AramaArama
Gıda Hattı

Araştırmacılar nörodejeneratif hastalıkları teşhis etmek için yeni bir metot geliştirdiler

23 Ağustos 2021, 12:48
Paylaş
Araştırmacılar nörodejeneratif hastalıkları teşhis etmek için yeni bir metot geliştirdiler

Hücrelerdeki bazı proteinler, sudaki yağ damlaları gibi küçük damlacıklara ayrılabilir. Bu süreçteki hatalar, yaşlıların beyinlerindeki nörodejeneratif hastalıkların temelini de oluşturabilmektedir. Şimdi araştırmacılar, bu hastalıklarda yer alan protein damlacıklarını teşhis etmek için yeni bir yöntem geliştirmişlerdir.

Bilim insanları protein damlacıklarının yüzey gerilimini, viskozitesini ve kalınlığını ölçen yeni yöntem üzerinde çalışmaktadır. Bu yöntemin hastalık mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasına ve ilaç tedavilerinin geliştirilmesine yol açması beklenmektedir.

Araştırmacılar, yağın sudaki damlacıklarının oluşumuna benzer şekilde, proteinlerin ve hücrelerin içindeki RNA'nın sıvı-sıvı faz ayrımı yoluyla ortaya çıkan sıvı damlacıklarını incelemişlerdir.

Bu protein damlacıklarının morfolojik özellikleri önemlidir. Çünkü amyotrofik lateral skleroz (ALS), Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarda çok önemli roller oynamaktadırlar. Temel mekanizma, belirli proteinlerin sıvı damlacıklarının, bu hastalıkların ayırt edici özelliği olan tıkanıklıklara  dönüşmesidir.

Şaşırtıcı bir şekilde, bu protein damlacıklarının morfolojik özelliklerini ölçmek için spesifik yöntemler mevcut değildir. Çünkü bunlar esas olarak çok küçüktürler. Araştırmacılar, bir sıvının pipetten nasıl içildiğinden ilham alarak basit bir yöntem geliştirmişlerdir.

Ağızdaki emme basıncı ve içeceğin pipette akma hızı sıvı içeceğin özelliği hakkında fikir verebilmektedir. Benzer şekilde, bir damlacığın mikropipet adı verilen küçük bir cam tüpün ucuna nasıl girip çıktığına bakılarak protein damlacıklarının morfolojik özellikleri ölçülebilmektedir.

Biyomoleküler kondensatları doğru ölçmek ve mikropipet tekniğini uygulayabilmek için protein damlacıkları ile yaygın sıvılar arasındaki farkı iyi bilmek gerekmektedir. Çünkü protein damlacıklarının yüzey gerilimi binlerce kat daha düşüktür, viskoziteleri ise bir hayli yüksektir.

Sonuç olarak artık protein damlacıklarının morfolojik özelliklerinin nörodejenerasyon sırasında nasıl değiştiği nicel bir şekilde incelenebilmektedir. Bu tekniğin yaygın olarak uygulanacağını ve mevcut yaklaşımlarla ilgili çeşitli sınırlamaları çözeceği tahmin edilmektedir. Üstelik bu mekanizmaların çözülmesinin yanı sıra terapötik ilerlemeleri kolaylaştırmak için yeni gelişmelerin yaşanması beklenmektedir.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.