda yapılan üretimlerde havalandırma büyük önem taşir.

     Yaptığımız çalışmada 30 cm. olan su derinliği ikinci gün 10 cm. yükseltilmiş bunu takip eden yükseltme 3 gün sonra yapılmıştır. İlk beslemede fitoplankton ve maya ile soya kuspesi öz suyu kullanılmıştır. Plankton varlığı ve su rengi çok yakından izlenmiş ve suyun renk durumuna göre su ilave edilmiştir. Havuz dolduktan sonra ise yine kontrollü ve sudaki yem ve kirlenme durumu dikkate alınarak suyun %10 ile 30'u yenilenmiştir. 1978 yılında yaptığımız ve ülkemizde ilk olan bu çalışma ile İzmir körfezinde bulunan karideslerden kolayca yavru üretilebileceği gösterilmiş bulunmaktadır. Suyun değiştirilmesinde su alınan süzgeçlerin larvaların kaç- masını önleyecek şekilde havuz içerisine tesis edilmeleri gerekmektedir. Burada oldukça ince gözenekli fileler kullanma zorunluluğu olduğundan süzme yüzeyinin geniş tutulması gerekir. Bu amaçla havuz içerisine takriben 50 x 50 boyutlu su derinliği kadar yüksekliği olan büyük süzgeçlerin önceden planlanması gerekir.

     Karides Larvalarının Beslenmesi

   Karides larvası yetiştiriciliğinde başarının ilk şartı larvalar için yeterli yemin sağlanmasıdır. Larva beslenmesinde postlarva dönemine kadar beslemede fitoplanktonlar ilk sırayı alır. Bu nedenle yetiştirme ortamında bol fitoplankton bulundurulması çalışmaların temelini teşkil eder. Larvalara fitoplankton sağlanması iki yöntemle uygulanır. Bunlar; a) Dışarıya ayrı havuzlarda diatom üreterek larva havuzlarına vermek
b) Larva havuzuna gübreleme uygulayarak diatamların larva tankında üremesini sağlamak.

     Fitoplankton Üretimi

     Dış ortamda fitoplankton üreterek larvalara yem olarak verilmesi özellikle Fransa'da teşvik edilen bir yöntemdir. Bu yöntemde arzu edilen fitoplankton türü veya türleri ayn tanklarda üretilerek hergün larvalara yem olarak verilir. Yemlemede Isocbrysis ve Phaeodactylum türü diatomlar başarı ile üretilmekte ve kullanılabilmektedir. Japonya'da Skeletonema costatum türü diatom tek başına üretilerek larva beslenmesinde başarı ile kullanılabileceği belirtilmiştir. Rotifera (Brachionus plicatilis) üretiminde kullanılabilen tüm fıtoplankton türleri de karides larvası beslenmesi amacıyla yararlanılabilir. Burada önemli olan konu üretilecek fitoplanktonların larvaların yiyebileceği boyutta olmasıdır. Bu boyutun da 5-10 mikran dolayında olması en uygunudur. Bu gruba giren Cholorella sp., Dunaliella tertiolecta, Monochrysis lutberi, Tetraselmis suecica, Spiruli- na maxinia, Scenedesmus sp. ve Olisthodiscus sp. türü diatomlar ele alınabilecek fitoplankton türleri olarak belirtilebilir. Kültürde kullanılacak fitoplanktonların larvaların yiyebileceği büyüklükte olması yanında kolay kültüre alınabilen, hızlı çoğalan, yoğun. üretime u)'lim sağlayan ve zehirli madde üretmeyen özelliklerde olmaları lazımdır. Tek tür ile larva besisi bazen tek taraflı beslenme nedeni ile sorun çıkarabilir. Bu nedenle farklı türlerin kültüre edilerek larva besisinde kullanılması daha olumlu sonuçlar verecektir.

     Alg kültürü yapılan tanklarda kuvvetli bir havalandırma yapılması gerekir. Böylece su içinde devamlı bir devirdaim sağlanarak diatomların çökmesi engellendiği gibi 02 ve CO2 ihtiyacını da giderir. Hava ile diatomların yüzeye yaklaşması da sağlanarak ışık almaları ve böylece fotosentez olayının oluşması mümkün olur. Alg üretiminde tuzluluğun %0 25-35 arası olması pek çok diatom için uygundur. Sıcaklığın ise türlere göre fark etmekle beraber 20DC'den yukarı olması pek çok tür için yeterli olmaktadır.

     Saf Fitoplankton Kültürü

  Fitoplarıkton üretimi için öncelikle kültüre alınmak istenen türün saf olarak elde edilmesi gerekir. Bu amaçla kültüre alınacak alg diğer bir işletmeden temin edilebileceği gibi özel yöntemlerle denizden de temin edilerek çoğaltılabilir. Kültürün başarılı olması için mutlaka çok temiz kapların kullanılması gerekir. Alg kültüründe çoğaltma 10 cm3'lük tüplerde başlanır ve yavaş yavaş çoğaltılarak üretim 100-150 m3'lük havuz-
larda sonuçlandırılır veya sera içi uygulamalarda naylon torbalarda yapılır.

     20 lt.'lik kaplarda yapılan üretime kadar alg türünü saf olarak ve ernniyetli bir şekilde koruyabilmek için laboratuvar koşullarında çalışılır. Bu aşamada kapların temizliği çok önemlidir. Deney tüplerinin çok temiz ve steril olması gerekir. Bu amaçla şu basit temizleme yöntemi önerilir. Önce alglerin alkali ortamda oluşturdukları ince filmi temizlemek için kimyasal bir deterjan ile yıkama yapılır. Daha sonra %25'lik HCl veya H2S04' de geçirilen kaplar saf su ile yıkanır, kurutulur ve sterilize edilır. ileriki bölümlerde saf fitoplankton kültürü üzerinde bazı bilgiler sunulmuş bulunmaktadır.

