Gıda Hattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: İşte 28 maddeli Su Şurası Sonuç Bildirgesi

22 Ekim 2021, 00:59
Paylaş
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: İşte 28 maddeli Su Şurası Sonuç Bildirgesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1. Su Şurası’nın 28 maddeli Sonuç Bildirgesi’ni açıkladı. Havza su potansiyeline göre ürün deseni belirlenerek, suya göre tarım yaklaşımı esas alınacak. Sürdürülebilir su hizmetleri sağlanabilmesi amacıyla 2023’ten itibaren su ve atık su fiyatlandırması ile ilgili çalışmalara başlanacak. Suyun tasarruflu kullanımını hedefleyen kademeli tarifelerle düşük gelirli hane gruplarını gözeten sosyal ve adil su tarifeleri uygulanacak.

Su Şurası Sonuç Bildirgesi Kapanış Toplantısı, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.

“Su üzerindeki baskı giderek artıyor”

Etkinlikte konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Su, iki harften, iki elementten çok öte bir şeydir. Toprak su ister, ağaç su ister, insan su ister. Hayat, su’dan sudür etmiş, hayata gelen her canlı da önce suya buyur etmiştir. Suyun her damlasında kıymet, her damlasında hayat var. O nedenle tarih boyunca birçok medeniyet yerleşim yerlerini su kaynakları etrafında seçmiş ve bu kaynakları yönetmeye çalışmışlardır. Su kaynaklarını koruyup, doğru yöneten toplumlar, medeniyetlerini pekiştirmiş, tarımsal üretimlerini ve güçlerini artırmıştır. Aksini yapanlar ise tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir” dedi.

Su üzerindeki baskının giderek arttığına değinen Pakdemirli, “Tüketim anlayışının sınır tanımayan bir boyuta ulaşmasıyla azalan, kirlenen ve hatta bazı bölgelerde tükenme sınırına dayanmış su kaynaklarıyla baş başa kaldık. Dünyadaki sulak alanların maalesef yarısı çoktan yok oldu. Bugün dünyada her 10 kişiden 1’i içme suyuna, her 10 kişiden 3’ü temiz suya erişemiyor. 2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının susuzluk riski yaşayabileceği tahmin ediliyor” diye konuştu.

“Türkiye su stresi çeken ülkeler grubunda”

İklim değişikliğinin su döngüsünü olumsuz etkilediğini belirten Pakdemirli, “Bir yandan aşırı yağmur ve sellere, diğer yandan sıcak hava dalgası ve kuraklıklara şahit oluyoruz. Dünyada sel, fırtına, kuraklık gibi doğal afetlerin sayısı son 50 yılda 5 kat arttı. Her geçen yıl yeni sıcaklık rekorları kırılıyor. Artık neredeyse her 5-6 yılda bir kuraklık yaşar hale geldik” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin kişi başına düşen su miktarıyla su stresi çeken ülkeler grubunda olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, şunları söyledi:

“2050 yılındaki nüfusumuzu doyurmak için bugünküne göre yüzde 60 daha fazla gıda üretimine, bu üretim için de yüzde 15 daha fazla suya ihtiyacımız olacak. Diğer taraftan Akdeniz havzasındayız ve iklim değişikliğinin etkilerini birçok ülkeye göre daha yoğun ve daha şiddetli hissedeceğimiz de bir gerçek. O nedenle kaynak verimliliğini en başa alarak suyumuza doğru yön vermeli, üretimi suya göre planlamalı ve tasarrufu öncelik yapmalıyız. Çocuklarımızı bir damla suya muhtaç etmemek adına suyumuzu başköşemizde tutmalı, vatan gibi sarılmalıyız.”

Son 3 yılda 41 milyar liralık yatırımla binin üzerinde tesisin tamamlandığını hatırlatan Pakdemirli, 2021 yılını 'Su ve Sulama Yatırımlarında Hamle Yılı' ilan ettiklerini, sene başı su yatırım bütçesini rekor seviyede artışla 15,3 milyar liraya çıkardıklarını kaydetti. Pakdemirli, “Ayrıca yıl içinde sağlanan ek kaynaklarla su yatırım bütçesini 18 milyar liraya yükselttik. 2023’e kadar 150’ye ulaştırmayı hedeflediğimiz yer altı barajlarımızın 43’ü bitti. Yıl sonunda inşallah bu sayı 50’yi bulacak” diye konuştu.

