Gıda Hattı

Balder Kuruldu

21 Aralık 2006, 17:52
Paylaş
Balder Kuruldu

 Balder Kuruldu

Arı gibi çalışıyorlar.

Türkiye’de bal sektörü yılda ortalama 40-50 bin ton bal üretimi sağlıyor, Bunun mali karşılığı 150 milyon dolar. Bal ve  dolayısıyla arıcılık sektörünün tüm tarım sektörüne katkısı 3 milyar doları geçiyor.

Canımız tatlı istediğinde aceleyle bir kaşık attığımız, zengin içeriği nedeniyle özellikle çocuklarımızdan eksik etmediğimiz, kahvaltı sofralarımızın değişmezlerindendir, Bal.

Peki bal deyip geçtiğimiz bu doğal ve zengin besin kaynağı nasıl üretilir?.. Bal, bitkilerin çiçeklerinde bulunan nektarların (bal özü) veya bazı eşkanatlı böcekler tarafından bitkilerin canlı kısımlarından yararlanarak salgıladıkları tatlı maddelerin, bal arıları tarafından toplandıktan sonra vücutlarında bileşimlerinin değiştirilmesi ve petek gözlerinde depo edilerek olgunlaşmasıyla meydana gelir. Tamamen doğal yöntemlerle elde edilen bal, insan sağlığı için temel gıdalar arasında yer alır.

Tüm gıdalar da olduğu gibi bal üretiminin de hijyen standartlarına uygun olarak yapılması iyi bir balın olmazsa olmazıdır. Yasa gereğince hazırlanan ve 27 Ağustos 2004 yayınlanan, “Gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten işyerlerinin çalışma izni ve gıda sicili ve üretim izin işlemleri ile sorumlu yönetici istihdamı hakkındaki yönetmelik” çerçevesinde bal, bal mumu ve temel petek üreticileri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan çalışma izni, gıda sicili ve ürettikleri ürünler için üretim izni almak, teknik, sağlık ve hijyenik şartlarını mevzuat hükümlerine uygun hale getirmek zorundadırlar.

Söz konusu işlemleri yerine getirmeden faaliyet gösteren ve Türk Gıda Kodeksine aykırı ve hijyenik olmayan ortamlarda gıda maddesi üreten işletmeler ile bu gıda maddelerinin satışını yapan ve toplu tüketime sunan işletmeler hakkında 5179 sayılı Kanunun 29’ncu maddesi hükümleri gereğince yasal işlem uygulanmaktadır. Bu çerçevede; özellikle son yıllarda ihracatımızı olumsuz yönde etkileyen ve ekonomik kayıplara neden olan arı ürünlerinden özellikle balda taklit ve tağşişin önlenmesi amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Müdürlükleri tarafından yapılan denetimler arttırılmıştır. İl Müdürlüklerine şüphe ve şikayetler üzerine yapılan denetimler dışında petek, bal mumu ve bal üreten işletmeler ile satış ve toplu tüketim yerleri de denetlenmektedir. Bal üreten, satan ve toplu tüketime sunan işyerlerinin denetimleri sırasında ballardan alınan iki takım numunenin bir takımı analiz yapılmak üzere Ankara İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü’ne gönderilmekte, olumsuzluk halinde işyeri sahibine itiraz hakkı kullandırılmakta, işyeri sahibinin itiraz etmesi durumunda ise şahit numuneler Dış Ticaret Müsteşarlığı-Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği, Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma Uygulama Merkezi (ARGEFAR)’a gönderilmektedir. Şahit numunenin de analiz sonucunun “Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği (2000/39)” hükümlerine uygun olmaması durumunda, 5179 sayılı Kanunun 29’uncu maddesi gereğince işyeri hakkında yasal işlem uygulanmaktadır. 

Türkiye’de  yıllık bal üretimi yaklaşık 50 bin tona ulaşıyor. 2002 yılında 866 ton petek balı, 15 bin 386 ton süzme bal ihraç edilmiş, bunlardan sırasıyla 8,3 ton petek bal ve 185 ton süzme bal ülkemize geri dönmüştür. Geri dönen ballar için bu oran petek balda  binde 9,5 ve süzme bal için %1,20’e tekabül etmektedir. 2003 yılında ise 913 ton petek balı, 13 bin 888 ton süzme bal ihraç edilmiş, bunlardan sırasıyla 23 ton petek bal ve 270 ton süzme bal ülkemize geri dönmüştür. Bu rakamlar geri dönen ballar için oran olarak petek balda %2,50 ve süzme bal için %1,94’e tekabül etmektedir.

Balda taklit ve tağşişin önlenmesi, haksız rekabetin oluşmaması ve gıda güvenliğinin sağlanması için, gerek yurtiçi tüketime sunulacak gerekse ülkemizden ihraç edilecek her parti balda, Avrupa Birliği’nin 2001/110 EC sayılı Bal Yönetmeliği dikkate alınarak 22 Aralık 2000 tarihinde yayımlanan “Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği” ile paralellik sağlayacak şekilde balda ileri analizler de yaptırılmaktadır.

Balda hile olup olmadığı, sadece balın tadından, kokusundan ya da görüntüsünden anlamak mümkün değildir. Tek yöntem balın bileşimin analiz edilmesidir. Balda yapılan uygulamaları ya da olabilecek hileleri tespit etmek için tüm bal analizlerinin bir arada yapılması ve deneyimli uzman kişiler tarafından doğru yorumlanması gerekir. Aksi taktirde yapılabilecek bazı yanlış uygulamaları sadece birkaç analizle tespit etmek mümkün değildir. Balın kalitesi bilimsel laboratuarlarda test edilmelidir. Bal-Der bünyesindeki Balparmak’ta Avrupa’daki en büyük dördüncü laboratuar bulunmaktadır. Dokuzu mühendis 12 kişilik bir ekibin çalıştığı laboratuarda balın kalitesi 36’dan fazla analizle belirlenmektedir. Ayrıca BALDER üyelerinin kullanabileceği uluslararası akredite olabilecek laboratuar oluşturulma çabaları sürmektedir.