     Larvalar ile Birlikte Fitoplankton Üretilmesi Japonya'da karides larvası üretimi bu konuda kurulmuş özel kuruluşlarda genel olarak 10x10x2=200 m3'lük havuzlarda yapılır. Bu havuzlarda damızlık karideslerin yumurtlaması ile birlikte gübreleme uygulanarak ve ortamda ilk aşı karışık fitoplanktonlar bırakılarak alglerin havuz ortamında üremesi sağlanır. Gübreleme Nauplius dönemindeki larvanın görülmesi ile başlanır. Gübrelemede KN03 ve KzHP04 kullanılır ve her gün suda 2 ppm ve 0.2 ppm olacak şekilde 10 gün süre ile gübreleme uygulanır. Bu arada suyun rengi devamlı olarak ve dikkatle izlenir. Sudaki plankton varlığına bağlı olarakgübrelemede azaltma yapılabilir. 10. günden
sonra gübreleme oranı yarıya indirilir. Larvalar ile birlikte fitoplankton üretimi için yukarıdakigübreleme uygulanabileceği gibi bu konuda hazırlanmış pek çok gübreleme yöntemi oluşturulmuş olup bu konudaki bilgileri fakültemizden temin edebilirsiniz

     Japonya'da larva yemi olarak soya küspesi suyundan da istifade edilmektedir. Şöyleki soya gıda açısından değerli bir üründür. Japonya'da yağı alınmış soya küspesinden gıda olarak yararlanma yem ve larva üretiminin müşterek yapıldığı havuzlarda uygulanmaktadır. Fakat son yetiştirme uygulamalarında besleme konusunda soya küspesi özsuyundan yararlanma her yerde ele alınmamaktadır.

     Taze Yemler

     Karides larvası üretiminde postlarva döneminden itibaren çeşitli su canlıları etleri de yem olarak kullanılabilir. Özellikle beyaz etli su canlıları tercih edilir. Bu konuda en çok kullanılan canlılar ülkemizde Teke tabir edilen karides benzeri küçük canlılardır. Dış ülkelerde denizlerden troller ile bol miktarda toplanan bu canlılar soğuk hava depolarında 5-10 kg. 'lık bloklar halinde stoklanarak isteyen üreticilere pazarlanır.

     Bu tür canlılar önce bir süre bekletilerek buzları çözdürülür. Daha sonra hafif bir yıkama ile donmuş ve çözünmuş olan sudan arındırılır. Mikserde iyice parçalandıktan sonra havuzlara yem olarak atılır. Mikserde karıştırma süresi larvaların büyüklüğüne göre ayarlanır. Bu tür yemlerin havuzlara çok dikkatli verilmesi gerekir. Çünkü fazla verildiği taktirde hemen kokuşmaya neden olur.

     Yapay Yemler

     Karides larvası yemlemesinde pekçok firma tarafından çeşitli yapay yem üretilmekte ve piyasaya sunulmaktadır. Hatta larvalara Zoea döneminden itibaren verilebileceği belirtilen toz yemler pazarlanmaktadır. Bu yemlerin özelliği protein oranlarının yüksek olması ve çok küçük zerreler halinde toz halinde pazarlanmalarıdır. Su ile karıştırılarak hamur halinde verilen şekilde olanları, yem koparma kabiliyeti olan postlarva döneminden itibaren verilmesi önerilmektedir. Karideslerin Pazarlama Boyuna Ulaştırılması Laboratuvarlarda açıklanan yöntemler ile yetiştirilen larvaların postlarva 12 döneminden sonra artık dış havuzlara alınarak yetiştirilmeleri gerekmektedir. Japonya'da insan eli altında üretilen 1 milyar dolayındaki postlarvanın bir kısmı doğal kaynakları zenginleştirme amacı ile denizlere bırakılmakta, diğer kısmı ise kontrollü havuzlara alınmaktadır.

     Bunlar;
Havuzlarda yetiştirmede üç yöntemin uygulandığı belirtilebilir.
- Yemleme yapılan havuzlarda üretim,
- Yemleme yapılmadan yapılan üretim,
- Yarı yemleme yapılan havuzlarda üretimdir.

     Bu yöntemlerin hepsini Uzakdoğu ülkelerinde görmek mümkündür. Yetiştirmenin şekli, işletme havuzlarındaki yem üreme imkanlarının varlığına bağlı kalmaktadır. Örneğin Hindistan'da yem pahalı bir materyal olduğundan ve tambak tabir edilen havuzlarda doğal yem üreme olanağı yüksek olduğundan birçok işletmede hiçbir yemleme uygulanmaz. Özellikle 50-100 dekar olabilen bu havuzlarda gerçekten iyi bir düzeyde yem üremesi olur. Fakat yine de yemleme yapılmadığı için dekara verim 5-10 kg. arasında olabilmektedir. Gübreleme uygulandığında bu verim biraz daha artmaktadır. Yemleme yapılan havuzlarda ise dekara 200-250 kg.'a kadar verim almak mümkündür. Uzakdoğu'da tambak tabir edilen üretim alanları, denizlerin sığ olduğu alanlarda, denize dik olarak kazılmış kanal kenarlarında çeşitli havuzların oluşturulması sistemidir. Bu havuzlar birer kapı ile kanala bağlıdırlar. Med-cezir olayı ile su değişimi sağlanır. Bu tambaklarda karides ile birlikte veya ayrı olarak süt balığı (Chanos chanos) yetiştiriciliği de yapılır. Uzakdoğu'da çok eskiden beri doğadaki karides yavrularını yakalama ve bunları bu alanlara stoklama şeklinde yapılagelen yetiştiricilik şekli son yıllarda insan eli altında yoğun şekilde larva üretiminin sağlanması ile geliştirilmiş bulunmaktadır.