Suyun verimli kullanılması ve maksimum oranda su tasarrufu sağlanması amacıyla sulama inşaatlarında kapalı basınçlı borulu sistemlerine ağırlık verildiğini ifade eden Pakdemirli, bugüne kadar toplam 11 milyon dekar alanda damla ve yağmurlama sulama sistemlerinin kurulumunun sağlandığını anlattı.

“Suyla ilgili her konuda hazırız ve sahadayız”

“Cumhuriyet tarihinin ilk su şurasında suyumuzu A’dan Z’ye masaya yatırdık” diyen Tarım ve Orman Bakanı, “Hedeflerimizi ortaya koyduk, adım adım yol haritamızı belirledik. 11 farklı çalışma grubunda bin 631 katılımcı, 7 ay boyunca toplam 1,5 milyon saat emek verdi. Oluşturduğumuz susurasi.gov.tr web sayfasından vatandaşlarımızın görüşlerini aldık. Havza bazında su yönetiminden su verimliliğe, suya göre tarımdan taşkın ve kuraklık planlarına, iklim değişikliğinden kullanılmış suların yeniden üretime kazandırılmasına kadar suyla ilgili her konuda hazırız ve sahadayız” ifadelerini kullandı.

“Su, önümüzdeki yüzyılın en stratejik değeri”

1. Su Şûrası’na İstanbul’daki Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantı ile katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz dönemde petrole ve karbon yakıtlara sahip olmak için yapılan mücadele artık su alanında yapılacaktır. Önümüzdeki yüzyılın en stratejik değeri olan su kaynakları üzerindeki baskı her geçen yıl daha da artacaktır. Sadece şu basit karşılaştırma dahi karşımızdaki tablonun vahametini göstermeye yeterlidir. Dünya nüfusu 1960 yılında 3 milyardı. Bugün ise 8 milyara yaklaşmıştır. Nüfus ve dolayısıyla tüketim bu kadar artarken, dünyaya düşen yağış miktarı yine aynıdır, değişmemiştir. Ayrıca kullanılabilir temiz su kaynaklarına olan ihtiyaç giderek çoğalırken, hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir temiz su kaynakları hızla azalmaktadır.

Dünya Su Kalkınma Raporu tahminlerine göre, 2050 yılında yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. İklim değişikliğiyle birlikte artan kuraklık, seller, orman yangınları, su kaynaklarını kalite ve miktar yönünden olumsuz etkiliyor. Gıdanın kaynağı olan tarım sektörü, suyumuzun yüzde 70’ten fazlasını tüketiyor. Kuraklıktan en çok tarımın etkilenmesi de gıda güvenliğimizi tehdit ediyor. Her fırsatta altını çizdiğimiz gibi Türkiye, su zengini bir ülke değildir.

“Su kaynaklarımızı korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek zorunluluk haline gelmiştir”

Bilimsel çalışmalar, halen kişi başına yıllık bin 340 metreküp olan kullanılabilir su miktarımızın 2020 yılında bin 116 metreküpe kadar düşeceğine işaret ediyor. Yıllık ortalama yağış miktarımız da dünya ortalamasının altındadır. İklim değişikliği senaryolarında ülkemizin güney kesimlerinde kış yağışlarının yüzde 5 ile yüzde 20, yaz yağışlarının da yüzde 10 ile yüzde 40 arasında azalabileceği öngörülmektedir. Tablo zaten çok zengin olmadığımız kullanılabilir su potansiyelimizin ilerleyen zamanlarda daha da azalacağını gösteriyor. Su kaynaklarımızı tükenme sınırına ulaşmadan korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek artık tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelmiştir. Ülke olarak suyumuzun, yani geleceğimizin parmaklarımızın arasından akıp gitmesine izin vermemek için tedbirlerimizi aldık, almaya da devam ediyoruz.”

