Gıda Hattı

400 Bin Ton Buğday Açığımız Var

26 Eylül 2007, 17:46
Paylaş

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 1.4 milyon tonluk buğday başta olmak üzere hububat ithalatı için kota almasını, “Piyasada sanayici mal bulamıyor gibi bir izlenim var. Psikolojik etki oluyor. Bu nedenle TMO piyasayı ithalatla düzenleyecek” diye değerlendirdi.

Mehdi Eker, Dünya Ticaret Örgütü'nün ABD'nin şikayeti üzerine, Türkiye'nin pirinçte uyguladığı ithalat rejimini uluslararası ticaret kurallarına aykırı bulması ile ilgili olarak da, “Biz geçen yıl ABD'nin şikayet ettiği tarife kontenjanı uygulamasından vazgeçtik. Referans fiyat uygulamasına geçtik. Şu anda DTÖ'nün karşı çıktığı uygulamayı sürdürmüyoruz” diye konuştu.

Eker, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau'yu makamında kabul etti. Kabulde basının sorularını da yanıtlayan Eker, TMO'nun 1.4 milyon ton hububat ithalat kotası alması konusunu değerlendirirken, bu sene Türkiye'de buğday üretim dengesinde önemli oranda açık olmadığını söyledi. 300-400 bin tonluk buğday ihtiyacı olduğunu kaydeden Eker, şöyle konuştu:

“Böyle durumlarda psikolojik etki oluyor. TMO'da 600-700 bin ton emanete bırakılmış ürün var. Bunlar kullanılmıyor. Piyasada sanayici ya da diğer ihtiyaç duyanlar mal bulamıyormuş gibi bir izlenim var. Regüle maksadıyla kota alındı. Ayrıca AB ile ikili ilişkiler çerçevesinde o kotanın alınması lazım. Daha çok onunla ilgili. TMO yapacağı ithalatla piyasayı da düzenleyecek.”

Bu yıl dünyada buğday fiyatının yüksek olduğunu belirten Eker, “Türkiye'de pek de görülen bir şey değil; Türkiye'nin fiyatları dünya fiyatlarının altında. Dolayısıyla üretici aleyhine bir durum sözkonusu değil” dedi. Eker, 1.4 milyon tonlu ithalat kotasının 400 bin tonunun buğday için olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin buğday unu ihracatında son iki yılı 1.6 ve 2.1 milyon ton ile kapatarak, önceki yıl dünyada birinci, geçen yıl da AB'den sonra ikinci buğday unu ihracatçısı olduğunu ifade etti.

ABD'nin pirinç ithalatındaki uygulamayı şikayet etmesi üzerine DTÖ'nün, Türkiye'nin uygulamasını uluslararası ticaret kurallarına aykırı bulmasını değerlendiren Eker, pirinçte ithalat modelinin değiştirildiğini söyledi. Daha önce uygulanan “tarife kontenjanı”nın ABD tarafından DTÖ'ye götürüldüğüne işret eden Eker, geçen yıl uygulamanın değiştirildiğini kaydetti. Pirinçte “referans fiyat” uygulamasına geçtiklerini ifade eden Eker, “Bu çerçevede çeltik üretimi 360 bin tondan 760 bin tona çıktı. Neredeyse iki katı. DTÖ'nün karşı çıktığını değil 'referans fiyat'ı uyguluyoruz. Bu yıl da üretim geçen yıl ile aynı düzeylerde. Hasat başladı. 750 YTL ve ayrıca 90 YTL prim ile ton başına 840 YTL müdahale fiyatı belirledik. Çeltik üreticisi memnun. Şu anda DTÖ'nün karşı çıktığı uygulamayı da sürdürmüyoruz” diye konuştu.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Zachau, görüşmede, yeni dönemde de Bakanlık ile ortak çalışmalar yürütmeye devam etmek istediklerini ifade ederek, “Kırsalda yaşayan insanların yaşam standartlarının iyileştirilmesi önemli. Yürütülen projelerin getirdiği olumlu yansımaları yerinde gördük” dedi.

Zachau'nun Kayseri, Çorum gibi illeri gezdiğini öğrenen Diyarbakırlı Eker, “Güneydoğu'ya gitmenizi tavsiye ediyorum. Orada da epey proje uyguladık. Biz gidip görüyor, biliyoruz. Ama kamuoyuna yansımıyor. Yapılanlar bazı kasıtlı kişilerce inkar edilebiliyor” dedi. Eker, Dünya Bankası ile bugüne kadar yürütülen projeleri anlatırken, Türkiye'nin bu projeler çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini vurguladı.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.