Gıda Hattı

Akademik bir çalışmadan kadınların yazdığı bir başarı hikâyesine: Döngü Kooperatifi

16 Aralık 2019, 09:33
Paylaş

Ege Üniversitesi’nde genç bir akademisyenin Ar-Ge çalışmasında kullanacağı keten lifini bulamaması ile başlar Döngü Kooperatifi’nin yolculuğu… Hepsi farklı mesleklerde başarılı bir iş kadını olan kooperatif üyeleri, 70’li yıllarda üretimi tamamen terk edilen keten bitkisinin tohumlarını toprakla buluşturarak yola koyulurlar. Sonuç; bugün keten tohumu, keten yağı, keten lifi gibi ürünleri satışa hazır hale getirerek, keten gibi değerli bir üründe geriye gidişin tersine çevrilmesi, yani bir başarı hikâyesidir.  

Döngü Tarımda Kadim Bilgiler Yeni Fikirler Bilimsel Araştırma Geliştirme Kooperatifi, kısa adıyla Döngü Kooperatifi; hepsi farklı mesleklerden kadınların bir araya gelerek, tarım gibi zor bir alanda nasıl bir başarıya imza attıklarının en güzel örneklerinden biri…

Gıdahattı olarak, 10 kurucu üye ile yola çıkan derneğin gönüllülerle birlikte başarı hikâyesini, Döngü Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Derece ile Kooperatifin Kurucu üyelerinden Avukat Tülay Aktan ile konuştuk.

Genç bir akademisyenin arayışı ile başlayan yolculuğun öyküsü!

Döngü Kooperatifi, hangi fikirle yola çıktı? Kuruluş amacı nedir?

İzmir’in köklü kurumlarından Ege Üniversitesi’nde kompozit üzerine çalışma yapan genç bir akademisyen ile mentorunun ham madde arayışı ile başladı bu hikaye. Genç akademisyen keten liflerinden sanayide kullanmak üzere kompozit üretimi için Ar-Ge çalışmaları yapıyordu. Projesini geliştirmek için, mentorluğunu yapan tecrübeli Endüstri Mühendisi hocasının desteği ile ham madde arayışına girdi. Araştırdılar, soruşturdular ve koca Türkiye’de üzerinde çalışma yapılacak keten lifini bulamadılar.

Düşünün, ülkemizde bir zamanlar başta Karadeniz olmak üzere pek çok bölgede dikimi yapılan keten bitkisinin üretimi, 70’li yıllardan sonra tamamen durmuştu. İnanamadılar, ama gerçekten hiçbir yerde keten ekilmiyordu. İthal etmek gerekiyordu ve araştırma çalışmaları için bu çok maliyetliydi.

Doğal tarım üretimiyle de yakından ilgilenen mentor, işte o noktada kararını verdi. Anadolu’da yeniden keten üretimini başlatabilirlerdi. Ama nasıl? Nerede dikim yapılabilirdi, köylülerle nasıl anlaşabilirlerdi, ürün nasıl toplanır, nasıl işlenebilirdi? Mentor ve öğrencisi  kafa kafaya verip araştırmaya başlayınca, kooperatifleşme düşüncesi doğdu.

Tarımsal üretimin güçlendirilmesi, köylünün topraklarını işlemeye devam etmesi için çözümler ve modeller oluşturmayı hedefleyen bir bilimsel araştırma-geliştirme kooperatifi kurmak için kolları sıvadılar. Ve kendileri gibi düşünen kadınlarla bir araya gelerek, ortaklarının bilgi birikimleri, mesleki deneyimlerinden yararlanarak, üretici, tüketici, üniversite, sanayi ve kamu ile işbirliği yapacak bir kooperatif kurdular.

Hukukçu da var, iletişimci de…

-Bir kadın kooperatifi olarak Döngü Kooperatifi’nin hangi mesleklerden üyeleri var? Üyelik için kriterleriniz neler?

Döngü Kooperatifi’nin kurucu üyeleri, mühendis, hukukçu, finansçı, akademisyen, iletişimci, öğretmen, ekonomist gibi farklı meslek gruplarında deneyimi olan kadınlardan oluşuyor. Üye olmak için her şeyden önce üniversite lisans mezunu ve kadın olmak gerekiyor. Ayrıca, kooperatifçiliğe ve kooperatif üretimine sıcak bakan, ülke tarımının geliştirilmesi ve kırsalda ekonomi yaratılması konularına ilgi duyan, ekip çalışmasına yatkın kadınlarla çalışmayı tercih ediyoruz. Kooperatif yapımızda ihtiyaç duyduğumuz profesyonel donanıma sahip olması da önemli bir kriter bizim için.

