AramaArama
Gıda Hattı

Coğrafi işaretli ürünler 2,2 kat pahalı satılıyor

28 Nisan 2017, 14:55
Paylaş
Coğrafi işaretli ürünler 2,2 kat pahalı satılıyor

Ankara’da düzenlenen Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nde konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, coğrafi işaret tescilli ürünlerin dünya pazarlarında eşdeğerlerine göre 2,2 kat daha pahalı satıldığını söylerken, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü de, “Bu konuya ilgimiz romantik bir ilgiden ibaret değil” dedi.

Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) düzenlediği Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi ATO Congresium’da başladı. Zirvenin açılışı, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Maliye Bakan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Ankara Valisi Ercan Topaca, Malatya Valisi Mustafa Toprak, milletvekilleri, valiler, illerin oda ve borsa başkanları, STK Başkanları ile öğrenciler katıldı.

cografi-isaretli-urunler-zirvesi-gidahatti“Coğrafi işarette potansiyelimiz büyük”

Zirvenin açılışında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, dünya pazarlarında coğrafi işaret tescilli ürünlerin, eşdeğerine göre 2,2 kat daha pahalıya satıldığını belirterek, “Türkiye’de coğrafi işaretli olma kapasitesine sahip ürün sayısı, Avrupa Birliği toplamından daha fazla” dedi.

Yöresel ürünlerin, coğrafi işaretli ürünler kategorisine girmesi ve ekonomik değer haline gelmesi için bu alandaki fuarların önemli olduğuna işaret eden Tüfenkci, şunları söyledi:

cografi-isaretli-urunler-zirvesi-bulent-tufenkci-gidahatti“Yöresel ürünler ile coğrafi işaretli ürünlerin birbirinden ayrılması gerekiyor. Yöresel ürünler, farklılıkları, kaliteleri ve üretimlerindeki tekillikleri ile ön plana çıkarlar. Bizde ekmeğin, tarhananın, reçelin, peynirin sayılamayacak kadar çeşidi vardır. Coğrafi işaret ise belirli bir bölgeden kaynaklanan bir ürünün, sadece o bölgede bulunabilecek karakteristik özellikler taşıdığını ifade eden ad ve işaretlerdir. Bunlar tarım ürünleri olabildiği gibi el sanatları, maden, değerli taşlar ya da yöresel yemeklerden de oluşabilen anonim değerler olabilir. Bir ürünün coğrafi işaret almış olması, ürünün tüketicisi için ürünün sadece kaynağını, karakteristik özelliklerini değil, karakteristik özellikleriyle coğrafi alan arasındaki bağlantıyı gösteren ve tüketilen ürünü garanti altına alan bir nevi kalite tescilidir.”

Türkiye’de bulunan yöresel ürünlerin her birinin coğrafi işaret almaya ve dünya markası olmaya aday olduğunu vurgulayan Tüfenkci, “Bu ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan hem de kültürel zenginliğimizi yaşatıp gelecek kuşaklara aktaran değerli mirasımızdır. Anadolu’daki zengin üretim için coğrafi işaretleri kullanmalı, ekonomik değerlerini artırmalıyız. Her yöresel ürünün, her marka gibi bir hikâyesi olmalı. Bu hikâyeyi o yörenin insanları yazacak” diye konuştu.

cografi-isaretli-urunler-zirvesi-faruk-ozlu-gidahatti“İlgimiz romantik bir ilgiden ibaret değil”

Coğrafi işaret korumasının ekonomik değerinin ciddi bir boyut taşıdığını belirten Bilim,  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ise “Bu konuya ilgimiz romantik bir ilgiden ibaret değil. Ekonomik ve rasyonel açıdan, şehirlerimizi geliştirmek, bölgesel kalkınmayı hızlandırmak açısından bu konuyu çok önemsiyoruz” dedi.

Tüketicilerin geleneksel ve yerel ürünlere ilgisinin son zamanlarda arttığına işaret eden Bakan Özlü, Türkiye’de coğrafi işaret konusunda farkındalık oluştuğunu söyledi. Tescil edilmiş ürün sayısının 204, inceleme aşamasındaki başvuru sayısının ise 302 olduğunu bildiren Özlü, “Bu sayılar yeterli değil. Yaptırdığımız bir araştırma, 2 bin 500 civarında ürünün coğrafi işaret tescili alabilecek bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor. AB’deki tescilli ürün sayımızı artırmak hem oda ve STK’larımızın hem yerel yönetimlerimizin hem de bizim üzerimize bir borç ve vazifedir” diye konuştu.