     Japonya'da Yemleme Yapılan Havuzlarda Üretim

     Japonya arazi imkânları dar olan bir ülke olduğu için mevcut imkanlarından en üst derecede yararlanma yollarını arayan ve uygulayan bir ülkedir. Japonya'da son 25-30 yıl içerisinde tuz elde etme amacı ile kullanılan alanların tuz istihsalinin pahalılaşması veya diğer gelişmemiş bir çok ülkeden ucuz tuz ithalatının kolaylaşması nedeni ile ekonomik olmaması sonucu terk edilen alanları karides yetiştiriciliği için kullanılabilecek alanlar olarak ortaya çıkması karides yetiştiriciliğini teşvik etmiştir. İnsan kontrolü altında bol miktarda karides larvası üretiminin mümkün kılınması ile birlikte bu gibi alanların karides yetiştiriciliği için kullanılması fikri geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Bu alanların parsellenerek muhtelif büyüklükte havuzların oluşturulması ve bu alanlara karides larvalarının bırakılması ile çok başarılı yetiştirme işletmeleri kurulmuştur.

     Havuzlarda üretim yapan bir işletmedeki havuz durumlarını bir örnek sunarak konuya biraz daha açıklık getirebileceğimizi umuyorum. Bu işletmede muhtelif büyüklükte 8 adet havuz oluşturulmuştur. Bu havuzların en büyüğü 77 dekar, en küçüğü ise L.500 m2, diğer bir 'ifade ile L.5 dekardır. Üç adet havuz ô'şar dekar olarak yapılmıştır. Diğer üç havuz ise 11,16 ve 18 dekar'dır.

     Havuzların hepsi denizden temiz su alabilecek şekilde düzenlenmiştir. Havuzların zemini kumla kaplıdır. Bazı havuzların diğer havuzlardan ayrılması tel örgüler ile yapılmış olup, bu durum iyi bir su değişimine imkan vermektedir. İki havuz arası engellerin su yüzeyinden 1 m. kadar yüksek yapılması planlanmıştır. Çünkü karidesler sudan fırlayarak diğer taraflara kaçma hareketinde bulunabilirler. Havuz kenarları ye terli yükseklikte yapılmaz ise karides sudan fırladığırıda toprağa düşer ve bu durum önemli kayıplara neden olabilir. Çünkü gerek karideslerin kaçmasını önlemek gerekse dışarıdan karidesleri yiyebilecek canlıların girmemesi ancak bu ızgaralar ile sağlanacaktır.

     Havuzların boşaltılabilir olması başarının ilk şartıdır ve havuzlara larva koymadan önce havuzların hazırlanması gerekir, fakat boşaltılması mümkün olmayan havuzlarda yetiştirme gerekli olan bazı önlemleri alarak planlanabilir. Su boşaltımı mümkün olan havuzlarda önce su tahliye edilir, sonra Derris veya Rotenone gibi kimyasal maddeler kullanılarak zemin içinde barınan ve karides larvalarına zararlı olabilecek istenilmeyen canlılar yok edilir. Havuzların bazı derin kısımları boşaltılamıyor ve buralarda bazı balıkların kalma ihtimali var ise bunların yok edilmesi için her türlü önlem alınmalıdır. Çünkü havuzlara bırakılacak karides larvalarının boyları birkaç cm.Idir ve hemen hemen bütün balık türleri için ideal bir yem durumundadırlar. Havuzda bırakılacak birkaç balık bile yetiştirmeye büyük zararlar verebilir. Zemin kuruduktan sonra sürülür ve yeterli kum yok ise kum getirilerek zeminin kumlu bir yapı almasına çalışılır. Örneğin; verilen işletme örneğinde önce 1.500 m2 olan havuz doldurulur. Bu havuzlara m2'ye 150-180 adet postlarva ve 10-20 mg. hesabı ile larva stoklaması yapılır. Bu stoklamanın Mayıs ayı veya en geç Haziran ortalarında yapılmış olmasına çalışılır. Bu amaçla japonya'da erken ilkbaharda yavru üretimi esas alınır. Çünkü Mayıs ayında
stoklanan larvalar ancak yenilecek boya sonbaharda 20 gr. veya daha fazla ağırlığa erişme imkanı bulabilmektedirler. Özellikle japonya'da yetiştiriciliği yapılan ve ülkemizde İskenderiye karidesi olarak tanımlanan Penaeus japonicus türü üzerindeki çalışmalar bu merkezdedir. japonya'da kışı soğuk olan bölgelerde yaz mevsiminde üretilen larvalar daha çok doğal stokları arttırma amacı ile kullanılır. Erken ilkbaharda üretilen larvalar ise yetiştirme için havuzlara alınır. Ülkemizde de planlanacak yetiştirme çalışmalarında erken larva üretimi sağlama amacı ile japonya'da olduğu gibi seralar içerisinde larva üretim çalışmalarının ele alınması gerekmektedir. Fakültemizde İzmir yöresinin doğal karidesi olan Penaeus kerathurus türünden yumurtalı bireylerin doğadan sağlanması Haziran ortalarında başlamakta ve bunlardan larva üretimi ve bunların dış havuzlara alınabilecek postlarva dönemlerine ulaşmaları ancak Ağustos ayları ortalarında veya sonlarında mümkün olmaktadır ki, bu larvaların yemeklik olarak yetiştirilmeleri için bu dönemde üretim geç olmaktadır. Bu nedenle yemeklik için yetiştirme çalışmalarında erken larva üretimi konusunda önlemler düşünülmesi gerekmektedir. Bu amaçla çeşitli konular düşünülebilir. Bunlardan birincisi sera kullanımı ve suyun ısıtılması yolu ile bir yıl önceden yakalanmış karideslerin besiye alınarak erken yumurtlatma olanaklarının araştırılmasıdır. Fakat ülkemizde japonya'da da yetiştiriciliği yapılan Penaeus japonicus türü karides anaçlarını güney sahillerimizden yakalama imkanı mevcut bulunmaktadır. Yaptığımız çalışmalarda bu tür karidesler Mart-Nisan aylannda yumurtalı olarak yakalanabilmektedir. Bu türün kültüre alınmasının ülkemizdeki karides yetiştirme çalışmaları için en uygun olacağını söylemek mümkündür.

