AramaArama
Gıda Hattı
banner
AramaArama

Bakanlıkların açıklamaları da Kazdağları tepkisini dindirmedi!

Bakanlıkların açıklamaları da Kazdağları tepkisini dindirmedi!
29 Temmuz 2019, 10:11

Kazdağları’na yapılmak istenilen altın madenine karşı sosyal medyadan yükselen tepkiler üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklama yaparken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sessizliğini koruyor. Açıklamalarda, maden sahasının Kazdağları’nda değil 40 kilometre uzaklıkta olduğu, kesilen ağaç sayısının da 195 bin değil, 13 bin olduğu kaydedildi. Ancak bu açıklamalar da tepkileri dindirmeye yetmedi.

Çanakkale Kirazlı Siyanürlü Altın Madeni’nin durdurulması için 100.000’e yakın imza toplayan TEMA Vakfı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan bölgede kesilen ağaç sayısının tespitini ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna aykırı davranan işletmenin durdurulmasını talep etmişti.

Arşiv

Türkiye'nin oksijen depolarından Kazdağları'na yapılmak istenilen altın madeni, tüm vatandaşların tepkisine neden oldu. Sosyal medyadan ‘Kazdağları hepimİzin' etiketiyle başlatılan ve birçok CHP'li belediye tarafından da desteklenen Kazdağları'nı koruma girişimi büyük ilgi gördü.

Çanakkale Belediyesi başta olmak üzere birçok gerçek ve tüzel kişi, bölgede nöbet tutmak isteyenlere yardım elini uzattı. Kazdağları'ndaki su havzası olan Atikhisar Barajı'na yakın bölgede siyanürlü altın arama faaliyeti girişimine karşı ‘su nöbeti' başlatıldı.

Ünlü isimlerden destek yağdı!

Kazdağları’na altın madeni girişimi, ünlü isimlerin tepkisini beraberinde getirdi. Athena grubu solisti Gökhan Özoğuz “Su Nöbeti” eylemiyle ilgili “Bu nasıl bir zihniyettir? Dünyanın en iyi 2. oksijen kalitesine sahip olan Kaz dağlarını nasıl bu hale getirirsiniz? İzni veren kim? Kimsiniz siz? Bu ülke kimsenin malı değildir! BU BİR KATLİAMDIR! Lanet olsun bu Cehalete, Yazıklar olsun bu Vicansızlığa. #KazdağlarıHepimizin” paylaşımı yaptı.

Komedyen Ata Demirer ise “Kazdağları maden arama yeri değil. Oksijen alma yeridir! Nimettir! Yaşam pınarıdır! İda‘dır, Sarıkız’dır, Olimpos‘dur! #KazdağlarıHepimizin” ifadelerini kullandı.

Artvin Belediyesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Edremit Belediyesi ve Şişli Belediyesi gibi CHP'li belediyeler yaşanan bu doğa katliamına sessiz kalmadı.

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Kazdağları açıklaması

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kazdağları’na ilişkin iddialar üzerine Twitter hesabından bir açıklama yaptı. Orman Genel Müdürlüğü, 195 bin ağaç kesildiği iddiasının yalan olduğunu ve alanda kesilen ağaç sayısının ise 13 bin 400 olduğunu açıkladı.

‘Kazdağları yok ediliyor’ iddiasının da gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, maden sahasının Kazdağlarına 40 kilometre uzaklıkta olduğu ifade edildi. ‘Ormanlar yok ediliyor’ iddialarının da doğru olmadığı belirtilirken, ‘Maden Sahaları Rehabilitasyon Eylem Planı’yla tüm sahanın yeniden ağaçlandırılarak eski haline kavuşturulacağı kaydedildi.

Maden şirketi 14 bin ağaç dikmiş!

Öte yandan, maden sahasında çalışmayı yürüten şirket, henüz ağaç kesimine başlamadan önce bölgede ağaçlandırma çalışması yaptığını, oluşturulan 2 hatıra ormanında 14 bin fidan dikildiğini ve yine bölgede arı otu ekimiyle yöre ekonomisine de destek verildiğini açıkladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açıklaması

Konuya ilişkin son açıklama, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan geldi.

