Gıda Hattı

Bakan Pakdemirli'den et ithalatı konusunda çok önemli açıklama!

30 Kasım 2018, 11:56
Paylaş
Bakan Pakdemirli'den et ithalatı konusunda çok önemli açıklama!

Son dönemde çok tartışılan et ithalatı konusunda önemli açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye'nin 6 ay,1 sene boyunca et ihtiyacının olmadığını söyledi. Tarımın savunma sanayinden daha önemli olduğunu belirten Pakdemirli, ziraat fakültesi öğrencilerine burs müjdesi de verdi.

Konya Tarım Zirvesi, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin katılımıyla yapıldı.

"Orman varlığını artıran nadir ülkelerden bir tanesiyiz"

Dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de karşısında küresel ısınmanın olduğunu vurgulayan Pakdemirli, “Türkiye’nin de karşısında yanlış gübreleme, erozyon gibi sebepler var. İyi haberler yok mu? Erozyon yani toprak kaybı 1970’lerde 500 milyon ton/yıl imiş. Geçen yıl itibariyle 154 milyona düşmüş. 2023 hedeflerimizde 130 milyon ton/yıl. Bu dünyada sayılı başarılardan bir tanesi... Orman varlığını artıran nadir ülkelerden bir tanesiyiz. Orman varlığını 1,5 milyar hektar artırmışız. Toplam arazilerimizin yüzde 30 orman olacak diye hedeflerimiz var. AK Parti iktidara geldiği zaman yüzde 22’siymiş bu" şeklinde konuştu.

"Tarım, herkesin ağzına sakız ettiği bir konu"

Çiftçilerin yüzde 80'inin toprağın özelliklerini bilmediğinin altını çizen Pakdemirli, şöyle devam etti:

"Bu da çok önemli. Toprağımızı bilirsek, kaynağımızı bilirsek ne üreteceğimizi biliriz. Çok zor ev ödeviyle karşı karşıyayız. Bu zor ev ödevini sadece devletin sadece STK’ların sadece çiftçilerin sadece üreticilerin yapması değil, topyekun bu işi bir ciddiyetle ele almamız gerekiyor.

Ne yazık ki tarım ‘Türkiye’de herkesin ağzına sakız ettiği’ ve herkesin de konuşmaktan imtina etmediği bir alan. Biz bugün nasıl değerli ordumuzla ilgili nasıl konuşmuyorsak, bunun önemini anlamışsak, tarımın da önemini bir şekilde anlamamız lazım. Tarım bana göre savunma sanayinden daha önemli. Çünkü füzeleriniz, uzay mekiğiniz, helikopteriniz, uçaklarınız olabilir ama buzdolabınız boşsa bunların hiçbir anlamı yok. O yüzden tarımın önemini hakikaten bilmemiz lazım. Türkiye’de de görüyorum birçok insan 'yazmadan katip okumadan alim' herkes bu konuda yorum yapmaktan çekinmiyor, imtina etmiyor. Mutlaka, mutlaka, mutlaka bu işin ciddiyetini ele alıp siyasetiyle, iktidarıyla, muhalefetiyle, STK’larıyla üreticileriyle topyekun bu zor ev ödevini yapmamız gerekiyor. Ev ödevini yüzde 50 tarımsal hasılaya artırmamız lazım. Nasıl artıracağız; savaşacağımız çölleşme var, erozyon var, iklim değişiklikleri var, verim kayıpları var bunların hepsiyle... Ancak ve ancak çok akıllıca doğru bir iş planıyla ama üreticiyle el ele aşabileceğimiz bir iş.”

"Türkiye tarımsal hasılada Avrupa'da birinci"

Avrupa’da tarımsal hasılada Türkiye'nin birinci olduğunu dile getiren Bekir Pakdemirli, "Bunun lami cimi yok. Bu uluslararası istatistiklerle ön plana çıkmış rakamlardır. Bunları dahi muhalefet zaman zaman 'yok şöylesin, böylesin' diyebiliyor. Rakamların üzerinde oynamayalım. Yani muhalefet eğer eleştirilebilecek bir şey istiyorsa, derslerine çalışmadılarsa biz onlara derslerine çalışacak şekilde konuşulacak konuları veririz ama rakamları çarpıtmamızın bir anlamı yok. Türkiye'de Avrupa’da hasılada 1’inci, dünyada 7’inci, dünyada da toprak kaynakları bakımından da 17’inci" dedi.