     Dış Havuzlarda Karideslerin Beslenmesi

     Karides yetiştiriciliğinde ana amaç sonbaharda soğuklar gelmeden karideslerin pazarlanabilecek ağırlığa ulaştırılmasıdır. Yetiştirme yöntemine ve havuzların yem durumuna göre bir üst bölümde belirtildiği gibi özellikle birim alana fazla stoklama yapıldığında elden yemleme yapılması zorunlu bulunmaktadır. Son yıllarda yapılan yetiştirme çalışmalarında yapay yemler kullanılması üzerindeki çalışma ve uygulamalar artmış bulunmaktadır. fakat karides besisinde diğer su ürünleri canlıları etlerinden yararlanılması halen önem taşımaktadır. Özellikle Japonya gibi fazla miktarda balık yakalayan ve ekonomilerinin gelişmesi nedeni ile eskiden insanlar tarafından tüketilen, günümüzde ise daha yüksek kaliteli balıkların tüketimine yönelindiğinden fiyatı ucuzlayan bazı balık türlerinin yem olarak kullanılma imkanı da mevcut bulunmaktadır. Bu tür hamsi ve küçük istavrit veya et kalitesi pek yüksek olmayan okyanus uskumrusu'nun yem olarak kullanımı geniş şekilde artmış bulunmaktadır. Özellikle besi döneminin sonlarına doğru bu tür gıdalar ile yemleme esas alınır. Böylece et kalitesinin en yüksek noktaya ulaşması sağlanmaya çalışılır. Yapılan araştırmalara göre balık etleri yanında geniş şekilde karides yemi olarak pekçok deniz kabuklu canlıları etleri en iyi besi sonuçlarını vermektedir. Özellikle Japonya'da soğuk hava depolarında bekletilmiş mahalli adı "aşari" olan bizde akivades olarak bilinen canlıya benzer (Venerupis pbilippinarum) kabuklu eti en iyi gıdalardan sayılmaktadır. Ülkemizde yapılacak karides yetiştiriciliğinde bu tür gıda kullanma imkanı pek yoktur. Örneğin; ülkemizde bu-
lunabilecek akivades (Tapes decussatus) halkımız tarafından tüketilmese bile Avrupa ülkeleri tarafından aranılan ve yüksek fiyatla pazarlanan bir canlı olması nedeni ile yem olarak kullanılması mümkün görülmemektedir. Ayrıca Japonya'da midye eti de gıda olarak kullanılmaz. Bu canlı etleri de karides besisi için iyi bir yem sayılır. Ülkemizde midye fiyatının ucuz olması bu canlıdan yararlanma konusunu gündeme getirebilir. Japonya'da midye (Mytitus sp.), İstiridye (Crassostrea) ve küçük karides benzeri ülkemizde "Teke" olarak isimlerıdirilen canlılar Japonya'da yerli adı "arni'' olan (Neomisys) ve Japonya'da "toku shime ebi" olarak tanımlanan Metapenaeopsis karides yemi olarak kullanılan su canlılarıdır. Kyushu Adaları çevresinde çeşitli su kabukluları açısından geniş yataklar bulunmaktadır. Bu canlıları yakalama ve toplama konusunda uzmanlaşmış olan Japon balıkçıları pekçok amaçla bu canlıları geniş şekilde toplamakta ve insan gıdası olarak kullanılmayanları balık ve ya karides yetiştiriciliğinde yem kaynağı olarak yararlanılmaktadır. Bazı bölgelerde ise kirlenme nedeni ile bu kabuklu canlıların azalması ve ilerisi için yem sıkıntısı olabileceğinin düşünülmesi yapay yem üretim ve kaliteli et verebilecek yem sanayii üzerinde yapılan araştırmaların artmasına neden olmuştur. Fakat birçok yetiştirme bölgesinde bu canlı etlerini dondurulmuş olarak anında temin etmenin mümkün olması yetiştiricileriçin büyük kolaylık sağlamaktadır. Dondurulmuş su canlılan etlerinin önemli bir bölümünün Kuzey Pasifik'in sınırsız alanlarından elde edilerek stoklandığını da burada belirtmek gerekmekte-
dir. Ayrıca akivadesin iri olanları yine insan gıdası olarak değerlendirilir ve irilerinin fiyatı oldukça yüksektir. Burada hangi su canlılarının insan gıdası olarak kullanılacağı ve hangilerinin karides yemi olacağını tayin eden faktör serbest piyasa talepleri ve ekonomik sonuçlarıdır.