“Yatırımlar yapılmasaydı, 44 ilimiz kısmen ya da tamamen susuz kalacaktı”

Su ile ilgili yapılan yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz 9 yılda tarımı ve suyu, popülist yaklaşımların uzak, gerçekçi, planlı ve programlı politikalarla sağlam bir zemine oturttuk. Suyu verimli kullanan, doğru yöneten ve su gibi aziz milletimizle en iyi şekilde buluşturan projelere ağırlık verdik. Su alanında bugünkü rakamlarla toplam 284 milyar liralık yatırım yaparak, 8 bin 696 tesisi hizmete açtık. Son 19 yılda inşa edilen ve Cumhuriyet tarihinde yapılanların iki katından fazla olan 600 barajımızda toplam 45 milyar metreküp suyu depoladık. Böylece toplamda depolanabilen su miktarımızı 180 milyar metreküpe çıkardık” diye konuştu. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sulanan tarım alanını 67 milyon dekara çıkardık. Kullanılmış suların arıtılarak yeniden değerlendirilmesi çalışmasına hız verdik. Yerli ve temiz enerji kaynaklarımızı harekete geçirmek için 589 hidroelektrik santralini hizmete aldık. 81 il içme suyu eylem planını hazırladık. Bu yatırımlar yapılmasaydı şu kurak dönemde 44 ilimiz kısmen ya da tamamen susuz kalma riski ile karşı karşıya kalacaktı. Ülke genelinde devam eden 90 adet içme suyu projesiyle 18 milyon nüfusu daha, yıllık ilave 1,8 milyar metreküp içme suyuna kavuşturacağız. Mevcut 10 bin taşkın koruma tesisimizin yarısı son 19 yılda hizmete alınarak vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği sağlanmıştır. Afrika'da da önemli su yatırımları gerçekleştirdik, 2 milyona yakın insanı temiz su ile buluşturduk.

Sulanan arazi büyüklüğü 67 milyon dekara çıktı

Aynı dönemde yaklaşık 20 milyon dekar alanı sulamaya açarak sulanan tarım alanını 67 milyon dekara ulaştırdık. Tamamladığımız bin 457 tesisle bereketli Anadolu topraklarını modern sulama tesislerine kavuşturduk. Sulamaya açılan alanlardan yılda 60 milyar lira zirai gelir artışı sağlayarak hem üreticimize hem de ekonomimize önemli bir kazanç temin ettik. Ayrıca kullanılmış suların arıtılarak tarım başta olmak üzere yeniden değerlendirilmesine yönelik çalışmalarımıza hız verdik.

Toplulaştırmada bugüne kadar 253 adet proje ile 5 milyon hektar arazideki işlemleri tamamladık. Halen 3,4 milyon hektar alanda çalışmalar devam ediyor. Bu sayede su kullanımını ve üretim girdilerini azaltarak verimin artmasına katkı sağladık.”

Su Şurası Sonuç Bildirgesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın paylaştığı 28 maddelik 1. Su Şurası Sonuç Bildirgesi şöyle:

  • Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Havza Bazlı Su Verimliliği Eylem Planları hazırlanacak.
  • Belediyelerce içme suyu sistemlerinde yüzde 35 seviyesinde olan su kaybı oranı yüzde 25 seviyesinin altına indirilecek. Sürdürülebilir su hizmetleri sağlanabilmesi amacıyla 2023 yılından itibaren tam maliyet esaslı su ve atık su fiyatlandırması ile ilgili çalışmalara başlanacak.

Düşük gelirli hanelere sosyal ve adil su tarifeleri uygulanacak

  • Suyun tasarruflu kullanımını hedefleyen kademeli tarifeler ile düşük gelirli hane gruplarını gözeten sosyal ve adil su tarifeleri uygulanacak.
  • Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında atık suların uygun kaliteye getirilerek tarımsal sulama başta olmak üzere yeniden kullanımı sağlanacak.
  • Su yönetiminde havza bazlı ve bütüncül yapılanmanın güçlendirilmesi maksadıyla 2023 yılına kadar gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılacak.
  • Mevcut su kaynaklarımızın korunması, iyileştirilmesi ve sürdürülebilir idaresinin temini için 25 havzayla ilgili yönetim planları tamamlanarak uygulamaya konulacak. Böylece su ile ilgili bütün faaliyetlerde havza yönetim planlarına uyulması temin edilecek.

