Gıda Hattı

AB ile Birleşik Krallık müzakerecileri görüş ayrılığına düştü!

29 Mayıs 2020, 13:23
Paylaş
AB ile Birleşik Krallık müzakerecileri görüş ayrılığına düştü!

AB ile Birleşik Krallık arasında yeni dönem müzakerelerini yürüten BK Başmüzakerecisi David Frost, müzakereleri, özünde Serbest Ticaret Anlaşması bulunan bir dizi anlaşma ile sonuçlandırmak istediğini, ancak AB’nin BK Hükümeti açısından yerine getirilmesi güç olan ön koşullarda ısrarcı olduğunu bildirdi. AB Başmüzakerecisi Michel Barnier ise AB’nin imzaladığı her anlaşmanın karşısındaki ortağa göre özel olarak belirlendiğinin altını çizdi.

AB ve Birleşik Krallık arasındaki yeni dönem anlaşması müzakerelerinin üçüncü turu 11-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilmişti. Son turun ardından Birleşik Krallık Başmüzakerecisi David Frost’un gönderdiği mektuptaki değerlendirmeleri ve AB Başmüzakerecisi Michel Barnier’in kamuoyuna açık olarak verdiği yanıtlar, müzakerelerdeki zorluğu ortaya koydu.

Birleşik Krallık ne istiyor?

AB Başmüzakerecisi Michel Barnier’e gönderdiği mektupta, AB’nin dünyadaki diğer yakın ortaklarıyla yaptığı çağdaş anlaşmalara benzer bir anlaşmanın kısa bir sürede tamamlanacağına inandığını dile getiren Frost, BK’nın tutumunu açıklığa kavuşturarak, müzakerelerin ilerleyişine katkı sağlayacağını iddia ettiği şu hususları paylaştı:

− BK özünde bir Serbest Ticaret Anlaşması bulunan bir dizi anlaşma istemektedir.

− BK’nın çıkarına olmadığına inanıldığı için Tek Pazar veya Gümrük Birliği’nin bir parçası olmaya çalışılmamaktadır.

Kanada ve Japonya STA’larına benzer bir anlaşma!

− BK Hükümeti’nin önerdiği taslak serbest ticaret anlaşması AB’nin Kanada veya Japonya ile imzaladığı anlaşmalara yakın içeriktedir; daha önceki anlaşmalarda örneği bulunmayan ulaştırma ya da enerji gibi alanlarda ise BK pratik öneriler sunmaktadır.

− BK Hükümeti’nin balıkçılık anlaşması taslağı ise AB - Norveç anlaşmasına çok yakın içeriktedir. Havacılık alanındaki anlaşma önerisi de AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmalara benzemektedir.

“AB, yerine getirilmesi güç ön koşullar ileri sürüyor”

− AB kısa süre içinde sonuçlandırılacak benzer bir yaklaşım izlemek yerine BK Hükümeti açısından yerine getirilmesi güç olan ön koşullarda ısrarcı olmaktadır.

− AB daha önce gerçekleştirdiği anlaşma metinlerinde olan ‘uyumluluk denetimlerinin karşılıklı tanınması’ gibi unsurları BK ile yapacağı anlaşmaya uyarlamaktan kaçınmaktadır. Hizmetler başlığında AB-Japonya anlaşmasında olmasına karşın, AB finansal hizmetlere ilişkin düzenleyici işbirliği hükümlerinin anlaşmaya dahil edilmesine direnmektedir.

“Demokratik bir ülkenin kabul edemeyeceği şeyler”

− “Eşit rekabet koşulları” sağlanması konusunda ise AB’nin Kanada ile anlaşmasındaki benzer koşulları içeren BK Hükümeti önerisini AB kabul etmemektedir. AB’nin önerisi ise BK’nın AB devlet yardımları kurallarına uyumu sürdürmesini gerektirmekte, uygulamaya ilişkin olarak Avrupa Adalet Divanı’na özel bir yetki vermekte, ihlal halinde de AB’nin Birleşik Krallık’a cezai ek tarife uygulamasına olanak sağlamaktadır. Bu durum Birleşik Krallık’taki sektörleri destekleyecek kuralları Parlamento’da oluşturma hakkımızı ortadan kaldırdığı için demokratik bir ülkenin kabul edebileceği koşullar değildir. Çevre, iklim değişikliği ve vergi alanlarında da aynı durum söz konusudur.”

AB Başmüzakerecisi, Frost’un mektubunu kamuoyuna açık olarak yanıtladı

AB Başmüzakerecisi Michel Barnier, David Frost’un mektubunu kamuoyuna açık bir şekilde yanıtladı.

− AB’nin BK ile müzakerelerinde izlediği tek hususun Başbakan Boris Johnson’ın da imzasını koyduğu Ekim 2019 tarihli AB – BK Siyasi Bildirgesi olduğunu ifade etti.

− AB’nin imzaladığı her anlaşmanın karşısındaki ortağa göre özel olarak belirlenmiş, içerdiği haklar ve yükümlülükler açısından kendi içerisinde dengeli anlaşmalar olduğunu, AB’nin model olarak izlediği tek bir anlaşma formatı bulunmadığını vurguladı.

“Somut, ortak ve karşılıklı güvenceler belirlenmeli”

− Modern ticaret ve ekonomik ortaklık anlaşmalarının geleneksel gümrük vergilerinin kaldırılması hedefinin ötesine geçtiğini belirtti. Bu durumun geçiş sürecinin sonunda devlet yardımları, rekabet, sosyal politika ve istihdam, çevre, iklim değişikliği ve ilgili vergi konularında ortak yüksek standartlar gözetilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bu standartların etkili bir şekilde uygulanması yönünde uygun mekanizmaların geliştirilmesi gerekliliğinin Birleşik Krallık’ın kendi standartlarını belirleyemeyeceği anlamına gelmediğini vurguladı. Somut, ortak ve karşılıklı güvencelerin belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

− Adli işbirliği ile ilgili olarak AB’nin sunduğu önerinin şimdiye kadar Schengen Alanı dışındaki herhangi bir ülkeye sunulmuş en kapsamlı çerçeveyi sunduğunu, AB ve Schengen veri tabanlarına erişim talebinin ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin güvence altına aldığı temel hak ve özgürlükler, veri güvenliği standartları gibi AB üyesi ülkelerin uymakla yükümlü olduğu koşullar karşısında sunulabildiğini belirtti.

AB ve Birleşik Krallık Hükümeti, 1 Haziran haftasında dördüncü müzakere turu gerçekleştikten sonra en üst düzeyde bir araya gelerek müzakerelerde kaydedilen ilerlemeyi değerlendirecek.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.