İç mekanlarda yapılan karides üretim çalışmaları

      Kabuklu su canlıları etlerinin karideslere verilmesinde kabukları açarak veya kırarak verme zorunluluğu vardır. çünkü kabul edileceği gibi karideslerin kabukları kırarak et yeme olanakları yoktur. Bu amaçla birçok kabuk kırma makina modelleri geliştirilmiştir. Bazı geniş alanlı işletmelerde kırılmış kabuklar ile birlikte kabuklu etinin verilmesi çalışmaları yürütülmüş ise de kısa süre sonra kırık kabukların önemli bir sorun oluşturduğu görülmüştür. Çünkü gündüzleri kum içine girerek yatma eğiliminde olan karidesler için artık kabuklar önemli bir sorun oluşturmuştur. Daha sonraları kabukları su ile yıkayarak et ayırma makinalan yapılmış ve kullanılmıştır. Bu makinalarda etin yıkanması sırasında etler ezilmiş olduğundan gıda açısından önemli kayıplar olduğu kabul edilmektedir. Yapılan çalışmalarda kabukların su ile yıkanarak ayrılması durumunda kırılmış kabuklu verilmeye oranla daha az ağırlık artışı sağlandığı ve yıkama yolu ile et verilmesi
durumunda birim canlı ağırlık artışı için daha fazla kabuklu canlı verilmesi gerektiği saptanmıştır.

     Küçük karides larvalarının konulduğu havuzlara verilen etlerin iyice kıyıldıktan sonra verilmesi gerekmektedir. Etlerin gıda kaybı olsa da kıyıldıktan sonra verilmesi durumunda etlerin yıkanarak kan vs. gibi suyu kirletici öz suların yıkanarak akıtılmasında yarar vardır. Böylece havuz suyunun aşırı kirlenmesi önlenmiş olur. Yalnız bu yıkamanın çok ince gözenekli süzgeçlerde yapılması ve et kaybının en aza indirilmesi gerekir. Küçük larva bulunan havuza yem verilmesi günde 4 veya 5 defada yapılmalıdır. Larvaların ağırlığı 1 gr.'ı aştıktan sonra günlük yemleme sayısı lle indirilebilir. Daha önce belirtildiği gibi postlarva dönemindeki larvaların havuzlara alınması 10-20 mg. iken yapılır. Günde tek yemleme yapıldığında yemin öğleden sonra 3-4 sıralarında verilmesi ve böylece gece yem alma alışkanlığı olan karideslerin verilen yemi gece tüketmeleri sağlanmaya çalışılır.

      Japonya'da yemlemede kabuklu etleri tercih edilmekle beraber, kabuklu etlerinin pahalı olması nedeni ile %30 kabuklu eti ve %70 teke (küçük karides benzeri canlılar) etinin karıştırılarak verilmesi, bazı durumlarda da balık eti verilmesinin arttırılması ile yemlemenin mümkün olduğunca ucuz olmasına çalışılmaktadır. Küçük karides besisinde oldukça önemli oranda yem kaybı olabilir. Çünkü küçük karidesler verilen yemlerin tümünü arayıp bulmada tam başarılı olamazlar. Ayrıca yem alım oranları da yüksektir. Bu nedenle havuzda bulunan larva ağırlığına göre yemleme planlanır. Şöyle ki; havuzlara alınan yavrulara ilk birkaç gün toplam canlı ağırlığın %200'ü kadar ezilmiş et verilir. Birkaç günlük yemlemeden sonra bu oran %50'ye indirilir. Yavru karideslerin vücut ağırlığı 1 gr. 'ı geçince yem miktarı toplam ağırlığın %25'ine düşürülür. Vücut ağırlığı 10 gr.'ı aşınca günlük olarak verilen yaş yem oranı toplam canlı ağırlığın %10'u olarak planlanır. Su sıcaklığı 12°C veya daha düşük olunca yem verilmez. Çünkü bu sıcaklıktan itibaren karidesler yem almazlar.Karidesler kabuk değiştiren canlılar olduklarından yem değerlendirme güçleri de düşüktür. 13,5 kg. yaş yeme karşılık ancak 1 kg. ürün elde edilebilir. Halbuki bu oran balık yetiştiriciliğinde 7-8 kg. ete karşı 1 kg. canlı ağırlık artışı dolayındadır.

     Yavru Taşınması

     Yavru karideslerin ön besiden sonra havuzlardan daha geniş üretim havuzlarına alınmaları gerekir. Bu nedenle ilk üretim havuzlarında büyüyen yavruların yakalanması ve taşınması önemli bir konudur. Karidesler ilk aylar içerisinde oldukça hızlı gelişirler. Bir aylık gelişme sonunda karideslerin seyreltilmesi ve gerekirse diğer havuzlara taşınması ve bu nedenlerle karides yavrularına zarar vermeden yakalanmaları gerekir. Bu amaçla daha çok karides yavrularını yakalamada kullanılan tuzak sistemi kurularak bu tuzak sayesinde gece hareket halinde olan larvalar kolayca yakalanır. Yakalanan karides yavruları her sabah tuzağın kontrolü ve bunların tanklar ile taşınması yolu ile nakil sağlanmış olur. Havuzların stoklanmasında 10-20 birey/m/ olarak planlama yapılmalıdır. Stoklama oranı fazla olduğu taktirde oksijen yetersizliği görülebileceğinden stoklamanın mutlaka sayılarak yapılması gerekir.

