Gıda Hattı

AB Çalışmalarımıza Katkı Bekliyoruz

19 Aralık 2007, 12:25
Paylaş
AB Çalışmalarımıza Katkı Bekliyoruz

 Türkiye uluslararası yatırım çekmede 16. sırada

Uluslararası yatırımın artması ve sürekliliği konusunda sektörel tabanlı çözümler ve AB uyum çalışmaları YASED tarafından düzenlenen panelde ortaya kondu

Hızlı tüketim mallarının geleceği ve AB'yle uyum konuları, Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) toplantısında tartışıldı. Uluslararası Yatırımcılar Derneği, ekonominin lokomotif sektörleri arasında yer alan Hızlı Tüketim Mallarını (gıda, içecek, tütün vb), AB sürecinde yaşanmakta olan dönüşümler açısından değerlendiren bir panel düzenledi. Panelde, Türkiye'nin son yıllarda uluslararası yatırımları çekme konusunda gösterdiği yüksek performansın devamlılığını sağlamak amacıyla YASED tarafından sektörel bazda geliştirilen çözüm önerileri ve Avrupa Birliği kapsamındaki yeni uygulamalar tartışıldı. 1 Kasım’da düzenlenen "Hızlı Tüketim Malları Açısından Global Rekabet ve Avrupa Birliği Yolunda Yeni Uygulamalar" başlıklı panelde açılış konuşmalarını YASED Genel Sekreteri Mustafa Alper ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz gerçekleştirdi. Oturum Başkanlığını Galatasaray Üniversitesinden Prof. Dr. Hamdi Yasaman'ın yaptığı panele konuşmacı olarak Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları, Gümrük Müsteşar Yardımcısı Bülent Ertem, YASED Yönetim Kurulu Üyesi ve FMCG Komitesi Başkanı Ümran Beba ile Unilever'den İzzet Karaca katıldılar.

 Panelin açılış konuşmasında, hızlı tüketim malları sektörü içinde gıdanın öneminden dolayı konuyu biraz daha gıda sektörü ve gıda güvenliği perspektifi ile irdeleyen Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, sektörün AB’ye uyum çalışmaları konusunda Tarım Bakanlığı ile yürüttükleri Hijyen Kılavuzları çalışmasında sektör olarak en ağır koşulları kendilerine getirdiklerini belirtti. Bu sanayici olarak bizlerin bu konudaki hassasiyetinin ne denli üst seviyede olduğunun en önemli göstergesidir diyen Kopuz konuşmasına şöyle devam etti: “Her ortamda ülkemizdeki kayıtdışı ekonomi bir şekilde gündeme getirilir. Ancak gıda sektöründeki kayıtdışılığı ekonomik kayıplarından çok “gıda güvenliği” açısından irdelemek gerekli. Zira adı üstünde “kayıtdışı”. Gıda güvenliği açısından en önemli konu olan “denetimin” yapılabilirliğini ortadan kaldıran en temel faktörlerin başında da bu gelmekte. Bildiğiniz gibi Türk gıda sanayinin neredeyse %95 KOBİ’lerden oluşmakta. Bölgesel olarak çok dağınıklık göstermese de üretim yapısı itibariyle sorunları da çok olan bir sektör. Ancak üyesi olduğumuz Avrupa Gıda ve İçecek Konfederasyonunun da üye yapısına baktığınızda onlarında %95 inin KOBİ’lerden oluştuğunu görmeniz mümkün. KOBİ’lerin finansal sorunları ve teknolojik altyapı yetersizlikleri onların da öncelikleri arasında. O nedenledir ki AB Teknoloji Platformu’nu kurarak küçük ölçekli işletmelere Know How aktarmaya çalışmaktadırlar.“Önerileri ve mukayeseleri” yaparken Türkiye ve AB arasında gıda sektörü açısından koşullar itibariyle büyük farklar olmadığını bilmek gerekir diye bu hususun altını çizmek istedim.

Gıda, en dinamik sektörlerden biri

Özellikle YASED üyesi küresel gıda şirketlerinden AB nezdinde Türkiye adına lobi çalışmalarımıza katkı beklemekteyiz. Zira Türkiye’nin iç piyasa ve tüketimi kadar ihracat konusunda da en dinamik sektörlerinin başında gıda sektörü gelmektedir. Bu noktada altını çizmek istediğim bir husus daha var. O da 5179 Sayılı Gıda Kanunun AB uyum gerekçesiyle değiştirilmek istenilmesi. Öncelikle şunu net olarak ortaya koymak gerekir. 5179 Sayılı Kanun çalışmaları hatırlanacağı üzere Tarım Bakanlığı ve tüm paydaşlarla tam bir katılımcılık esasına göre yürütülmüş idi. Ve gıda sektörünü tek bir çatı kanun ile çok ciddi anlamda kucaklaması sağlanmıştı. Aramızda Gıda sektöründe olan arkadaşlarımız var onlar iyi biliyorlar 5179 Sayılı kanunla kurulmuş olan Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu esas itibariyle katılımcılığı en üst seviyeye çıkarmış ve yapılan yasal düzenlemelerde bilim adamlarımızın önderliğinde tam bir entegrasyon sağlanmıştır. Oysaki şimdilerde uyum gerekçesiyle 4 farklı kanundan ve Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu’nun da bu kanun taslaklarında olmadığından sözedilmektedir. Henüz yürütülen çalışmalara sektörümüz dahil edilmemiştir. Bundan duyduğumuz rahatsızlığı da her platformda dile getirmekteyiz”.

 Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca’da; panelde, Türkiye’nin global alanda ekonomik gelişmesi ve rekabet edebilirliğinin, bilgi ve istikrarla gerçekleşeceğini belirtti. Karaca, KOBİ’lerin mali ve teknolojik altyapılarının güçlendirilmesi amacıyla uygulanacak Kurumlar Vergisi oranlarının ve teşviklerin sektörel bazda ele alınması ve Türkiye’nin gelecekteki vizyonunun dikkate alınması gerektiğine işaret etti.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları ise, yanlış planlamaların sonucunda devletin eliyle korkunç bir şeker, yem ve un fabrikaları atıl kapasitesi oluşturulduğunu ve şekerde özelleştirmenin mutlaka yapılacağını da belirtti.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.