Coğrafi işaret tescilinin kağıt üzerinde kalmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Özlü, “Başarı kriterimiz bunun ötesine geçmeli, coğrafi işaret tescilini ekonomik faydaya dönüştürmek olmalıdır” ifadesini kullandı.

cografi-isaretli-urunler-zirvesi-rifat-hisarciklioglu-gidahatti“Lalenin anavatanı Türkiye”

Konuşmasında coğrafi işaretin önemine işaret eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, “Lale kimin diye sorsak kimse ‘bizim’ demez. Lale Hollanda’nın ama anavatanı Türkiye. Biz malımıza sahip çıkmadık, adamlar sahip çıktılar ve yılda 1 milyar avro para kazanıyorlar” dedi.

Türkiye’nin yoğurdun anavatanı olmasına karşın yoğurt mayası ithal ettiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Coğrafi işaret yoğurduna, lalene sahip çıkmak demektir. Allah bize petrol, doğalgaz vermemiş ama müthiş bir girişimcilik ve müthiş bir coğrafya vermiş. Türkiye’nin her ilçesinin kendine has peyniri var ama peynir deyince Fransa akla geliyor” diye konuştu.

“İtalyanın sofrasında Kars Kaşarı da olmalı”

ATO Başkanı Gürsel Baran ise dünyada coğrafi işaretli ürünler pazarının 200 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını, AB ülkelerinin 5 binin üzerindeki coğrafi işaretli ürününün yaklaşık 55 milyar avroluk bir pazar değeri taşıdığını bildirdi. Coğrafi işaret kavramın yeterince bilinmediğini ifade eden Baran, şunları söyledi:

“ATO olarak bu zirveyi düzenlemekteki amacımız, belirli bölgelerimize ait ürünlerimizi tanıtmak, pazar oluşturmak, sadece bu ürünlerden oluşan bir ihtisas fuarını ülkemize kazandırmak ve coğrafi işaretler konusunda farkındalığı artırmak. İstiyoruz ki, yöresel ürünlerimizi tüm dünyaya tanıtalım, üreticimizin emeğini kıymetlendirelim ve bu ürünleri hak ettiği katma değerle yurt dışına ihraç ederek, ülkemize daha fazla döviz kazandıralım.”

cografi-isaretli-urunler-zirvesi-gursel-baran-gidahattiTürkiye’nin yöresel ürünler bakımından çok zengin bir ülke olduğunu vurgulayan Baran, “Fransa’nın ünlü Comte peyniri, İtalyan bir ailenin kahvaltı sofrasında nasıl kendine yer buluyorsa, bizim Kars kaşarımız, Kayseri pastırmamız, Afyon kaymağımız da aynı sofrada yer almalı… Bir İngiliz’in beş çayındaki tercihi neden Rize çayı olmasın? Lahmacunumuz neden İtalya’nın pizzası ile boy ölçüşmesin? Türkiye’nin ürünleri tüm insanlığın hayatına lezzet katsın, değer katsın.” diye konuştu.

Sınai Mülkiyet Kanunu ile coğrafi işaret tescilinin maliyetinin düşürüldüğünü ve tescil süresinin kısaldığını belirten Gürsel Baran, “Elimizi taşın altına koyduk. Çünkü Ankaramızı bu ürünlerin ticaret merkezi haline getirmek istiyoruz. Böylece hem tüccarımızın rolü, hem Ankara’nın ihracatı, hem de ekonomimize sağladığımız katma değeri artacak” dedi.

Tüm oda ve borsalar ile belediyelere yöresel ürünlere sahip çıkmaları çağrısında bulunan Baran, konuşmasını, “Ne demişler; kuldan hareket, Mevla’dan bereket. Şimdi düşünme, uğraşma, didinme, koşma zamanı. Durmak zamanı geçti, şimdi çalışma zamanı” sözleriyle tamamladı.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.