     Yaz aylarında gelişme oldukça süratli olur. Bu süre Temmuz ile Eylül arası olup, bu sürede gelişmenin en iyi düzeyde olduğu izlenir. Haziran sonu ile Temmuz başlarında üretim havuzlarına alınan 1-2 gr.'lık karidesler Ekim ayında 20-25 gr. ağırlığa ulaşır ve satılabilecek bir duruma gelmişlerdir. Japonya'da pazarlama açısından talep edilen asgari ağırlık 18 gr.'dır. Eğer Ağustos ayı ortalarında larvalar ancak 1-2 gr'a ulaştırılabilmiş ve bu zamanla üretim havuzlarına alınabilmiş iseler yıl sonunda ancak 12-15 gr.'a ulaşabilirler ki bu ağırlık pazarlama için arzu edilen bir gelişme değildir ve bu ağırlıkta pazarlama durumunda oldukça düşük fiyatla satılırlar.

     Yaşama yüzdesi üretim havuzlarında oldukça yüksek ve 0/080 dolayında olabilir. Yaşama gücü, yemlerne düzeni ve havuzlarda karidesleri tüketebilecek canlıların bulunması ile yakından ilgilidir.

     Pazarlanacak Karideslerin Hasat Edilmesi

     Yavru havuzlarında olduğu gibi pazarlanacak karideslerin yakalanmasında da aynı sistemler kullanılabilir. Bu tür yakalama şeklinde karideslere az zarar verilmiş olur. Fakat havaların soğumaya başlaması ile birlikte karideslerin gece hareketleri yavaşlar. Bu nedenle kurulan tuzak ile yakalanmalarında da azalmalar başlar. Bu dönemde çamura gömülerek daha az hareket eğilimi gösterirler. Bu sırada karideslerin kumdan çıkmasını sağlayarak ve çekilen ağ torbalar ile karidesler hasat edilmeye çalışılır. Bu amaçla kullanılan gereçler demir bir kasa sonuna takılmış bir torbadan oluşmaktadır. Ağın giriş kısmında güçlü su basan böylece kum içerisindeki karidesin kumdan fırlamasına neden olan bir su borusu bulunmaktadır. Ağın çekilmesi sırasında verilen basınçlı su nedeni ile kumdan çıkan karideslerin ağ torbaya girmesi ile hasat yapılmış olur. Ağların çekimi dakikada 25-30 m. dolayındadır. Ağı tutan madeni çerçeve (plastik ile korunmuş olarak da yapılabilmektedir) 12 mm. kalınlığında ve iskeletin boyutları 3 x 1 m. dolayındadır. Verilen su miktarı 0.3 m3/dakika oranındadır. Suyun yaptığı basınç 4 kg/cm+dir. Bu basınç karideslere bir zarar vermez, fakat onların kumdan fırlamalarına neden olur. Verilen suyun kumu kazma derinliği 6-8 cm. 'dir. Bu su tekne üzerine kurulan bir su motoru ile sağlanır.

     Bazı işletmelerde su basıncı yerine elektrik şoku kullanılmaktadır. Bu durumda setin ön kısmında elektrik veren bir kablo su borusunun yerini almaktadır.

     Yakalanan karidesler bekletme için özel yapılmış küçük ağ kafesler içine alınırlar. Bu kafesler olta ile balık avcılığında balıkları canlı tutmak için kullanılan ağ sepetlere benzer. Japonya'da karideslerirı canlı olarak muhafazaları esastır. çünkü canlı karidesler daima daha yüksek fiyatla pazar bulur. Bazı büyük işletmelerde karideslerin pazarlanma zamanı tutulması için özel havuzlar inşa edilmiştir. Bu havuzlarda su
sıcaklığı, özel olarak karideslerin yakalanmış oldukları havuz suyuna nazaran daha soğuk tutulur ve bu su sıcaklığının 8°C dolayında olması en idealidir. Karides bekletme havuzunda su sıcaklığının düşük tutulması kabuk değiştirmeyi önleme bakımından önem taşır. çünkü düşük su sıcaklığında kabuk değiştirme geç vuku bulur. Hatta karidesler çok zorunlu olmadıkça soğukta kabuk değiştirmezler. Bekletme tankında kabuk değiştiren bir karidesin ticari bir değeri kalmaya- cağı açıktır. Bu soğutma işlemi sadece yaz aylarında uygulanır. Çünkü kış aylarında su sıcaklığının zaten düşük olması nedeniyle bu tür soğutma işlemine gerek kalmaz. Bekletme yerinde karides diğer günün sabahına kadar tutulur ve oradan İşletmenin paketleme kısmına alınır. Bu kısımda oda sıcaklığı 5°C dolayındadır ve karidesler su içinde değil açıkta bekletilirler. Karidesler su içerisinden çıkarılınca uzun müddet canlılıklarını kor- uyabilirler. Bu durum soğuk ortamda daha uzun sürer. Bu bölümde karidesler köpükten (strafor) yapılmış kutulara pazara sevketmek için konulura ise 5 kg. 'lık olarak hazırlanır.

      Kutulara soğutulmuş talaş ve buz ile konulan karidesler yaz aylarında iki gün, kış aylarında ise 5 gün canlı olarak kalabilirler. Bu sürede pazarlanmaları gerekir. Bu şekilde paketlenen karidesler, en yakın hava yolu ile pazarlara sevkedilirler. Bu pazarlar Japonya'da Tokyo, Osaka gibi büyük şehirlerdir.