Su Kanunu yürürlüğe konulacak

  • Su yönetimindeki hukuki boşlukları ortadan kaldıracak AB mevzuatıyla uyumlu bir su kanunu hazırlanarak yürürlüğe konulacak.
  • Suyun sürdürülebilir, etkin, verimli ve bütüncül kullanımı ile su kaynaklarının korunmasının izlenmesine ilişkin strateji ve politikalar, bütün ulusal planlarda yer alacak.
  • İçme suyu arıtma tesisleri, suyun karakteristik özellikleri ve bölgeye uygunluğu dikkate alınarak projelendirilecek ve işletilecek.
  • Kaynaktan musluğa su güvenliği planlarının hazırlanması ve uygulanması özellikle de uygulamaya geçilmesi sağlanacak.
  • Atık su arıtma tesisleri, geri kazanım potansiyeli ve deşarj edildiği alıcı ortamın kullanım maksatları dikkate alınarak nehir havzası yönetim planları uyumlu bir şekilde projelendirilecek.

Ulusal Su Bilgi Sistemi yaygınlaştırılacak

  • Su kaynaklarımızın kalitesini korumak için alıcı ortam bazlı deşarj sistemlerine geçilecek. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kalite ve miktar olarak korunması, izlenmesi, değerlendirilmesi için mükerrerlikleri önleyecek şekilde kurumlar arası koordinasyon etkin hale getirilecek.
  • Ulusal su bilgi sistemi yaygınlaştırılarak verilerin elde edilmesinde ve paylaşılmasında standardizasyon sağlanacak.
  • Paris Anlaşması'nın TBMM'de onaylanmasıyla önem kazanan iklim değişikliğine uyum faaliyetlerine iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri analiz edilerek hız verilecek.

Taşkın ve kuraklık yönetim planları 2023’e kadar tamamlanacak

  • Taşkın ve kuraklık yönetiminde kriz yönetiminden risk yönetimine geçiş sağlanarak ülkemizdeki tüm havzalarda taşkın ve kuraklık yönetim planları 2023 yılına kadar tamamlanacak.
  • Taşkın ve kuraklıkla ilgili tahmin ve erken uyarı sistemleri kurularak afetler öncesinde gerekli önlemler alınacak. Önümüzdeki yıldan itibaren yapılacak tüm çalışmalarda iklim değişikliklerinin etkileri öncelikli olarak değerlendirilecek.

“Suya göre Tarım” yaklaşımı

  • Ekonomik olarak sulanabilir arazilerde modern sulama yöntemleri yaygınlaştırılacak.
  • Sulama projelerinde özel sektörü de içine alan yeni finansman modelleri geliştirilecek.
  • Havza su potansiyeline göre ürün deseni belirlenerek, suya göre tarım yaklaşımı esas alınacak.
  • Sulama tesislerinin dijital teknolojilerde uzaktan kontrol ve otomasyon sağlanmak suretiyle tasarruflu su kullanımı hedeflerine ulaşılacak.
  • Sulamada enerji giderlerinin azaltılmasına yönelik tedbirler artırılacak.
  • Ülkemizin özellikle aktif deprem kuşağında olması sebebiyle barajların emniyetli bir şekilde işletilmesi için gerekli yasal mevzuat geliştirilecek.
  • Ülkemizin su depolama kapasitesini artırmak için uygun olan yerlerde baraj yapımına devam edilirken, mevcut barajların ekonomik ömürlerinin uzatılması için de gerekli önlemler alınacak.
  • Yeraltı barajları ve yeraltı suyu suni besleme yapılarının planlanmasına ve inşasına hız verilecek.

Su, meteoroloji ve iklim değişikliği okuryazarlığı geliştirilecek

  • Toplumun her kesiminin su, meteoroloji ve iklim değişikliği okur yazarlığının geliştirilmesi için eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilecek.
  • İklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan afetlere karşı önceden tedbir alınabilmesi için şehir planlamalarında ve zirai faaliyetlerde meteorolojik verinin kullanımı artırılacak.
  • Yukarı havzalardaki restorasyon amaçlı uygulamalarda mahalli bilgi ve tecrübe dikkate alınarak tabiat temelli çözümlere öncelik verilecek.
  • Su yönetimine ilişkin Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi ve geliştirilmesi sağlanacaktır.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.