Küçük aile işletmelerinin kendileri için hala çok önemli olduğunu aktaran Pakdemirli, "Çünkü küçük aile işletmeleri sektörden çıkmıyor. O sene zarar etse bile sektörden çıkmıyor ve ısrarı var. Bizim küçük aile işletmelerini pamuklar içerisinde tutmamız lazım. Mümkün mertebe bundan sonrada her zaman küçük aile işletmelerinin yanında olacağız" diye konuştu.

2019’da tarıma 16 milyar TL destek 

Bakan Pakdemirli konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye geçen yıl itibariyle 15, 2019 itibariyle de 16 milyar lira civarında bir destek verecek. Bu desteklerde 2002’ye göre 8 misli artmış. Bunun karşılığında ne elde etmişiz? Üretimimiz 8 misli artmadı ama 8 misli artan destekle bitkisel üretimimiz 98 milyon tondan 115 milyon tona çıkmayı başardı. Büyükbaşımız 10 milyon 9.9’dan 16 milyona çıkmış. Yüzde 60 büyükbaş artmış. Küçükbaşımız da 32 milyondan 44 milyona çıkmış. Yani burada göreceli bir başarı var. Daha iyi olabilir miydi buna bakmak lazım. Ama destekler geriden geldiği için sizin ekim kararınızı etkilemiyor. Aslında biz destekleri de verirken şu ekilsin, bu ekilsin veya bu ürüne daha fazla pay verelim maksadıyla bu işi yapıyoruz. Ana maksadımız da şudur; ithalata olan ürünlerde desteklerimizi biraz daha artıralım, ihracata olan ürünlerde de pek destek vermeyelim ve tabii ki havzalara göre de bu destekler ürün desenlerine göre de değişiyor. Ama Türkiye’nin genel anlamda 16 yıllık performansı kötü bir performans değil.”

"Türkiye’nin 6 ay, 1 sene et ithalatı ihtiyacı yok gibi gözüküyor"

Et konusunun çok konuşulduğunu ifade eden Bakan, “Bugün itibariyle bir hesap yaptık, 6 ay 1 sene daha Türkiye’nin ithalata ihtiyacı yok gibi gözüküyor. Ette zaman zaman senelik vatandaş 6 kilo et yiyorken, şimdi 15 kilo et yemeye başlamış. Ama balığı 2002’de 6 kilo yiyormuşuz, şimdi 5 kilo yiyoruz. Balıkta da 1 milyar dolar ihracatımız var. 2023 hedeflerimiz şimdiden tutmuştur. 2023 için yeni bir hedef koyduk, 2 milyar dolar ihracat yapacağız diye. Ama biraz da biz de tüketelim hep yabancı faydalanmasın bunlardan. Tavuk sektörü de fena gitmiyor, 400 milyon dolar civarında bir ihracatı var. Etçiler de yakın zamanda bana geldiler 'et fazlamız var bunu ihraç edelim." Ben de dedim ki eti şimdi ihraç edersek iki ay sona yine ithalat diye bana geleceksiniz. Şimdi biraz sabredelim dedim" şeklinde konuştu.

Genç Çiftçi Zirvesi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, daha sonra 81 İlden Gençlerle Genç Çiftçi Zirvesi Programına katıldı.

Dünyanın gittiği yer itibariyle Türkiye’nin kendine göre bir konum alması ve bu konum içerisinde tarımın ve gıdanın ön plana çıkartılması gerektiğini vurgulayan Pakdemirli, Türkiye'de de tarım arazilerinin git gide azaldığına dikkat çekerek, "Ama bununla ilgili ciddi ciddi tedbirler aldık. Büyük ovalar ilan ettik ve buralardaki tarım arazileriyle ilgili kayıplarımız çok ciddi miktarda azalmış durumda. Sizlerin benim yaşlarıma geldiğiniz zamanlardaki Türkiye, 100 milyona yakın bir nüfus, yüzde 86 kentleşme küresel ısınmayla karşı karşıya kaldığımız bir ülke olacak. Ama iyi haberlerde var. Özellikle son 15 yılda erozyonla mücadelede dünya lideriyiz. 1970’lerde 500 milyon ton olan toprak kaybımız şimdi 150 milyon tonlarda. 2023’te de 130 milyon tonlara düşecek" dedi.