Sloganları “Tarımda Kadim Bilgiler, Yeni Fikirler”

-Neden tarım? Tarımı kooperatifin odağına koyma gerekçeniz neydi?     

Tarımı çok önemsiyoruz. Köylerde üreticinin geleneksel tarım ürünlerinden yeterli geliri elde etmesine katkı sağlayarak, topraklarını ekip biçmeye devam etmesini, kadının kırsaldaki rolünün güçlendirilerek cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını amaçlıyoruz.

Aile içinde küçük üretim yapan köylerdeki en büyük sorun, iş olanaklarının gitgide daralması. Tohum, yakıt, gübre gibi tarım için gerekli girdilerin maliyetinin artması, köylüyü zorluyor. Ürünlerine pazar bulamıyor veya çok ucuza satıyor. Masraflarını bile karşılayamıyor. Teknolojiden yararlanamıyor, tarım işçisine ücret ödeyecek gücü yok. Bunun sonucunda da, tarımdan hızla uzaklaşıyor. Gençler ise ekmek parası peşinde büyük kentlere göç ediyor.

Biz kooperatifi kurduktan sonra, Batı Karadeniz’deki iki ayrı bölgede keten üretimi başlattık. Tohum atılması, ürün kontrolü, hasat çalışmaları için kooperatif üyeleri olarak defalarca bölgeye gittik. Üreticilerle görüştük, kadınlarla sohbet ettik. Köylünün aslında toprağından kopmak istemediğini bir kez daha anladık. Özellikle kadınlar çalışkandı, ekip biçmek, kazanç elde etmek istiyorlardı. Nesillerden nesillere aktarılan, tarımdaki kadim bilgileri vardı.  Ürünlerini geliştirip, pazarlayıp, satmalarına destek verecek kooperatifleşme, en büyük eksikleriydi. İşte orada, ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bir kez daha gözlemledik. İşte bu yüzden, kooperatifimizin adına “Tarımda Kadim Bilgiler, Yeni Fikirler” sloganını ekledik.

“Sadece bir ‘Tarım Kooperatifi’ değiliz”

-Farklı mesleklerden kadınlar olarak bir araya geldiğiniz kooperatif ile nasıl bir fark ortaya koymak istiyorsunuz?

Biz, tarımdaki klasik kooperatifleşmenin bir adım ötesine geçmek istedik. Bu yüzden, tarımsal ürünü bilim ve sanayi desteği ile dönüştürüp, artı değer sağlayacak bir Ar-Ge kooperatifi oluşturduk.

Döngü Bilimsel Araştırma Geliştirme Kooperatifimiz ile, bir yandan üniversite, bir yandan tarım enstitüleri ve bir yandan da startup çalışmaları yapan genç girişimcilerle işbirliği içerisinde Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Ketenin lifinden, odunsu bitkisinden, tohumundan her şeyinden farklı ürünler geliştirip, sanayide de kullanımının yolunu açmaya çalışıyoruz.  İlerde, ketenin yanı sıra başka artı değer yaratabileceğimiz tarım ürünlerini de portföyümüze almak istiyoruz.

Bizim kooperatif olarak asıl hedefimiz; üretici, üniversite, kamu ve özel sektör arasında bir arayüz olmak. Böylesi kapsamlı bir çalışmaya giren ilk tarım kooperatifi Döngü’dür, diyebiliriz.

Döngü Kooperatifi Kurucu Üyeleri Ayçe Bükülmeyen, Elmas Kuruoğlu, Güliz Kıymaz, Tülay Aktan ve Zeynep Derece, İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ile birlikte…

Ürünlerini kendi markalarıyla pazarlayacaklar!

-Kooperatif faaliyetlerinde öne çıkan başlıkları sıralar mısınız?

Kooperatif olarak hedeflerimizi şöyle vurgulayabiliriz:

Lif bitkileri konusunda uzmanlaşmak.

Tescilli tohum sahibi olmak.

Araştırma-Geliştirme projeleri üreterek, üniversite, sanayi, kamu kurumları ile işbirliği yapmak.

Uluslararası alanda çeşitli kurum, kuruluş, kooperatif ve üniversitelerle bağlantı kurmak.

Çevreyi korumak, sürdürülebilir projeler üretmek.

Kendi markamız ile piyasada yer edinmek.

Aracısız satış kanalları oluşturmak.

Üretici ve ortaklarımız için adil ve kazandıran bir model ortaya çıkarmak.

Kadının tarım bilgisini görünür ve değerli kılacak, eğitime dayalı bir örgütlenme geliştirmek.

“Yanlışlarımızı da deneyimleyerek gördük”

-Önümüzdeki dönemde tarımla ilişkili faaliyetlerinizi genişletmeyi planladığınız alanlar var mı?

