Gıda Hattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ekonomide tedavi aşamasına geçtik, bu faizler düşecek”

27 Kasım 2021, 01:22
Paylaş
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ekonomide tedavi aşamasına geçtik, bu faizler düşecek”

“Bu faizler düşecek. Yüksek faize halkımızı da, çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ekonomi politikasını akşamdan sabaha düşünüp hayata geçirmedik. 19 yıldır bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Artık ülkemizin ekonomisini kronik hastalıklar ve etkilerinden azaltma değil, tedavi aşamasına geçtik” dedi. Merkez Bankasının faiz indirimiyle yeni bir ekonomi modeline geçildiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da, “Dünyanın hiçbir yerinde para politikası araçları tek yönlü kullanılmaz. Şu an sadece Türkiye değil; gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülke negatif reel faiz uygulamaktadır” ifadelerini kullandı.

İzmir temasları kapsamında Menemen ilçesinde 96 tesisin toplu açılışını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara hitap etti.

“Bu faizler düşecek”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenen Erdoğan, “Dün faizleri yüzde 7500’e çıkartanlar, bugün ‘Kanun çıkarın, faizleri yüzde 1 indirin’ diyor. Bunu diyen, Bay Kemal. Yahu bir gün geliyor bunu söylüyorsun, ardından da ‘Faizleri yükseltin’ diyorsun. Yemezler. Bu faizler düşecek, düşecek. Biz yüksek faize halkımızı da çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz. Milletimiz geleceğini kurtaracak bir büyük dönüşümün sancılarını yaşarken kendisiyle dalga geçenlerden bunu hesabını elbet soracaktır” dedi. Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz bu ekonomi politikasını akşamdan sabaha düşünüp hayata geçirmedik. 19 yıldır bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Artık ülkemizin ekonomisini, kronik hastalıklar ve etkilerinden azaltma değil, tamamen tedavi aşamasına geçtik.

Şirketlerimiz hiç endişe etmesin; daha çok kazanacak. Çalışanlarımız daha iyi ücret alacak. Esnafımız daha iyi kazanacak. Ülkemizdeki bireylerin inşallah bundan sonraki süreçte eli bolluk içerisinde olacak. Hiç endişeniz olmasın. Ben halkıma inanıyorum. Halkıma güveniyorum. Türkiye büyüyecek, gelişecek, zenginleşecek. İşte bunun için 2023 çok önemli. Milletimizin, 2023’te tercihini mandacı iktisatçı ve siyasetçilerden değil; büyük, güçlü Türkiye’min inşasından yana kullanacağına yürekten inanıyorum.”

“IMF ile hesabı kapattık, başımız beladan kurtulmadı”

“Uygulandığı her yerde başarısızlıkla sonuçlanan, milleti açlığa işsizliğe fakirliğe mahkum eden IMF reçeteleri yerine kendi kalkınma ekonomi programımızın altyapısını inşaya başladık” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Attığımız her adımın, yatırımın, eserin ve hizmetin gerisinde Türkiye’yi ekonomik olarak kendi imkan ve kabiliyetleriyle yoluna devam edecek konuma çıkarma gayesi vardı. Ne zaman 23.5 milyar doları kapatıp bir daha bu kuruluşla anlaşma yapamayacağımızı ilan ettik, o günden beri başımız beladan kurtulmadı. Boş durmuyorlar. Hani küresel güvenlik sistemindeki çarpıklıkları ifade etmek için ‘Dünya 5’ten büyük’ diyoruz ya, ekonomide de aynısını söylüyoruz. IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar, bunlar üzerinden küresel ekonomiyi haraca bağlayanlara da ‘Dünya ekonomisi 5’ten büyük’ diyerek karşı çıkıyoruz. Ülkemizdeki mandacı iktisatçılar ve mandacı siyasetçiler ise Türkiye’nin cumhuriyet tarihindeki bu en büyük ekonomik kurtuluş mücadelesini tam tersi gibi göstermeye çalışıyor. Yıllarca ülkemize dayatılan para ve maliye politikalarının insanımızı işsiz, şirketlerimizi karsız, devletimizi gelirsiz bıraktığını gözlerden saklamak istene bu mandacılar var güçleri ile üzerimize geliyorlar.

“Öğretilmiş çaresizlik”

Ne yaparlarsa yapsınlar; bizi üretim, istihdam ve cari odaklı bu ekonomi programımızdan geri döndüremeyecekler. Yüksek faizi, enflasyonu, kur tuzaklarını ülkemizin kaderi gibi görenlerin teslimiyetçiliği, öğretilmiş çaresizliktir. Biz pek çok alanda bu öğrenilmiş çaresizlik sendromunu aşarak ülkemizi nasıl en iyi seviyelere getirdiysek ekonomi politikalarında da aynısını başaracağız. Biz yatırım, istihdam, üretim ve bu politikaların altyapısını 19 yılda inşa ediyoruz. Salgınla birlikte ortaya çıkan küresel ekonomik kriz bize bu dönüşümü hızlandırma ve neticelendirme fırsatı verdi. Yaptığımız, bu fırsatı değerlendirmektir. Türkiye, kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde artık para ve maliye politikalarını kendi ihtiyaçlarına, kendi hedeflerine, kendi vizyonuna uygun belirleyecek ve uygulayacak düzeye geldi.

