Gıda Hattı

Bankacılık Sektörünü Yabancı Hakimetine Bırakmak Doğru Değil

27 Ağustos 2007, 16:47
Paylaş

Avrupa'daki bütün düzenleyici kurumların finansal sistemin lokal oyuncuların ağırlığında kalmasını tercih ettiklerini belirten Deutsche Bank Türkiye Genel Müdürü Selçuk Yorgancıoğlu, 'Yabancı hakimiyetinin önüne sağlıklı bir piyasa sistemi ilge geçilebilir' dedi.

Türkiye'de yasalar gereği döviz kredisi kullandırılmaması, dalgalanma dönemlerinde herhangi bir yabancı paraya endeksli kredi kullanan vatandaşı vuruyor. Dövize endeksli kredilerde YTL'nin dolar ya da euro karşısındaki değer kaybının artırdığı anapara miktarından alınan Kaynak Kullanım Destekleme Fonu (KKDF) ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) farkı da yükseliyor. Dolar 1.25 YTL'deyken dövize endeksli otomobil ya da ihtiyaç kredisi kullanan tüketicinin aylık 879 dolar olan taksidi, uluslararası piyasalarda yaşanan son dolgalanmada doların 1.35 YTL'ye yükselmesi nedeniyle 993 dolara fırladı. Söz konusu fark, YTL olarak kabul edilen anaparanın kura endeksli olarak yükselmesi ve dolayısıyla bu anapara üzerinden hesaplanan KKDF ve BSMV farkından kaynakladı. 

KKDF kesintisinden kaynaklanıyor

Piyasalarda dalgalanmanın yaşandığı ve döviz kurlarının yükseldiği dönemlerde, tüketicinin aylık ödemesi gözle görülür miktarda artıyor. Doların 1.25 YTL olduğu bir dönemde 10 bin dolarlık (12.500 YTL) 12 ay vadeli ve yüzde 0,7 faizle kredi kullanıldığını varsayalım.

Vatandaşın normal şartlarda KKDF, BSMV ve faiz dahil aylık yaklaşık 879 dolar taksit ödemesi gerekiyor. Kur bu seviye ve altında gittiği zaman anaparada bir artış olmadığı için ödenen taksit tutarı da değişmiyor. Ancak dolar 1.25 YTL'nin üzerine çıktığında anapara YTL olarak kabul edildiği için yükseliyor ve devlet bu fark üzerinden yüzde 15 KKDF, ödenecek taksit içerisindeki anapara kur farkı üzerinden de yüzde 5 de BSMV kesiyor.

Örnekle devam edersek dolar 1.25 YTL iken 10 bin dolar karşılığı 12 bin 500 YTL kredi kullanan vatandaşın ilk taksit ödemesinde doların 1.35 YTL'ye çıktığını varsaydığımızda, anapara 1.000 YTL artıp 13 bin 500 YTL'ye çıktığı için bunun üzerinden yüzde 15 (150 YTL) KKDF, 1. taksitteki 795.5 dolar olan ana para kur farkı üzerinden yüzde 5 BSMV kesiliyor. Böylece vatandaşın ödemesi gereken taksit tutarı 155.3 YTL (114 dolar) artarak 993 dolara çıkıyor. 

Döviz düşerse ödenmiyor

Kur ikinci taksit ödemesinde 1.35 YTL'nin üzerine çıkmadığı taktirde vatandaş 879 dolar ödemeye devam ediyor. Ancak kur tekrar artarsa vatandaşın ödemesi gereken taksit tutarı yeniden artıyor. Yine örnekle anlatırsak taksit ödemesinin geldiği 6. ayın sonunda doların 1.45 YTL'ye çıktığını varsayalım. Bu sefer de vatandaş kur farkından kaynaklanan KKDF ve BSMV'yi kalan anapara üzerinden ödemekle yükümlü. 6. taksit döneminde kalan anapara 5.955 dolar olduğu için anapara 596 YTL artıyor. Dolayısıyla vatandaş bunun üzerinden yeniden yüzde 15 (89.5 YTL) KKDF, taksit içerisindeki anapara (829.52 dolar) kur farkından dolayı da yüzde 5 BSMV (8 YTL) ödemekle yükümlü.

Böylece 6 taksitte normal şartlarda 879 dolar ödeyecek olan vatandaş yaklaşık 67 dolar da KKDF+BSMV farkı ödemek durumunda. Yani bu taksitte vatandaşın ödemesi gereken tutar 946 dolara çıkıyor. Bundan sonraki taksitlerde döviz kuru yükselmezse vatandaş yine en baştaki gibi 879 dolar ödemeye devam ediyor. Her iki örnekte de görüldüğü üzere vatandaş kurun arttığı dönemlerde ödediği taksitlerde KKDF ve BSMV farkını bir kerede ödemekle yükümlü olduğu için diğer taksitlerdeki ödeme miktarı değişmiyor. Vatandaş dövize endeksli bireysel kredi borcunu erken kapatmak ya da ara ödeme yapmak istediğinde de kur farkından kaynaklanan BSMV ve KKDF ödemekle yükümlü.

Konut kredisi muaf

KKDF ve BSMV, krediyi kullandıran banka tarafından faiz tahakkuk dönemlerinde müşteriden tahsil edilerek devlete ödeniyor. Konut kredileri ise KKDF'den muaf tutuluyor. Bireysel nitelikli taşıt ve ihtiyaç kredilerinde KKDF oranı yüzde 15 olarak uygulanıyor. Dolayısıyla anapara kur farkından kaynaklanan KKDF yükümlülüğü, konut kredileri dışındaki tüm krediler için geçerli. Dövize endeksli bireysel konut kredileri KKDF'den muaf olduğu için müşterilerden sadece taksidin içindeki anapara kur farkından kaynaklanan BSMV tutarı tahsil ediliyor.

KURDAKİ ARTIŞ KREDİ KULLANANA YANSIYOR

* Dolar 1.25 YTL iken 10.000 dolar (12.500 YTL) kredi kullanan bir tüketici, dolar düştüğü ya da sabit kaldığı sürece 879 dolar taksit ödüyor.

* Dalgalanma ile doların 1.35 YTL'ye çıkması anapara üzerinden alınan KKDF ve BSMV'nin yeniden hesaplanması anlamına geliyor. Bu durumda da taksit miktarı 993 dolara çıkıyor.

* Bu taksitten sonra doların 1.35 YTL'nin altına gelmediğini, ancak üzerine de çıkmadığını varsayalım. Tüketici bir önceki taksitte kurun 1.35 YTL olduğu durumdaki KKDF ve BSMV'yi ödediği için o ayki ödemesi yine 879 dolar oluyor.

* Dalgalanma artar ve dolar 1.45 YTL'ye çıkarsa, aynı oranda artan anapara üzerinden yeni bir KKDF ve BSMV hesaplanıyor. O aya düşen taksit miktarı ise 946 dolar oluyor.

* Bundan sonraki taksitlerde döviz kuru yükselmezse tüketici yine en baştaki gibi 879 dolar ödemeye devam ediyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.