Gıda Hattı

Atık Bitkisel Yağlara Dikkat

13 Ocak 2008, 22:54
Paylaş

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişçi, Türkiye'de gıda güvenliği kadar enerji güvenliği konusunun da konuşulması gerektiğini söyledi.İstanbul Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği (Albiyobir) tarafından düzenlenen ''Atık Bitkisel Yağların İnsan Sağlığı ve Çevreye Etkileri, Biyodizelin Önemi'' konulu sempozyum, WOW Otel'de yapıldı. Sempozyumun açılışında konuşan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişçi, ''Ülke olarak nüfusu besleyecek temel besin maddeleri ve küresel dünyada rekabet edebileceğimiz ürünleri yetiştirmek zorundayız. Eğer biz Türkiye'de gıda güvenliğini ne kadar konuşuyorsak enerji güvenliğini de o kadar konuşmamız lazım'' dedi. İran'ın, Türkiye'ye doğalgaz akışını kesmesinin aslında ülke olarak enerji güvenliği noktasında ne kadar sıkıntıda olunduğu da ortaya koyduğunu ifade eden Kirişçi, enerji dengesinin çok iyi gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Dünyanın hızla kentleşmeye doğru gittiğini ve dünyada kentleşme oranının yüzde 61 olduğunu belirten Kirişçi, kent kültürünün bir sonucu olarak hazır gıda ve ayak üstü tüketilen gıdalara eğilimin arttığını kaydetti.

Dünyada doğudan batıya doğru karbonhidrat ağırlıklı beslenmeden protein ağırlıklı beslenmeye doğru bir geçişin söz konusu olduğunu ifade eden Kirişçi, aynı zamanda bitkisel yağ tüketiminde de artışın görüldüğünü söyledi. Türkiye'de bitkisel yağ tüketen yerlerin denetimi konusunda ciddi gayretlerin olduğunu kaydeden Kirişçi, 350 bin ton atık bitkisel yağın ancak yüzde birinin toplanıyor olmasının bile bu konuda bir bilinç yaratılması bakımından olumlu bulduğunu belirtti. Kirişçi, dizelleşme oranı yüzde 67 olan Türkiye'de, atık yağlardan biyodizel üretiminin önemli olduğunu söyledi.

Toplatılan yağ miktarı 2 500 ton

İstanbul Çevre ve Orman İl Müdürü Mehmet Emin Birpınar da Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği'nin tam olarak uygulanmasının ülkeye büyük yararlar sağlayacağını söyledi. Çevre ve Orman Müdürlüğü sınırları dahilinde atık yağ üreten otel, lokanta, yemek fabrikaları ve sanayi mutfakları gibi yerlerin denetlenmesi konusunda bakanlığın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve 9 ilçe belediyesine yetki devri yaptığını kaydeden Birpınar, bu yıl başından itibaren belediyelerin kullanılmış kızartmalık yağların evlerden toplanması için gerekli sistemi kurmakla yükümlü olduklarını ifade etti.

Atık yağların güvenli bir şekilde toplanmadığı takdirde çevre ve insan sağlığını tehdit ettiğini vurgulayan Birpınar, ''Türkiye'de, 1 milyon 650 bin ton bitkisel yağ tüketilmektedir. Bu da 350 bin ton bitkisel atık yağ olarak karşımıza çıkıyor'' dedi. Bir litre atık yağın, 1 milyon metrekare alt düzey alanında suyu kirlettiğine dikkat çeken Birpınar, 2007 rakamlarına göre bakanlık olarak topladıkları atık yağ miktarının ise 2 bin 500 ton olduğunu kaydetti. Bunun atık yağların yüzde birini bile ifade etmediğini belirten Birpınar, bu açıdan bitkisel yağların ve diğer atıkların düzenli bir şekilde toplanması ve bertaraf edilmesinin son derece önemli olduğunu söyledi.

750 milyon dolarlık getiri

Bitkisel atık yağların toplanmasının ekonomiye de büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Birpınar, 350 bin ton bitkisel atık yağın, biyodizel olarak üretildiğinde ülkeye 750 milyon dolarlık bir getirisi olacağını ifade etti. Bitkisel Yağ Üreticileri Derneği Başkan Vekili Ümit Ersoy da Türkiye'nin bitkisel yağ üretimindeki potansiyelini yeterince kullanamadığını söyledi. Türkiye'nin 750 bin ton yağ üretimine karşılık 495 bin ton da ithalat yapmak zorunda olduğunu kaydeden Ersoy, evlerde margarin kullanımının giderek bitkisel yağ kullanımına doğru kaydığını ifade etti. Ersoy, Türk halkının bitkisel yağda birinci tercihinin ayçiçek yağı olduğunu ve sağlık nedenlerinden dolayı da mısır özü yağını tercih ettiğini söyledi.Ankara Üniversitesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Muammer Kayahan da insanın ihtiyacı olan enerjinin yüzde 20-30'unu yağlardan aldığını belirterek, günlük yağ tüketiminin zeytinyağı, tohum yağları ve margarinler olarak dengeli bir şekilde alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye'de damak tadının sağlıktan önce gelmesi nedeniyle mutfakta bazı yanlış uygulamalar yapıldığını ifade eden Kayahan, ''Sağlığımızı tehdit eden unsurların başında gıdalar gelmektedir. Her zaman can boğazdan gelmiyor, boğazdan gidiyor'' şeklinde konuştu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Artık ise bakanlık olarak Türkiye'de gıda güvenliğine dünyadaki tüm ülkelerden daha fazla önem verdiklerini söyledi.

Artık, geçen yıl 66 bin 158 toplu tüketim yerinde denetim yaptıklarını ve bunlardan 296 tanesine idari para cezası verildiğini, 92 tanesi hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti. Ayrıca 943 otel denetiminde de 25 otele idari para cezası verildiğini, 2'si hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu kaydeden Artık, 2 bin 638 yemek fabrikasında yapılan denetimde de 179'una idari para cezası uygulandığını, 42'si hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi. İTÜ Öğretim üyesi Prof. Dr. Selma Türkay da dünyada 60 milyon ton bitkisel ve hayvansal yağ tüketildiğini söyledi. Kızartma işleminden sonra yağda bozulma faktörleri oluştuğuna dikkat çeken Türkay, bir yağ ile en fazla 2-3 kızartma yapılması gerektiğini kaydetti. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Bülent Keskinler ise bozulmuş yağların atmosferi kirlettiğini ve insan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Bu nedenle atık yağların güvenli bir şekilde toplanıp bertaraf edilmesi gerektiğini kaydeden Keskinler, bitkisel atık yağların en iyi kullanımının biyodizel olduğunu belirtti. Keskinler, ayrıca, atık yağların lavabolara dökülmesi sonucu kanalizasyon sisteminin tıkanmasına yol açtığını da sözlerine ekledi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.