Uygun niteliklerde bal üretimin en başta gelen faktörü doğru arıcılık uygulamalarıdır. Uygun olarak yapılmayan arıcılıktan elde edilen bal, sanayide yürütülen prosess ile istenilen niteliklere gelemez. Arıcılık faaliyeti yürütenlerin eğitime ve denetime tabii tutulması zaruridir. Özellikle kalıntı konusunda, arıcılar uzun vadeli çözüm; arıcıların eğitimi ve arıcılık uygulamalarının değiştirilmesidir. Bu faaliyetler de sistematik olarak yürütülmek zorundadır.

Balcılık sektörü hammaddesi nedeniyle arıcılık sektörünü de geliştirir. Arıcılık sektöründeki gelişmeler de arıların polen taşıması sonucu tüm tarım sektörünün verimliliğini belirler.

Türkiye’de bal sektöründe yılda ortalama 40-50 bin ton bal üretilmektedir, bunun mali karşılığı 150 milyon Dolar’a tekabül etmektedir. Balın oluşması için gerekli arıcılık sayesinde, arıların polenleri taşıması sonucunda tarım sektöründe de verimlilik artışı olmaktadır. Bal, dolayısıyla arıcılık sektörünün tüm tarım sektörüne katkısı 3 milyar doları geçmektedir. Bu da bal sektörünün gelişmesinin tüm tarım sektörüne, dolayısıyla ülke ekonomisine katkılarını ortaya koymaktadır.

 Balcılıkta temel sorun teknoloji yetersizliği olarak öne çıkmaktadır. Dağınık bölgelerde faaliyet gösteren arıcıların yeterli bilgi eksikliği ve bundan doğan verimsiz üretim sektörün gelişmesinin en büyük engelidir. Kovan başı verim, dünyada en az miktarlardan, 15 kilo civarında bulunmaktadır. Aynı rakam verimli ülkelerde bu 60 kg’a ulaşmaktadır.

Ülke ekonomisi için bu kadar önemli olan bal sektöründe 2001 yılından itibaren bazı aksamalar yaşanmaktadır. 2001 yılına kadar şekerli ürünler kategorisinde olan bal bu tarihte ayrı sektör haline getirilmiştir. Sektörün baskısı ile dernekleşme sürecinin başlamasının ardından, sektörün öneminin farkında olan firmalarla sadece 1,5 günde BALDER kurulmuştur. Derneğin kuruluş amacı, sektör hakkında yanlış bilgilendirmeleri engellemektir. Kamuoyunda yer alan yanlış bilgiler sonucu tüketicinin bal tüketiminden uzaklaşma eğilimine  girmesi BALDER’in bal konusundaki olumlu çalışmaları sonucu tüketicinin bal konusundaki güveni tekrar sağlamasıyla sonuçlanmıştır.

BALDER’in çalışmaları sonucu sahte balın alışveriş merkezlerinde, satış noktalarında satışı engellenerek, etiketsiz ve açık satılan balların satışı azaltılmıştır. Sektörün içinde hileli ve bilinçsiz bal üretiminin engellemesi çalışmaları yapılarak, iç denetim şart koşulmuştur. BALDER bünyesindeki şirketler herhangi bir marketten alınan numunelerin analiz edilmesi şartını kabul etmişlerdir. Bu sayede herhangi bir zamanda, herhangi bir ürün test edilerek, eksiklik görüldüğünde şirketin uyarılması, hileli üretim durumunda ise şirketin BALDER’den ihraç edilmesi mümkün hale getirilmiştir. Türkiye bal sektörünün büyük bir kısmını temsil eden BALDER’in bu hassasiyeti sonucunda sektörde hileli ve bilinçsiz bal üretim ve satışı engellenmiştir.

Bu alanda en temel sorunlar, açık bal tüketimi yapılan yerlerde ortaya çıkmaktadır. Turizm bölgelerindeki, her şey dahil sistemini kullanan tesislerde sahte bal tüketimi yüksek oranlara ulaşmaktadır. Bu konuda ise devletin denetimine gerek duyulmaktadır. Gerek tüketim alışkanlıkları, gerekse ülkenin tanıtımında turistik bölgelerdeki gıda denetimi hayatı bir önem taşımaktadır.

BALDER Yönetim Kurul Başkanı Özen Altıparmak BALDER’in amaçlarını şöyle ortaya koyuyor: “Bizim BALDER olarak toplam tüketimi artırmaya yönelik çalışmalar yapmamız lazım. Türkiye’deki tüketim miktarı olması gerekenden daha düşük. Bunu artırmanın yolu da balın farklı tüketim yollarını kamuoyuna iletmek. Tüketilen balların etiketlenmiþ olması gerekmektedir. Bu sayede sahte balın önüne geçilebilir. Balcılık sektörünü en çok yaralayan unsur, sahte balla yapılan haksız rekabettir.Doğanın mucizesi olarak tanımladığımız, ülkemizin milli zenginliklerinden balın, tüketiciye en sağlıklı þekilde ulaþmasını sağlamak, doğal olanı ve kaliteyi korumak, sahteciliğin önünü kesmek ve bunlara ek olarak, sektörümüzü temsilen referans ve proaktif bir dernek olmak, ekonomik ve politik geliþmeleri yakından takip ederek ülkemize ve üyelerimize destek olmak, BALDER olarak Türkiye bal sektörünü tüm dünyada temsil etmek hedeflerimizdir”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.