Geçtiğimiz yıl Batı Karadeniz bölgesinde başlattığımız, bu yaz başında hasadını gerçekleştirdiğimiz üretimle, keten tarımının her aşamasını bizzat deneyimledik. Tohumdan başlayan bir mucizeye tanık olduk. Bir bölümünü kendi elimizle diktiğimiz tohumlar, önce filiz verdi, sonra büyüyüp masmavi çiçeklerle donandı.  Ardından metreyi aşan kocaman bitkilere dönüştü, tohumlandı, olgunlaştı. Hasat zamanı geldiğinde, kimini elle, kimini tarım makinaları ile toplattık. Kuruttuk, bağlattık. Odunsu bitki, lif ve tohumlarını ayırttık. Şimdi büyük emeklerle ortaya çıkan bu değerli ürünümüzü işleme aşamasındayız.

Bazı noktalarda yanlış kararlar aldığımızı daha sonra fark ettik. Ama bu sayede çok şey deneyimleyip öğrendik. Aylar süren çabaların sonunda, her aşamasını kontrol ettiğimiz, tüm üretim süreçlerinin içinde yer aldığımız yüzde 100 doğal balyalar dolusu keten ürünü elde ettik.

Döngü Kooperatifi ürünleri yakında satışa sunulacak

Şu sıralar bu doğal keten bitkisini işleyerek, keten tohumu, soğuk sıkım keten yağı, öğütülmüş keten tohumu, keten lifi haline dönüştürme çalışmalarını sürdürüyoruz. Logomuz hazır, isim haklarımız alındı, doğal ambalajlarımız hazırlandı. Çok yakında paketlenecek ürünlerimizi pazarlayıp satmaya başlayacağız.

Öte yandan, elde ettiğimiz liflerin sanayideki kullanımı üzerine çalışma yapan genç girişimcilerle işbirliğimiz sürüyor. Ayrıca, keten lifimizin tekstildeki kullanım olanaklarını geliştirmek için araştırmalar yapıyoruz.

Önümüzdeki aylarda hedeflediğimiz yeni keten bitkisi üretimine yönelik olarak ise, tarım alanında öncü faaliyetleri olan Tire Belediyesi ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile görüşmelerimiz sürüyor. Bu kurumlarla işbirliği halinde belirlenecek deneme alanlarında, sistematik bir üretim süreci oluşturmayı hedefliyoruz. Böylece, satın alma garantili üretim için sağlam bir alt yapı geliştirebileceğiz.

-Kısa, orta ve uzun vadede hedefleriniz neler?

Kısa ve orta vadede önceliğimiz, keten bitkisinin bu topraklara ait endemik bir bitki olduğunun fark edilmesi, yeniden geleneksel olarak var olan kadim bilginin modern teknoloji ile birleşerek hatırlanması. Keten bitkisinin sayısız kullanım alanlarının fark edilmesi... Bu konuda üniversitelerle işbirliği içinde Ar-Ge projeleri yapılması ve pazar yaratılması... Tüm bunların sonucunda köylünün daha toprağa tohumu atarken ne kadar kazanacağını bilebildiği bir sistem oluşturulması.

Uzun vadede ise bu modelin, katma değer oluşturabilecek başka yenilikçi bitkiler için de uygulanması...

-Genel olarak tarım ve gıda üretimine ilişkin düşüncelerinizi de bizimle paylaşır mısınız?

Aslında ülkemizin geleneklerinde tarımla ilgili çok güzel ve doğru bilgiler var. Biz bu bilgileri teknoloji ile birleştirip, köylü için gelir getirici, rekabet edebilir hale getirmek istiyoruz. Onun içindir ki, kooperatifimizin isminin en önünde  “tarımda kadim bilgiler ve yeni fikirler” sloganı var.

Keten tohumunun içeriğinde neler var?

Keten tohumunda bulunan yaklaşık olarak %45 oranındaki yağın %75’i kotiledonlarda, %22’si kabukta ve %3’ü embriyoda bulunur.

Keten tohumu lipidi, tohum çimlenmesinde temel besin kaynağıdır. %98 nötral lipit, %1,3 oleosin, %0,9 fosfolipitler ve %0,1 serbest yağ asitlerinden oluşan, 1.3 um çapındaki yağ damlacıkları içinde depolanmıştır.

Beslenme açısından, keten tohumu lipidi, tekli doymamış, çoklu doymamış ve doymuş yağ asitleri arasındaki olumlu denge nedeniyle keten tohumunun en çekici kimyasal bileşenidir. Keten tohumu, alfa linolenik asit (ALA yaklaşık %55) ve linoleik asit (yaklaşık %14) gibi yüksek oranda çoklu doymamış yağ asitlerini ve tekli doymamış yağ asitlerinden esas olarak oleik asidi (%18) uygun miktarlarda içerir.