"Türkiye orman varlığını artıran nadir ülkelerden bir tanesi"

Türkiye'nin orman varlığını artıran nadir ülkelerden bir tanesi olduğunu ifade eden Pakdemirli, "Diyeceksiniz ki orman ne alaka? Ağaç olmayınca yağış olmuyor. Yağış olmayınca su olmuyor. Su olmayınca tarım olmuyor. Tarım olmayınca gıda olmaz. O yüzden orman varlığımızı artırmamız lazım. Tüm dünya orman varlığındaki kaybına rağmen Türkiye burada orman varlığını artıran nadir ülkelerden bir tanesi. 7 milyar fidan hedefimiz var 2023’te. Şuan 4,5 milyardayız. 7 milyar fidan diktiğimiz zaman dünyada yaşayan her insana bir fidan dikmiş olacağız" diye konuştu.

Ziraat fakültesi öğrencilerine burs müjdesi!

Gençlerin ilkokul yıllarında mutlaka toprakla haşır neşir olması gerektiğini belirten Pakdemirli, ziraat mühendisliği öğrencilerine burs müjdesi de verdi. Pakdemirli, şunları söyledi:

"Bakanlığa geldiğim ilk günlerde bir baktım, gençlerimiz niye bu işlere çok meraklı değil? Çünkü toprağa dokundurmayı bilmiyoruz. Bizim ilkokullarda gençlerimizi toprağa dokundurmamız lazım. Hemen YÖK'e gittik, dedik ki, Ziraat Mühendisliği, Veteriner Hekimlik nasıl? Su Ürünlerini, Orman Mühendisliğini nasıl daha değerli hale getirebiliriz? Nasıl 15-20 bin de, ilk 10 bin de girilen üniversitelerden biri haline getirebiliriz? 1960’larda tıbbiyeyi bırakıp da ziraat mühendisliğini okuyanlarımız varmış, nasıl bu işi daha değerli hale getiririz? Eğer gıda güvenliğimizi, gıda arz güvenliğimizi korumak istiyorsak mutlaka bu işlere dikkat ediyor olmamız lazım.

Bakanlık olarak özellikle ziraat fakültesini seçecek arkadaşlarımıza, kardeşlerimize ve özellikle üniversitenin ilk 15 bininde olan, 20 bininde olan arkadaşlarımıza bir burs programı üzerinde çalışmaya başladık, yakın zamanda açıklayacağız.”

"İthal tohumu aldığınızda hastalığı da size satıyorlar"

Yerli tohuma önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Pakdemirli, "Çünkü ithal tohumu aldığınız zaman yanında hastalığı da bir şekilde size satıyorlar. Ayrıca ithal tohumu aldığınız zaman da şu veya bu şekilde katma değer yurt dışında kalıyor. İthal tohum yerine biz mutlaka yerli tohumda olmamız lazım. Burada başarımız fena değil. 2002’de 150 bin ton üretimimiz olan tohum bugün 1 milyon 50 bin tona gelmiş. Yani Türkiye genel itibariyle baktığımız zaman enseyi karartacak bir durum yok ama bugünün başarısı, yarının garantisini getirmiyor. Yarınların başarısını sizlerle elde edeceğiz. Türkiye Avrupa’da tarımsal hasılada bir numaradır, dünyada 7 numaradır. Türkiye’de toprak kaynakları açısından da 17 numaradır. Demek ki Türkiye toprak kaynaklarını iyi değerlendiriyor. Ülkemizin farklı coğrafyalarımızdan ilgili ve yetenekli gençlerimizi tarımsal ve kırsal alandaki üretime mutlaka dahil etmemiz lazım" dedi.

İHA

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.