Madencilik gibi katma değeri yüksek ve emek yoğun bir alanla ilgili yayılan yanlış bilgilerin, geçimini bu sektörden sağlayan 100 binden fazla insanın emeğini değersizleştirdiği savunulan açıklamada, Kirazlı Balaban’daki madencilik faaliyetinin Atikhisar Barajı'nın kısa ve orta mesafeli koruma alanlarının dışında yapıldığı bildirildi. Açıklamada, “İşletme aşamasında ortaya çıkacak su ihtiyacı öncelikle yüzey akışı sularından sağlanacaktır. Bu suların ihtiyacı karşılamaya yetmediği durumlarda ise proje sahibi tarafından inşa edilecek Altınzeybek Göleti’nden su temin edilecektir. Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni’nin su ihtiyacının Atikhisar Barajı’ndan karşılanacağı iddiası tamamen gerçek dışıdır.” denildi.

Açıklamada, halk arasında madenlerin aranması ve çıkarılması süreçlerinde siyanür kullanıldığına dair yanlış bir kanının olduğuna işaret edilerek, altın dahil madenlerin aranması ve çıkarılması süreçlerinde doğal ortamda siyanür ya da türevi bir madde kullanılmadığı, çıkarılan kayanın içindeki altının metal olarak ayrıştırılması aşamasında ise ulusal ve uluslararası kriterlere göre kapalı tesislerde üretim yapıldığı belirtildi.

“Ağaç dikilmesi şartı getirildi”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Çevresel Etki Değerlendirmesi İzni, Tarım ve Orman Bakanlığından Orman İzni ve yerel yönetimlerden Gayrisıhhi Müessese İzni almadan madencilik işletme faaliyetlerine izin verilmediği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Mevzuatta yapılan son değişiklikle madencilik faaliyeti için kesilen ağaç sayısı kadar farklı noktalara ağaç dikilmesi ve madencilik faaliyetinin sona ermesiyle aynı bölgenin yeniden ağaçlandırılarak eski haline getirilmesi şartı getirildi. Söz konusu maden faaliyetlerinde bulunan firma, mevzuat gereği 2 farklı noktada hatıra ormanı oluşturarak, 14 bin fidan dikimi gerçekleştirdi. İddialarda yer alan alanda kesilen ağaç sayısı ortaya atıldığı gibi 195 bin değil, 13 bin 400'dür. Ayrıca, tüm maden faaliyetleri Bakanlığımız ve ilgili kurumlar tarafından periyodik olarak denetleniyor. Bu kapsamda Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü faaliyetleri yerinde incelemek üzere bir ekibi sahaya göndermiştir.”

“Maden bölgesi Kazdağları’nda değil”

Açıklamada, Çanakkale’deki altın araması bölgesinin Kaz Dağları’nda olmadığı vurgulanarak, “Maden bölgesi Kaz Dağları’nda değil, Kaz Dağları’na yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Kirazlı Balaban Tepesi’ndedir. Orman izin sınırları dışında herhangi bir faaliyet söz konusu değildir. Ayrıca maden araması için ağaç kesimi tamamlanan alanlarda, madencilik faaliyetinden sonra sahanın rehabilitasyonunda kullanılmak üzere üst toprak sıyırma ve depolama işlemlerine başlandı.” ifadeleri kullanıldı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar verilerine göre, Türkiye'nin altın ithalatına geçen yıl 8,5 milyar dolar ödediği kaydedilen açıklamada, "Türkiye, dünyada üretilen 90 madenin 77’sini ticari olarak üretebilecek bir rezerve sahiptir. Buna rağmen Türkiye’de madencilik faaliyetleri toplam gayri safi yurt içi hasıladan sadece yüzde 1 civarında pay alırken, ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde bu oran yüzde 10’lara kadar yükselmektedir” bilgisine de yer verildi.

Yorumlar

Bir cevap yazın

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.