Aynı zamanda keten tohumu yağında doymuş yağ asitlerinden palmitik (%5) ve stearik (%3) asitleri bulunur.

Lipit fraksiyonu aynı zamanda az miktarda E vitamini türevleri, steroller, lutein gibi karotenoidleri içermektedir.

Keten Tohumunun Gıda Alanındaki Potansiyeli

Keten tohumunu tek başına tüketmek, fiziksel özelliklerinden ve lezzetinden dolayı zordur. Ancak klinik çalışmalar ile kanıtlanmış sağlık üzerine olumlu etkilerinden dolayı genellikle gıdalara eklenerek kullanılması tercih edilmiştir.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA (Food and Drug Administration) keten tohumunu GRAS (Generally Recognized as Safe) listesinde açıklamıştır. Keten tohumundan elde edilen ve gıdalara eklenen formları; yağ, un, öğütülmüş tam tane, katyonik protein hidrolizatı, protein izolatı, musilaj ekstraktıdır.

Gıdalara eklenmeden önce çimlendirme, hafif kavurma gibi işlemler uygulayarak besleyici değerini ve duyusal özelliklerini arttırarak kullanmak da mümkündür.

Keten tohumundan elde edilen bu kısımlar gıdalara 3 temel amaç ile eklenebilir.

1. Gıdaların besleyici özelliklerini geliştirmek: Keten tohumunun omega-3 yağ asitleri (Alfa-linolenik asit), protein, diyet lifi, magnezyum, fosfor, bakır, kalsiyum, demir, selenyum minerallerinin ve B1 vitamininin çok iyi kaynağı olması nedeniyle beslenmeye katkı sağlamak.

2. Gıdaların sağlık üzerine etkilerini arttırmak: Keten tohumunun içerdiği mineraller, vitaminler, protein, diyet lifi, fenolik bileşikler, lignan, fitosteroller, antioksidan bileşikler ve diğer biyoaktif bileşiklerin, kalp-damar hastalıkları, diyabet, bazı kanser türleri, obezite vb. üzerine olumlu etkilerinden faydalanmak.

3. Ürün kalitesini arttırmak: Keten tohumunun içerdiği yağ, protein ve karbonhidratların fonksiyonel özelliklerine (köpük oluşturma, su ve yağ tutma, emülsifiyer vb.) bağlı olarak ürün kalitesini, örneğin, ekmek hacmini arttırmak, pişirme kayıplarını azaltmak, dondurma viskozitesini sağlamak, emülsiye özellikleri arttırmak, antifungal etki ile raf ömrünü arttırmak.

(Bu bilgiler E.Ü Gıda Müh. Bölümü Beslenme Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Sedef Nehir El ve Prof. Dr. Sibel Karakaya tarafından 2014-2019 yılları arasında yapılan 45 adet çalışma incelenerek hazırlanmıştır.)

Çiçekten hasada keten tohumu

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2050 yılında dünya nüfusunu 9.73 milyar, 2100’de 11.2 milyar olarak öngörürken, bu artışın pik yaptığı yılı 2040 olarak bildirmektedir.

Protein alımının orta ve düşük gelirli ülkelerde 2050 yılında kişi başı 57 gram olacağını ve bu ülkelerde hayvansal kaynaklı protein alımının 25 gramı geçmeyeceğini, gelecekte dünyanın önemli beslenme sorunu olarak, protein yetersizliğini işaret etmektedir.

Özellikle son yıllarda, geleneksel et bazlı protein yerine vejetaryen protein kaynaklarına doğru bir yönelmenin olduğu açıktır. Bu nedenle kinoa, KETEN TOHUMU, bezelye, nohut ve diğer bitkisel bazlı protein kaynakları üzerine çalışmalar yoğunlaşmıştır.

Geçmişte veganlar, vejeteryanlara (yumurta, peynir gibi hayvansal protein kaynaklarını tüketenler) veya fleksitarianlara (eti olabildiğince az tüketen ve diğer bitkisel kaynaklar ile birleştiren) nazaran daha az sayıda iken gün geçtikçe sayıca artış göstermektedir. Dolayısıyla bu sayıdaki artış, gıda endüstrisinde bu konudaki pazarın da büyüme fırsatını sağlamaktadır.

Şimdilerde, alternatif protein kaynaklarının çok yoğun bir şekilde araştırılması, gelecekteki protein konularına hazırlıklı olmak için iyi bir öngörü olarak karşılanmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.