AramaArama
Gıda Hattı

Ayçiçeği yağı için ciddi uyarı: “Sorunlar çözülmezse lüks tüketim maddesi olacak”

9 Eylül 2021, 00:24
Paylaş
Ayçiçeği yağı için ciddi uyarı: “Sorunlar çözülmezse lüks tüketim maddesi olacak”

Ayçiçeği üretiminin ihtiyacı karşılamaya yetmediğini bildiren TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ayçiçeği tarımının sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Ayçiçeği üzerine çalışan kamu, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşları işbirliği içinde sorunlara eğilmezlerse, toplumun temel gıda ihtiyaçlarından biri olan ayçiçeği yağı lüks tüketim maddesi olarak raflarda yerini alacaktır” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ayçiçeği, incir ve girdi fiyatları konularında açıklama yaptı.

“Ayçiçeği yağı lüks tüketim maddesi olacak”

Ülkemizin ayçiçeği ekim alanı ve üretim miktarı olarak 75 ülke arasında ilk 10 ülkeden biri olduğuna dikkati çekerek “Ayçiçeği üretimimiz Türkiye bitkisel yağ sanayinin hammadde ihtiyacını karşılayamamaktadır. Ülkemiz ayçiçeği ithalatında 165 ülke arasında en fazla ithalat yapan ülkeler arasında yer almaktadır. Tüketimdeki artış nedeniyle ithalata bağımlılık devam etmektedir” dedi.

“Ayçiçeği tarımının sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir” vurgusu yapan Bayraktar, “Ayçiçeği üzerine çalışan kamu, özel sektör, üniversiteler ve meslek kuruluşları ön yargısız, ön şartsız işbirliği içinde sorunlara eğilmezlerse toplumun temel gıda ihtiyaçlarından biri olan ayçiçeği yağı lüks tüketim maddesi olarak raflarda yerini alacaktır” diye konuştu.

“Üreticiler emeğinin karşılığını alacak fiyat bekliyor”

Açıklanacak alım fiyatıyla ayçiçeği üreticisinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini belirten Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:

“Hasadın devam ettiği bu günlerde Çukobirlik ayçiçeği alım fiyatını kilo başına 5,1 TL açıklarken, Konya Şeker yüzde 44 yağ oranı için ayçiçeği alım fiyatını kilo başına 5,368 TL olarak açıklamıştır.

Ayçiçeği maliyetinin arttığı bu yıl kurumlardan bu fiyatlarını güncellemesini, Trakya Birlik’in de yağ oranlarına göre ayçiçeği alım fiyatını çiftçinin beklentisi olan kilo başına 6 TL olarak açıklamasını bekliyoruz.

Açıklanacak olan 2021 yılı fiyatlarında ayçiçeği buğday paritesi 2’nin altına düşürülmemeli, ithalat fiyatları, artan girdi maliyetleri, enflasyon oranı ve üretici kâr marjı dikkate alınmalıdır.

“Destekleme politikaları güçlendirilmeli”

Ülkemizin bitkisel yağ tüketimine göre üretim politikaları geliştirilmelidir.

İthalata harcanan milyarlarca liranın çok daha az bir bölümü, akılcı politikalara dayanan dişe dokunur desteklerle ayçiçeği üreticilerimize aktarılırsa kısa vadede kendimize yeter hale geleceğimize inanıyoruz.

Ayçiçeği prim desteği artarak devam etmelidir.”

İncir üreticisi fiyatın açıklanmasını bekliyor

İncir üreticisinin de müdahale alım fiyatının açıklanmasını beklediğini bildiren TZOB Başkanı, şunları söyledi:

“TMO’nun incir fiyatlarının düşmesi halinde piyasalara müdahale etmesi, incir üreticileri için önemli bir güvencedir. Kuru incir üreticilerinin üretimine devam edebilmesi için makul alım fiyatı açıklanması, yeterli gelir elde etmek için önem arz etmektedir. Kuru incirde 2019 yılında olduğu gibi TMO müdahale alım fiyatı açıklamalı ve fiyatların düşmesi halinde piyasaya girmelidir. Yüksek girdi maliyetleri göz önünde alınarak, üreticilerimizin yeterli gelir elde edeceği bir fiyat açıklanmalıdır.”

Kuru incir ihracatında ilk yükleme tarihinin geç açıklandığını bildiren Bayraktar, “Bu durum ihracata hazır olan ürünün muhafazasını zorlaştırmakta ve pazar kaybına sebep olmaktadır. İlk yükleme tarihi uygulaması tamamen kaldırılmalı ve ihracata hazır olan ürün bekletilmeden ihracatı yapılabilmelidir” dedi.

“Üreticiler girdi fiyatlarına yetişemiyor”

TZOB Başkanı Bayraktar artan girdi fiyatları konusunda da şu değerlendirmeleri yaptı:

 “Bir yandan kuraklık hüküm sürerken ve pandemi tarımı etkilerken, rekor seviyede artışları gören girdi fiyatlarına üreticimiz yetişemiyor. Girdi kullanımında düşüşe sebep olacak bu durum, tarımsal üretimde azalmayı beraberinde getirerek ülkemiz gıda güvencesini olumsuz etkileyeceği gibi gıda enflasyonunun artmasına da neden olacaktır.

Son bir yılda, üretici maliyetlerinde önemli ağırlığı olan üre gübresi yüzde 130, DAP gübresi yüzde 155, bazı tarımsal ilaçlar yüzde 60, besi yemi yüzde 55, süt yemi yüzde 57, sertifikalı hububat tohumluğu fiyatları yüzde 63, elektrik fiyatları ise yüzde 56 artmıştır.

Üreticilerin üretimden vazgeçmemeleri için tarımsal girdi fiyatlarını düşürecek tedbirlerin süratle alınması, devletimizin yapması gereken en önemli görevlerden biri haline geldi.

Gübrede verilen destekleri artırarak mazotta olduğu gibi gübre fiyatının da yüzde 50’si destek olarak verilmeli, destek verilmeyen yem ve bitki koruma ürünlerine destek getirilmeli, tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi ve fonlar kaldırılmalı fiyatta düşüş sağlanmalıdır.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.