     Havuz Ortamı

     Karides yetiştiriciliğinde yararlanılan havuz ortamı bakımından en önemli konu oksijen durumudur. Özellikle karideslerin gündüz görnülerek saklandıkları kum ve içerisindeki oksijen durumu önem taşır. Havuzlardaki 02 durumunun yüksek ve yeterli olabilmesi için yeterli düzeyde su değişiminin sağlanması gerekir. Fakat fazla su değişiminin gıda kaybına neden olabileceği de bilinmelidir. Çünkü havuz içerisinde bulunan suyun devamlı ve sürekli değiştirilmesi ile fitoplankton ve buna bağlı karideslere gıda olabilecek canlıların çoğalması açısından noksanlıklar yaratabilir. Japonya'da oksijen noksanlığının engellenmesi amacı ile özellikle geceleri havalandırma yapılır. Gerekir ise gündüzleri de havalandırmaya devam edilir. Karides havuzlarında en tehlikeli konulardan biri de havuzlarda hidrojen sülfit miktarının artmasıdır. Hidrojen sülfit miktarının artması karideslerde siyah solungaç hastalığının ortaya çıkmasına ve neticede karıdeslerin ölmesine neden olur. Bu gibi durumlarda demir sülfit kullanılır. Demir sülfit kullanırnında hidrojen sülfit oranında hızlı ve önemli düşme sağlanır ve karidesler için tehlikeli olabilecek bir durumdan korunulmuş olur.

    Havuzda artık maddeler nedeniyle sudaki organik ve inorganik maddelerin artması bir gübreleme sonucunu verir ve neticede yoğun plankton patlamaları görülebilir. Bunun sonucu üreyen planktonların ölerek birikmesi ve neticede Gymnodinium veya dinoflagellata'ların ani çoğalması ortamda toksik madde artmasına ve bu toksik maddelerin galsamaları ile absorbe etmeleri, dolayısı ile karideslerin yemeklik vasıflarının bozulmasına neden olabilir. Bu gibi durumlarda en iyi önlem suyun süratle değiştirilmesidir.

     Karides Zararlıları (Predatörler): Predatör, bir canlı grubunu yiyerek tüketen diğer canlılar anlamını taşır. Bu canlılar kuşlar ve balıklardır. Üretim havuzlan eğer 50 cm. 'den derin ise genel olarak kuşların bir zararı görülmez. Çünkü karidesler gündüzleri kuma girerek yaşadıklarından gündüz yemlenen kuşların bir zararı olamaz. Fakat balıklar açısından durum tersinedir. Çünkü havuzlarda çok az sayıda bile balığın bulunması büyük zararlara neden olur. Özellikle küçük yavru döneminde havuzlarda balık bulunması üretimin sonucunu tamamen zararlı duruma sokabilir. Bu nedenle üretim alanlarının balıktan arındırılması konusunda her türlü önlernin alınmış olması gerekir. Bu amaçla su alımında kontrol edici çok iyi planlanmış süzgeçlerden geçirildikten sonra suyun havuzlara verilmesi planlanır. Derin havuzlarda gerekirse balık öldürücü zehir kullandıktan sonra stoklama uygulanmalıdır. Ülkemiz dalyanlarında bulunan balık türlerinden özellikle çipura, dil, yılan ve levrek balıkları için karides yavruları ideal yemdir. Gümüş hamsi ve normal kefaller ise özellikle iri karıdesler açısından bir tehlike teşkil etmezler. Karidesler stoklandıktan sonra havuzlarda yiyici balık bulunduğunun anlaşılması durumunda mücadele oldukça zordur. Tayvan'da bu gibi durumlarda çay tohumu küspesi ile havuzların muamelesi durumunda balıkların zehirlenerek öldüğü fakat karidesler bu zehire nisbeten dayanıklı olduklarından bu yöntemle kısmen mücadele yapılabildiği kaydedilmiş ise de bu önlernin de tam olarak yeterli olmadığı bildirilmektedir. japonya'da balıklar için zehirli, karidesler içirı daha az zehirli ve karideslere zarar vermeyen kimyasal maddeler konusunda çalışma ve uygulamalar yapıldığı yazılmakta ise de bu konuda diğer ülkelerdeki çalışmalar daha azdır. Ayrıca yeterli yem bulamadıkları durumlarda karideslerin birbirlerini yemeleri ve üretime bizzat zarar vermeleri de mümkündür. Özellikle postlarva döneminden yeni çıkan ve havuzlara alınan yavrularda kanibalizm tehlikesi daha fazladır.

     Aşırı stoklama yapılmadığı taktirde karideslere zarar verebilecek parazit ve hastalıklar açısından önemli aksaklıklar pek görülmez. Karideslerin bu konuda diğer balıklara oranla daha dayanıklı oldukları ve normal koşullarda hastalık nedeni ile pek zarar görmedikleri belirtilmektedir.

     Karides Yetiştiriciliğinde Üretim Miktarı

     Karides yetiştiriciliğinde dekara verim yetiştirme yöntemi ile yakından ilgilidir. Japonya'da elden yemlerne ile yapılan yetiştiricilikte dekara 200-250 kg. verim alınabilmektedir. Karidesler kuma gömülerek yaşayan canlılar oldukları için dekara 300 kg. 'dan daha fazla bir üretim sağlanamadığı belirtilmektedir. Hatta yeterli yem verme ve çok iyi su koşulları yaratarak havalandırma uygulama durumunda bile bazı özel çalışmalar hariç daha yüksek verimlere çıkarılamamıştır. İtalya'da sadece stoklama ve elden bir yemlerne yapılmadan 150 dekar alandan 400 kg. ürün elde edildiği bildirilmiştir. Karides pahalı ve özellikle canlı satıldığında yüksek fiyatla satılan bir ürün olduğundan dekara 3-4 kg. verimin hiç yemlerne yapılmadan alınması bile karlı sonuç çıkarılabilir.

     Japonya'da 40 tonluk bir üretim için başarılı sayılan bir işletmenin 3,2 ile 3,3 milyon dolayında postlarva döneminde larva stokladıkları belirtilmiştir. Japonya'da yetiştiricilikte en önemli gider olarak yemlerne giderleri gösterilmektedir. Yemleme uygulanmayan yetiştirmelerde ise larva üretimi veya satın alma masrafları en önemli gider durumundadır. Japonya/da 10-20 mg. ağırlıktaki larvaların fiyatı 1,5-2 Japon Yeni dolayındadır. Japonya'da karides satış fiyatları ise canlı ağırlık ile yakından ilgilidir.

