Gıda Hattı

Coronavirus, yaratıcı yıkım ve sonrası...

16 Haziran 2020, 13:36
Paylaş

Pandemi sürecinde yaşadıklarımızı ister “Yaratıcı Yıkım” ile açıklayın, isterse “Siyah Kuğu” ile tanımlayın. Şu an durumun en olumsuz anlarını yaşıyoruz. Tek tesellimiz, Coronavirus’un ikinci dalgasını yaşamamak olacaktır.

Coronavirus, yaratıcı yıkım ve sonrası – Fikri Türkel

Filler unutmaz derler. Filler, 30’a kadar farklı fili görerek ya da koklayarak tanıyabiliyorlar. Bu göç zamanlarında ya da düşman olma potansiyeli olan başka fillerle karşılaşıldığında çok faydalı sonuç veriyor. Ayrıca tehlikenin geldiğine dair ipuçlarını hatırlayıp ayırt edebiliyorlar. Ve ziyaretlerinden çok uzun bir süre sonra bile mekânları hatırlayabiliyorlar.

İnsan beyni ile fil beyni arasındaki benzerlik!

Niye fillerden örnek verdim?

Fillerin beyni insanların beyni kadar nörona ve sinapse sahip. Ayrıca çok gelişmiş bir hipokampus ve serebral kortekse sahipler. Unutmuyorlar, düşmanlarını hissediyorlar, ölülerine bile vefa gösteriyorlar. Peki, filler bile unutmaz iken, insanlar niye unutuyor?

Son 4 ayda yaşadıklarımızı unutmaya başladık. Unutmasak bile ihmal ediyoruz, ihmal etmesek bile geç kalıyoruz.  Ne pandemi ne Coronavirus umurumuzda değil gibi, kendimizi olayların akışına bıraktık. Malum, tekrar hastalık ve ölüm rakamları yükseliyor.

Gelin, Coronavirüs ve sürecine farklı bir açıdan not düşelim ve olumlu adımlar için niyetimizi ortaya koyalım.

“Yaratıcı yıkım”

Dünyanın en önemli ekonomistlerinden olan Daron Acemoğlu’nun geçen yıl tekrar gündeme taşıdığı “Yaratıcı Yıkım” tanımı, Coronavirus sürecinde tekrar gündem oldu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük yıkım oluşturan virüs, muhtemel ki en büyük dönüşüm fırsatlarını da içeriyor.

Aslında “Yaratıcı Yıkım” tanımı Joseph Schumpeter’in 1950’li yollarda ortaya attığı, ekonomik inovasyon anlamları taşıyan Marksist literatürden esinlenerek bulduğu bir konsepti ifade ediyordu. Başka bir ifadeyle, sürekli olarak eskiyi imha ederken yeniyi yaratan, endüstriyel bir mutasyon sürecini tarif etmektir.

Buradan kapitalist bir yorum da çıkarmak mümkündü. Çünkü Schumpeter, Yaratıcı Yıkım tanımı ile teknolojik inovasyonun ekonomik büyüme konusundaki önemine ilk vurgu yapan kişiydi.

Corona pandemisinin yaşattıkları!

Daron Acemoğlu, James Robinson ile birlikte 2012 yılında yazdığı Why Nations Fail (Ulusların Düşüşü) kitabı bu kriz sürecinde yeniden ünlendi. Aslında kitap iki soruya cevap arıyor:

ABD, İngiltere, Fransa, Japonya gibi gelişmiş ülkeler neden gelişti? Ortadoğu, Asya ve Afrika’daki pek çok ülke niye gelişmedi?

Ulusların Düşüşü kitabında, “yaratıcı yıkım” (creative destruction) kavramına sıklıkla atıfta bulunuluyor. Bir ülkenin geleceği, yüksek teknolojinin ritminin yakalanmasına bağlı olduğu kadar, bunun ekonomiye pozitif yansımalarıyla da doğru orantılıdır. Tarih boyunca teknolojik gelişimlere başlangıçta karşı çıksalar bile günün sonunda bu değişime ve bunun beraberinde getirdiği yaratıcı yıkım dalgasına karşı koyamamışlardır.

Tarihteki örneklerden daha çarpıcı örneğin günümüzde Corona pandemisiyle yaşandığını çoğu kişi benimsiyor.