“Faiz ve kur oyununun önünü kesecek adımları attık”

Bizim tek hedefimiz; insanımızın işine, aşına, geleceğine sahip çıkmak. Yüksek faizmiş, düşük kurmuş, IMF reçeteleriymiş, küresel siyaset ve para baronların şantajlarıymış; bunların hiçbiri insanımızın işinden, aşından, geleceğinden önemli değil. Bunun için dünyada gelişmekte olan ülkeler üzerinden enflasyonu yükseltip faiz artırarak ekonomiyi sıcak paraya boğup sonra faiz ve kur düşünce yüzde 50 karlarla çıkma oyununun önünü kesecek adımları attık.”

Ellerindeki tüm silahları devreye soktuklarını dile getiren Erdoğan, “Birileri bu bedeli bir süre öder ama sonra dönüp kendi işine bakar. Bizim mandacı iktisatçılar ve siyasetçiler de kabak gibi ortada kalır. Faiz, kur, enflasyon üzerinde ahkam kesenlerin yarın havaya bakıp ıslık çalarak başka mecralara yelken açacağından kuşkunuz olmasın” ifadesini kullandı.

“Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı ve kararlı ekonomi politikası değişikliği”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Amerika ve AB ülkeleri insanları işsiz kalmasın diye enflasyona ve faize bakmadan ne gerekiyorsa yaparken, onları alkışlıyorken, Türkiye benzer yöntemleri kullandığında felaket tellallığına soyunuyor. Çünkü bunlar doğru-yanlış bakmadan kendilerine verilen vazifenin gerektirdiği her şeyi söyler ama asıl gerçekleri asla dile getirmezler.

Her türlü para ve maliye politikası kullanarak demokrasi, hak ve hukuk tanımadan kendini dünyanın üretim ve finans merkezi haline getirenleri konuşmazlar. Para musluklarını 10 yılda 10 kattan fazla açanlara sebebini sormazlar. Küresel finans krizinin yaşandığı 2008’den beri defalarca politika değiştirenlerin niye böyle yaptığını sorgulamazlar. Salgın döneminde savrulmalar yaşayan gelişmiş ülkelerin nasıl bu duruma düştüklerini anlamaya çalışmazlar. Dünyada yaşanan para bolluğunun ve yüksek enflasyonun analizini yapmazlar. Almanya başta olmak üzere Avro bölgesinin istihdamı korumak için hangi politikayı izlediğini takip etmezler. Uluslararası fiyatların TÜFE bazında 3’te 1’inden fazla artışını yol açtığı sonuçları dikkate almazlar. Küresel krizden kendini korumak isteyen herkesi, gelişmişlik düzeyine bakmaksızın parasının değerini düşük tutup cari fazlasını artırmayı, böylece istihdamını korumayı sağlamaya çalıştığını görmezler. Buna karşılık aynı kesimler, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı ve kararlı ekonomi politikası değişikliğini, kah patates-soğan, kah faiz-kur-enflasyon, kah tencere-tava hep aynı hava deyip giderler.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: “Pek çok ülke negatif faiz uyguluyor”

Bu arada TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı ile bağlı kurumların 2022 yılı bütçesi görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da, ekonomiye ilişkin mesajlar verdi.

Merkez Bankası’nın faiz indirimiyle yeni bir ekonomi modeline geçildiğini aktaran Oktay, şunları söyledi:

“Dünyanın hiçbir yerinde para politikası araçları tek yönlü kullanılmaz. Şu an sadece Türkiye değil; gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülke negatif reel faiz uygulamaktadır. Burada amaç ihracatın canlı tutulması ve istihdamın sağlanmasıdır. Temel amaçlar ülkemizin kalkınması ve milletimizin refahıdır. Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz temel hedefler aynı kalmakla birlikte politika araçlarını farklı şekilde kullanmamız oldukça doğaldır. Ekonomimizin 2022’de yüzde 5 büyüyeceğini öngörüyoruz. Bütçe hedeflerimizi sadece döviz kuruna hedefleyerek politika geliştiriyor değiliz.

“Enflasyon-kur-faiz üçlemesinde topyekün mücadele veriyoruz”

Dalgalı kur rejimi ile fiyat hareketleri bir süre sonra piyasa açısından rasyonel noktada dengeye ulaşacaktır. Ekonomik büyümede sağladığımız başarı sayesinde 2021 bütçesinde yüzde 4,3’lük bir bütçe açığı öngörmüşken yılı yüzde 3,5’lik bütçe açığı ile kapatmayı öngörüyoruz. Meclisimize sunduğumuz bütçenin arkasındayız. Nitekim politika faizinin yüksek olduğu dönemde de kurlarda hareketlenme olmuştur. Ayrıca birçok önemli ekonomide politika faizinin enflasyonun altında olduğunu fark etmemiz gerekiyor. Ülkemizde kurlarda yaşanan artışlar, döviz talebini artıran etmenlerle daha belirgin hale gelmektedir. Enflasyon-kur-faiz üçlemesini içine alan topyekün mücadele veriyoruz.”

Doğalgaz ve elektrik maliyetinin yarısını üstlendiklerinin altını çizen Oktay, “Çiftçilerimizi de korumaya devam ediyoruz. Tarımsal destekleme ödemelerinden gelir vergisi stopajı artık yapılmayacak; mazot maliyetlerinin önemli kısmını karşılıyoruz. En büyük girdi kalemlerinden gübreye verilen desteği iki katına çıkardık. Çıktı artışını sağlayacak ve fiyatların daha sağlıklı zeminde oturmasına katkı vereceğiz” ifadelerini kullandı.

İHA

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.