     Bir çalışmada Güney Japonya'da incelemeye alınan 14 adet karides üretim çiftliğinde toplam 1.000 dekar dolayında üretim havuzlan olan bu işletmelerin tümünde 200 ton karides yetiştirildiği hesaplanmıştır. Bu durumda bölgesel bir üretim olarak dekara 200 kg. ürün elde edildiği anlaşılmaktadır. Yalnız Japon yetiştiricilerin yetiştirme yönünden bazı şansları olduğunu da kabul etmek gerekir. Çünkü Japonya'da yetiştirme için kullanılan yemlerin çoğunluğu su ürünleri eti olup, bu konuda Avrupa'da yapılacak yetiştirmelerde Japonya'daki gibi bir yemleme rahatlığı olacağını kabul etmek zordur. Ülkemiz için de aynı sorunlar mevcuttur. Bu nedenle ülkemizde başarılabilecek yavru üretim çalışmaları ile dalyanlarda ayrılabilecek kontrollü alanlarda yemsiz veya yarı yemleme ile üretim yapma olanakları araştırılmalıdır. Fakat yemleme tekniğindeki gelişmeler ile elbetteki verim miktarının arttırmanın mümkün olabileceği de düşünülebilir. Ülkemizde bu konuda çok büyük olanaklar bulunduğu inancındayım. Sığ alanları kapsayan dalyanlarımızın ileriki yıllarda karides üretim alanı olarak ele alınması mümkündür ve bu konuda yapılacak olumlu uygulamalar Türkiye'deki su ürünleri yetiştiriciliğine yeni ufuklar açacaktır.

     Karidesler su sıcaklığının 28°e'de olduğu ortamlarda 3 ay içerisinde 0.5 gr. 'dan pazarlanabilecekleri 20 gr. ağırlığa ulaşabilmektedirler. Bu durumda sıcak bölgelerde yılda 3-4 katına çıkarma imkanı olduğu da kabul edilİnekte ve bu konuda başarılı uygulamalar Ekvator'a yakın bazı bölgelerde ortaya konulmuş bulunmaktadır.

      UZAKDOGU VE GÜNEY ASYA'DA KARİDES YETİŞTİRİCİLİĞİ

     Uzakdoğu ve Güney Asya ülkelerinde karides yetiştiriciliği asırlardır uygulanagelen bir çalışmadır. Özellikle deniz kıyılarında med-cezir olayı ile suyun değişebilen kontrollü alanlarda karideslere zarar vermeyecek balık türleri ile birlikte bir yan ürün olarak devamlı ele alınmıştır. Karides yavruları larva döneminden sonra çok büyük sürüler halinde Türkçe'de azmak tabir edebileceğimiz sığ sulara gelerek 3-4 hafta kalma eğilimi gösterirler ve bu dönemde süratle büyüyerek . bir süre sonra daha derin denizlere kaçarlar, işte bu dönemde bu gibi yerlerden fazla miktarda karides yavrusu yakalama imkanı doğar. Bu olanağı değerlendiren Uzakdoğu halkı yakaladıkları yavruları kontrollü alanlara koyarak büyümelerini sağlamaları ile kontrollü bir üretimi yıllardır gerçekleştirmektedirler. Yalnız bu tür yetiştirmede pek çok küçük karides türünün birlikte yetiştirilmesi kaçınılmaz bir olay olmuştur. Bu tür yetiştirmede Penaeidae grubuna giren yedi türün, Penaeus merguiensis, Pindicus, P monodon, P semisulcatus, Metape-naeus breuicornis, M. ensis ve M. burkenroadi'nin yetiştirmede ele alındığı kaydedilmiştir. Ayrıca Hindistan'da P carinatus, M. dobsoni ve Palaemonid grubundan Leander styliferus türü karideslerin de yetiştirmede ele alınmış. olduğu kaydedilmiştir. Burada belirtilen tüm karides türlerinin benzer bir davranışı yavru dönemlerinde sürüler halinde sığ sulara girmeleri ve böylece bololarak yavru döneminde avlanan yavruları türlere göre. ayırmak mümkün olmadığından ancak hasat döneminde veya pazarlama aşamasında karidesleri ayırmak mümkün olabilmektedir ve bu konu yetiştirmede doğal olarak bazı sorunlar da yaratmaktadır.

         Malezya ve Singapur'da Karides Yetiştiriciliği

Malezya ve Singapur'da genel olarak Filipinler, Çin ve Japonya'da olduğu gibi deniz kıyılarındaki sığ alanları çevirerek karides yetiştiriciliği yapılması pek yaygın bir uygulama değildir. Fakat Singapur'da bulunan Çin orijinli insanlar karides tüketimi konusunda geniş bir talep oluştururlar. Bu bölgelerde karides yetiştiriciliği 1930'lardan sonra yaygınlaşmaya başlamış ve devlet desteği ile de oldukça gelişmiştir. Fakat 1950'lerden sonra Singapur'da sanayinin gelişmesi ve eskiden karides kültürü ile ele alınan bölgelerde sanayinin etkisi ile üretim alanları daralmaya başlanmıştır. Fakat endüstrinin gelişmesi ve ekonomik imkanların artması nedeniyle de karidese olan talep çoğalımştır. Bu aşamada komşu ülke olan Malezya'da ihraç amacına da yönelik karides yetiştiriciliğine önem verilmeye başlanılmıştır.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.