“Siyah Kuğu” deyiminin popülaritesi!

Coronavirus süreci ile birlikte Siyah Kuğu deyimi de tekrar gündem oldu. İlginçtir ki Lübnanlı yazar Nicholas Taleb’in Siyah Kuğu kitabı, her ne kadar 2007 yılında yazılmış olsa da 2008 krizi ile birlikte trend oldu ve dünyaya yayılması da 2012 sonrası oldu. Acemoğlu’nun kitabıyla eşzamanlı popüler oldu.

Siyah Kuğu tanımı ile olması ihtimal dışı görülen, fakat vuku bulduğunda etkisi çok büyük olan ve bir kez gerçekleştikten sonra, onu daha az rastlantısal kılacak olaylar kastedilmektedir. Siyaset ve ekonomi tarihinde olsun, bilim ve teknoloji tarihinde olsun, arkasında iz bırakan hemen hemen tüm olayların birer 'Siyah Kuğu'dur. Yazar, özellikle hayatını riskleri hesaplayarak kazanan insanlara çok önemli bir yeni bakış açısı sunuyor.

İlginçtir ki Taleb, 1987'te New York Borsası'nın çöküşünü de önceden tahmin eden ve 11 Eylül 2001'deki saldırı benzeri bir olayın olasılığını bir hafta önceki bir makalesinde tartışan bir yazardır.

Popülerlikten uzak kalmayı tercih eden Nessim Nicholas Taleb, Osmanlı dönemini hiç yaşamamış olmasına rağmen kendini Osmanlı vatandaşı olarak kabul etmektedir.

İyimser mi olalım, kötümser mi?

Bu iki kitaba ve iki tanıma göre iyimser mi olalım, kötümser mi?

“Siyah”a ve “yıkım”a mı katlanalım, yoksa “kuğu”ya ve “yaratıcı”ya mı odaklanalım?

Coronavirus pandemisi başlayalı neredeyse 8 ay oldu. Dünya genelinde hissedilmesinin üzerinden de en az 4 ay geçti. Eğer ders alınsaydı, uluslararası birliktelik, işbirlikleri, açık bilgi kaynakları, paylaşımlar ve yardımlaşmalar ülkeler ve insanların üzerinde etkisini gösterecekti.

Dünya genelinde 800 milyona yakın insan yoksulluk tehdidi ile karşı karşıya ve bu süreçte bu rakama en az 40 milyon insan daha ilave oldu. Bunun parasal yorumu, günde 2 doların altında bir gelirle yaşamaktır.

Amerika’da ve Avrupa’da ırk ayrımı gösterileri dikkat çekicidir.

apple-bina-gidahatti

Büyükler sorumluluk alıyor mu? 

Apple muhtemel ki önümüzdeki hafta 1.5 trilyon dolar değere ulaşacaktır. Ardından gelen şirketler ise Google, Facebook, Amazon, Microsoft ve Alibaba’dır. Apple ve Amazon birer devlet olsalar, ikisi de G20 toplantılarına girecek büyüklüktedir.

Bunların büyük olması, sorumluluklarını yerine getirdikleri anlamına gelmiyor. Bu süreçte ABD başta olmak üzere pek çok ülke insanı devletine olan güveninden daha çok küresel bazı şirketlere güven gösteriyorlar. Son aylarda gördük ki, küresel şirketler de bu güveni hak etmiyorlar.

Bütün küresel kuruluşlar ve bireysel toplum liderler daha fazla sorumluluk almalı ve yapıcı adımlar atmalıdır.

Daron Acemoğlu Project Syndicate için kaleme aldığı son makalesinde, “Yeni ve daha iyi refah devletleri mümkün” demesine rağmen, yazdığı dört senaryo içinde pek iyimser bir hava çıkmıyor. (https://www.gidahatti.com/ekonomist-daron-acemoglundan-koronavirus-sonrasi-icin-dort-senaryo-170496/)

İster pandemi sürecinde yaşadıklarımızı “Yaratıcı Yıkım” ile açıklayın, isterse “Siyah Kuğu” ile tanımlayın. Şu an durumun en olumsuz anlarını yaşıyoruz. Tek tesellimiz, Coronavirus’un ikinci dalgasını yaşamamak olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.