Gıda Hattı

Corona ve Bilgi Kirliliği!

23 Mart 2020, 18:19
Paylaş

Son dönemde hem dünyada hem de ülkemizde neredeyse en çok duyduğumuz kelime Corona… Peki nedir bu Corona?

Corona ve Bilgi Kirliliği! - Doç. Dr. Fikret Yaman

Geçtiğimiz aylarda Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan, daha sonra başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok bölgesine yayılan insanların solunum sistemini direkt olarak etkileyen, özellikle yaşlı hastalarda daha ölümcül sonuçlar ortaya koyan bir virüs Corona.

Coronavirus, yeni bir kavram değil!

Koronavirüs sanıldığı kadar da yeni bir kavram değildir. 1988 yılında W. SpaanD. Cavanagh and M. C. Horzinek “Coronavirüsler: Yapı Ve Genetik Şifresinin İfadesi” başlıklı makaleyi, 2004 yılında Lia Van der Hoek ve arkadaşları “İnsanda Yeni Bir  Koronavirüsün Tanımlanması” başlıklı makaleyi, 2006 yılında Paul S.Masters “Coronavirüslerin Moleküler Biyolojisi” başlıklı makaleyi,  yine 2006 yılında X.C.Tang ve arkadaşları “Çin’deki Yarasalarda Coronavirüslerin Yaygınlığı Ve Genetik Çeşitliliği” başlıklı makaleyi,  2009 yılında Kenneth McIntoshJ. ve S. M. Peiris “Coronavirüsler” başlıklı makaleyi yayınlamışlardır.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Dünyadaki birçok bilim insanı 1980’li yıllardan itibaren bu virüs kavramını defalarca gündeme getirmiş, fakat çok fazla dikkate değer bulunmamışlardır. Ta ki geçtiğimiz aylarda bu virüs kaynaklı ölümlerin artarda gelmesine kadar…

Yanlış ve kirli bilgiler, yalan haberler virüsün hızıyla yarışıyor!

Şu ana kadar dünyada Corona virüsü ile mücadelede en başarılı ülkelerden biriyiz. Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin KOCA ve ülkemizin dört bir yanında üstün gayret göstererek çalışan sağlık ekipleri takdirin en büyüğünü hak etmektedirler kuşkusuz.

Corona dünyada hızla ilerlerken, doğru bilinen yanlışlar, kirli bilgiler, yalan haberler, yanlış yönlendirmeler de virüsün hızına ayak uydurmuş durumdadır. Bu durumda insanlar neye inanacaklarını, nasıl davranacaklarını bilememektedirler.

Bir de gerek sosyal medyada gerekse diğer iletişim araçlarında evlere şenlik bilgi (!) paylaşımları söz konusu. Bir gün televizyonda karşınıza Corona’nın aşısını bulmuş gibi “kelle paça içerseniz virüs size bulaşmaz”, diğer kanalda “Corona’yı işkembe ile çözün, yok yok en güzeli ezogelin” mantığındaki insanlar, telefonlarımıza gelen mesajlarda “limonu portakal suyuyla karıştırın, üzerine biraz da greyfurt suyu ilave ederseniz” şeklinde tarifin nirvanasına ulaşanlar, sosyal medyada hiç bitmeyen “kuzenim hastanede çalışıyor ölü sayısı şuymuş, bizim komşudan öğrendim hasta sayısı bu kadarmış” diyen toplumda huzursuzluk çıkarmaya çalışanlar…

"Evde kalın" çağrılarına kulak asılmıyor!

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sağlık Bakanımızın “evde kalın” uyarılarına rağmen bazı sanatçıların!!! “dışarı çıkın, temiz hava alın” söylemleri, artık bilginin ne kadar kirlendiğinin bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Belki söylenen tarifler bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir, ama bu virüsün aşısı değildir. Yoksa ülkemizdeki bilim adamları da dahil olmak üzere, dünyadaki bir çok bilim adamının bu virüsün aşısını aramasının ne anlamı var?

Bilgi toplumda en önemli kavramlardan biridir. İnsan bilgi edindiği kaynakların güvenilir olmasına önem verir. Aksi takdirde bilginin kaynağına güven azalacağı gibi inandırıcılığı da ortadan kalkacaktır.

“Yanlış bilginin sonuçları ağır oldu”

Toplumda ağızdan ağıza iletişim ya da “fısıltı gazetesi” bize bilgiyi çoğu zaman kirli bir şekilde ulaştırmaktadır. Özellikle sosyal medyaya yansıyan; virüsün 4 gün boğazda kaldığı ve gargara ile virüsten kurtulabileceğine inanan, Arap sabunu yiyerek virüse yakalanmayacağını düşünen ya da saf alkol alarak virüs kaynaklı ölümden kurtulacağını düşünüp ölen ya da rahatsızlanan onlarca insan gördük şu süreçte. Bir yanlış bilginin nelere mal olduğu ortadadır.

Bu yanlış bilgiler okuryazarlık kavramını önemli hale getirmektedir. Okuryazarlık sayesinde daha bilinçli bireyler, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilecek kişiler artık toplumun temel taşları olacaklardır. Bu noktada sosyal medya okuryazarlığı, gıda okuryazarlığı gibi kavramların önümüzdeki dönemde daha önem kazanacağı kesindir. Bu nedenle en iyi bilgi, Devletimizin resmi kanallarından edindiğimiz bilgilerdir. Cumhurbaşkanımızın ve Sağlık Bakanımızın dediği gibi evde kalın.

Bir sonraki yazımda içinde bulunulan süreçte özellikle gıda firmalarına ekonomik olarak tavsiyelerim olacaktır.

O zamana kadar “EVDE KALIN, SAĞLIKLA KALIN.”

Doç. Dr. Fikret Yaman

Afyon Kocatepe Üniversitesi İİBF

Uluslararası Ticaret ve Finans Böl. Bşk. Yrd.

Yazarın Diğer Yazıları

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.