Gıda Hattı

'Açlık' Gerçeğinin Yanında Yetersiz "Beslenme Boyutu" Var

16 Ekim 2007, 18:22
Paylaş

Bu yıl 19-20 Ekim tarihlerinde Dünya Gıda Günü etkinlikleri çerçevesinde ortak bir sempozyum düzenleyen TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası başkanları ortak bir açıklama yayınladılar. Açıklamada “Ülkemiz de dahil birçok ülkede bir tarafta gıda fazlası varken ve depolardaki stoklar çeşitli kampanya ve reklamlarla eritilmeye çalışılırken; diğer yandan gıda satın alacak parası olmayan insanlar bu gıdalara ulaşamamaktadır. Açıkça seyreden bu “açlık” gerçeğinin yanında, bir de “yetersiz beslenme” boyutu vardır” denildi.

Açıklamanın tam metni şöyle;

“Cinsiyeti ve yaşı ne olursa olsun, her insanın her zaman sürekli, yeterli, güvenli ve kültürel tercihine uygun gıdaya veya gıda üretmek için gerekli araçlara ulaşma hakkı vardır. İnsanlar gıda ihtiyaçlarını kendi kontrollerinin dışında, engelli, yaşlılık, ekonomik yetersizlikler, hastalık, felaket ya da ayrımcılık gibi durumlarda karşılayamadıkları zaman gıda ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır.” (Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesinin 12. Genel Yorumu)

1966 yılında kabul edilen Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinde geçen bu paragraf; içerisinde tüm temel sorunları ve çözüm yollarını barındırmaktadır. Artık tüm taraflarca bilinmektedir ki; dünyada açlık sorununun asıl nedeni nüfus artışı değil, kaynakların haksız paylaşımıdır. Ülkemiz de dahil birçok ülkede bir tarafta gıda fazlası varken ve depolardaki stoklar çeşitli kampanya ve reklamlarla eritilmeye çalışılırken; diğer yandan gıda satın alacak parası olmayan insanlar bu gıdalara ulaşamamaktadır.

Açıkça seyreden bu “açlık” gerçeğinin yanında, bir de “yetersiz beslenme” boyutu vardır. Sağlıklı bir insanın her gün tüketmesi gereken hayvansal protein, bitkisel protein, tahıl, vitamin v.b. besin öğelerinin miktarları bellidir. İnsan, günlük beslenme içerisinde dengeleri bu bileşenlerden birinin aleyhine bozduğunda açlık söz konusu olmaz ancak, bir bileşen yönünden yetersiz beslendiğinden kısa ve uzun vadede sağlık riskleri ile karşı karşıya kalır. Bu riskler kimi zaman, sadece eksik beslenen insanı değil, o insandan üreyen nesilleri de olumsuz etkiler. Bu duruma ülkemizde oldukça yaygın bir şekilde rastlanmaktadır. Gıdaya yeterli ve dengeli bir biçimde ulaşmak da tek başına çözüm değildir. Bu kavramların tam anlamıyla yerine oturması için, tüketilecek olan gıdanın her türlü zararlı etmenden arındırılmış olması ve bir yandan beslerken diğer yandan insan sağlığını olumsuz etkilememesi gerekir. En doğal haklarımızdan biri olan gıda hakkımızı kullanırken, gıdalarımız toksin, deterjan kalıntıları, ağır metaller gibi zararlı maddeleri içermeme konusunda garanti altında olmalıdır.

Yeterli ve dengeli bir biçimde gıdaya ulaşmak da yetmez; bu ürünlerin her türlü zararlı etmenden, bileşenden arındırılmış olması ve bir yandan beslerken diğer yandan insan sağlığını olumsuz etkilememesi gerekir. En doğal hakkımızı kullanırken toksin, deterjan kalıntıları, ağır metaller içeren gıdalarla karşılaşmadığımız garanti altında olmalıdır.

Tüm bu koşulların sağlanması için;

- Tarım ve gıda politikaları amaca yönelik, uzun soluklu ve kapsamlı olmalıdır,

- Oluşturulan politikaların temel hedefi kırsal kalkınmanın sağlanması; girdiden çıktıya dışa bağımlı olmayan bir tarımsal yapının kurulması ve ucuz – sağlıklı gıdaya ulaşım hakkına sahip toplum kesimlerinin artan refahtan daha fazla pay alması esasına dayandırılmalıdır.

- Küresel ısınmanın doğayla ve çevreyle uyumlu olmayan tarım – sanayi – maden – ulaşım vb. uygulamalardan ortaya çıkan bir süreç olması gerçeğinden hareketle, doğaya – insana saygılı bir politikalar demeti oluşturularak hızla uygulamaya sokulmalıdır.

- Bu çerçevede toprak ve su kaynaklarının ulusal varlık ve bunlardan yararlanmanın bir insan hakkı olduğu bilinciyle, doğal kaynaklara yönelik her türlü metalaştırma faaliyeti durdurulmalıdır.

- Birincil üretimden itibaren üretici, sanayici ve tüketicinin eğitimine yönelik her türlü önlem alınmalıdır.

- Kamu otoritesi aracılığı ile etkin bir denetim yapılmalı ve bu amaçla yeterince gıda, kimya, ziraat mühendisi ve veteriner hekim istihdam edilmelidir

- Her türlü kısır çekişme bir kenara bırakılarak, kurumlar arası ve meslekler arası işbirliği ve dayanışma olanakları aranmalıdır.

- Başta meslek odaları olmak üzere, birikimi ve yapılanması bu konuda görüş oluşturmaya uygun olan her türlü sivil örgütün, geliştirilen politikalara katkı koyması ve birikimini aktarması sağlanmalıdır.

Yukarıda belirtilen görüşler çerçevesinde her türlü görev ve sorumluluğu üstlenen ve yenileri için hazır olan meslek kuruluşları olarak, Dünya Gıda Günü’nde, başta merkezi kamu yönetimi organları olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşları “Gıda Hakkı”na ulaşmak amacıyla etkin adımlar atmaya çağırıyoruz.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.