Gıda Hattı

Burun mikrobiyomu COVID-19 semptomlarının şiddetini belirliyor!

17 Ekim 2021, 10:45
Paylaş
Burun mikrobiyomu COVID-19 semptomlarının şiddetini belirliyor!

Araştırmacılar, burun ve boğazın üst kısmındaki mikrobiyotanın SARS-CoV-2 ile enfekte olan bir kişinin semptomlarının şiddeti belirleyebileceğini belirtiyor. Ayrıca araştırmacılar burun mikrobiyomunun yeni tedavi stratejileri geliştirmek için biyo belirteçler içerdiğini söylüyor.

Bu nazofaringeal mikrobiyota, genellikle doğal geçiş yollarına giren virüslere, bakterilere ve diğer patojenlere karşı bir cephe koruması olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılar, 49-78 yaşları arasında virüs için negatif olan 27, pozitif olan ancak semptom göstermeyen 30 ve hastaneye yatmayı gerektirmeyen orta derecede semptomlarla pozitif olan 27 kişinin mikrobiyotasını incelediklerinde farklı tablolarla karşılaştılar.

Semptom gösteren bireylerin mikrobiyomunun daha az semptom gösteren ya da hiç semptom göstermeyen bireylere oranla daha farklı olduğu belirtiliyor. Bu farklılık virüslerin mukozaya yerleşmesini engelleyen bakteri topluluğunun daha az olmasından kaynaklanıyor.

Ancak semptomatik ve asemptomatik olan her iki enfekte grubun mikrobiyotasında, kontamine suda bulunabilen, siyanobakteriler gibi yüksek düzeyde bakteri bulunduğu ortaya konuldu. Bu bakteri vücuda tipik olarak burundaki gibi mukozal yüzeylerden giriyor. Zatürreye ve karaciğer hasarına neden oluyor. Semptomatik olanlar, asemptomatik muadillerine göre bu bakteriden iki kat daha fazlasına sahip.

Acaba COVID-19 burun mikrobiyomundaki koruyucu bakterilerin ölmesine mi yol açıyor?

Araştırmacılar hangisinin önce geldiğini, hastalığın mı yoksa mikrobiyotanın yok edilmesinin mi daha önce şekillendiğini bilmediğini belirtiyor. Ancak bu kaybın nedeninin burun akıntısı ve hapşırma olabileceğini söylüyor.

Zaten önemli ölçüde daha az sayıda bulunan bakteri sayısının bu tür semptomları geliştirme riskini artırmış olabileceğini veya virüsün bu tabloyu değiştirmiş olabileceğini söylüyor.

Bazı araştırmalar, nazal mikrobiyotanın, soğuk algınlığının %10-40'ından sorumlu olan bir rinovirüs enfeksiyonunun viral yükünü, bağışıklık tepkisini ve semptomlarını etkileyebileceğini göstermiştir.

Son olarak araştırmacılar mikrobiyotadaki bakteri çeşitliliğinin genellikle iyi bir şey olduğunu ve yaşla birlikte doğal olarak azalan bir şey olduğunu belirtiyor. Ayrıca sigara içmek gibi alışkanlıklardan bu çeşitliliğin zarar görebileceğini düzenli ve dengeli beslenme ile iyileştirilebileceğini söylüyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.